Blog

  • Sur canisinin annesi, İkbal Uzuner’i suçladı: Oğlumu rahat bırakmadı

    Sur canisinin annesi, İkbal Uzuner’i suçladı: Oğlumu rahat bırakmadı

    Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’i öldüren Semih Çelik’in annesi Hafize Çelik, “Benim çocuğum böyle bir çocuk değil. Hastaydı, ben onu doktor doktor gezdirdim. Elimden geleni yaptım ama o İkbal onu hiç rahat bırakmadı, sürekli aradı” dedi.
    İstanbul Fatih’te Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’in 19 yaşındaki Semih Çelik tarafından vahşice öldürülmesinin yankıları sürüyor. Tüm Türkiye’yi dehşete düşüren olayla ilgili A Haber’e açıklamalarda bulunan Semih Çelik’in annesi Hafize Çelik, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “İKBAL ONU HİÇ RAHAT BIRAKMADI”
    Anne Hafize Çelik, “Böyle bir şey yapacağı aklınıza gelir miydi” sorusuna “Yok, intihar etmişti ama ben böyle bir şey yapacağını asla düşünmezdim. Benim çocuğum böyle bir çocuk değil. Hastaydı, ben onu doktor doktor gezdirdim. Elimden geleni yaptım ama o İkbal onu hiç rahat bırakmadı, sürekli aradı” şeklinde yanıt verdi.

    “AİLEYE ‘ORTADAN KAYBOLUN’ DEDİM”
    İkbal Uzuner’in ailesini nasıl uyardığını anlatan anne Çelik, “O 2021 yılındaki, ‘Gözlerini oyacağım’ dediği videoyu ona göndermiş de hala o kızı İstanbul’da nasıl tutuyor? Sizin çocuğunuza öyle bir video gelse siz ne yaparsınız? Sadece okul naklini değiştirdiler. Ben anne olarak İkbal’in annesini de babasını da çok uyardım. Önlem almaları için ‘Kaybolun ortadan. Ben çocuğuma güvenmiyorum, benim çocuğum normal değil’ dedim. Onlar da eve yeni taşındıklarını, nasıl yapacaklarını söylemişti. Ben de onlara ‘Çocuğunuz mu önemli eviniz mi’ dedim” ifadelerine yer verdi.

    “SEMİH DE KALBİNE BIÇAK SAPLADI”
    Oğlu ile İkbal Uzuner’in daha önce birlikte hayatlarına son vermek için plan yaptıklarını da söyleyen anne, “Semih ilk 3 sene önce intihar etmişti. Beraber intihar edeceklerdi, sonra İkbal vazgeçti. Semih de kalbine bıçak sapladı. Benim oğlum 15 gün Çapa’da yattı. İkbal kendi de intihara kalkıştı geçen sene. Eyüp SSK’da raporları var. Oğluma da bana da ayrı ayrı telefon geldi” ifadelerini kullandı.

  • Oyun oynarken oğlunu ağlatan 12 yaşındaki çocuğu ezdi! İstenen Ceza Belli Oldu

    Oyun oynarken oğlunu ağlatan 12 yaşındaki çocuğu ezdi! İstenen Ceza Belli Oldu

    blank

    Olay, 11 Ağustos’ta, Gerede ilçesi Kitirler Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; sokakta oyun oynarlarken Eren Y., T.U.’ya boncuk tabancasıyla boncuk attı. Ağlayarak evine giden T.U., durumu annesi Gülcan Mutlu Ulusoy’a anlattı. Olaya sinirlenen anne Ulusoy, sokakta bisiklete binen Eren Y.’yi otomobiliyle ezdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Otomobilin altında kalan Eren Y. yaralanırken, ihbarla adrese sevk edilen sağlık ekiplerinin hastaneye kaldırdığı çocuk tedaviye alındı. Olayın ardından Gülcan Mutlu Ulusoy, gözaltına alınırken; çocuğu aracıyla ezdiği anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Gerede Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ulusoy’a ev hapsi cezası verildi. Eren Y. ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

    ‘KAZAYLA OLDU’

    Gülcan Mutlu Ulusoy’un savcılıkta verdiği ifadesinde Eren Y.’yi bilerek ezmediğini ve çocuğun annesiyle konuşmaya gittiğini belirterek, “Yolda Eren Y. ve arkadaşını gördüm. Uyarmak için yanlarına doğru sürdüm. Ancak çocuklar hareket edince nasıl olduğunu anlamadım. Çocuğa çarptıktan sonra hemen durdum. Bilerek, isteyerek yapmadım. Tamamen kazayla oldu” diyerek kendini savundu.

    Savaşta son dakika… Putin devreye giriyor! İsrail İran’da hangi hedefleri vuracak? ABD’den uyarı geldi
    Gerede Cumhuriyet Savcılığı tarafından, Gülcan Mutlu Ulusoy hakkında, ‘Kendini savunamayacak durumdaki çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs etmek’ suçundan 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ulusoy, dava kapsamında, belirlenecek bir tarihte hakim karşısına çıkacak.

  • Fatih’te vahşice katledilen İkbal Uzuner’in babasının ifadesi ortaya çıktı!

    Fatih’te vahşice katledilen İkbal Uzuner’in babasının ifadesi ortaya çıktı!

    blank

    İstanbul Fatih’te Semih Çelik tarafından vahşice öldürülen İkbal Uzuner’in babası Hasan Uzuner’in ifadeleri ortaya çıktı. Hasan Uzuner’in ifadesinde, “Lise 3’üncü sınıfın ilk yarısında Semih kızımı rahatsız etmeye başladı. Uzun bir süre bu devam edince kızımın okulunu değiştirdim. Kızım bir süre Semih’le arkadaşlık etti ancak yaşadığı rahatsızlık sebebiyle psikolojisi bozuldu. Onu psikoloğa gönderdim. Kızım benden kedi istedi, kedi aldım. Kediyle ilgilenirken psikolojisi düzeldi. Son 1,5 yıldır gayet iyiydi. Kızım 1,5 yıldır Semih’le hiçbir şekilde iletişim kurmamıştı” dediği öğrenildi. Olay gününü anlatan acılı babanın sözleri dehşete düşürdü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    İstanbul’da 4 Ekim’de kan donduran 2 kadın cinayeti işlendi. Semih Çelik (19) Eyüpsultan’daki evinde 19 yaşındaki Ayşenur Halil’i boğazını keserek, daha sonra da Fatih ilçesinde 19 yaşındaki İkbal Uzuner’i kafasını keserek vahşice katletti. Edirnekapı surlarının üzerine çıkan Semih Çelik, 19 yaşındaki İkbal Uzuner’in başını bıçakla kesip aşağı attı. Semih Çelik, ardından surlardan atlayarak intihar etti.

     

    İKBAL’İN BABASININ İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: 1,5 YILDIR SEMİH’LE İLETİŞİM KURMAMIŞTI

    Semih Çelik tarafından öldürülen İkbal Uzuner’in babasının ifadesi ortaya çıktı. Baba Hasan Uzuner emniyetteki ifadesinde, “Kızım liseyi Fatih’te okudu. Semih Çelik’le okulda tanışmışlar. Lise 3’üncü sınıfın ilk yarısında Semih kızımı rahatsız etmeye başladı. Uzun bir süre bu devam edince kızımın okulunu değiştirdim. Kızım bir süre Semih’le arkadaşlık etti ancak yaşadığı rahatsızlık sebebiyle psikolojisi bozuldu. Onu psikoloğa gönderdim. Kızım benden kedi istedi, kedi aldım. Kediyle ilgilenirken psikolojisi düzeldi. Son 1,5 yıldır gayet iyiydi, psikolojisi düzelmişti. Bizimle ilişkisi iyiydi. Semih Çelik’in annesi de bizi arayıp ‘Oğlumun yeni bir kız arkadaşı var çok mutlular, artık kızınızı rahatsız etmeyecek’ demesi üzerine daha da rahatlamıştık. Kızım 1,5 yıldır Semih’le hiçbir şekilde iletişim kurmamıştı.” dedi.

     

    “YÜRÜRKEN KIZIMIN KAFASINI GÖRDÜM”

    Acılı baba Hasan Uzuner’in ifadesinde, “Olay günü de eşim kızımı aramış ancak telefonunu bir erkek açmış. ‘Merak etme kızın emin ellerde’ demiş. Eşim tekrar kızımı arayınca bu sefer başka bir erkek açmış ve telefonun surlardan aşağı düştüğünü söyledi. Eşime yerini tarif edip gelip telefonu alabilirsiniz demiş. Bunun üzerine ben de aradım kızımı. Telefonu açan erkek bana telefonu sadece annesine teslim edeceğini söyledi. Ben babamı hastaneye götürmüştüm. Babamı bırakıp eşimle birlikte kızımın telefonunu almaya gittik. Telefonu evsiz biri bulmuş, telefonun surlardan düştüğünü söylemiş. Biz de belki kızımız surun üstündedir diye yukarı çıkmak istedik ancak teller olduğu için çıkamadık. Aşağı indikten sonra kalabalık bir grubun surlara baktığını gördük. Belki kızımız kalabalığın içindedir diye oraya doğru yürürken kızımın kafasını gördüm” dediği öğrenildi.

  • Narin cinayetini araştıran ekipler 4 yıldır kayıp olan Miraçın izini buldu

    Narin cinayetini araştıran ekipler 4 yıldır kayıp olan Miraçın izini buldu

    blank

    Narin Güran cinayetiyle ilgili çalışma yapan ekipler, Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde 4 yıl önce kaybolan 4 yaşındaki Miraç Çiçek’e dair bilgiye ulaştı.

