<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>celile2 &#8211; Kadın sitesi kadınca, Mobilya, Dekorasyon, Moda, Kadın Giyim, Elbise Modelleri</title>
	<atom:link href="https://www.prensesce.com/author/celile2/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.prensesce.com</link>
	<description>Kadın sitesi kadınca, Mobilya, Dekorasyon, Moda, Kadın Giyim, Elbise Modelleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Nov 2019 18:51:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>
	<item>
		<title>Karpal tünel sendromu belirtileri teşhisi ve yeni tedavi yolları</title>
		<link>https://www.prensesce.com/karpal-tunel-sendromu-belirtileri-teshisi-ve-yeni-tedavi-yollari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2017 08:55:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1073</guid>

					<description><![CDATA[Karpal tünel sendromu nedir? Kısaca söylemek gerekirse, Karpal tünel sendromu, el ve bileğin ağrı yapmasıdır. Karpal tünel eldeki kemik ya da başka dokuların meydana getirdiği bir kanaldır. Bu kanalın içerisinden sinirler geçmektedir. Bu sinirler tüm parmakların duyusunu kontrol eder,  parmakların kaslarını kumanda etmektedir. Bu tünelde bulunan bağlar şiştiği ve gerildiği an sinire baskı yapar ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Karpal tünel sendromu nedir?</span></strong></p>
<p>Kısaca söylemek gerekirse, Karpal tünel sendromu, el ve bileğin ağrı yapmasıdır. Karpal tünel eldeki kemik ya da başka dokuların meydana getirdiği bir kanaldır. Bu kanalın içerisinden sinirler geçmektedir. Bu sinirler tüm parmakların duyusunu kontrol eder,  parmakların kaslarını kumanda etmektedir. Bu tünelde bulunan bağlar şiştiği ve gerildiği an sinire baskı yapar ve bu baskı zaman içerisinde karpal tünel sendromuna sebep olur.</p>
<p><a href="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tunel-sendromu-01.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-18777 alignnone" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tunel-sendromu-01.jpg" alt="" width="591" height="339" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tunel-sendromu-01.jpg 822w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tunel-sendromu-01-350x201.jpg 350w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tunel-sendromu-01-768x441.jpg 768w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tunel-sendromu-01-600x345.jpg 600w" sizes="(max-width: 591px) 100vw, 591px" /></a></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Ne tür nedenler karpal tünel sendromuna sebep olur?</span></strong></p>
<p>Sürekli aynı hareketleri yapmak karpal tünel sendromuna sebep olur. En çokta elin bileğini bükme ve sıkma gibi hareketleri yapmak karpal tünel sendromuna sebep olur. Sürekli olarak bilek hareketi gereken iş yapan gün içerisinde en çok bileğini kullanan kişilerde karpal tünel sendromu görünmektedir. Bilgisayar kullanıcıları, marangozcular, kasaplar, müzik aletleri ile uğraşanlar ve daha birçok kişi karpal tünel sendromu ile yüz yüzedir. Özellikle diyabet hastaları ve romatizma tarzında rahatsızlıkları olan kişilerde karpal tünel sendromu daha çabuk oluşabilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Karpal tünel sendromunda görülen belirtiler</span></strong></p>
<ol>
<li>Ellerde ve parmakta uyuşmalar ve karıncalanmalar</li>
<li>Bilekte, kollarda ya da avuç içinde ağrı oluşumu</li>
<li>Uyuşmalar ya da ağrı şiddetinin yatakta uyurken artması</li>
<li>El, parmak kullanımında ağrıların daha çok artması</li>
<li>Maddeleri kavrarken zayıf olma</li>
<li>Parmaklarda güçsüzlüklerin oluşması</li>
</ol>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"> Karpal tünel sendromunun teşhisi için ne tür testler uygulanır?</span></strong></p>
<ol>
<li>Bileğin iç tarafına vurularak ve elektrik şoku tarzında bir his ya da ağrı hissedilir</li>
<li>Sorunları ortaya çıkması için elin bileği 60 saniye kadar aşağıya doğru bükülmektedir</li>
<li>Kollara ya da ellere burada bulmakta olan sinirlere EMG çekilir</li>
</ol>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Karpal tünel sendromunda ağrıları dindirmek için ne yapılır?</span></strong></p>
<ol>
<li>Yatağa yattığınız da kollarınızın altına yastıklar koyun</li>
<li>El ve bileklerinizi çok fazla kullanmayın</li>
<li>Değişik maddelerle el ve bilek kullanım şeklinizi değiştirin</li>
<li>Hangi elinizi ağrıyor ise diğer elinizi daha ağırlıklı olarak kullanın</li>
<li>Elinizi ve bileklerinizi aşağı taraflara doğru uzun süreli olarak bükmeyin</li>
</ol>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Karpal tünel sendromu önlenir mi?</span></strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-1074" title="karpal tünel sendromu" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tünel-sendromu-350x232.jpg" alt="" width="350" height="232" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tünel-sendromu-350x232.jpg 350w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/karpal-tünel-sendromu.jpg 425w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" /></p>
<p>Evet karpal tünel sendromu önlenebilir. Karpal tünel sendromunu önlemek için yapılması gereken şeyler vardır. Bunlar:</p>
<ol>
<li>Aşırı kilonuz var ise mutlaka kilo vermelisiniz</li>
<li>Eğer diyabet gibi ya da neden olacak bir hastalık sahibi iseniz tedaviye en kısa zamanda başlamalısınız</li>
<li>Şayet elleriniz ile ya da bilekleriniz ile sürekli aynı hareketleri yapıyorsanız, ellerinizi ve bileklerinizi sürekli olarak kullanıyorsanız, büküyor ve geriyorsanız bunlardan mutlaka kaçınmalısınız</li>
<li>Kollarınızla bedeninize çok yakın bir şekilde ya da çok uzak bir şekilde uzun süreli çalışmayın</li>
<li>Gün içerisinde çalışıyorsanız ara sıra ellerinizi sallayın</li>
<li>Çalışırken ellerinizin ebadından büyük malzemeler kullanmayın</li>
<li>Tüm gün aynı pozisyonda kalmamaya dikkat edin</li>
<li>Bilgisayar klavyesi kullanıyorsanız sandalyenizi ve masanızı bedeninize uygun bir seviyeye ayarlayın.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz kanlanması ve Nedenleri</title>
