<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğum &#8211; Kadın sitesi kadınca, Mobilya, Dekorasyon, Moda, Kadın Giyim, Elbise Modelleri</title>
	<atom:link href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik/dogum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.prensesce.com</link>
	<description>Kadın sitesi kadınca, Mobilya, Dekorasyon, Moda, Kadın Giyim, Elbise Modelleri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Nov 2019 18:43:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>Normal Doğumun Rahim Üzerinde Etkileri</title>
		<link>https://www.prensesce.com/normal-dogumun-rahim-uzerinde-etkileri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2015 12:46:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1879</guid>

					<description><![CDATA[Normal doğumun kadın cinsel organı üzerinde etkileri Vajina huni şeklinde, içinde pek çok kas dokusu bulunan, belirli ölçülere kadar esneyebilen bir yapıdır. Yaklaşık olarak boyu 12 ile 14 cm arasında olan bir yapıdır. Evet, vajina normal doğumda genişlemektedir. Kontrolsüz ve çok hızlı bir doğumsa ya da doğumun daha iyi olması, bebek başının zarar görmemesi, yumuşak doku [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Normal doğumun kadın cinsel organı üzerinde etkileri</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vajina huni şeklinde, içinde pek çok kas dokusu bulunan, belirli ölçülere kadar esneyebilen bir yapıdır. Yaklaşık olarak boyu 12 ile 14 cm arasında olan bir yapıdır. Evet, vajina normal doğumda genişlemektedir. Kontrolsüz ve çok hızlı bir doğumsa ya da doğumun daha iyi olması, bebek başının zarar görmemesi, yumuşak doku bariyerine takılı kalmaması amacıyla yapılan müdahaleler sonrasında vajina bütünlüğünü kaybetmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vajinanın bütünlüğünü sağlamakta olan çok komplike bir kas yapısı vardır. Bütün ağırlığı ile bebek aşağıya doğru inerken ister istemez bu kaslarda bazı yerlerinde çökmeler ya da yırtılmalar olmaktadır. Bu durumda da vajina tabanı çöküyor. Vajinanın genişlemesi normal doğumlarda özellikle de ikinci ve üçüncü doğumlarda sık rastlanan bir durumdur. Vajinanın bu şekilde genişlemesi ya da açılarının bozulması mesaneni ya da rektumun açılarını değiştirip sarkmalarına neden olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bunlar cerrahi düzeltmeleri gerektiren anatomik bozukluklardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Normal bir doğum kadının vajinasında yırtılma yapar mı?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Normal doğum her kadının vajinasında yırtılmaya sebep olmaz. Vajinada ki yırtık denilen şey huni şeklinde olan kısımda olan yırtıklardır. Bunlar doğum sonrasında yapılan kontrollerde görülüp tedavisi yapılmaktadır. Zaten genellikle <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik/dogum">doğum</a>un hemen sonrasında görülüp tamir edilmektedir. Asıl önemli olan normal doğum ile birlikte tabanın çökmesidir. Bu bölgede ki kas grubunun gevşeyip yırtılması en önemli noktadır. Şu bir gerçektir ki her doğumda bu yırtılmalar olacaktır diye bir kaide yoktur, ama bu evreler ile olup zor bir süreçtir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk kez doğum yapanlarda, yani esneklik kazanmamış olan vajinalarda vajinal yırtılmalar daha sık görülmektedir.<img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-1880" title="normal doğum vajinayı nasıl etkiler" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/normal-doğum-vajinayı-nasıl-etkiler-350x286.jpg" alt="" width="350" height="286" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/normal-doğum-vajinayı-nasıl-etkiler-350x286.jpg 350w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/normal-doğum-vajinayı-nasıl-etkiler.jpg 410w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bu tür vajina da oluşan sarkmalar, genişlemeler, yırtılmalar zaman içerisinde beraberinde diğer organları da aşağıya çekmektedir. Bu organlar da ön kısımda bulunan mesane, arkada bulunan rektumdur. Çok doğum yapan <a href="https://www.prensesce.com/">kadın</a>larda mesane ve rektum görünür duruma bile gelebilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sezaryen doğumlarda mesane ya da rektumla hiç ilgisi yoktur. Çünkü bebek batından kesilerek alındığı için vajinanın esnemesine ya da yırtılmasına ya da sarmasına neden olmaz. Ancak normal doğumlarda özellikle de ikinci ya da üçüncü yapılan doğumlarda sık sık rastlanılan durumlardır mesanenin ve rektumun aşağıya doğru kayması ve vajinanın sarması gibi durumlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Önde mesanenin sarkmasına bağlı olarak karın içi basıncını arttıran durumlar da açı değiştirdiği için mesanenin sarkmasına bağlı olarak idrar kaçırma özellikle hapşırırken, koşarken ya da kahkaha atarken idrar kaçırma gibi sorunlar yaşanabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bu sarkmalar ancak cerrahi operasyonlar ile düzelebilmektedir. Ayrıca annenin doğumdan sonra rutin olarak vajina kontrolü yaptırması gerekmektedir. Bebek doğduktan 45 gün sonra mutlaka ilk vajina kontrolü yapılıp daha sonrasın da düzenli ve aynı periyotlar da uzman hekim kontrolünde olmaları gerekmektedir.</p>