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan ve 19 gün sonra dere yatağında cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetini araştıran jandarma ekipleri, 2020 yılının Kurban Bayramı’nda Dicle ilçesinde misafirliğe gittiği evin önünde oyun oynarken kaybolan ve kaçırıldığı düşünülen kayıp Miraç Çiçek’le ilgili bir bilgiye ulaştı. Gazeteci Emrullah Erdinç, gelişme üzerine Miraç Çiçek dosyasının yeniden incelemeye alındığını duyurdu. Erdinç, soruşturmanın selamati açısından, ulaşılan bilginin içeriğiyle ilgili bilgi veremeyeceğini kaydetti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    5 kişilik özel ekip kurulmuştu
    Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Kelekçiler Köyü’nde 31 Temmuz 2020’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Miraç Çiçek için İçişleri Bakanlığı beş kişilik bir soruşturma ekibi kurmuş, savcılığın 42 ayrı senaryo üzerinde durduğu öğrenilmişti.

    “Kayıp çocuklar listesine alındı”
    Soruşturmayı takip eden Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nden Avukat Emin Çoban, soruşturma kapsamında Miraç’ın kaybolduğu bölgede altına bakılmadık taş, içine bakılmadık su bırakılmadığını; bölgeden geçen araçların plakaları, iletişim kayıtları dahil soruşturmanın çok titizlikle yapıldığını ancak bir sonuç elde edilemediğini söylemişti. “Kişisel kanaatim Miraç’ın kaçırılmış olabileceği üzerinedir” diyen Çoban, “Fail ve failler bulunmadığı için Miraç, şu anda Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kayıp çocuklar listesine alındı” ifadelerini kullanmıştı.

  • İşte Narin Güran cinayetini çözecek görüntüler: Meğer o kameralar her şeyi kaydetmiş!

    İşte Narin Güran cinayetini çözecek görüntüler: Meğer o kameralar her şeyi kaydetmiş!

    Türkiye, nefesini tuttu Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cesedi bulunan Narin Güran cinayeti soruşturmasına kilitlendi.

    blank

    Soruşturma kapsamında aracında Narin’in DNA’sı bulunan amca Salim Güran ile Narin’in cansız bedenini taşıyan Nevzat Bahtiyar başta olmak üzere anne ve ağabeyin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un ‘Yeni görüntüler var’ açıklaması sonrası gözler o kamera kayıtlara çevrildi. Buna göre askeri üs noktadaki ‘Şahin Gözü’ kameralarının Narin Güran’ın evi ile Nevzat Bahtiyar’ın da evinin olduğu bölgeyi kontrol ettiği ve bu kayıtların soruşturmanın seyrini değiştirebileceği belirtildi. İşte detaylar!
    Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın 19 gün sonra dere yatağında cansız bedenine ulaşıldı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ANNE VE AĞABEY DAHİL 12 KİŞİ TUTUKLANDI

    Sabah’tan Hüseyin Kaçar’ın haberine göre; Türkiye’yi sarsan cinayette aracında Narin’in DNA’sı bulunan amca Salim Güran, Narin’in cansız bedenini taşıyan Nevzat Bahtiyar, Narin’in annesi Yüksel, ağabeyi Enes, amcası Fuat ve eşi Hediye kuzenleri Muhammet Kaya ve Birsen Güran, yengesi Maşallah, halasının eşi Mehmet Şevket Kaya, Salim Güran’ın işçisi Mehmet Selim Atasoy (40) ile oğlu Ramazan Atasoy (15) tutuklandı.

    Ancak cinayet bir türlü aydınlatılamadı. Nevzat Bahtiyar’ın verdiği üç ifade de kafaları karıştırdı. Bahtiyar’ın “Narin’i Salim Güran öldürdü” ifadesine rağmen amca suçlamalara karşı çıktı.

    BAKAN TUNÇ’TAN SORUŞTURMAYLA İLGİLİ ÇARPICI AÇIKLAMA

    Herkes “Katil kim?” sorusunu sorarken Adalet Bakanı Yılmaz Tunç soruşturmayla ilgili son dakika bilgisini paylaştı. Cinayet soruşturmasında yeni kamera görüntüleri olduğunu belirten Bakan Tunç, “Elimizde yeni kayıtlar var, TÜBİTAK tarafından inceleniyor” ifadelerini kullandı.

    Bu açıklamaların ardından Tavşantepe Köyü’ne yakın askeri üs bölgesindeki Şahin Gözü kameralarının Narin Güran’ın evinin yanı sıra itirafçı Nevzat Bahtiyar’ın da evinin olduğu yerleri gördüğü bilgisine ulaşıldı.

    Söz konusu kameraların hem küçük kızın evinin bulunduğu alanı, hem de Nevzat Bahtiyar’ın evine giden patika yolun bitimini de görebildiği iddiası ortaya atıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un “Elimizde yeni kayıtlar var, inceleniyor” dediği kayıtların Şahin Gözü’ne ait olduğu ve TÜBİTAK’a gönderilerek incelendiği bilgisine ulaşıldı.

    Yaklaşık köye 2 kilometre uzaklıkta yer alan kameraların 20 kilometrelik bir alanı kontrol ederek 24 saat boyunca gözetleme yapabildiği vurgulandı.

    ÜÇ SAVCI SORUŞTURMAYI YÜRÜTÜYOR

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe köyünde kuran kursundan çıktıktan sonra kaybolan Narin Güran cinayetiyle ilgili başlatılan soruşt Soruşturma kapsamında aralarında anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ile amca muhtar Salim Güran’ın da aralarında olduğu 12 kişi tutuklanmıştı.

    Son olarak savcılık tarafından iki amcanın evinde bulunan kamera kayıt cihazları incelenmek üzere TÜBİTAK’a gönderildi. HD kalitesine getirilen kamera görüntüleri büyük bir titizlikle her saniyesi incelemeye alındığı öğrenildi.

    KAMERALARA YAKALANAN O İKİ ŞÜPHELİ KİM?

    Öte yandan Şahin Göz kameralara kayıtlarına bakılarak Nevzat Bahtiyar’ın bulunduğu yerdeki sazlık alanda iki kişi daha tespit edildi. Bahtiyar’dan biraz daha uzak bir bölgede tespit edilen iki kişinin kimliklerinin tespiti için görüntüler, incelenmek üzere TÜBİTAK’a gönderildi.

  • Tomris Giritlioğlu’na son veda! ‘İnandığı hiçbir şeyden vazgeçmedi’

    Tomris Giritlioğlu’na son veda! ‘İnandığı hiçbir şeyden vazgeçmedi’

    blank

    Sanat camiasından dostları yalnız bırakmadı… Salkım Hanımın Taneleri’ filmiyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi Film ve En İyi Yönetmen’ ödüllerini kazanan; ‘Hatırla Sevgili’, ‘Kurşun Yarası’ ve ‘Çemberimde Gül Oya’ gibi dönem dizileriyle de televizyon dünyasında adını yazdıran Tomris Giritlioğlu için anma töreni düzenlendi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Tomris Giritlioğlu, dün hayatını kaybetmişti. Türk sineması ve TV dünyasında birçok unutulmaz projeye imza atan sanatçı için İstanbul Devlet Tiyatrosu Torun Center’da anma töreni düzenlendi. Törene; Ahmet Mümtaz Taylan, Bülent İnal, Hamda Alkan, Zeynep Tuğçe Bayat, Cansel Elçin, Belçim Bilgin ve Hülya Avşar gibi ünlü isimler katıldı.

    “HİÇ VAZGEÇMEDEN HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ”

    Oyuncu Belçim Bilgin, “Sektöre onunla başlamak hayatımın en büyük şansı oldu. Bize kattığı değerler yol boyunca kıblem oldu. İnandığı hiçbir şeyden vazgeçmedi. Sektörde az kadının olduğu zamanlarda bu savaşı verip, hiç vazgeçmeden hayallerini gerçekleştirmesi olağanüstü kudretti” dedi.

    Hülya Avşar, “Çok büyük bir kayıp. Salkım Hanımın Taneleri’ni çekmiştik. Yaşı çok gençti. Her zaman hatırlayacağız” şeklinde konuştu.

    “ANNEM GİBİYDİ”

    Eşi Zeynep Tuğçe Bayat’la anmaya katılan Cansel Elçin, “Sektördeki herkesin anısı vardır. Türk halkını iyi tanıyan biriydi. Her kesimi çok iyi tanıyordu. Herkes onun hikayelerinde kendisini buldu. Zaten hastalığı nedeniyle sektör 10 senedir ondan yoksun. Onu çok özleyeceğiz. Arkadaşım ve dostumdu. Annem gibiydi” açıklamasını yaparak, konuşmasını gözyaşı içinde sürdürdü.

    1999 yılında çektiği ‘Salkım Hanımın Taneleri’ ile üne kavuşan; ‘Kurşun Yarası’, ‘Bu kalp Seni Unutur mu?’ ve ‘Çemberimde Gül Oya’ gibi dizilerin yapımcısı ve proje tasarımcısı olarak dikkat çeken Tomris Giritlioğlu, 67 yaşında kansere yenik düştü.

    “YOKLUĞUN KAHRETTİ”

    Oyuncu Cansel Elçin, acı haberin ardından sosyal medya hesabında veda mesajı yayımladı.