		<link>https://www.prensesce.com/goz-kanlanmasi-ve-nedenleri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2015 23:10:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1679</guid>

					<description><![CDATA[Göz kanlanması nedir? Göz kanlanması gözün kızarmasıdır. Göz kanlanması denildiğinde gözün üzerinde dolanan kan olarak düşünülmemelidir.  Gözün şeffaf olan ve gözün rengini veren irisin kenarından itibaren olan doku beyazdır. Bu beyaz olması gereken bir dokudur. Bu eğer beyaz değil de çeşitli renklerde olursa o zaman gözün hastalandığını düşünmek gerekir.  Burada damarların büyümesi ile damarlar daha [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Göz kanlanması nedir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Göz kanlanması gözün kızarmasıdır. Göz kanlanması denildiğinde gözün üzerinde dolanan kan olarak düşünülmemelidir.  Gözün şeffaf olan ve gözün rengini veren irisin kenarından itibaren olan doku beyazdır. Bu beyaz olması gereken bir dokudur. Bu eğer beyaz değil de çeşitli renklerde olursa o zaman gözün hastalandığını düşünmek gerekir.  Burada damarların büyümesi ile damarlar daha fazla görülmekte bu nedenle de göz kırmızı olarak görülmektedir. Bunun haricinde kan akıp ta orada bir kan yayılması hadisesi değildir.  Yani göz kanlanması gözün beyaz bölümünde ki damarların genişlemesinden kaynaklı olarak kırmızı bir görüntü olarak ortaya çıkacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Göz kanlanmasına neden olan şeyler nedir?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Göz kanlanmasına bazen günlük hayatta olan olağan şeyler de tetikleyebilmektedir.  Aynı zamanda çok önemli olan hastalıkların belirtileri de olabilmektedir. Günlük hayatta olabilecek şeylere örnek olarak uçak yolculuklarını verebiliriz. Uçak yolculuklarında klima mevcuttur. Seyahat esnasında açık olan klimalar havayı kurutacağından ötürü gözde kanlanma oluşturmaktadır.  Aynı şekilde çalıştığınız ortamda ki klimalar ya da araba da yüzünüze direkt olarak tutturduğunuz kılıma havası gözlerinize zarar verecektir. Özellikle de gözleriniz de alerji varsa, alerjik olan gözler aşırı ısıtılmış ya da aşırı soğutulmuş ortamlar gözleri daha fazla kanlanmasına neden olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Şayet gözleriniz çok sık kızarıyor ise bu sıradan bir durumdur diye düşünülmemesi gerekmektedir.  Altında yatabilen çeşitli hastalıklar olabilmektedir. Gözün görme fonksiyonunun azalmasını beklemeden mutlaka bir uzmana görünmeniz tavsiye ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Hangi hastalık türleri gözün kanlanmasına neden olur?</span></strong></p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Birçok hastalıktan kaynaklı gözünüz kanlanabilmektedir. Ancak en sık kanlanmasına sebep olan durum gözün içine yabancı bir maddenin kaçmasıdır.<img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1680" title="göz kanlanması nedir" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/göz-kanlanması-nedir.jpg" alt="" width="300" height="225" /></li>
<li>Bunun haricinde alerjik bir reaksiyonu olan gözlerde çok fazla kızarmaktadır. Çünkü alerji ortamında göze bazı maddeler salgılanır. Bu salgılanan maddeler göz damarlarının artık daha kolay genişlemesine ve geniş kalmasına sebep olur. Genişleyen damarlar ise gözün daha fazla kızarmasına neden olacaktır.</li>
<li>Bunlar haricinde çok ağır ve gözü ciddi anlamda tehdit eden hastalıklar vardır. Bunlardan biri üveyit hastalığıdır. Gözün ön tabakasında ya da orta tabakasında ve yahut ta arka tabakasında meydana gelen reaksiyon yani üveyit reaksiyonu gözün dış kısmında da damarların genişlemesine ve gözün kızarmasına neden olacaktır. Önceleri sadece gözün kızarması ile başlayan üveyit, daha sonraları görme fonksiyonunun azalmasına neden olacaktır. Bu ise hastayı oldukça rahatsız bir duruma sürükleyecektir.</li>
<li>Gözde oluşabilecek iltihaplar da mevcuttur. Bunlarda gözde kızarıklıklar oluşturmaktadır. İltihabik durumlarda göz akmasına ve kızarmalarına sebep olmaktadır. Göz akması da bir hastalık belirtisidir.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenlerden ötürü gözümüzde ki kızarıklıkları önemsemeyip doktorunuza görünmemezlik yapmamalısınız. Çünkü oldukça ciddi sorunları ortaya çıkabilmektedir. Geç kalındığı takdirde ciddi rahatsızlıklar oluşabilmekte hatta gözünüzü kayıp edebilirsiniz. Her konuda doktorunuza görünmeyi ihmal etmemelisiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Normal Doğumun Rahim Üzerinde Etkileri</title>
		<link>https://www.prensesce.com/normal-dogumun-rahim-uzerinde-etkileri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 12:46:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1879</guid>

					<description><![CDATA[Normal doğumun kadın cinsel organı üzerinde etkileri Vajina huni şeklinde, içinde pek çok kas dokusu bulunan, belirli ölçülere kadar esneyebilen bir yapıdır. Yaklaşık olarak boyu 12 ile 14 cm arasında olan bir yapıdır. Evet, vajina normal doğumda genişlemektedir. Kontrolsüz ve çok hızlı bir doğumsa ya da doğumun daha iyi olması, bebek başının zarar görmemesi, yumuşak doku [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Normal doğumun kadın cinsel organı üzerinde etkileri</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vajina huni şeklinde, içinde pek çok kas dokusu bulunan, belirli ölçülere kadar esneyebilen bir yapıdır. Yaklaşık olarak boyu 12 ile 14 cm arasında olan bir yapıdır. Evet, vajina normal doğumda genişlemektedir. Kontrolsüz ve çok hızlı bir doğumsa ya da doğumun daha iyi olması, bebek başının zarar görmemesi, yumuşak doku bariyerine takılı kalmaması amacıyla yapılan müdahaleler sonrasında vajina bütünlüğünü kaybetmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vajinanın bütünlüğünü sağlamakta olan çok komplike bir kas yapısı vardır. Bütün ağırlığı ile bebek aşağıya doğru inerken ister istemez bu kaslarda bazı yerlerinde çökmeler ya da yırtılmalar olmaktadır. Bu durumda da vajina tabanı çöküyor. Vajinanın genişlemesi normal doğumlarda özellikle de ikinci ve üçüncü doğumlarda sık rastlanan bir durumdur. Vajinanın bu şekilde genişlemesi ya da açılarının bozulması mesaneni ya da rektumun açılarını değiştirip sarkmalarına neden olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bunlar cerrahi düzeltmeleri gerektiren anatomik bozukluklardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Normal bir doğum kadının vajinasında yırtılma yapar mı?