<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erkekler Doğum Sürecinde Eşlerine Nasıl Yardımcı Olurlar</title>
		<link>https://www.prensesce.com/erkekler-dogum-surecinde-eslerine-nasil-yardimci-olurlar</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2014 21:38:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=17009</guid>

					<description><![CDATA[DOĞUM SÜRECİNDE YARDIMCI OLMAK: Günümüzde babalar ve partnerler doğum sancılan ve doğum sırasında eşlerinin yanında bulunuyor. Hastaneler, genelde bu süreçte kimin hastanın yanında bulunacağı konusunda sınırlama getirmiyor ama doğumhanede bulunacak kişi sayısını sınırlayabiliyor. Doğum süreci sırasında partnerinize yardım etmek için yapabileceğiniz çok şey var. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Heyeti şu ipuçlarını öneriyor: Sürecin ilk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>DOĞUM SÜRECİNDE YARDIMCI OLMAK:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde babalar ve partnerler doğum sancılan ve doğum sırasında eşlerinin yanında bulunuyor. Hastaneler, genelde bu süreçte kimin hastanın yanında bulunacağı konusunda sınırlama getirmiyor ama doğumhanede bulunacak kişi sayısını sınırlayabiliyor. Doğum süreci sırasında partnerinize yardım etmek için yapabileceğiniz çok şey var. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Heyeti şu ipuçlarını öneriyor:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Sürecin ilk aşamasında partnerinizin kafasını dağıtmaya çalışın.</li>
<li>Ona gününüzün nasıl geçtiğini anlatın ya da birlikte bir film izleyin.</li>
<li>Eğer yataktan çıkmaması söylenme-misse, birlikte kısa yürüyüşler yapın.</li>
<li>Kasılmaların süresini tutun.<br />
Kasılma aralarında beline ve omuzlarına masaj yapmayı önerin.</li>
<li>Katıldığınız doğuma hazırlık kurslarında öğrendiğiniz gevşeme tekniklerini kullanmasına yardımcı olun.</li>
<li>Ikınma sırasında ona destek verin.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2014/09/gebelikte-baba-adayları.jpg"><img decoding="async" class="alignright size-medium wp-image-17010" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2014/09/gebelikte-baba-adayları-350x190.jpg" alt="gebelikte baba adayları" width="350" height="190" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2014/09/gebelikte-baba-adayları-350x190.jpg 350w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2014/09/gebelikte-baba-adayları.jpg 600w" sizes="(max-width: 350px) 100vw, 350px" /></a>Önemli olan, ister tırnaklarını elinize geçirsin, ister kaba bir dil kullansın, size ihtiyaç duyabilir diye onun yanında olmanızdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğumdan sonra Bu, artık ana babanın çocuğuyla meşgul olma vaktinin geldiği en güzel zamandır. Bu aşamada bebeğin bakımına aktif olarak katılabilir, banyosunu yaptırabilir, altını değiştirebilir, kucağınıza alıp sarılabilirsiniz. Eğer partneriniz bebeği emziriyorsa, moral destek sağlayabilirsiniz zira bu, ilk zamanlarda o kadar da kolay bir iş değildir. Eğer mama veriyorsanız, biberonla besleme işini sırayla yapabilirsiniz. Ayrıca arkadaş ve akraba ziyaretlerini de kontrol altında tutabilirsiniz. Partneriniz yorulur ve dinlenme ihtiyacı hissederse, ziyaretçiler ve bebekle birlikte doğum katının koridorlarında tur atmayı teklif edin. Ziyaretçilerin bebeğe dokunmadan önce ellerini dezenfekte etmelerine ya da yıkamalarına yardımcı olun. Partnerinizin normal yeme içme düzenine geçmesine izin verildikten sonra en sevdiği fırın ya da dükkandan bir yiyecek getirin. Bu ona kendini çok özel hissettirecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>YAYGIN KAYGILAR</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu işin kolay bir şey olmadığı belliydi. Yeni bir ebeveyn olarak şöyle kaygılarınız olabilir; Sınırlı babalık izni: Bebeğin doğumunda işlerinize ara veremiyor ya da izin alabiliyorsanız, hem iş programınızı aksatmadan yürütmek, hem de bebeğe vakit ayırmak zor olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong> Yeni sorumluluklar:</strong> </span>Yeni doğmuş bebeklerin sürekli bakım ve ilgiye ihtiyacı vardır. Besleme, bez değiştirme ve ağlama krizlerine ek olarak (bazı ebeveynler bunlara hazır değildir) ev işlerine ve diğer gündelik işlere de vakit ayırmak gerekir. Özgür ve bağımsız bir hayat tarzına alışkınsanız, yeni sorumluluklarınıza uyum sağlayıp sağlamayacağınızla ilgili soru işaretleri olabilir kafanızda.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Bölünen uyku:</strong></span>Yeni doğan bebekler ebeveynlerinin geceleri iyi uyku almalarına izin vermezler. Uykusuzluk kısa sürede canınıza tak edebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Maddî zorluklar:</strong></span> Doğum, hastane masraftan, bezler, giysiler ve bebek odası <a title="mobilya" href="https://www.prensesce.com/modelleri/mobilya">mobilya</a>ları alt alta toplanınca büyük rakam ulaşır. Üstüne üstlük, daha büyük bir eve taşınmışsanız veya siz çalışırken bebeğe baksın diye bakıcı tutmuşsanız hele ki ikinizden biri ücretsiz izin almış ya da bebeğe bakmak için işten ayrılmışsa, durum daha da zorlaşır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong> Partnerinizle daha az vakit geçirmek: </strong></span>Bir bebeğinizin olması demek partnerinizin ilgisini üçüncü bir kişiyle paylaşmak demektir. Bu hayatınızda ilk kez yaşadığınız bir şey olduğu için kendinizi dışlanmış hissetmeniz olağandır. Özellikle de partneriniz bebeği emziriyorsa.