    Mentorum, mesleki annem. Ülkeme tekrar kavuşturan, beni ben yapan. Sensiz olamazdım. Yokluğun kahretti. Anılar kaldı. Seni çok sevdim. Anlatacağım hikayelerde hep olacaksın. Hoşçakal Tomris.

    “TOMRİS GİRİTLİOĞLU OKULUNDAN GEÇENLERDENİM”

    Tuba Büyüküstün, keşfedilmesinde büyük rol oynayan Tomris Giritlioğlu’nun fotoğrafını, “23 Eylül 2024 Pazartesi…” notuyla paylaştı.

    Hepimiz Tomris Giritlioğlu projelerinden en az birine kalbimizi bırakmışızdır. Sorgulamış, düşünmüş ve aynı anda aşık olmuşuzdur. Türkiye’nin en önemli kadın yönetmenlerinden biri. Erkekler sofrasında bir kadın. Bir vizyoner… Bir projeye başlamadan önce çağırdı.

    Toplantı masasına otururduk. Önce projeyi, karakteri anlatır, sonra ustalardan birinin kitabını açardı. ‘Bu projenin renkleri Caravaggio/Da Vinci/ Rembrant renkleri olacak’ derdi. Çok şey öğrendim ondan. Tomris Giritlioğlu okulundan geçenlerdenim. Pek çok oyuncu ve yönetmen kazandırdı. İnandığına sonuna kadar inanırdı. İnat ederdi. Ve olurdu. Türk sinemasının, Türk televizyonunun, hepimizin başı sağ olsun.

    Sinema Yazarları Derneği’nin (SİYAD) X hesabında, “Yönetmenliğini yaptığı 80. Adım, Salkım Hanımın Taneleri, Güz Sancısı filmleriyle yakın tarihimizden önemli hikayeler anlatan, yapımcısı olduğu dizilerle de sektörün birçok ünlü oyuncusunun çıkışını sağlayan Tomris Giritlioğlu’nu kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Başımız sağ olsun” mesajı yer aldı.

  • Meriç Aral ile Serkan Keskin evlendi… Nikaha ünlü yağdı

    Meriç Aral ile Serkan Keskin evlendi… Nikaha ünlü yağdı

    DAHA önce düğünlerini üç kez erteleyen ünlü oyuncular Meriç Aral ve Serkan Keskin sonunda muratlarına erdi.

    blank

    Çift, Etiler’de bulunan Delicatessen’de sade bir nikah töreni yaptı. Aile bireyleri ve yakın arkadaşlarının katıldığı nikahta
    gelinin ve damadın şahitliğini yakın arkadaşlarının yanı sıra Efe Tuncer ve Birkan Sokullu üstlendi.

    Meriç Aral’ın gelinliğini Semi Delareyna tasarlarken Serkan Keskin Damat Tween’den damatlığıyla geceye katıldı.

    BALAYINA GİTMEK İSTİYORDUM

    Çift, nikah öncesi kameraların karşısına geçti. Evlilik teklifinin kendisinden geldiğini söyleyen Meriç Aral ” Çünkü balayına gitmek istiyordum İskoçya’ya…Balayına gitmedik ama tatile gittik” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    HEMEN İŞE BAŞLAYACAĞIZ

    Serkan Keskin ise ” Sevgilim bana evlilik teklif etti. Hemen kabul ettim. Çok acayip bir duyguydu. Balayı yapamayacağız, hemen işe başlayacağız” dedi.

    DOSTLARI YALNIZ BIRAKMADI

    Aile ve yakın arkadaşlarının katıldığı törende Demet Akbağ, Nur Sürer, Özge Özpirinççi, Burak Yamantürk, Hazal Kaya, Ali Atay, Demet Evgar, Kıvanç Tatlıtuğ, Başak Dizer, Barış Arduç, Cengiz Bozkurt, Birkan Sokullu, Bartu Küçükçağlayan, Taner Ölmez, Ece Çeşmioğlu, Bennu Yıldırımlar, Funda Eryiğit, Berkun Oya, Alina Boz, Umut Evirgen, Necip Memili, Melikşah Altuntaş, Boran Kuzum, Efe Tunçer, İbrahim Selim, İlker Kızmaz, Esra Ruşan, Özgür Çevik, Bengi Apak, Sarp Apak, Metin Akdülger, Ozan Açıktan, Ece Yörenç, Derya Şensoy, Ferhan Şensıoy, Serkay Tütüncü, Zeynep Bastık, Umut Kurt gibi ünlü dostları çifti yalnız bırakmadı.

  • Sosyetik isim çantasını çalan hırsızı arabasıyla 4 kez ezdi, yardım çağırmadan olay yerinden uzaklaştı!

    blank

    İtalya’nın tanınmış iş kadınlarından biri çantasını çalan hırsıza arabası ile 4 kez çarptı ve olay yerinden uzaklaştı. 52 yaşındaki adam kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken sosyetik ismin ev hapsinde tutulması tartışmalara yol açtı.

    İtalya sosyetesinin tanınmış isimlerinden Cinzia Dal Pino, arabasının camından çantasını çalan hırsıza cezasını kendi vermeye kalkınca tutuklandı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    İtalya’nın kıyı kenti Viareggio’da yaşayan 65 yaşındaki iş kadını, Fas uyruklu Nourdine Naziki isimli bir adamın arabasının açık penceresinden çantasını kapmasının ardından hırsızın peşine düştü.

    ARABASI İLE 4 KEZ ÇARPTI, ÇANTASINI ALIP UZAKLAŞTI
    Yerel medyanın yayınladığı güvenlik kamerası görüntülerinde 52 yaşındaki adam bir mağazanın önünden geçtiği sırada Dal Pino’nun aracının aniden belirip hızla Naziki’ye çarptığı görülüyor. Araç daha sonra 4 kez geri gelip adama tekrar tekrar çarpıyor.

    Son çarpmadan sonra Dal Pino’nun sakin bir şekilde arabadan inip çantasını alıp uzaklaştığı görülüyor.

     

     

    KALDIRILDIĞI HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ

    İngiliz Dailymail gazetesinde yer alan habere göre, 52 yaşındaki adam hastaneye kaldırıldı ancak aldığı yaralar nedeni ile hayatını kaybetti.

    Dal Pino ise aracının plakasından teşhis edilerek birkaç saat sonra polis tarafından tutuklandı.

    “BIÇAKLA TEHDİT ETTİ” DEDİ ANCAK ÜZERİNDEN BIÇAK ÇIKMADI

    Dal Pino, polise verdiği ifadede, hırsızın kendisini kovaladığını ve bıçakla tehdit ettiğini söyledi ancak polis Naziki’nin üzerinde bıçak bulunmadığını açıkladı.

    “Onu öldürmek istemiştim. Sadece çok korkmuştum ve eşyalarımı geri istiyordum diyen” Dal Pino çantasında telefonu ve önemli evraklarının olduğunu belirtti.

    Yerel medyada yer alan bilgilere göre, ilk başta ‘cinayete teşebbüs’ ten tutuklanan kadın şu anda ev hapsinde tutuluyor.

    FARKLI TEPKİLER GELDİ
    Dal Pino’nun avukatı güvenlik kamerası görüntülerine rağmen “Otopsi raporundan anladığım kadarıyla ölümcül olan ilk darbeydi ve vücutta lastik izi yoktu” derken, bölgenin başpiskoposu Monsignor Paolo Giulietti, kadının kendini savunmanın ötesinde hareket ettiğini vurgulayarak “Bu ne meşru müdafa,a ne de adalettir. Hiçbir şey, kesinlikle hiçbir şey bir cinayeti haklı çıkaramaz.” dedi.

    İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada hayatını kaybeden adamın bir suçlu olduğuna dikkat çekti ve ‘Bu dram bir suçun sonucudur. Hayatını kaybeden adam suçlu olmasaydı bu olmazdı.’ dedi.

    “KANUN HERKES İÇİN EŞİT DEĞİLDİR”

    Naziki’nin ailesi Fas televizyonuna verdiği röportajda ‘adalet’ talebinde bulunarak, Dal Pino’nun ev hapsinde değil cezaevinde bulunması gerektiğini söylediler: “Nourdine iyi bir adamdı, onu tanıyan herkes size bunu söyleyecektir. Kadın onu dört kez ezdi ve sonra ölmek üzereyken, yardım bile çağırmadan sakin bir şekilde olay yerinden uzaklaştı. Biz sadece adalet istiyoruz”

    Bu arada olay yerine yakın bir alana ‘Parası olanın gücü vardır, kanun herkes için eşit değildir’ yazılı bir pankart asıldı.

  • İstsmara uğrayan bebeğin annesi itiraf etti: Kimse duymasın diye örtbas etmek istedim

    İstsmara uğrayan bebeğin annesi itiraf etti: Kimse duymasın diye örtbas etmek istedim

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde 2 yaşındaki kız bebeğin darbedilmesi ve cnsl istsmra uğramasına ilişkin olayda annenin bebeği, “uyanmadığını” söyleyerek hastaneye götürdüğü öğrenildi.

    blank

    Aralarında bebeğin annesinin de olduğu 5 kişinin tutuklandığı olayla ilgili soruşturmada ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. Tutuklanan iki komşu çocuğunun istismarı itiraf ettikleri öğrenildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    3 gün sonra götürdü

    Anne B.Y, olay 5 Eylül’de gerçekleşmesine rağmen vücudunda darp izleri bulunan 2 yaşındaki kızı S.Y’yi “uyanmadığını” belirterek 3 gün sonra Malkara Devlet Hastanesine götürdü. Minik S.Y’yi muayene eden doktor, bebeğin genital bölgesinde morluklar görmesi üzerine durumu polise bildirdi ve soruşturma başlatıldı.