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Normal doğum her kadının vajinasında yırtılmaya sebep olmaz. Vajinada ki yırtık denilen şey huni şeklinde olan kısımda olan yırtıklardır. Bunlar doğum sonrasında yapılan kontrollerde görülüp tedavisi yapılmaktadır. Zaten genellikle <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik/dogum">doğum</a>un hemen sonrasında görülüp tamir edilmektedir. Asıl önemli olan normal doğum ile birlikte tabanın çökmesidir. Bu bölgede ki kas grubunun gevşeyip yırtılması en önemli noktadır. Şu bir gerçektir ki her doğumda bu yırtılmalar olacaktır diye bir kaide yoktur, ama bu evreler ile olup zor bir süreçtir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk kez doğum yapanlarda, yani esneklik kazanmamış olan vajinalarda vajinal yırtılmalar daha sık görülmektedir.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-1880" title="normal doğum vajinayı nasıl etkiler" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/normal-doğum-vajinayı-nasıl-etkiler-350x286.jpg" alt="" width="350" height="286" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/normal-doğum-vajinayı-nasıl-etkiler-350x286.jpg 350w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/normal-doğum-vajinayı-nasıl-etkiler.jpg 410w" sizes="auto, (max-width: 350px) 100vw, 350px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bu tür vajina da oluşan sarkmalar, genişlemeler, yırtılmalar zaman içerisinde beraberinde diğer organları da aşağıya çekmektedir. Bu organlar da ön kısımda bulunan mesane, arkada bulunan rektumdur. Çok doğum yapan <a href="https://www.prensesce.com/">kadın</a>larda mesane ve rektum görünür duruma bile gelebilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sezaryen doğumlarda mesane ya da rektumla hiç ilgisi yoktur. Çünkü bebek batından kesilerek alındığı için vajinanın esnemesine ya da yırtılmasına ya da sarmasına neden olmaz. Ancak normal doğumlarda özellikle de ikinci ya da üçüncü yapılan doğumlarda sık sık rastlanılan durumlardır mesanenin ve rektumun aşağıya doğru kayması ve vajinanın sarması gibi durumlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Önde mesanenin sarkmasına bağlı olarak karın içi basıncını arttıran durumlar da açı değiştirdiği için mesanenin sarkmasına bağlı olarak idrar kaçırma özellikle hapşırırken, koşarken ya da kahkaha atarken idrar kaçırma gibi sorunlar yaşanabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bu sarkmalar ancak cerrahi operasyonlar ile düzelebilmektedir. Ayrıca annenin doğumdan sonra rutin olarak vajina kontrolü yaptırması gerekmektedir. Bebek doğduktan 45 gün sonra mutlaka ilk vajina kontrolü yapılıp daha sonrasın da düzenli ve aynı periyotlar da uzman hekim kontrolünde olmaları gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zihin (Kafa) Yorgunluğu İçin Öneriler</title>
		<link>https://www.prensesce.com/zihin-kafa-yorgunlugu-icin-oneriler</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2014 00:44:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=868</guid>

					<description><![CDATA[Kent hayatı ve işin karışıklığından kurtulma saati gelince evinize vardığınız da hem bedenen hem de zihin olarak oldukça yorgun olduğumuzu fark ederiz. Bedensel yorgunluk yatağa yatınca bir süre sonra geçerken zihin yorgunluğunu bu kadar kolay atlatamayız. Zihnimizin kullanım kapasitesini arttırmak için ne yapmalıyız? Gün içerisinde ki beslenme şeklimize çok önem vermeliyiz. En önemlisi ise ilk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kent hayatı ve işin karışıklığından kurtulma saati gelince evinize vardığınız da hem bedenen hem de zihin olarak oldukça yorgun olduğumuzu fark ederiz. Bedensel yorgunluk yatağa yatınca bir süre sonra geçerken zihin yorgunluğunu bu kadar kolay atlatamayız.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Zihnimizin kullanım kapasitesini arttırmak için ne yapmalıyız?</span></strong></p>
<ol>
<li>Gün içerisinde ki beslenme şeklimize çok önem vermeliyiz. En önemlisi ise ilk öğün olan kahvaltıdır. Mümkün olduğunca kahvaltıyı atlamamamız gerekmektedir. Diğer öğünlerde ise fast food gibi hazır yiyeceklerden uzak durmamız gerekmektedir.</li>
<li>İmkânlarımız elverdikçe spor yapmak gerekmektedir. Özellikle de yürüyüş zihin yorgunluğuna en iyi gelen spor şeklidir</li>
<li>Yatağa girdiğiniz zaman uyumadan mutlaka 20 dk. kadar bir şeyler okumaya özen gösteriniz.</li>
<li>Zihnimizi yoran ortamlardan, stresten elinizden geldiğince uzak durmaya çalışmalısınız.</li>
<li>Yılda en az 2 kere tatile çıkmalı tamamen zihninizi boşaltacak aktivitelerle uğraşmalısınız.</li>
<li>Eğer yaşadığınız ortamdan çok fazla stres almışsanız ve bu sizi ruhen ve bedenen çökertmiş ise psikolojik yardım almalısınız</li>
</ol>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Beynin sağ lobunu ve ya sol lobunu kullanmak neyi değiştirir?</span></strong></p>
<p>Hemen hemen birçok insan beynin sol lobunu kullanmaktadır. Beynin sağ lobu ritim tutma, hayal etme, renkleri, boyutları, hacmi, müziği ayırt etmeye yardımcı olur. Beynin sol lobu ise konuşmak, matematiksel konularda insana yardımcı olur.</p>
<p>Ülkenin eğitiminde beyni sol tarafına hitap eden matematik, fizik, Türkçe, kimya vb. dersler önemsenirken, sağ lobun üstlendiği resim, el işi sanatı gibi dersler için de çok bir önemi yoktur. Bu nedenle biz Türk milleti olarak sol lobu kullanmış ve geliştirmişizdir. Ancak geçmişe baktığımız zaman en başarılı kişiler hem sağ lobu hem de sol lobu birlikte eşit şekilde kullanan kişilerdir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Zihinsel yorgunlukta kadın ve erkeğin farkı var mıdır?</span></strong></p>