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Cinsel aktivitede azalma:</strong></span> Seks hayatınıza ara vermek bazen içten içe kızgınlıklara neden olup ilişkinizi zora sokabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Depresyon:</strong> </span>Araştırmalar, tıpkı anneler gibi babaların da doğum sonrası depresyona girebileceğini göstermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Eyleme geçin</strong></span> Ebeveynliğe aktif olarak hazırlanarak kaygılarınızı azaltmanız mümkündür. Örneğin;<br />
Partnerinizle konuşmayı sürdürün. Bebeğin doğumunun günlük yaşamınızı, ilişkinizi ve hatta kariyerinizi nasıl değiştireceğini onunla tartışın. Geleceğe ait hayallerinizi paylaşmaktan da kaçınmayın.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Sosyal destek ağı kurun.</strong> </span>Gebelik sırasında partneriniz <a title="sağlık" href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik">sağlık</a> görevlilerinden, ailesinden ve arkadaşlarından destek görebilir. Eşlerin bu dönemde destek ağlarının olması önemlidir, özellikle de planlanmamış bir gebelik yaşanıyorsa ya da ana babalık hakkında olumsuz öyküler kulağınıza gelmişse. Ana babalığa hazırlanırken size tavsiyede bulunacak ve cesaret verecek arkadaş ve aile bireylerinizi belirleyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Maddi meseleler konusunda önceden harekete geçin. Bebek sahibi olmak masraflı bir iştir. Bu yüzden tasarruf ederek, bütçe yaparak ve bir takım lükslerden vazgeçerek bu masrafları planlı bir şekilde karşılamak mantıklı olur. Bir planlamacıya danışmak da bu masrafların üstesinden gelme yöntemlerini öğrenme açısından doğru olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Nasıl bir ebeveyn olmak istediğinizi gözden geçirin</strong></span> Kendi ana babanızın size nasıl davrandığını düşünmeye çalışın. Kendi anne ya da babanızla olan ilişkinizin hangi yönlerinin aynısını çocuğunuzla yaşamak istediğinizi ve neleri farklı yapabileceğinizi düşünün.<br />
Olayın dışında kalmayın. Bebeğiniz doğduktan sonra genişlemiş olan ailenizle bağ kurmanın yollarını arayın. Örneğin;<br />
Ailenizle birlikte hastanede kalın. Hastane ve çalışma programınız izin veriyorsa, bebeği eve götürme zamanı gelene kadar onlarla birlikte hastanede kalın. Böylelikle, bebeğinizin ilk birkaç günlük yaşamında önemli bir yeriniz olduğunu hissedersiniz. Başka çocuklarınız varsa, bebeğe ve annesine tüm ilginizi verebilesiniz diye onlar için büyük anne ve babalarıyla ya da akraba ve arkadaşlarınızla eğlenebilecekleri partiler düzenleyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Bebeğin bakımını sırayla üstlenin. Bebeğin beslenme ve alt değiştirme işlerini sırayla yapın. Partneriniz süt veriyorsa eğer, gece bez değiştirme işini siz yapın ya da bebeği onun yanma siz getirin. Ya da anne memesinden sağılmış sütü biberonla siz verebilirsiniz. Bebeğin gazını çıkartma veya emzirme sonrası yatağa yatırılma işlerini de yapabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Bebekle oyun oynayın.</strong> </span><a href="https://www.prensesce.com/">Kadınlar</a> bebeklerine daha sakin ve rahatlatıcı uyarıcılar gönderirken, erkekler daha sesli ve canlı aktivitelere yönelirler. Her iki oyun tarzı da önemlidir ve ödülü de bebeğin gülümsemesini görmektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong> Partnerinize şefkat gösterin.</strong> </span>Cinsellik geçici bir süre için yasak demek birbirinize sarılıp öpüşmeyeceksiniz demek değildir. Zamanla yeni aile düzeninizin rayına oturacağını, siz ve partnerinizin de yeniden birbirinize ayıracak zamanınız olacağını unutmayın.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>İletişim kanallarını açık tutun.</strong></span> Yaşadığınız değişimleri, beklentilerinizin gerçeklikle örtüşüp örtüşmediğini, bebeğiniz büyüdükçe birbirinize nasıl destek olabileceğinizi partnerinizle konuşmaya devam edin. Eğer eşlerden biri işinin başındaysa, gün içinde yaşadığınız komik şeyleri ve çektiğiniz resimleri e-posta ile ona gönderin. Sadece ikinize ait zaman bulmaya çalışın. Yardım istemek partneriniz için her zaman kolay olmayabilir, bu nedenle taze bir anne olarak ne gibi güçlükler yaşadığını anlatmaya onu teşvik edin.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Yardım isteyin.</strong> </span>İlişkinizdeki değişimle başa çıkmakta zorlanıyorsanız ya da depresyon geçirdiğinizi düşünüyorsanız psikolojik danışmanlık hizmeti almayı deneyin.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>Gevşeyin.</strong> </span>Ana babalık zor iştir ama yaşayacaklarınız konusunda ne kadar hazırlıklı olursanız, bebeğiniz geldiğinde de o kadar özgüvenli ve donanımlı hissedersiniz kendinizi. 19. Bölüm, ilk birkaç haftayla başa çıkma, partnerinizle ilişkiniz ile ilgili beklentileriniz, çocuk yetiştirmenin maddi yönleriyle ilgili ipuçları gibi ebeveynliğe hazırlanmanın çeşitli yönlerini ele alıyor. Fırsat bulduğunuzda, o bölüme bir göz atın. Ayrıca, sizi ebeveynliğe hazırlayacak kitaplar hakkında da tavsiyeler alın</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800080;"><strong>BAŞARDINIZ</strong></span><br />