     

    Malkara Devlet Hastanesinden beyin kanaması şüphesiyle Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesine sevk edilen, burada beyin ameliyatının ardından yoğun bakım ünitesine alınan S.Y’nin durumunun stabil ancak ciddi olduğu belirtildi.

    Soruşturma kapsamında tutuklanan anne B.Y’nin savcılıkta verdiği ifadede, “5 Eylül’de komşularının oğlu K.A’nın makarna yaptıklarını belirterek kendilerini yemeğe davet ettiğini, bebek S.Y’yi komşularına bırakarak kendisinin eve döndüğünü, S.Y’yi akşam gidip komşularından aldığını, banyo yaptırırken bebeğin bezinde gördüğü kan sonrası kızına zarar verildiğini anladığını ancak durumu kimsenin duymaması için örtbas ettiğini” söylediği öğrenildi.

    Ablası koruma altında

    Malkara Cumhuriyet Başsavcılığı olay ile ilgili soruşturma başlatırken, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, aile ve komşuların bilgisine başvurdu. Anne B.Y., kızının komşularında televizyon ünitesinden düşerek yaralandığını iddia ederken, anne ve üvey baba Sanlı Ö. hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Ailenin 5 yaşındaki diğer kızları ise koruma altına alındı.

     

    Diş izleri araştırılıyor

    Soruşturma kapsamında S.Y.’nin vücudunda üç ve 10 günlük oldukları tespit edilen çok sayıda diş izi tespit edildi. Minik kızın vücudundaki izlerin, kime ya da kimlere ait olduğunun belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

  • ‘Şabaniye’ yorumlarına ateş püskürdü: Şaibeli olduğu iddia edilen Miss Türkiye Güzeli İdil Bilgen sonunda konuştu

    ‘Şabaniye’ yorumlarına ateş püskürdü: Şaibeli olduğu iddia edilen Miss Türkiye Güzeli İdil Bilgen sonunda konuştu

    Miss Turkey 2024 yarışmasında birinci olan İdil Bilgen, eleştirilerin hedefi oldu. Eleştirilere sert tepki veren Bilgen, “Yorumları hiç önemsemiyorum” dedi.

    blank

    Türkiye’nin en güzel kadınlarının seçildiği Miss Turkey 2024’te birinci olan İdil Bilgen, yarışmanın ardından sosyal medyada geniş bir eleştiri kitlesiyle karşılaştı. 24 yaşındaki tıp fakültesi mezunu olan Bilgen, özellikle sosyal medyada “birinciliği hak etmediği” yönündeki yorumlara maruz kaldı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ÇAĞLA ŞIKEL ÇOK ÜZÜLMÜŞ

    1.80 boyundaki Bilgen, yarışmadan sonra hızla artan takipçi sayısıyla dikkat çekti. Ancak eleştiriler de peşini bırakmadı. Torpil iddiaları ve yarışmadaki başarısına gölge düşürmeye çalışan yorumlara cevabı sert oldu. Miss Turkey 2024 birincisi, Instagram hesabında fotoğraflarına yapılan yorumları kapatarak, NOW TV’de Çağla Şıkel’in programında tepkisini dile getirdi.

     

    YORUMCULARIN ‘BOŞLUĞUNA’ VERMİŞ

    “Ben bir Türk kadınıyım. Cumhuriyetimizi temsil etmek için bu unvanı aldım ve bundan gurur duyuyorum. Şu anda ülkemizde kadın ve çocuk cinayetleri gibi çok acı olaylar yaşanırken, bana gelen negatif yorumları insanların boşluğuna veriyorum. Bilgi sahibi olmayıp fikir yürüten insanlarımız var. Yorumları hiç önemsemiyorum.”

    BÜYÜKELÇİNİN KIZINA TORPİL İDDİALARI

    Yarışmanın ardından Mustafa Levent Bilgen’in kızı olduğu ortaya çıkan İdil Bilgen, torpil iddialarına da maruz kaldı. Türkiye’nin Kiev Büyükelçisi olan babası nedeniyle eleştirilen Bilgen, bu yorumların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

  • Son dakika! Kayıp Narin Güran’ın cansız bedenine ulaşıldı… Kan donduran detayları Diyarbakır Valisi Zorluoğlu açıkladı

    Son dakika! Kayıp Narin Güran’ın cansız bedenine ulaşıldı… Kan donduran detayları Diyarbakır Valisi Zorluoğlu açıkladı

    blank
    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Diyarbakır’da kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedenine ulaşıldığını açıkladı. Narin’in cansız bedeni köye bir kilometre uzaklıkta Eğertutmaz Deresi’nde bulundu.

    blank

    Narin’in cansız bedeninin bulunmasının ardından köye giriş-çıkışlar kapatıldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sosyal medya hesabından “Narin kızımızın ölümünden sorumlu olan ya da olanlar, adalet önünde hesap verecektir” mesajını paylaştı. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, Narin’in ölümüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Zorluoğlu, “İlk bulgulara göre Narin’in öldürülerek çuvala konup dere kenara getirildiği, üzerinin taşlarla kapatıldığı anlaşılmaktadır.” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Acı haberi sosyal medya hesabından duyuran Bakan Yerlikaya “Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan Narin kızımızın maalesef cansız bedeni Jandarma ekiplerimiz tarafından bulundu. Narin kızımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. Başımız sağolsun” ifadelerini kullandı.

    Narin’in cansız bedeni köye bir kilometre uzaklıkta Eğertutmaz Deresi’nde bulundu.

    DİYARBAKIR VALİSİ’NDEN AÇIKLAMA

    Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya ve İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Selçuk Yıldırım ile birlikte Bağlar ilçesinde 21 Ağustos’ta kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeninin bulunmasıyla ilgili açıklama yaptı. Vali Zorluoğlu, “Bilindiği üzere, ilimiz Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde ailesiyle birlikte ikamet eden Narin Güran kızımız, 21 Ağustos’tan bu yana kayıp olarak aranmaktaydı. Kayıp haberinin alınmasından itibaren İl Jandarma Komutanlığımızın koordinasyonunda, başta jandarma, AFAD ve emniyet uzman personelimiz olmak üzere çok sayıda kamu görevlisi marifetiyle ve büyük bir gayretle arama faaliyetlerine bugüne kadar titizlikle devam edilmiştir. Diğer taraftan da konunun adli boyutu ile ilgili çalışma, Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda yürütülmüştür. 8 Eylül 2024 Pazar günü, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde 1 Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timi, 2 su altı kurtarma timi, 2 jandarma özel harekat timi, 2 komando timi, 1 iz takip köpek unsuru, 2 kadavra köpek unsuru, 1 arama kurtarma köpeği, 1 dron ve 2 yer altı görüntüleme cihazı ile mahallenin yakınından geçen Eğertutmaz Deresi’nde yapılan aramada, kayıp çocuk Narin Güran, en son üzerinde görüldüğü şahsi kıyafetleriyle birlikte dere kenarında çuval içerisinde, üzeri taşla gizlenmiş vaziyette sabah saat 08.45 sıralarında maalesef ölü olarak bulunmuştur” dedi.

    ‘DOĞAL GÖRÜNTÜ VERİLEREK KAPATILMIŞ’

    Narin’in öldürüldükten sonra çuvala konularak dere kenarına şüphe uyandırmayacak şekilde gizlendiğini ifade eden Vali Zorluoğlu, “İlk bulgulara göre kayıp Narin Güran’ın, öldürüldükten sonra bir çuvalın içerisinde konup dere kenarına getirildiği, burada çuvalla birlikte derenin kenarında suyun içerisinde yerleştirildiği, üzerinin ağaç dalları ve taşlarla şüphe uyandırmayacak şekilde ve doğal bir görüntü verilerek kapatıldığı anlaşılmıştır. Daha önce aranılan tüm bölgelerin yeniden aranması çalışması kapsamında, Eğertutmaz Deresi’nin bu bölgesi yeniden aranmış, uzman jandarma, JAK ve JÖH ekiplerimizce kayıp kızımızın cenazesine ulaşılmıştır. Kızımıza Allah’tan rahmet diliyoruz, başımız sağ olsun” diye konuştu.

    KÖYE GİRİŞ-ÇIKIŞLAR KAPATILDI

    Narin’in cansız bedeninin bulunmasının ardından köye giriş-çıkışlar kapatıldı. DHA muhabiri Emrah Kızıl “Narin’in cansız bedeni incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Köyün çevresi 8 kere arandı. 2 gün önce de ihbar yapılmıştı ve mahalleye doğru arayış devam ediyordu. Ekipler çalışmalarını bitirdi” dedi.

    BÖLGE 8 DEFA ARANDI

    Narin Güran’ı arama çalışmaları kapsamında Diyarbakır’daki özel ekiple, Ankara’dan gelen özel ekip, koordineli bir şekilde çalışma yürüttü. Ekiplerin bugüne kadar yaptığı çalışmalarda mahallenin çevresi 8 kez arandı. Ancak Narin’e dair bir ize rastlanmamıştı.

    BAKAN TUNÇ’TAN PAYLAŞIM

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sosyal medya hesabından “Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan Narin Güran evladımızdan gelen acı haber hepimizi derinden üzdü. Narin kızımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın ilk anından itibaren başlatılan soruşturma çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir. Narin kızımızın ölümünden sorumlu olan ya da olanlar, adalet önünde hesap verecektir” mesajını paylaştı.