<p>Tabi ki yoktur. Kadında erkekte zihinsel yorgunluğu eşit şekilde yaşarlar. İki taraf için de zihinlerini dinlendirmeleri şarttır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Zihni dinlendirmek için ne yapılabilir?</span></strong></p>
<p>Zihni dinlendirmek adına detoks işlemi yapılabilmektedir. 2 tür detoks vardır. Gıda ve zihinsel detokstur.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-869" title="zihin yorgunluğuna öneriler" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/zihin-yorgunluğuna-öneriler-350x163.jpg" alt="" width="350" height="163" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/zihin-yorgunluğuna-öneriler-350x163.jpg 350w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/zihin-yorgunluğuna-öneriler.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 350px) 100vw, 350px" /></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Gıda detoksu:</span></strong> zararlı ve hayvansal ağırlıklı yiyeceklerden ve yağlı, kızartılmış yiyeceklerden, alkol ve sigara gibi alışkanlıklardan uzak durulması şarttır. Günlük protein ihtiyacınızı mutlaka bir şekilde almalısınız. Proteini ise olabildiğince baklagillerden almanız gerekir, kırmızı etten mümkün oldukça uzak durmalısınız.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Zihinsel detoksu:</span></strong> zihninizi yoran ve negatif enerji yayan tüm kişi, mekân, topluluk tarzı her şeyden uzak durmalı hatta mümkün olduğu kadar o kişileri ve mekânları kendinizden uzaklaştırmalısınız.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Uykunun zihin yorgunluğuna yararı var mıdır?</span></strong></p>
<p>Kesinlikle uyku zihni dinlendiren en önemli faktördür. Aynı zamanda biyolojik metabolizmayı düzenlediği için, gerekli olan tüm hormonların eşit bir şekilde salgılanması için uyku beden şart olan en önemli faktördür. Beden için en yararlı uyku ise gece uykusudur. En az 5 en çok 8 saat gece yapılan uyku yeterli olmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzellik İçin Doğadan Yardım</title>
		<link>https://www.prensesce.com/guzellik-icin-dogadan-yardim</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2014 14:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1113</guid>

					<description><![CDATA[Güzelliğiniz için doğadan yardım alın Tüm bayanların hatta erkeklerin güzelliklerine ve yakışıklılıklarına ne kadar önem verdiğinizi biliriz. Tüm bayanlar ve erkekler güzel bir ciltleri olsun, pırıl pırıl parlayan saçları olsun diye ellerinden geleni yaparlar. Bayanlar için tırnak bakımı da bir o kadar önemlidir. Ciltlerine verdikleri önemi saçlarına verdikleri önemi tırnaklarına da verirler. Bunlar için özel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Güzelliğiniz için doğadan yardım alın</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bayanların hatta erkeklerin güzelliklerine ve yakışıklılıklarına ne kadar önem verdiğinizi biliriz. Tüm bayanlar ve erkekler güzel bir ciltleri olsun, pırıl pırıl parlayan saçları olsun diye ellerinden geleni yaparlar. Bayanlar için tırnak bakımı da bir o kadar önemlidir. Ciltlerine verdikleri önemi saçlarına verdikleri önemi tırnaklarına da verirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar için özel kozmetik dükkânlarında zaman kaybetmenize dünya para vermenize de gerek yok. Sofranızda ne varsa hepsini güzelliğiniz için bir iksir olarak kullanabilirsiniz. Örneğin ışıl ışıl parlayan saç istiyorsanız sofranızda bulunan yumurtadan yararlanabilirsiniz. Ya da pırıl pırıl bir cildiniz mi olsun istiyorsunuz o zaman domates sizi yanınıza çağırıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Sağlıklı gözler için ne yapabiliriz?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Gözleriniz için a vitamini ya da e vitamini almanız gerekir. Bu vitaminler hem yaşlanma etkisini azaltacaktır, hem de gözünüz için gerekli olan tüm mineralleri sağlayacaktır. Birçok yiyeceklerinizde siz bilseniz de bilmeseniz de a ve e vitaminleri mevcuttur. Bu vitaminler olmadan <a title="sağlık" href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik">sağlık</a>lı bir beslenme düşünülemez. Ayrıca bu vitaminler teninizin uzun süre genç ve dinç kalmasını sağladığı gibi göz sağlığınız için çok yararlıdır. Özellikle e vitamini görme duyumuz üzerinde ciddi bir şekilde etkisi olduğu ve en önemlisi de bir göz hastalığı olan katarakt için çok iyi bir iyileştirici olduğu ispatlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Cildiniz için ne yapabilirsiniz?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cilt için en çok ihtiyaç kalsiyum, demir, vitaminler ve magnezyuma ihtiyaç vardır. Bunları da yumurta, tahıllarda, balıkta ve birçok sebzede bulabilirsiniz. Ayrıca gözler için önemli olan a ve e vitaminleri cildinizi için de çok önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Saç ve tırnaklarınız için ne yapmalısınız?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tıpkı cildinizi gibi sac ve tırnaklarınızın da en çok ihtiyaç kalsiyum, demir, vitaminler ve magnezyuma ihtiyaç vardır. Bunları da yumurtalarda, tahıllarda, balıkta, sütte ve birçok sebzede bulabilirsiniz. Bununla beraber sürekli kırılan tırnaklar ve yıpranan, dökülen saçlar için a ve e vitaminleri gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Dişler için ne yapılmalı?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tertemiz ve ışıl ışıl parlayan dişler için ve bembeyaz bir gülümseme için çay türleri, tahıl, yumurtalar ve süt gibi florlu besinler tüketmeli, kalsiyum ve selenyumlu ürünler tüketmelisiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Pürüzsüz bacaklar için ne yapılmalı?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bol miktarda c vitamini tüketmeniz pürüzsüz bacaklara sahip olmanızı sağlar. Bol c vitamini de limon, portakal, kivi tüketmek gerekmektedir. Bununla birlikte günde en az 2 tane yeşil ya da kırmızı biber tüketmelisiniz. Bunun haricinde içinde bol miktarda c vitamini bulunan besinler;</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft  wp-image-1114" title="güzellik için doğadan yardım" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/güzellik-için-doğadan-yardım-350x350.jpg" alt="" width="297" height="297" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/güzellik-için-doğadan-yardım-350x350.jpg 350w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/güzellik-için-doğadan-yardım-100x100.jpg 100w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/güzellik-için-doğadan-yardım.jpg 413w" sizes="auto, (max-width: 297px) 100vw, 297px" /></p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Ispanak</li>