Tebrikler! Artık bir ebeveynsiniz ve önünüzde yepyeni bir yol açıldı. Adım adım yol alın. Bugüne kadar hiç kimse çocuk yetiştirmeyi bir anda öğrenmedi. Çalışma ve sabır gerektiren bir uğraş bu. Her şeyden önemlisi, bu yolda ilerlerken işin keyfini çıkarmayı unutmayın.</p>

<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Kilo Verme</title>
		<link>https://www.prensesce.com/dogum-sonrasi-kilo-verme</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[burcu2]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2012 21:02:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyet Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=975</guid>

					<description><![CDATA[Hamilelik süresince her anne mutlaka az veya çok kilo alır. Alınan bu kilolar, annenin hamilelik öncesi kilosuna bağlı olarak düzenli ve orantılı olarak artar. Eğer yanlış ve aşırı beslenme sonucu hamilelikte aşırı kilo alınırsa, doğumdan sonra kilo vermek çok zor olacaktır. Normalde hamilelikte alınması gereken kilo miktarı 9 ve 12 arasındadır. Fakat anne çok zayıfsa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p style="text-align: justify;">Hamilelik süresince her anne mutlaka az veya çok kilo alır. Alınan bu kilolar, annenin hamilelik öncesi kilosuna bağlı olarak düzenli ve orantılı olarak artar. Eğer yanlış ve aşırı beslenme sonucu hamilelikte aşırı kilo alınırsa, doğumdan sonra kilo vermek çok zor olacaktır. Normalde hamilelikte alınması gereken kilo miktarı 9 ve 12 arasındadır. Fakat anne çok zayıfsa daha faza kilo da alabilir. Doğum yapan anne, doğumdan hemen sonraki haftada en az 5 kg. verir. Bu hem bebeğin hem de suyunun ağırlığıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"> <strong>Doğumdan Sonra Zayıflamanın Püf Noktaları</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1) </strong>Doğumdan sonra rahat kilo verebilmek için <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/kadin-sagligi/hamilelik">hamilelik</a> döneminde dengeli beslenerek uygun miktarda kilo almak gerekir. Bu hem bebeğinizin sağlığı açısından hem de sizin sağlığınız açısından önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2) </strong>Doğum sonrası emzirmek kilo vermeye de yardımcıdır. Düzenli ve devamlı emziren anne ortalama 500 cc. süt verir ve bu yaklaşık 500 k.kalori verdirir. Bebek emzirme bahanesiyle fazla yenen yemeğin kilo aldırmak dışında bir etkisi olmaz. Emzirirken önemli olan sağlıklı ve dengeli beslenmektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"> <strong>Doğum Sonrası Dengeli Beslenmek İçin Nelere Dikkat Etmelisiniz?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1) </strong>Hamur işi yiyecekleri ve tatlıyı azaltın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2) </strong>Çok fazla kuru yemiş tüketmeyin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3) </strong>Çok uzun sürelerle aç kalmayın, sık fakat az yiyin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4) </strong>Ekmeği azaltın.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5) </strong>Yemeklerini az yağlı tüketin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6) </strong>Hazır yiyeceklerden uzak durun.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7) </strong>Bol bol sebze ve meyve tüketin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8) </strong>Su için.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-976" title="Doğum Sonrası Kilo Verme" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/Doğum-Sonrası-Kilo-Verme.jpg" alt="" width="294" height="201" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum Sonrasında Egzersizi İhmal Etmeyin</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik/dogum">Doğum</a>dan sonra <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/diyet-zayiflama">zayıflama</a>k için sadece düzenli ve sağlıklı beslenmek yeterli olmayabilir. Egzersiz hem hamilelikten kaynaklanan ve vücutta oluşan şekil bozukluklarını giderecek hem de kilo vermenize yardımcı olacaktır. Tabii egzersize doğumda atılan dikişlerin hafifleme süresine göre başlamanız gerekir. Egzersizi ya aç karnına yapın ya da yemek yedikten 2 – 3 saat sonra yapın. Yapabileceğiniz en basit spor yürüyüştür. Orta tempoda yapılacak günde 20 dakikalık bir yürüyüş vücudunuzu oldukça toparlayacaktır. Ayrıca karın kaslarınızı güçlendirmek için de günde bir kere çekebildiğiniz kadar mekik çekin. Böylece doğum sonrası sarkan karnınız toparlanacaktır. Eğer yürüyüş ve mekik size göre değilse bu durumda yüzmeyi tercih edebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"> <strong>Korse Zayıflatmıyor</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bilinenin aksine korse kullanmak zayıflamaya veya vücudu forma sokmaya yardımcı değildir. Korse sadece o an için şeklini kaybetmiş bölgelerin sıkı görünmesini sağlar. Korseyi uzun süreli kullanmak ise oldukça zararlı. Uzun süreli takılan korse bel etrafındaki kasların güçsüzleşmesine neden olabilir, kas ve bel tutulmasına yol açabilir. Bu bakımdan doktor tavsiyesi almadan korse kullanmak doğru değildir. 