    BAKAN GÖKTAŞ: SORUMLULARIN EN AĞIR CEZAYI ALMASI İÇİN SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş “Diyarbakır Bağlar’da kaybolan evladımız Narin’in maalesef cansız bedenine ulaşıldı. Başımız sağ olsun. Narin yavrumuzun mekanı cennet olsun. Sorumluların en ağır cezayı alması için Bakanlık olarak sürecin bizzat takipçisi olacağız” dedi.

    Son dakika Kayıp Narin Güranın cansız bedenine ulaşıldı… Kan donduran detayları Diyarbakır Valisi Zorluoğlu açıkladıİnsansız Hava Aracı (İHA) Narin Güran’ın cansız bedeninin bulunduğu alanda uçuş yaptı.
    “KESİN ÖLÜM NEDENİ TESPİT EDİLECEK”

    Hürriyet Muhabiri Musa Kesler “Otopsi Diyarbakır’da yapılacak. Beden üzerinde gerekli incelemeyi yapacak uzmanlar bu birimde. Narin’in kesin ölüm nedeni tespit edilecek ve bir rapor hazırlanacak. DNA örnekleri alınacak. Olay yeri bulguları da çok önemli” ifadelerini kullandı.

    19 GÜNDÜR ARANIYORDU… AMCASI TUTUKLANMIŞTI

    8 yaşındaki Narin Güran, Diyarbakır’ın Merkez Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos tarihinde kaybolmuştu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın konuyla ilgili yürüttüğü soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında amca S.G. tutuklanmıştı.

  • 21 yaş fark! Yavuz Bingöl beşinci kez evleniyor

    21 yaş fark! Yavuz Bingöl beşinci kez evleniyor

    blank

    Türkücü Yavuz Bingöl’ün (59), altı yıldır birlikte olduğu kendisinden 21 yaş küçük Nilşah Ağaoğlu ile nikâh masasına oturağı öğrenildi. Ayvalık’ta gerçekleşecek nikâh töreninde çifte, usta oyuncu ve ünlü şarkıcı şahitlik edecek.

    Ağustos 2015’te hayatını birleştirdiği dördüncü eşi Öykü Gürman ile Nisan 2016’da yollarını ayıran Yavuz Bingöl, bir kez daha nikâh masasına oturmaya hazırlanıyor.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    38 yaşındaki peyzaj mimarı Nilşah Ağaoğlu ile uzun süredir aşk yaşayan 59 yaşındaki türkücü, ekim ayında beşinci kez evlenecek.

    NİKAH TARİHİ 25 EKİM

    MagazinBurada’nın haberine göre; altı yıldır aşk yaşayan Nilşah Ağaoğlu ve Yavuz Bingöl, 25 Ekim’de Ayvalık’ta hayatlarını birleştirecek. Sade bir nikâh töreni planlayan çiftin şahitleri de belli oldu. Yavuz Bingöl’ün şahidi yakın arkadaşı Oktay Kaynarca, Ağaoğlu’nun şahidi ise şarkıcı Elif Buse Doğan olacak.

    “UZUN YILLARDIR BİRLİKTE YOL YÜRÜYORUZ”

    Yavuz Bingöl, geçtiğimiz ekim ayında basın mensuplarının ‘evlilik’ sorusuna dikkat çeken bir yanıt vermişti.

    Tanıştığımızda Nilşah 23, ben 43 yaşındaydım. Şimdi Nilşah 38 yaşında, ben de 59. Uzun yıllardır beraberiz, uzun bir yol yürüyoruz. Kısmet olursa evleniriz ve sizlerin de haberi olur. Kendisi çok detaycıdır. Yaptığım işlere de çok burnunu sokar. Sonuçta kadın olarak daha farklı bir gözle bakıyor her şeye. İşime de çok büyük emeği ve katkısı var

  • Özel hastanede skandal: Pilot, ameliyat sonrası hayatını kaybetti! Hemşire, doktoru ağlayarak çağırmış… ‘Uçuşa gidiyorum anne’

    Özel hastanede skandal: Pilot, ameliyat sonrası hayatını kaybetti! Hemşire, doktoru ağlayarak çağırmış… ‘Uçuşa gidiyorum anne’

    Antalya’da, özel bir hastanede tükürük bezindeki kisti ameliyatla alınan pilot Buğra Arif Uçku (45), kanaması olunca girdiği ikinci

    blank

    operasyonda hayatını kaybetti. Uçku’nun ailesi, ihmal olduğu iddiasıyla doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Otopsi raporunda Uçku’nun, ameliyat bölgesinde damar yaralanmasına bağlı hayatını kaybettiği kaydedildi.

    Özel bir hava yolu şirketinde çalışan pilot Buğra Arif Uçku’ya, 2 yıl önce tiroid kanseri teşhisi konuldu. Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Uçku, rutin kontrollerinde tükürük bezinde yaklaşık 4-5 aydır kist olduğunu ve giderek büyüdüğünü öğrendi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Özel bir hastanenin Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı H.D., Uçku’ya kistin alınması gerektiğini söyledi. KBB uzmanları H.D. ve F.B. tarafından 24 Ocak’ta ameliyata alınan Uçku, 5 saatlik operasyon sonrası servis odasına alındı. Bir süre sonra ameliyat bölgesinde kanama yaşanan Uçku, Uzm. Dr. H.D.’nin hastaneye gelmesiyle yeniden ameliyata alındı. Uçku, operasyon sırasında hayatını kaybetti.

    DAMAR YARALANMASINA BAĞLI VEFAT

    Arif Uçku’nun ailesi, ihmal iddiasıyla doktorlar hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Antalya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside, Uçku’nun bulguları incelenmek ve kesin ölüm raporunun hazırlanması için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, Uçku’nun ameliyat sırasında boynunda meydana gelen damar yaralanmasına bağlı vefat ettiği kaydedildi. Otopsi raporunda, “Buğra Arif Uçku’nun 21 Ocak tarihide boynunda şişlik nedeniyle hastaneye başvurduğu, yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda tükürük bezinde kitle tespit edildiği ve ameliyat kararı alındığı, 24 Ocak tarihinde ameliyat edildiği, ameliyat sonrası servise alındığı, klinik durumunun iyi olduğu, akşam saatlerinde ameliyat yerinde kanama başladığının tespit edildiği, yeniden ameliyata alındığı, entübe edilemediği, boynun yumuşak dokularında kanama olduğu ve kişinin ölümünün tükürük bezinde kitle nedeniyle yapılan ameliyat ve gelişen komplikasyonları (ameliyat bölgesinde damar yaralanması oluşmasına bağlı kanama) sonucu meydana gelmiş olduğu oy birliği ile kabul edilmiştir” ifadeleri yer aldı.

    ‘UÇUŞA GİDİYORUM’ DİYEREK AMELİYATA GİRDİ

    Arif Buğra Uçku’nun annesi Nursen Uçku, “Güzelim yavrum, ‘Uçuşa gidiyorum’ dedi bize, basit bir ameliyat olduğunu düşünerek. ‘Ben uçuşa gidiyorum anne, ararsan telefonum kapalı olacak’ diye telefon açan kişi, o gün ameliyata giriyor. Doktor basit bir bezeyi alırken damarlarını kesmiş ve oğlum uzun süre kalmış ameliyatta. Ondan sonra servis odasına çıkarıyorlar. Kendisi de evine gidiyor. Arkadaşı görmüş, yüzü gözü kan içinde kalmış yavrumun. Doktora telefon açıyorlar, ‘Doktor bey hasta çok kötü oldu, her taraf kan içinde’ diye. ‘Normaldir’ diyor, gelmiyor. Hemşire hanım ağlayarak ‘Doktor bey çok kötü hasta’ diye tekrar telefon açıyor, akşam üzeri geliyor. Yani nasıl bir şey anlamıyorum, nasıl bu kadar duyarsız olabilirler. Niye hemşireler çağırdığında gelmiyorsun da sonra mecburen akşam üzeri geliyorsun. Yavrum doktor hatası yüzünden gitti. Mezarı başına gidip, ağlamaktan başka yapacağım hiçbir şey yok” diye konuştu.

    ‘HEKİMLER SAATLERCE MÜDAHALEDE BULUNMAMIŞ’

    Nursen ve Erbil Uçku çiftinin avukatı İkbal İlay Kurt, Buğra Arif Uçku’nun boynundaki kanama sonrası hemşirelerin durumun ilgili hekimlere bildirilmiş olmasına rağmen hekimlerin saatlerce hastaya müdahalede bulunmadığını belirterek, “Müdahalede bulunulmadığı gibi hasta yoğun bakım servisine de alınmamış, normal serviste yatmaya devam etmiş. Nefes alamayacak hale geldiği zaman ilgili doktorlarca odasında müdahalede bulunulmak istenilmişse de olayın vahameti gereği odada müdahale gerçekleştirilmemiş. Buğra Arif Uçku aynı gün ikinci kez apar topar ameliyata alınmış ve hayatını kaybetmiştir. Hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporunda, Buğra Arif Uçku’nun ölüm nedeninin ameliyat esnasında, ameliyat bölgesinde damar yaralanma oluşmasına bağlı kanama ve gelişen yan etkiler nedeniyle hayatını kaybettiği belirtilmektedir” ifadelerini kullandı

    ‘1 SAATLİK OPERASYON DİYE GİTTİ, 5 SAAT KALDI’

    Buğra Arif Uçku’nun arkadaşı Volkan Yıldız ise “Pilot olduğu için her 3 ayda bir rutin kontrole gidiyordu. Rutin kontroller sonucunda tükürük bezlerinde bir kitle çıkınca doktoru ameliyat olmasını önermiş. Ameliyatı gerçekleştiren doktor, operasyonun 1 saat süreceğini söylemiş. 1 saatlik operasyon diye gittiği hastanede, 5 saat ameliyatta kaldı. 7 saat de servis odasında. Biz hop oturup, hop kalktık 5 saat boyunca, ‘Neden bu kadar uzun sürdü ameliyat’ diye. Volkan odaya geldiğinde, ‘Çok ağrım var, daha önce de ameliyat geçirdim ama hiç böyle bir ağrı yaşamadım’ dedi. Sonra ameliyat bölgesinde şişlik ve kanama başladı. Hemşireyi çağırdık, doktor beyi aradı. Doktor bey pansumanı değiştirmesini söyledi. Kendisi gelmedi. Hemşire pansumanı değiştirdi, yarım saat sonra kanama devam etti. 3 defa pansuman değişti ama bir doktor gelip, ‘Ne oluyor bu adama neden bu kanama var’ diye kontrol etmedi. Otopsi raporunda da zaten bu çıktı” diye konuştu.