<li>Lahana</li>
<li>Brokoli</li>
<li>Marul</li>
<li>Roka</li>
<li>Çilek</li>
<li>Kivi</li>
<li>Patates</li>
<li>Hindiba</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Aynı zamanda c vitamini ve çinko deniz ürünlerinde ette, buğday da, kepekte ve soğanda bol miktarda bulunmaktadır. Güzel ve pürüzsüz bacaklar için c vitamini ve çinko tüketmelisiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #800000;">Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><iframe loading="lazy" src="http://www.youtube.com/embed/UuQTNDG2jDE" width="420" height="315" frameborder="0"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 Günde 5 kg Verin</title>
		<link>https://www.prensesce.com/10-gunde-5-kg-verin</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2014 12:09:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyet Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[diyet programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=934</guid>

					<description><![CDATA[10 Günde 5 Kilo Diyeti&#8230; 1. GÜN Sabah: 1 tane meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay. Öğle: 100 gr haşlanmış ve ya ızgarada pişmiş et, domates, şekersiz çay ya da kahve. Akşam: 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, salata, 1 adet istenilen bir meyve 2. GÜN Sabah: 1 tane istenilen bir meyve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>10 Günde 5 Kilo Diyeti&#8230;</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>1. GÜN</strong></span></p>
<p>Sabah: 1 tane meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay.</p>
<p>Öğle: 100 gr haşlanmış ve ya ızgarada pişmiş et, domates, şekersiz çay ya da kahve.</p>
<p>Akşam: 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, salata, 1 adet istenilen bir meyve</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">2. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane istenilen bir meyve ya da bir su bardağı dolusu greyfurtun suyu, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek</p>
<p>Öğle: Haşlanmış 1 porsiyon ıspanak, 2 adet orta boy domates, kerevizin salatası</p>
<p>Akşam: meyvelerden yapılmış salata</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><a href="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2014/06/10-günde2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright  wp-image-18022" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2014/06/10-günde2.jpg" alt="10 günde2" width="478" height="235" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2014/06/10-günde2.jpg 508w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2014/06/10-günde2-350x172.jpg 350w" sizes="auto, (max-width: 478px) 100vw, 478px" /></a>3. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane istediğiniz bir meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve.</p>
<p>Öğle: ızgara da balık, istenilen bir çeşit meyve, şekersiz çay ya da kahve.</p>
<p>Akşam: 2 adet domates, yağsız kereviz yemeği, şekersiz çay ya da kahve.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">4. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane istediğiniz bir meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve.</p>
<p>Öğle: 1 tane katı yumurta ya da 50 gr tuzsuz peynir. Yağsız fasulye yemeği. , 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Akşam: Çiğ yenmek koşuluyla yeşilbiber, salata , , şekersiz çay ya da kahve.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">5. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane istediğiniz bir meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Öğle: buğulanmış balık, yağsız salata, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Akşam: Yağsız beyaz peynir, haşlanmış yeşil ıspanak, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">6. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane istediğiniz bir meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Öğle: bol meyve salatası, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Akşam: mevsim salata,1 tane domates, çok az peynir, meyve, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">7. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane istediğiniz bir meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Öğle: ızgarada pişmiş tavukgöğsü, 1 tane domates, rendelenmiş havuç, lahana haşlama, meyve, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Akşam: karışık salata, lahana haşlaması, meyve, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-935" title="10 günde 5 kg verin" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/10-günde-5-kg-verin.jpg" alt="" width="350" height="300" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">8. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane istediğiniz bir meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Öğle: lahana haşlama,  katı yumurta, , şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Akşam: meyve, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">9. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane istediğiniz bir meyve, 1 ince dilim kızartılmış kepek ekmek, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Öğle: Izgara da dana eti,1 tane domates, lahana haşlama, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Akşam: Haşlanmış karnabahar, meyve.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">10. GÜN</span></strong></p>
<p>Sabah: 1 tane meyve, çay ya da kahve.</p>
<p>Öğle: buğulama yağsız balık, 1 adet meyve, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>Akşam: Yağsız ve tuzsuz kereviz yemeği, meyve,1 tane domates, şekersiz çay ya da kahve</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genital bölge temizliği için bilinmesi gerekenler</title>