1 &#8211; 2 saatten fazla kullanılmaması gereken korse çok sıkı olmamalı ve pamuklu olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında burada yazılanlar, <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik">sağlık</a>lı yaşamak isteyen her bireyin yerine getirmesi gereken şartlardır. Eğer düzenli besleniyor, spor yapıyor ve yine de zayıflayamıyorsanız bunun nedeni kronik bir rahatsızlık olabilir ve doktora başvurmakta fayda vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800000;"><strong>Bu Konuyu Ayrıca Videoda İzleyin</strong></span></p>

<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Normal doğumun faydaları</title>
		<link>https://www.prensesce.com/normal-dogumun-faydalari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Sep 2012 19:27:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1883</guid>

					<description><![CDATA[Normal doğumun faydaları: son zamanlarda normal doğum neredeyse kalmadı. Sezaryen anneler tarafından daha çok tercih edilmektedir. Acısız ve pratik bir seçenek görülür. Ama sezaryeninde riskleri bulunmaktadır. Keyif için uygulanmaması gereklidir. Uzmanlar sezaryenin bir ameliyat olduğunu bu ameliyatta kan kaybı, damarda kan pıhtısı, yangı riski gibi risklerin yanında amnios sıvısının tıkanıklığının da ölümcül komplikasyonlara neden olabileceği [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Normal doğumun faydaları</span></strong>: son zamanlarda normal doğum neredeyse kalmadı. Sezaryen anneler tarafından daha çok tercih edilmektedir. Acısız ve pratik bir seçenek görülür. Ama sezaryeninde riskleri bulunmaktadır. Keyif için uygulanmaması gereklidir. Uzmanlar sezaryenin bir ameliyat olduğunu bu ameliyatta kan kaybı, damarda kan pıhtısı, yangı riski gibi risklerin yanında amnios sıvısının tıkanıklığının da ölümcül komplikasyonlara neden olabileceği belirtilir. Ama anne adayları sancı çekmemek için sezaryeni tercih etmektedir. Adından da anlaşıldığı üzere normal olan normal doğumdur. Normal doğumun avantajları anne <a href="https://www.prensesce.com/modeli/bebek-sagligi">bebek</a> için faydaları vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Bebeğe faydaları:</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">1-normal doğumla doğan bebekte solunum sıkıntısı çekme riski azdır. Sebebi ise dogarken uğradığı baskı yüzünde akciğerdeki suyun atılmasıdır</p>
<p style="text-align: justify;">2-normal doğumda doğum kanalındaki bakterilerin bebeğe temas ederek bağışıklık sistemini için faydalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">3-doğum sırasında bebekte oluşan hormon al dalgalanmalar anne ile bağ kurmasında faydalıdır. Normal doğumda bebekte salgılanan mutluluk hormonu kordon kanında bulunmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">4-normal doğan bebekte meme emme gibi beceriler olduğu tespit edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">5-normal doğan bebekle anne arasında temas daha kolay gerçekleşir. Bebeğin anneye daha fazla bağlanmasına ve gelişmesine çok faydalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">6- normal doğan bebeler sezaryenle doğan bebeklerden daha az yoğun bakıma girer.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Peki, hangi durumda normal doğum tavsiye edilmez:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">1-bebeğin ters gelmesi</p>
<p style="text-align: justify;">2-anne karnında bebeğin yan durması</p>
<p style="text-align: justify;">3- bebeğin başının önünde kordon olması</p>
<p style="text-align: justify;">4-bebeğin suyunun azalması</p>
<p style="text-align: justify;">5-üçüz <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/kadin-sagligi/hamilelik">gebelik</a></p>
<p style="text-align: justify;">6- annenin kemik çatısının darlığı</p>
<p style="text-align: justify;">7- bel fıtığı</p>
<p style="text-align: justify;">8-kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi hastalıklar</p>
<p style="text-align: justify;">9-annenin genital bölgesinde enfeksiyon bulunması gibi durumlarda sezaryen gerekebilir</p>
<p style="text-align: justify;">10- plasentanın önde olması</p>
<p style="text-align: justify;">11-ikiz bebelerde bebeğin popo sunun öne gelmesi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;"> Normal doğumun faydaları:<img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1890" title="normal doğumun faydaları" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/normal-doğumun-faydaları.jpg" alt="" width="343" height="257" /></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">1-normal <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik/dogum">doğum</a>da anne daha çabuk iyileşir, çok kısa sürede günlük hayatını yaşar.</p>
<p style="text-align: justify;">2- normal dogum yapanlar hastaneden daha çabuk çıkar. Buda anneye <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik">sağlık</a> ve maddi yönden fayda sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">3-normal doğuran kadın başarma ve güven duygusu yaşar.</p>