    Hastane yönetimi ise iddialar hakkında açıklama yapmadı.

  • Sosyeteyi sarsan yasa dışı aşk: Kocamın servetine konmak için ondan hamile kaldı!

    Sosyeteyi sarsan yasa dışı aşk: Kocamın servetine konmak için ondan hamile kaldı!

    Ünlü ve tabii ki çok zengin insanların hayatları milyonlarca kişinin ilgi odağında olur her zaman… Özellikle de aşk hayatları.. Eşleri, sevgilileri, evlilikleri ve ayrılıkları.

    blank

    İşte son aylarda tam da böyle bir ünlü kişi gündemin merkezine oturmuş durumda. Bunun da elbette bir nedeni var…

    Bu ünlü iş insanı, yıllardır süren evliliğini bitirmek istiyor ama bu amacına bir türlü ulaşamıyor. Çünkü karısı onunla resmen boşanmamak için bin dereden su getiriyor.

    Öte yandan bu ünlü ve çok büyük bir servete sahip iş insanının bir de yarı yaşında bir nişanlısı var.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Özetle daha resmen boşanmadı ama çoktan başka bir kadınla nişanlandı. Üstelik de o genç nişanlı, iş insanından hamile!

     

    Kısaca söylemek gerekirse, tam da entrikalarla dolu bir TV dizisi gibi yaşananlar.

    Bütün bunlara ek olarak bir de iş insanının, boşanmaya çalıştığı eşi çarpıcı bir iddiada bulundu: O genç kadın, kocamın servetine konmak için ondan hamile kaldı!

    SON DÖNEMİN EN KARMAŞIK AŞK ÜÇGENİ
    Bir bakalım kim bu sözünü ettiğimiz ünlü iş insanı…

    Aslında onu hiç tanımayanlar bile son dönemde magazin sayfalarında adı sık sık geçen John Paulson’ın kim olduğunu çoktan öğrendi.

    68 yaşındaki Paulson, 2000 yılında Jenny Paulson ile bir evlilik yaptı. Bu evliliği sırasında da iki tane çocuk sahibi oldu.

    Zaten evliliğin hiç iyi gitmediği bir sırada 36 yaşındaki Alina de Almeida ile tanıştı. İkili, aradaki yaş farkını hiç önemsemeden birbirlerine aşık oldu. Hatta nişanlandılar bile.

     

    Öte yandan Paulson’ın kağıt üzerinde hala evli olduğu Jenny ise ondan boşanmaya bir türlü yanaşmıyor.

    Ünlü iş insanı John Paulson, resmi karısı Jenny’den boyanmadan genç sevgilisi Alina ile nişanlandı. Üstelik bir de bebek bekliyor.

    ‘KOCAMIN SERVETİNE KONMAK İÇİN ONDAN HAMİLE KALDI’
    Geçtiğimiz haftalarda John Paulson ile Alina de Almeida, bir bebek beklediklerini bile duyurdu. Özetle, çift bütün sorunlara rağmen birlikte bir aile kurmak üzere.

    Alina’nın hamileliğinin duyulmasından sonra da o zamana kadar suskunluğunu koruyan Paulson’ın boşanmaya çalıştığı karısı Jenny, çok çarpıcı bir iddiada bulundu.

    Alina de Almeida’nın, kocasının 5.1 milyar dolarlık servetine el koymak için ondan hamile kaldığını ileri sürdü.

    Açılan davanın belgelerine göre Jenny Paulson’ın avukatı, Alina de Almeida’nın hamile kalarak ünlü iş insanının büyük servetine erişim hakkı kazandığını ileri sürdü.

     

    Üstelik bu şekilde John Paulson’ın eşi Jenny ile evliliğinden dünyaya gelen iki genç kızını da yeni doğacak bebekle karşı karşıya getirdiğini savundu.

    KARISININ DA HEDEFİ ÜNLÜ İŞ İNSANININ SERVETİ
    Jenny Paulson’ın kolayca boşanmamak için direnmesinin en önemli nedenlerinden biri de iş insanının serveti aslında.

    Onun iddiasına göre ünlü iş insanı bilinenden daha fazla bir servetin sahibi. Hamilelik duyuluncaya kadar Jenny, alacağı tazminatı yükseltmek için bu gizli servetin peşine düşmüştü.

    Fakat şimdi John Paulson’ın genç sevgilisinden doğacak bebek de bu işin içine karıştı.

    Bir kaynak “Paulson boşanma davası sırasında evlilik dışı bir bebeğe sahip olmanın kız arkadaşına maddi fayda sağlayabileceğini düşünmemiş olabilir mi?” diye sordu.

     

    ‘BU PLANLI BİR HAMİLELİK’
    Jenny’nin açtığı davada John Paulson’ın henüz resmi olarak evliyken başka biriyle hayat kurmaya çalışmasının aile birliği yasasını ihlal etmek olduğu ileri sürüldü.

    Paulson çiftinin boşanma davasını daha çok karmaşık hale getiren doğmamış bebek ayrıntısına bakarsak…

    Paulson ile nişanlısı Alina de Almeida, bir bebek beklediklerini kısa bir süre önce açıkladı.

    Page Six’e konuşan Alina de Almeide “İkimiz de çok heyecanlıyız. Bu bizim planladığımız bir şeydi. O yüzden çok da büyük bir sürpriz olmadı” dedi.

    Üç yıldır birlikte olduklarını hatırlatan Alina de Almeida, her zaman bir aile istediğini belirtip “John’un mükemmel bir baba olacağını biliyorum” diye konuştu.

    Genç kadın, bebek konusunda kız ya da erkek diye bir tercihleri olmadığını ifade edip “Sadece sağlıklı bir bebeğimiz olmasını istiyoruz” diyerek sürdürdü sözlerini.

     

    John Paulson ile Alina de Almeida geçtiğimiz nisan ayında nişanlandıklarını ilan etmişti.

    DONALD TRUMP’IN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ: Bu arada küçük bir not… John Paulson, yeniden ABD Başkanı olmak için mücadele eden Donald Trump’ın kampanyasının da en büyük destekçilerinden biri. Paulson ile de Almeida, geçtiğimiz günlerde Trump’ın kampanyası için 50 milyon dolardan fazla bağış toplanan bir etkinliğe de ev sahipliği yaptı.

    KARISI BOŞANACAKLARINI MAGAZİN BASININDAN ÖĞRENDİ
    Toplamda 4, 7 milyar dolarlık bir servete sahip olan John Paulson, üç yıl önce karısı Jenny’yi, şu anda nişanlısı olan Alina uğruna terk etti.

    İşin ilginç yanı Jenny, kocasının kendisine boşanma davası açtığını magazin basınından öğrendi.

    2021 yılında, Paulson’ın eşine boşanma davası açtığı sırada bunun Jenny açısından son derece aşağılayıcı olduğu konuşulmuştu.

     

    ‘ALINA VE BEN ÇOK MUTLUYUZ’
    Milyarder iş insanı John Paulson, boşanma davası açtıktan hemen sonra yaptığı açıklamada “Ne yazık ki evliliğimiz yürümedi.

    Boşanmalar oldukça yaygın ama zor. Alina ve ben birlikte çok mutluyuz. Aynı mutluluğu Jenny için de dilerim” diye konuşmuştu.

    Görünüşe göre de John Paulson’ın işi hiç kolay değil. Çünkü, onların üç yıldır bitmeyen bu davası daha şimdiden bütün zamanların en pahalı boşanma davası olarak tarihe geçti bile…

    Eski çift, şimdi hem milyon dolarlar hem de bu değerdeki mülklerin paylaşımı konusunda büyük bir hukuksal savaşa girişmiş durumda.