		<link>https://www.prensesce.com/genital-bolge-temizligi-icin-bilinmesi-gerekenler</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2014 12:40:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1829</guid>

					<description><![CDATA[Genital bölge temizliği için bilinmesi gerekenler Gerek genç kızlarda gerek hanımlar da genital bölge bakımı ve temizliği çok önemlidir. Genital bölgenin bakımı çocukluktan gelen bir alışkanlık olmalıdır. O nedenle annelerin üzerine ciddi bir görev düşmektedir. Kız çocuklarını küçüklükten itibaren genital bölgelerinin temizliği ve bakımı açısından eğitmelidir. Genç kızların da kadınların da dikkat etmesi gereken çok [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Genital bölge temizliği için bilinmesi gerekenler</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gerek genç kızlarda gerek hanımlar da genital bölge bakımı ve temizliği çok önemlidir. Genital bölgenin bakımı çocukluktan gelen bir alışkanlık olmalıdır. O nedenle annelerin üzerine ciddi bir görev düşmektedir. Kız çocuklarını küçüklükten itibaren genital bölgelerinin temizliği ve bakımı açısından eğitmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Genç kızların da kadınların da dikkat etmesi gereken çok önemli noktalar vardır. Bunlardan biri tuvalete girdiğiniz zaman işiniz bittiğinde genital bölgenizi temizlerken yapılması gereken, kesinlikle önden arkaya doğru temizleme olmalıdır. Şayet arkadan öne doğru bir temizlik yapılırsa makat civarında bulunan bütün bakterileri genital bölgenize yaymış olursunuz. Bu da genital bölgenizde büyük rahatsızlıklara sebep olabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle çocuklarınızı bu şekilde eğitmeniz gerekmektedir. Annelerin bu konuda titiz davranmaları uzmanlar tarafından uyarılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Regl döneminde genital bölgeye nasıl bir temizlik yapılmalıdır?</span></strong></p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Regl döneminizde tıpkı açık bir pencere gibi bir rüzgâr estiğinde içeriye her şey girebiliyorsa, bu dönemde de kanallar açık olduğu için hassas bir dönemdir ve her türlü mikrobun girebileceği bir dönemdir. Regl döneminde genital bölgenize daha ayrı ve daha ilgili bir bakım ihtiyacı olacaktır.</li>
<li>Uzmanlar regl döneminde anti bakteriyel özelliği olan ürünleri kullanmanız için hastaları uyarmaktadır. Aynı zamanda mantarlara karşı olan temizleyici antimakortik ürünleri kullanmanızda fayda vardır.</li>
<li>Mantarlar daha çok regl döneminde üreyeceklerinden bu dönemde daha hassas davranılması gerekmektedir.</li>
<li>Regl döneminde bayanlar sık sık ped değiştirmelidirler. Günde en az 4 kez regl döneminde ped değiştirilmelidir. Aynı zamanda mümkün olduğu kadar duru su ile genital bölge temizlenmelidir.</li>
<li>Tuvalete girdiğiniz zaman özellikle de adet döneminde iseniz temizliğinizi alman papatyası suyu ile yaparsanız mikroplardan ve mantarlardan korunma ihtimaliniz daha da yükselecektir.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kıl alınmasından sonra genital bölgeye nasıl bir bakım yapılır?<img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1830" title="genital bölge bakımında bilinmesi gerekenler" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/genital-bölge-bakımında-bilinmesi-gerekenler.jpg" alt="" width="400" height="300" /></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türk toplumu olarak kıl temizliğine önem veren bir toplumuzdur. Hemen hemen her bayan genital bölgelerini dönem burada oluşan kılları almaktadır. Kimi bayan bunu daha sık kimi bayansa ara ara yapmaktadır. Genellikle bayanlar kıl temizliği için ağda kullanmaktadırlar. Ancak bu temizliği yaparken çok dikkat edilmesi <span style="color: #000000;">gereken</span> hususlar vardır. En başta ağdanın kalitesidir. Ağdaların içinde bulunan kimyasal ürünler genital bölgenize zarar verebilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca yeni açılmış ve daha önce kimsenin kullanmamış olduğu ağdaları kullanmaya dikkat etmelisiniz. Bazı kişiler ya da ağda yaptırılan yerlerde başkalarının da kullanmış olduğu ağdaları tekrar eriterek diğer bir kişiye kullanmaktadırlar. Ancak bu hem mantar açısından hem mikrop açısından kişiye oldukça zarar vermektedir. Bu işlemi yaparken daha önce hiç kullanılmamış ve açılmamış olan ağda paketlerini kullanmanız, şayet işlemi siz yapmıyor başkası yapıyorsa bu şekilde titiz davranması için mutlaka onları uyarmalısınız. Ayrıca mümkün olduğunca aynı yere birkaç kez olmak üzere ağda vurmayın.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte 5. Ay Neler Olur?</title>
		<link>https://www.prensesce.com/hamilelikte-5-ay-neler-olur</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 May 2014 14:53:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=2134</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelikte beşinci ay: 1- On yedinci haftada, kaşları ve saçları gelişir. Bebek hıçkırmaya başlar. Anne bunları duymaz ama hisseder. Bebeğin dogduktan sonra vücut ısısını dengelemek için kahverengi bir yağ dokusu oluşur. 2- On sekiz haftalık olan bebek de kemikler güçlenmeye başlar. İç kulağın kemiği ve bacak ilk kemikleşen yerlerdir. İç kulağın kemiğinin gelişmesi ile bebeğin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Hamilelikte beşinci ay:</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">1- On yedinci haftada, kaşları ve saçları gelişir. Bebek hıçkırmaya başlar. Anne bunları duymaz ama hisseder. Bebeğin dogduktan sonra vücut ısısını dengelemek için kahverengi bir yağ dokusu oluşur. 2- On sekiz haftalık olan bebek de kemikler güçlenmeye başlar. İç kulağın kemiği ve bacak ilk kemikleşen yerlerdir. İç kulağın kemiğinin gelişmesi ile bebeğin kulağındaki sinirlerde gelişir. Artık bebek sesleri duymaya başlamıştır. Bebek annenin kalp atışını, mideden gelen sesleri ve göbek bağından kan akışını duyar. Bebeğin yutkunma fonksiyonu çalışır. Her gün amnion sıvısından bir miktar yutabilir. 3- On dokuz haftalık olan bebekte deriyi çizilmelerden ve çatlamalardan koruyan verniks denilen beyaz yağlı bir tabaka ile kaplanır. Böbrekleri gelişmeye devam eder. Bebek idrar yapmaya başlar. İşitme duyusu gelişen bebek çok farklı sesleri duyar. Hatta anne bebeğiyle konuşsa sesinizi fark eder. Bebek bu hafta sinirlerin gelişimiyle kaslarını hareket ettirir. Beyin ile olan gelişimi artdıgından başını hareket ettirir, parmağını emer.</p>