<p style="text-align: justify;">4- normal doğumda sezaryenle olandan daha az ölüm olur.</p>
<p style="text-align: justify;">5-normal doğumda annenin rahminde kesik ve hasar olmadığından diger dogumlarıda normal olma yönünden şanslıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">6-ilerde olabilecek karın ameliyatlarında risk olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">7-normal doğumda kanama ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar azdır.</p>
<p style="text-align: justify;">8-normal doğum yapan kadında ağrı çok azdır.</p>
<p style="text-align: justify;">9-Normal doğuran <a title="kadın sitesi" href="https://www.prensesce.com/">kadın</a> daha kolay eski haline döner kiloyu kolay verir</p>
<p style="text-align: justify;">10-bebeğe anestezi uygulanmaz</p>
<p style="text-align: justify;">Sezeryanla doğan bebekte nefes alıp vermede sorunlar yaşanabilir. Bazı durumlarda sezaryene bağlı Bebeklerde yoğun bakım gerekebilir. Sarılık çok fazla oluyor. Bunun nedeni ise sezaryene bağlı anne sancılarından dolayı bebegi besleyemeye bilir yeterli beslenmeyen bebek bağırsak hareketleri düzenli olmaz sarılık artar. Epidural analgezi normal doğumun ağrısız bir biçimde gerçekleşmesini sağlar. Rahim ağzı belli bir ölçüde açılınca bele kat eter yerleştirilir. Doğum anında hastanın ıkınma hissi olmayabilir. Doğuma yardımcı olması için anneye ıkınması söylenebilir. Uzmanlar epidural anelgeziyi annenin acı çekmemesi açısından tavsiye etmektedir.</p>

<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeği emzirmenin faydaları</title>
		<link>https://www.prensesce.com/bebegi-emzirmenin-faydalari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Sep 2012 20:03:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[emzirmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=2063</guid>

					<description><![CDATA[Neden emzirmek gerekli: Anne sütü tüm yeni doğanlarda ister normal ister sezaryen doğsun tavsiye edilen beslenme şeklidir. Her gün yeni bir araştırma sonucunda emzirmenin hem anne hem de bebek için sağladığı yararlar ve yeni avantajları ortaya çıkmasın. Sağlıklı bir şekilde büyümek, hastalıklara karşı vücuda direnç vermek, anne ile arasında duygusal bir bağ oluşturmak ve ileriki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Neden emzirmek gerekli:</strong></span><br />
Anne sütü tüm yeni doğanlarda ister normal ister sezaryen doğsun tavsiye edilen beslenme şeklidir. Her gün yeni bir araştırma sonucunda emzirmenin hem anne hem de bebek için sağladığı yararlar ve yeni avantajları ortaya çıkmasın. Sağlıklı bir şekilde büyümek, hastalıklara karşı vücuda direnç vermek, anne ile arasında duygusal bir bağ oluşturmak ve ileriki yaşlarda biyolojik kökenli faydalar sağlar. Bebeği emzirme ateroskleroza karşı koruma etkisine sahiptir. Bebeğini emziren ailelerde hiç şüphesiz kayda değer maddi yönden bir rahatlıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emzirmenin ayrıca zaman açısından pratiktir ve basittir. Anne sütü mükemmel sıcaklıktadır. Her türlü mikroptan arınmıştır. Her nerede olursa olsun ısıtma, sterilizasyon, yıkama, ölçü gerektirmez. İnsan vücudunda virüslere ve bakterilere karşı çeşitli antikorlar vardır. Bu koruyucular anneden bebeğe sütle geçer. Sütte özellikle mikroplara karşı kalkan olan A immunoglobülinleri vardır. Bebeğin acıkmasıyla ihtiyacını karşılamak için emmeye başlar. Bir yandan karnını doyururken bir yandan da insanlarla ilişki kurmaya başlar. Bebek emerken anneyle kurduğu temasla sevildiğini anlar. Bebek için emmek sevgi eylemidir. Bebeğin annesinden aldığı ilk hediyedir anne sütü. Bu yüzden bebek için karın doyurmadan başka önemi vardır anne sütünün. Bebeğin emme eyleminden aldığı memnuniyet açıktır. Yemeği reddetmek, bağ kurmayı reddetmeye eşittir. Bebeklerde ağız mukusun uyarılmasından mutludur, emmeden duyduğu memnuniyet bellidir. Bu yüzden çok eskiden belli bebeklere emzik verilip sakinleştirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ağız, gözler ve ellerden önce bebekler için bir tanıma organıdır. Gelişimin ilk devrelerinde dış ortama karşı ağız ayırt etmemde büyük bir yeteneğe sahiptir. Bebek bir nesneyi ayırt etmek için ilk önce o nesneyi ağzına sokar. Anne ve babalar bu hareketi genellikle yanlış anlar, bebeğin acıktığını ya da dişinin kaşındığını düşünür. Bebek hoşuna giden bir nesneyi iyi, hoşuna gitmeyen bir nesneyi de kötü olarak değerlendirir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Emzirmenin faydaları:</strong></span><br />
1.Emzirerek bebek ve anne arasında güçlü bir bağ oluşur.<br />
2.Emziren annede kendine güven duygusu gelişir, annelikten daha fazla haz alırlar.<br />
3.Anne sütü kullanıma her an hazırdır.<br />
4.Emziren annede doğumdan sonra kanama önemli ölçüde az olur<br />
5.Emziren anne daha kolay kilo verir<br />
6.Anne sütü parasızdır ama mamalar çok pahalıdır.<br />
7.Emzirmek biberondan daha kolaydır.<br />
8.Emziren annede demir eksikliği çıkma riski azdır.<br />
9.unisef annelere emzirmeyi tavsiye etmektedir.<br />