  • Türkiye’nin kanını donduran vahşet! 3 çocuğunu katleden cani baba hayatını kaybetti… Cinayetten önce komşularına bunu söylemiş

    Türkiye’nin kanını donduran vahşet! 3 çocuğunu katleden cani baba hayatını kaybetti… Cinayetten önce komşularına bunu söylemiş

    blank

    İzmir’in Bornova ilçesinde tabancayla 4 çocuğundan 3’ünü öldürüp, 1’ini de yaraladıktan sonra intihar teşebbüsünde bulunan Vesim Şimşek (45), hastanede hayatını kaybetti. Torunları damadı tarafından öldürülen Necati Akkaplan, kızının damadına karşı önce 1 aylık, ardından 2 aylık uzaklaştırma kararı aldırdığını söyledi. Akkaplan, ayrıca “Vesim, olaydan önce komşularına ‘Naciye gelirse onu öldüreceğim’ demiş. Belki de kızımın İzmir’e dönmesi için çocukları geri göndermedi. Onu da öldürmek niyetindeydi” ifadelerini kullandı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, 27 Ağustos’ta sabah saatlerinde Merkez 4541/1 Sokak’ın üst kısmındaki dağlıktaki zeytinlikte meydana geldi. Psikolojik sorunları

    olduğu öğrenilen Vesim Şimşek, çocukları Hiranur (11), Cemre (4), Ceylin (2) ve Nira Şimşek’i (14) evlerine 2 kilometre mesafedeki zeytinliğe getirdi. Şimşek, yanında bulunan tabancayla 4 çocuğuna art arda ateş etti. Çocuklar vücutlarının farklı yerlerine aldıkları kurşunlarla yere yığıldı. Ardından bir yakınını arayarak çocuklarını vurduğunu, kendisinin de intihar edeceğini söyleyerek bulundukları yeri bildiren Vesim Şimşek, aynı silahla intihara kalkıştı.

    CENAZELER TOPRAĞA VERİLDİ

    İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Cemre, Ceylin ve Nira’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralanan Vesim Şimşek ve Hiranur Şimşek ise ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Çocukların cenazesi ise Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. İşlemlerinin ardından cenazeler, anneleri Naciye Şimşek’in yakınları tarafından morgdan alınıp, Manisa’nın Salihli ilçesine götürüldü ve Karaağaç Mezarlığı’nda torağa verildi.

    KAZADA GÖZÜNDE GÖRME KAYBI OLUŞMUŞ

    Vesim Şimşek’in, eşi Naciye Şimşek ile boşanma aşamasında olduğu, arayıp tekrar bir araya gelmeyi dilediği ancak her defasında olumsuz yanıt aldığı öğrenildi. Ayrıca Vesim Şimşek’in bir kimya fabrikasında işçi olarak çalıştığı kaydedildi. Bir süre önce iş yerinde geçirdiği kazayla sol gözünde görme kaybı yaşadığı öğrenilen Vesim Şimşek’in ücretli izinde olduğu ayrıca iş yeri tarafından tedavisine destek verildiği belirtildi. Şimşek’in asıl işin ise inşaat ustalığı olduğu kaydedildi.

    FOTOĞRAFIN HİKAYESİ

    Öte yandan, Vesim Şimşek’in kızlarının yan yana bir arada yemek yerken ki fotoğrafının da hikayesi ortaya çıktı. Çocukların köfte ekmeği çok sevdiği, olaydan iki gün önce de babalarının çocuklarına bu yemeği alıp eve getirdiği ardından geriye acı hatıra bırakan o fotoğrafı çektirdikleri ortaya çıktı.

    Vesim Şimşek, bu sabah tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    ÇOCUKLAR 2 HAFTA ÖNCE BABALARINA GİTMİŞ

    İzmir’de 3 torunu, damadı Vesim Şimşek tarafından öldürülen, Manisa’nın Salihli ilçesinde yaşayan işçi emeklisi, evli, 3 çocuk babası ve 6 torun sahibi Necati Akkaplan (57), olayla ilgili konuştu. Kızı Naciye Şimşek’in şiddet gördüğünü ve bu nedenle eşine boşanma davası açtığını söyleyen Akkaplan, tek tesellilerinin olaydan yaralı kurtulan torunu Hiranur Şimşek olduğunu dile getirdi. Kızının damadına karşı önce 1 ay, ardından 27 Temmuz’da 2 aylık uzaklaştırma kararı aldırdığını ifade eden Akkaplan, “Çocuklar bizimle yaşıyordu. Vesim, özlediğini söyledi. ‘Benim görmeye hakkım yok mu?’ dedi. Ara ara babalarının yanına gitmelerine izin veriyorduk. Son olarak çocuklar 2 hafta önce babaların yanına gitti. Bunun yanında çocukların okulunu Manisa’ya naklettirdik. Bu nedenle çocukları Manisa’ya göndermesini istedik. Olaydan bir gün önce Vesim ile görüşmemizde ‘Tamam, bugün göndereceğim’ dedi. Çocuklara valizlerini hazırlatmışlar. Sabah olayı öğrendik. Aklımın ucundan geçmezdi. Böyle bir şey yapacağını düşünseydim, çocukları aldırırdım” dedi.

    ‘NACİYE GELİRSE ONU ÖLDÜRECEĞİM DEMİŞ’

    Damadının daha önce de defalarca kızı Naciye’yi ve torunlarını darbettiğini öne süren Akkaplan, “Olayın olduğu gün, yakınlarımız komşuları ile konuşmuş. Vesim, olaydan önce komşularına ‘Naciye gelirse onu öldüreceğim’ demiş. Belki de kızımın İzmir’e dönmesi için çocukları geri göndermedi. Onu da öldürmek niyetindeydi” diye konuştu.

    Vesim Şimşek’in ölümüyle ilgili de konuşan Akkaplan, “Allah taksiratını affetsin. Öbür tarafta çocuklara hesabını versin” dedi.

  • Son dakika haberi… Kayıp Narin Güran soruşturmasında son durum: Ağabeyi gözaltında! Kolundaki ısırık izleri dikkat çekti

    Son dakika haberi… Kayıp Narin Güran soruşturmasında son durum: Ağabeyi gözaltında! Kolundaki ısırık izleri dikkat çekti

    blank

    Diyarbakır kayıp Narin arama çalışmaları son dakika gelişmeleri… Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ı arama çalışmaları sürüyor. Arama çalışmalarının 8’inci gününde gözaltına alınan şüphelinin Narin Güran’ın ağabeyi olduğu ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu’nun raporunda ısırık izinin Narin’in olmadığı belirtildi. CNN TÜRK İstanbul Haber Müdürü Nihat Uludağ, canlı yayında son gelişmeleri aktardı. Uludağ, “Ağabey E.G.’nin ısırıktan sonra 3 defa banyo yaptığı tespit edildi. Banyo yaptığı için ısırık izi Narin’e ait olsa bile Narin’e ait bir DNA örneği bulunamadı” dedi. İşte Türkiye’nin günlerdir konuştuğu kayıp Narin Güran’ı arama çalışmalarındaki son gelişmeler…

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, 21 Ağustos’ta öğleden sonra Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde meydana geldi.

    Kur’an kursuna giden Narin Güran, çıkışta evlerine dönmeyince ailesi kendi imkanlarıyla arama yaptı. Köylülerle yapılan aramadan da sonuç alınamayınca Narin’in babası Arif Güran, aynı gün saat 20.00 sıralarında jandarma karakola giderek kızının kayıp olduğu ihbarında bulundu.

    İhbarla bölgeye Bağlar İlçe Jandarma Komutanlığı, Bağlar Asayiş Komando Bölük Komutanlığı, Jandarma Özel Harekat timleri, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), İstihbarat Şube Müdürlüğü, Köpek İz Takip Timi ve Su Altı Arama Kurtarma Timi’nin yanı sıra sağlık, AFAD, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama ekipleri ile ilçe belediyelerden de arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

    GENİŞ KAPSAMLI ARAMA

    Çalışmalarda jandarma ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne ait helikopterle de havadan destek verildi. Ayrıca Narin’in kaybolduğu saatlerde yoldan geçtiği tespit edilen yaklaşık 150 araç sorgulandı.

    Mahalledeki evler ve köye giriş yapan araçlarda arama yapıldı. Bugüne kadar toplamda 12 bin 550 araç arandı, 130 kişinin ifadesine başvuruldu, 7 iz takip köpeği ile 11 bin dönümden fazla alanda arama yapıldı.

    TERLİK BULUNDU, NUMARASI FARKLI

    Arama çalışmalarında 22 Ağustos’ta gece saatlerinde yol kenarında bir çocuk terliği bulundu. Güran ailesinin evine yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan terlik, Narin’in anne ve babasına gösterildi. Çift, terliğin kızlarına ait olduğunu söyledi. Terlik incelenmek üzere jandarma tarafından laboratuvara götürüldü. Ancak aile daha sonra terlik numarasının Narin’inkinden farklı olduğunu söyledi.

    SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

    Ayrıca Narin’in kaybolmadan önceki son görüntüleri de ortaya çıktı. Okulun 21 Ağustos’ta saat 15.15’teki görüntülerinde, Narin’in 4 arkadaşıyla yürüdüğü ve ardından ayrılarak tepe yolunu kullanıp, evine doğru gittiği yer aldı.

    BAKAN TUNÇ’TAN AÇIKLAMA: 1 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

    Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: “Diyarbakır’da Narin Güran’ın kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapmasında bir kişi gözaltındadır.” ifadelerini kullandı.

    GÖZALTINDAKİ ŞÜPHELİ NARİN’İN AĞABEYİ

    Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, 8 yaşındaki Narin Güran’ın merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelinin kayıp kızın ağabeyi E.G. (18) olduğu, kolundaki ısırık izinin Narin Güran’a ait olup olmadığının tespiti için şüphelinin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği öğrenildi.