<p style="text-align: justify;">Yirmi haftalık olan bebek de derisi kalınlaşmış ve derisinin üzerinde kalın bir tabaka oluşmuştur. Tırnakları ve saçları uzamaya devam eder. Bebeğin hareketleri artık anne tarafından hissedilmeye başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Beşinci ayda annede olan değişiklikler;</span></strong> 1- Hamileliğin yarısına gelinmiştir. Rahimdeki ağırlık artık hissedilir. 2- Bebeğin hareketleri hissedilir. Bu hareketlerin artık mideden gelmediği anlaşılır. Hamilelik ilerledikçe bebeğin hareketleri daha net ayırt edilir.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-2136" title="hamilelikte 5. ay" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/hamilelikte-5.-ay.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/hamilelikte-5.-ay.jpg 300w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/hamilelikte-5.-ay-100x100.jpg 100w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /> 3- Bu ayda hormonlar artmaya devam eder. Bu hormonlar bebeğin büyümesini sağlar. Ayrıca organların gelişmesi içinde bu hormonlar gereklidir. 4- Kan basıncı düşük dür. Bu yüzden baş dönmesi, bayılma hissi ve bulantı hissedersiniz. Kan dolaşımının olduğu sistem genişlemektedir. 5- Vücud kan yapımını artırmaya devam eder. Bu artış en fazla kan serumundadır. Kırmızı kanın artışı seruma göre daha azdır bu yüzden demir ihtiyacı fazlalaşır. Günlük demir ihtiyacı 30 mg dır. Bu demir yeterli miktarda alınmazsa kansızlık gelişir. Kansızlığa bağlı olarak annede halsizlik, yorgunluk ve hastalıklara karşı zayıflık görülür. 6- Bu dönemlerde annede burun tıkanması, burun kanaması ve diş eti rahatsızlıkları olabilir. Çünkü bu bölgelere kan akımı artmıştır. 7- Progestoran denilen gebelik hormonunun etkisiyle akciğerin kapasitesi genişlediğinden nefes alıp verme hızlanır. Bazı gebeler nefes darlığı çeker. 8- Meme süt bezlerinin ve kan akımının etkisiyle büyümeye başlar. 9- İdrar enfeksiyonu riski artar 10- Vajinal akıntı artar. 11- Cilt de değişiklikler olur bazı organların rengi koyulaşır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıl dönmesi nedir?</title>
		<link>https://www.prensesce.com/kil-donmesi-nedir</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Feb 2014 00:28:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1372</guid>

					<description><![CDATA[Kıl dönmesi Tıp dilinde pilonidal sinüs ismi verilen bir hastalıktır. Derinin içinde kalın duvarlı kist halinde bir balondur. Terlemeyle fark edilmesi daha kolay olur. Hayatta sıkıntı yaratır. Genellikle 15 ila 40 yaşları arasında görülür. Kasın iskelet ile birleştiği yerde veya kuyruk sokumunda ortaya çıkar. Ağız biçimindedir. Bu ağızdan kıl dışarı çıkabilir. Genellikle genç, erişkin ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kıl dönmesi</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tıp dilinde pilonidal sinüs ismi verilen bir hastalıktır. Derinin içinde kalın duvarlı kist halinde bir balondur. Terlemeyle fark edilmesi daha kolay olur. Hayatta sıkıntı yaratır. Genellikle 15 ila 40 yaşları arasında görülür. Kasın iskelet ile birleştiği yerde veya kuyruk sokumunda ortaya çıkar. Ağız biçimindedir. Bu ağızdan kıl dışarı çıkabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle genç, erişkin ve oturarak işini yapan insanlarda görülür. Erkeklerde görülme olasılığı kadınlardan 3 kat fazladır. Vücutta kılın olduğu her yerde kıl dönmesi oluşabilir. Aşırı titiz kadınlarda, cildin düzenini bozan yöntemlerle kıllarını alma sonucu kasıkta ve kol altında oluşur. En fazla görülen yer ise kuyruk sokumudur. Bu kistler yürümeyi zorlaştırır, hatta oturmayı bile işkence haline getirir. Bazen iltihap içeri akabilir. Bu kist %40 yenileyebilir. Önceleri kıl dönmesinin doğuştan olan bir hastalık olduğu sanılıyordu. Ama son zamanlardaki araştırmalara göre kıl keseciğinin tahriş olması ve genişlemesiyle oluştuğu düşünülmektedir. Kas yapısını etkileyen sporlar (bisiklet sürmek, ata binmek) çok dar giysiler ve aşırı terlemekle oluşabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kıl kökündeki kese tıkanarak mikrop kapar, şişer ve yırtılarak dokulara yayılır. Ve apse oluşturur. Yürüme ve egzersiz yapma kılı apsenin içine hapseder. Vücudunda fazla kıl olanlarda ve kilolu olanlarda görülme oranı daha fazladır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kıl dönmesinin tedavisinde bölgenin iyi temizlenmesi şarttır. Ameliyat sonrası %90 hastalarda iyileşme gözlenir. Tekrar etme olasılığı %15 dir. Tekrarlama sebebi cerrahi müdahalenin yetersizliği ve temizliğe dikkat edilmemesidir. Kıl dönmesi erkeklerde daha fazla görülmektedir. Kadınlar oluştuğu yer bakımından doktora gitmekte geç kalırlar. Kilolu ve fazla terleyen kişilerde oluşma olasılığı yüksektir. Fazla oturmakta kıl dönmesinin oluşumunu hızlandırır. Dar kıyafetler kıl dönmesine zemin oluşturur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kıl dönmesinin Belirtileri</span></strong>: kaşıntı, ağrı, akıntı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kıl dönmesi nasıl oluşur:</span></strong> iğne başı kadar ya da bilye büyüklüğünde, bir ya da birden çok delikli olabilir. Kıl cilt altından ilerler. İltihaplarla deriyi patlatır. Akıntıyla kılların bazıları dışarı çıkar. Kıllardaki mikroplar apse denilen şişliğe ve ağrıya sebep olur. Ağrı giderek artar iltihabın patlamasıyla azalır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kıl dönmesinden korunma;</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">1- kilo almama</p>
<p style="text-align: justify;">2- terlemek için uygun önlemler alma<img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1373" title="kıl dönmesi" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/kıl-dönmesi.jpg" alt="" width="320" height="198" /></p>