10.Meme kanserine karşı risk düşüktür.<br />
11.Emziren annenin şeker hastası ise insülin, ihtiyacı düşer.<br />
12.Yumurtalık kanseri riskini azaltır.<br />
13.Emziren anne ileride kemik erimesine karşı korunur.</p>

<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum öncesi tarama ve kontroller</title>
		<link>https://www.prensesce.com/dogum-oncesi-tarama-ve-kontroller</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile2]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Sep 2012 18:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[testler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=1892</guid>

					<description><![CDATA[Doğum öncesi tarama ve kontroller: her nenin ve babanın sağlıklı bir çocuk özlemi vardır. Hamilelik döneminde bebeğin sağlığını birçok testle öğrenebiliriz. İster normal ister tedaviyle hamile kalınsın tüm bebekler ailesi için çok önemlidir. Uzmanlar 9 ay boyunca tüm tahliller ve tetkikler yapılırsa bebeklerde sakatlık olmaz görüşündeler. Tarama testleri sayesinde hastalıklar ortaya çıkmadan veya erken teşhisle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Doğum öncesi tarama ve kontroller:</span> </strong>her nenin ve babanın <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik">sağlık</a>lı bir çocuk özlemi vardır. Hamilelik döneminde bebeğin sağlığını birçok testle öğrenebiliriz. İster normal ister tedaviyle hamile kalınsın tüm bebekler ailesi için çok önemlidir. Uzmanlar 9 ay boyunca tüm tahliller ve tetkikler yapılırsa bebeklerde sakatlık olmaz görüşündeler.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarama testleri sayesinde hastalıklar ortaya çıkmadan veya erken teşhisle müdahale edilmektedir. Tarama teste tanı koyma testi değildir. Tarama testi sonucunda değerler negatif veya pozitif olarak yüksek değerlerde çıkarsa hastalarda ek testlere ihtiyaç duyulur. Tanı konması için bu gereklidir. Mesela meme kanserin için yapılan meme filmini tartama testidir. Şüpheli alandan biyopsi alınarak tanısal test yapılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarama testi her <a href="https://www.prensesce.com/">kadın</a>a uygulanabilen ucuz ve kolay testlerdir. Tanısal testlerse amniyosentez ve biyopsi almak gibi laboratuvar değerlendirmesi, uzmanlık ve özel girişim gerektirir. Mesela down sendromu hastalığının tanısı için amniyosentez gereklidir. Bunun için uzman doktor, genetik laboratuvarı, ultra son ve genetik uzmanı gereklidir. İşlem sonrası düşükler olabilir. Yüksek riskli gebelerde tanısal test uygulanır.</p>
<p style="text-align: justify;">Down sendromu 21 nolu kromozomun tamamının ya da bir bölümünün fazla olmasıyla oluşan genetik bir hastalıktır. Down sendromu olan çocuklar az veya çok fazla şekilde zekâ geriliği, fiziksel yapıda gerilik, öğrenme güçlüğü gibi haller meydana gelir. Gözlerde çekiklik, bacaklarda ve kollarda kısalık, konuşmada problemler fiziksel özellikleridir. Down sendromu 800/1000 doğumda bir rastlanmaktadır. Hamileliğin belirli evrelerinde anneden alınan kanla biyokimya testleriyle tanı konulur.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk 14 hafta ultrasonla bebeğin burun kemiği ölçülür bebeğin kaç günlük olduğuna bakılır. Kalp atışı kontrol edilir. Bebeğin ensesinden ödemin kalınlığına bakılıp risk tahmini yapılır.  Tarama testi tanısal değildir. Amniosentez tarama testi değil bir tanısal testtir. Hem maddi yönden hem de Bebek açısından çok tavsiye edilmez. Yüksek riskli gebelerde amniosentez önerilir. İşlemin riskleri gebeye anlatılarak onayı alındıktan sonra bu uygulama gerçekleştirilir.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-full wp-image-1893" title="doğum öncesi tarama ve kontroller" alt="" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/08/doğum-öncesi-tarama-ve-kontroller.jpg" width="220" height="278" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bebek sayısı arttıkça yapılan testlerde bu oranda artar. Çoğul gebelikte kan değerleri tarama amaçlı kullanılmamaktadır. Son zamanlarda hamilelik bakımının önemi daha fazla anlaşılmıştır. Zamanında ve düzgün şekilde yapılan teşhis ve tedavilerle genetik hastalıkların anne karnında tespit edilerek gereken tedbirlerin alınması bebek ve anne ölümlerini azaltmaktadır. <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik/dogum">Doğum</a>a bağlı Bebeklerle her yıl 600 bin kişi hiçbir sağlık problemi olmamasına rağmen hayatını kaybetmektedir. Bu ölümler incelendiğinde enfeksiyon, kanama, iltihaplanma ve <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/kadin-sagligi/hamilelik">hamilelik</a> zehirlenmesi gibi doğum öncesi bakımla önlenebilecek sorunlar olduğu görülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Hamilelik döneminde yapılacak diğer kontroller nabız ve kan basıncı, şeker yükleme testi, genetik inceleme, ödeme bakılması, idrarda albümin, tetanos aşısı,  çocuğun kilosu boyu gibi kontrollerde yapılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Gebeliğin ilk 3 ayında ayda bir kere, 4/7 aylar arsında yine ayda bir, 8 aylık olunca ayda iki, 9 aylık olunca her hafta kontrole gidilmelidir</p>

<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğumda Alınan Kiloları Vermek İçin</title>