    NİHAT ULUDAĞ CNN TÜRK YAYININDA SON GELİŞMEYİ ANLATTI

    CNN TÜRK İstanbul Haber Müdürü Nihat Uludağ, canlı yayında şu bilgileri paylaştı:

    “İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda bir inceleme yapıldı. O ısırık Narin’e mi aitti? Ağabey E.G.’nin ısırıktan sonra 3 defa banyo yaptığı tespit edildi. Banyo yaptığı için ısırık izi Narin’e ait olsa bile Narin’e ait bir DNA örneği bulunamadı maalesef. Diş izlerinden anlaşılabilir mi? O çalışma hala devam ediyor. Olabilir de olmayabilir de ama uzmanlar şu görüşte; O ısırığın bizzat Narin’e mi yoksa ağabeyine mi ait olduğunu tespit edebilmemiz için mukayese yapmamız lazım. Bu anlamda mutlaka Narin’in bulunup ona göre ağız ölçülerinin alınıp o diş izinin ağabeye mi yoksa Narin’e mi ait olduğunun tespit edilmesi gerekiyor dedi. Jandarma Komutanlığı kriminal dairesinin yürüttüğü bu konuda ayrı bir inceleme var. Onların yaptığı çalışma da çok önemli. Hem İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun yaptığı inceleme ve çalışmalar hem de Jandarma Genel Komutanlığı’nın kriminal dairesinin yaptığı incelemeler ve çalışmalar şu an devam ediyor. Raporlar hazırlandı. Ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına o raporlar teslim edildi.”

    ADLİ TIP: İZ NARİN’İN DEĞİL

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kayıp kızın ağabeyi E.G’nin (18), kolundaki ısırık izinin Narin Güran’a ait olup olmadığının tespiti için gönderildiği İstanbul Adli Tıp Kurumundaki işlemleri tamamlandı.

    Adli Tıp Kurumunda yapılan incelemenin ardından hazırlanan rapor, soruşturmanın yürütüldüğü Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

    Raporda, ısırık izinin Narin’e ait olmadığı belirlendi.

    ‘ÇOCUKLA İLGİLİ HERHANGİ BİR ŞÜPHENİZ OLMASIN

    Narin’in babası Arif Güran’ın amcası Ali Rıza Güran, gözaltındaki E.G.’nin kendi kendisini ısırdığını belirterek, “Çocuğumuz çok duyarlı ve temiz bir çocuk. Büyüklere karşı gayet saygılı bir çocuk. O çocukla ilgili herhangi bir şüpheniz olmasın. Yukarıdan amcasına doğru koşuyor. Amcasına ‘Benim bacım kayboldu’ diyor. Onun elinde telefonu vardı. Yengesi ile amcasının yanında telefonunu yere çakıyor. Amcasına hiçbir şey söyleyemediği için artık kendini ısırıyor, kendine zarar veriyor. Onun zararı kendine. Herhangi bir şey yapacak biri değil. Çocuğu tekrar Diyarbakır’a getirmişler ama yine gözaltına alınmış” dedi.

    ‘TELEFONU YERE ÇARPTIĞI ZAMAN BENİM YANIMDAYDI’

    Narin’in amcası Erhan Güran ise E.G.’nin kolundaki ısırık izine ait sonuçların gelinceye kadar gözaltı süresinin uzatıldığını belirterek, “Yeğenim E.G., telefonu yere çarptığı zaman benim yanımdaydı. E.G.’nin kriminal sonucu gelmediği için cuma gününe kadar gözaltı süresi uzatılmıştır. Sonuçlandığı zaman gerekli bilgiler verilecektir. İz, ısırık izidir. Isırık izi İstanbul’a gönderildi. Çocuk şu anda Diyarbakır’da ve gözaltında tutuluyor” diye konuştu.

    ‘ÇEMBER ÇOK DARALDI’

    Tümgeneral Selçuk Yıldırım, “Değerli arkadaşlarım, Narin’imiz için devletimiz bütün imkanlarını şu anda kullandı, kullanmaya devam edecek. Kısa bir zamanda, Narin’imize ulaşacağız. Olay yeri incelemesinden tutun, kriminal ekiplerimiz en ince, hassas konulara değinmiştir, en ufak delillere kadar gerekli incelemeyi yapmıştır. Diyarbakır’ın 17 ilçesinden toplam 1000’den fazla komando, halihazırda ikinci, üçüncü defa bölgede arama faaliyetlerine devam etmektedir. Diyarbakır Adli Tıp, İstanbul Adli Tıp, Van Kriminal Daire olmak üzer birçok delillerin incelendiği yerlere mevcut deliller gönderilmiştir. Milletimiz şundan emin olsun ki devletimiz inşallah Narin’i çok kısa bir zamanda bulacaktır.” dedi.

    Tümgeneral Selçuk Yıldırım, “Tabii ki bu süreç içerisinde birçok ihbarlar gelmektedir. Asıllı, asılsız olsa da her türlü ihbarın üzerine gitmekteyiz. Şu anda çember çok daraldı. Yer altı görüntüleme cihazlarına kadar Jandarma Genel Komutanlığı tarafından imkanları kullanılıyor. Merak etmeyin, isteğimiz bu kızımıza niyetimiz sağ salim ulaşmaktır. Çok kısa bir süre kaldığını değerlendiriyorum. Çok kısa bir sürede inşallah Narin’imizin müjdesini burada vermek isterim. Elimizde deliller, ifadeler var. Saat saat değil, dakika dakika Narin’in köydeki hareket ve faaliyetlerini kayıt altına aldık. Bu deliller üzerine gidiyoruz, sonuca çok yaklaştık. İnşallah yakın zamanda sonucunu alacağız” diye konuştu.

  • NİĞDELİ DAMAT İLE KAMERUNLU GELİNİN İLK GÖRÜŞTE BAŞLAYAN AŞKI 3 ÇOCUKLA TAÇLANDI

    NİĞDELİ DAMAT İLE KAMERUNLU GELİNİN İLK GÖRÜŞTE BAŞLAYAN AŞKI 3 ÇOCUKLA TAÇLANDI

    Kamerun’dan İstanbul’a eğitim için gelen Fadhila Seren ile yazılım mühendisi Nuh Emrah Seren, gezginlerin gittikleri ülkeleri tanımak ve yabancı dillerini geliştirmek için kurulan bir sitede tanıştı.

    blank

    Farklı kültürlerden olmalarına rağmen ilk görüşte birbirlerine aşık olan ve tanışmalarından 3 ay sonra evlenme kararı alan çift, 3 çocuk sahibi oldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Farklı kültürlere rağmen büyük bir aşkla birbirine bağlı olan çift tanışma hikayelerini anlattı. Niğde’ye gelin gelen Fadhila Seren arkadaşı sayesinde kullanmaya başladığı uygulama ile Nuh Emrah Seren’le tanıştığını belirtirken karşılaştıkları ilk gün evlenme teklifi aldığını söyledi. Fadhila Seren; “Aslında sadece gezinmek için o gün uygulamayı Emrah yazdı bana konuştuk bir süre ’uygulamayı siliyorum’ dedim ve numaramı istedi, hemen aradı.

     

    Öylece konuşmaya başladık ve beni kahve içmeye davet eti. Buluştuktan sonra beni sorgular gibi sorular sordu, kaç çocuk istersin gibi ve ’benimle evlenmek ister misin’ dedi ve tanıştıktan 3 ay sonra da evlendik” dedi.

    Eşinin Kamerunlu olması ve kız tarafının düğüne gelemeyeceği düşüncesi ile sadece nikah yapmak istediklerini ancak kendi ailesinin isteği ile düğün yaptıklarını söyleyen Nuh Emrah Seren ise; “Gezgin insanların kayıt olduğu, gittiği yerlerde orayı tanıtacak, gezdirecek bir sitenin on senedir üyesiyim. Farklı dilleri öğrenmek için özellikle İngilizce pratik yapmak için siteyi kullanıyordum. Siz Türkçe öğretiyorsunuz karışınızdaki de size İngilizce öğretiyor. Grubun içerisinde Fadhila’yı gördüm ve tanıştık. Kız tarafı burada olmayacağı için ’sadece nikah yaparız’ dedim ama annem düğün istedi. Düğünümüzü yaptık. Farklı kültürler olsa da birbirimizi seviyoruz ve mutluyuz” diye konuştu.

  • Baba kızını boğdu, cansız bedeni anne kanepenin içinde buldu!

    blank
    Balıkesir’in Gönen ilçesinde, annesinin kayıp ihbarında bulunduğu genç kız, evindeki kanepenin içinde ölü bulundu, olayla ilgili baba tutuklandı. Baba verdiği ilk ifadede kızını, bir arkadaşının doğum gününe gitmek istemesi üzerine çıkan tartışmada öldürdüğü itiraf etti.

    blank

    Alınan bilgiye göre, polis ekipleri, Karşıyaka Mahallesi 4016 Sokak’ta yaşayan Hafize Sevilen’in, kızı Eylem Sevilen’in (18) gün içinde eve gelmediği ihbarı üzerine araştırmaya başladı.

    blank

    Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde yaşamını yitirdiği belirlenen Eylem Sevilen’in cenazesi, incelemelerin ardından Gönen Devlet Hastanesi morguna gönderildi.

    Konuyla ilgili şüpheli baba Murat Sevilen (44), gözaltına alındı. Baba Sevilen’in emniyetteki ilk ifadesinde, kızını arkadaşının doğum gününe gitmek istediği ve bir erkek arkadaşı olduğundan şüphelendiği için elleriyle boğarak öldürdüğünü itiraf ettiği öğrenildi.

    İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı Sevilen, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.