<p style="text-align: justify;">3- fazla oturmam</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kıl dönmesi nasıl oluşur:</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kuyruk sokumunda bazen de göbekte kılların deri altında yara, kist veya apse oluşturmasıdır. İltihaplı, kanlı, pis kokan apseler oluşturur. Uzun süre oturanlarda, çok fazla araba sürenlerde sık görülür. 16 ile 30 yaşlarındaki kıllı genç erkeklerde daha sık görülür. Fazla terlemeyle açılan cilt gözenekleri içine kıl girmesiyle de oluşabilir. .</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Kıl dönmesinin tedavisi:</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">En sık kullanılan yöntem cerrahi müdahaledir. Hasarlı bölgeyle beraber etrafındaki sağlam dokuda temizlenir. Yara açık bırakılır. Pansumanla iyileşmesi beklenir. Kapalı yöntemlerde vardır. Hastane tedavisinin ardından antibiyotik tedavisiyle takip edilir.5 ile 10 gün arası yatak istirahati gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #800000;">Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin</span></strong></p>
<p>https://www.youtube.com/watch?v=iy2YYH8v07M&#038;feature=emb_title</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Karatay diyeti</title>
		<link>https://www.prensesce.com/prof-dr-karatay-diyeti</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jun 2013 21:13:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyet Zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=861</guid>

					<description><![CDATA[Dr. Karatay diyetlerinde Türklere özel usul kullanarak bizleri zayıflatıyor. Pazartesi Sabah: 2 tane yumurta, 10 tane yeşil zeytin, 25 gr peynir, 5 tane kuru kaysı, şekeri olmayan bitki çayı, su, 25 gr ceviz Öğle: avucunuzun içini dolduracak kadar dana eti, salata, yeşil fasulye zeytinyağlı, 1 bardak ayran, su, bitki çayı Ara: su bardağının yarısı kadar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Karatay diyetlerinde Türklere özel usul kullanarak bizleri zayıflatıyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Pazartesi</strong></span></p>
<p>Sabah: 2 tane yumurta, 10 tane yeşil zeytin, 25 gr peynir, 5 tane kuru kaysı, şekeri olmayan bitki çayı, su, 25 gr ceviz</p>
<p>Öğle: avucunuzun içini dolduracak kadar dana eti, salata, yeşil fasulye zeytinyağlı, 1 bardak ayran, su, bitki çayı</p>
<p>Ara: su bardağının yarısı kadar ceviz, istediğiniz kadar limonlu su</p>
<p>Akşam: ızgara balık, soğan, salata,</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Salı</span></strong></p>
<p>Sabah: 2 tane yumurta, 10 tane yeşil zeytin, 25 gr peynir, 5 tane kuru kayısı, şekeri olmayan bitki çayı, su, 25 gr fındık</p>
<p>Ara: su bardağının yarısı dolusu ceviz ve yeşil çay</p>
<p>Öğle: zeytinyağlı olmak şartıyla barbunya yemeği ya da etli sebze, 1 su bardağı ayran</p>
<p>Ara: orta boyutlarda elma, bir küçük kâse yoğurt, şekersiz Türk kahvesi</p>
<p>Akşam: 1 porsiyon balık, roka salatası, soğan, 30 gr tahin helvası</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Çarşamba</span></strong></p>
<p>Sabah:2 tane yumurta, avucunuzun içi büyüklüğünde peynir, 3 tane kırmızıbiber, bitki çayı, bir avuç Antep fıstığı</p>
<p>Ara: bir avuç taze yerfıstığı, su</p>
<p>Öğle: zeytinyağlı olmak şartıyla yeşil fasulye, 4 tane mangal köfte, 100 gr yoğurt, salata, ayran</p>
<p>Ara: 1 elma, 100 gr yoğurt</p>
<p>Akşam: 3 ya da 4 tane pirzola, zeytinyağlı olmak şartı ile enginar, salata ve keten tohumu</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Perşembe</span></strong></p>
<p>Sabah: 2 tane yumurta, 10 tane yeşil zeytin, 25 gr peynir, 5 tane kuru kaysı, şekeri olmayan bitki çayı, su, 25 gr ceviz</p>
<p>Ara: avucunuzun içi kadar badem içi, limonlu su</p>
<p>Öğle: avucunuzun içini dolduracak kadar dana eti, salata, pırasa yemeği zeytinyağlı, 1 bardak ayran, su, bitki çayı, keten tohumu</p>
<p>Ara: küçük boy portakal, avuç içi dolusu badem içi</p>
<p>Akşam: buğulama balık, soğan, roka salatası, haşlanmış lahana, 1 porsiyon zeytinyağı ile yapılmış barbunya</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-862" title="prof. dr. karatay diyeti" alt="" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/prof.-dr.-karatay-diyeti-350x163.jpg" width="350" height="163" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/prof.-dr.-karatay-diyeti-350x163.jpg 350w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/prof.-dr.-karatay-diyeti.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 350px) 100vw, 350px" /></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cuma</span></strong></p>
<p>Sabah: 2 adet katı yumurta, 10 tane siyah zeytin, avucunuzun içi büyüklüğünde peynir, yeşillik, tatlı biber, salatalık, yeşil çay, bir çay bardağı dolusu antepfıstığı</p>
<p>Ara: avucunuzun içi kadar ceviz içi, bitki çayı</p>
<p>Öğle: bir kişilik kebap, taze biber, domates, yeşillik, 100 gr yoğurt, keten tohumu, su</p>
<p>Ara: 1 elma, avuç içi kadar yerfıstığı</p>
<p>Akşam: 4 tane pirzola, salata, zeytinyağlı olmak şartıyla enginar</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cumartesi</span></strong></p>
<p>Sabah: 2 tane yumurta, 10 tane yeşil zeytin, 25 gr peynir, 5 tane kuru kaysı, şekeri olmayan bitki çayı, su, 25 gr ceviz</p>
<p>Ara: avucunuzun içi büyüklüğünde ceviz içi, limonlu su</p>
<p>Öğle: ızgara bonfile, taze biber, domates, yeşillik, 100 gr yoğurt, keten tohumu, su</p>
<p>Akşam: 1 porsiyon balık, roka salatası, soğan, 30 gr tahin helvası</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Pazar</strong></span></p>
<p>Sabah:2 tane yumurta, avucunuzun içi büyüklüğünde peynir, 3 tane kırmızıbiber, bitki çayı, bir avuç Antep fıstığı</p>
<p>Öğle: avucunuzun içini dolduracak kadar dana eti, kuru fasulye, pırasa yemeği zeytinyağlı, 1 bardak ayran, su, bitki çayı, keten tohumu</p>
<p>Akşam: 1 porsiyon balık, roka salatası, soğan, ateşte közlenilmiş biber</p>
<p>Bunlara ek olarak mutlaka gün içerisinde 30 dk. yürüyüş yapılmalıdır</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