		<link>https://www.prensesce.com/dogumda-alinan-kilolari-vermek-icin</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[celile]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Aug 2012 22:58:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyet Zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.prensesce.com/?p=472</guid>

					<description><![CDATA[Doğumda alınan kiloları vermek için Doğumda çok kilo almak tüm annelerin şikâyetçi olduğu bir noktadır. Ancak bizim en değerli varlıklarımız olan evlatlarımızın daha ana rahmindeyken çok iyi beslenmesi için elimizden geleni yaparız. Bunun başında da daha karnımızda iken onları kendimizden önce düşünürüz. Bebeğin ana karnında sağlıklı büyümesi için onlara gerekecek tüm vitaminlerin anne tarafından alınması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<!-- google_ad_section_start -->
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğumda alınan kiloları vermek için</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Doğumda çok kilo almak tüm annelerin şikâyetçi olduğu bir noktadır. Ancak bizim en değerli varlıklarımız olan evlatlarımızın daha ana rahmindeyken çok iyi <a href="https://www.prensesce.com/modeli/beslenme">beslenme</a>si için elimizden geleni yaparız. Bunun başında da daha karnımızda iken onları kendimizden önce düşünürüz. Bebeğin ana karnında <a href="https://www.prensesce.com/modelleri/saglik">sağlık</a>lı büyümesi için onlara gerekecek tüm vitaminlerin anne tarafından alınması gerekiyor. Bu da doğal olarak anneyi kilolu bir yapıya sürüklüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Şayet hamilelik zamanın da tüm besinlerden az ve sık besin alan ve gerekli olan hamilelere özel sporları yapan yürüyüşünü her gün düzenli yapan anne adayları bu hamilelik dönemini daha hafif geçiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum sonrasında püf noktalar</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Doğum sonrasında ise en büyük püf nokta annenin bebeğini çok sık ve uzun süreli emzirmesidir. Emzirme annede müthiş bir kalori kaybına sebep oluyor. 6 ay boyunca bebeğini düzenli ve sık olarak emziren bir anne her emzirme de yaklaşık olarak 500 kalori harcamaktadır. Bu da kısa zamanda aldığınız kiloları vermeniz demektir. Zaten anne doğumdan hemen sonra bebeğin ana rahminde bulunan eşi gideceğinden ve bebeğin kilosunun eksilmesinden kaynaklı yaklaşık olarak bir 5 kilo veriyor. Ardına düzenli olarak emzirme ile buna yakın kilo kadar da yine kısa bir sürede veriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-473" title="doğumda alınan kiloları vermek için" src="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/doğumda-alınan-kiloları-vermek-için-300x140.jpg" alt="" width="300" height="140" srcset="https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/doğumda-alınan-kiloları-vermek-için-300x140.jpg 300w, https://www.prensesce.com/wp-content/uploads/2012/07/doğumda-alınan-kiloları-vermek-için.jpg 600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Ancak annenin ilk 1 yıl diyet yapması önerilmiyor. Ve özellikle de bebeğiniz sütten kesilmemişse. Çünkü bebek tüm vitaminini anneden alıyor. Annede aldığı gıdalardan sütüne geçen vitaminleri bebeğe vermiş oluyor. Yani annenin aldığı kalori ile bebeğin beslenme oranı paralel gidiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">10 kiloya kadar alınan kilolar rahatlıkla verilebilirken 10 kilo ile 20 kilo arasında ki kilolar ise baya zor bir şekilde veriliyor. Bu nedenle hamilelik döneminde ve hamilelikten sonra diyetisyen hekim kontrolünde olmak en sağlıklısıdır. Diyetisyen hekim <a title="kadın sitesi" href="https://www.prensesce.com/">kadın</a>lara hamilelik süresinde hem size çok fazla kilo aldırmayan gıdaları tükettirecek hem de bebeğe sağlıklı olan ve direkt bebeğin kanına giren gıdalar tükettirecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk 5 ay sonunda itibaren her ay en fazla 1,5 ile 2 kg arasında alınması gerekiyor. Ana öğün hiç atlanmadan ara öğünlerle birlikte 6 öğün yemek hem anne için hem de bebek için en sağlıklısı olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Diyetisyenler uyarıyor.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Diyetisyen hekimler uyarıyor, geceleri ağır yiyen anne adayları hem aldıkları kiloların 2 katını alıyor hem de sağlıksız bir hamilelik dönemi geçirmiş olur. Geceleri uyku düzensizlikleri oluşur. Sıkışmalar yaşayarak nefes darlıkları yaşarlar. O nedenle gece yemeğini kesin bir şekilde yapmamaları gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.prensesce.com/modelleri/diyet-zayiflama">Diyet</a>isyen hekimler bebek doğduktan 6 ay sonra günde 500 gr yani haftada 2 ile 2,5 kg arasında verip hem sağlıklı hem de yavaş bir şekilde hareket etmeleri gerekmektedir. Bu arada sporlarını da kesinlikle ihmal etmemeleri gerektiğini de uyarılıyorlar. Özellikle doğumdan sonra yapılan 30 dk. ile 1 saat arasındaki yürüyüş anneyi hem zinde hissettirecek hem de doğumda oluşan çatlakların azalmasına yardımcı olacaktır</p>

<!-- google_ad_section_end -->
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
