Blog

  • ‘Zorluklar içinde okudu’ doktor oldu! Çocukluk aşkıydı ölüm bile ayıramadı

    ‘Zorluklar içinde okudu’ doktor oldu! Çocukluk aşkıydı ölüm bile ayıramadı

    İzmir’in Menemen ilçesinde dekoratif beton kemerin yıkılması sonucu hayatını kaybeden çocuk doktoru Mehmet Fatih Baltacı (35) ile eşi Güler Baltacı (35) için İzmir Şehir Hastanesi’nde tören yapıldı. Yakınları ise Baltacı çiftinin ortaokulda başlayan aşklarını evliliğe taşıdıklarını ve ikinci çocuklarını yapmayı planladıklarını söyledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin ardından Baltacı çiftinin cenazeleri, İzmir Şehir Hastanesi bahçesine getirildi.

    İl Sağlık Müdürü Burak Öztop, törende yaptığı konuşmada, Mehmet Fatih Baltacı’nın tayininin geçen yıl Van’dan İzmir’e çıktığını söyledi.

    Baltacı, ailesine başsağlığı dileyen Öztop, “35 yaşında, hayatının ve mesleğinin en verimli çağında aramızdan ayrıldı. Henüz tamamlayacak çok hayali, iyileştirecek daha çok hastası varken tarifsiz bir üzüntüyle sevenlerine veda etti.” dedi.

    Tabutların üzerine karanfiller bırakıldı. Çiftin yakınları, tabutlara sarılıp, “Kardeşim benim. Uyan kardeşim. Birbirlerini çok seviyorlardı. Kalk gidelim, ne olur evimize gidelim. Bedavaya öldüler” diyerek, ağıtlar yaktı.

    Törenin ardından çiftin cenazeleri, toprağa verilmek üzere Ankara’nın Gölbaşı ilçesine gönderildi. Ortaokuldan beri birbirlerine aşık oldukları belirtilen Baltacı çiftinin cenazelerinin yarın ikindi vakti Gölbaşı Merkez Camisi’nde kılınacak namazın ardından son yolculuklarına uğurlanacağı bildirildi.

    Çiftin cenazelerinin yarın Gölbaşı Merkez Camisi’nde ikindi vakti kılınacak namazın ardından toprağa verileceği öğrenildi.

    Törene İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Orhan Gökalp, hastanede görev yapan sağlık çalışanları ve olayda hayatını kaybeden çiftin yakınları katıldı.

    “BÜYÜK İHMAL VAR”

    Törenin ardından doktor Mehmet Fatih Baltacı’nın babası Ali Rıza Baltacı, basın mensuplarına açıklamada bulundu.

    Baltacı, “İhmal olduğunu düşünüyor musunuz?” şeklindeki soru üzerine “Hem de çok. İhmalden başka ne olabilir. Rüzgar esmiş veya esmemiş. Demek ki ihmal var orada. Sağlam yapılmayan bir şey. İllaki düşecekti. Büyük ihmal var. Basın olarak sizlerden ricam, hukuksal ve idari yönden tüm aşamaların takip edilmesini istiyorum.” diye konuştu.

    “GERÇEKTEN ZORLUKLAR İÇİNDE OKUDU”

    Baltacı’nın amcasının oğlu Mahir Baltacı da Balıkesir’de öğretmenlik yaptığını, kuzeniyle en son 2 ay önce görüştüğünü belirterek, “Kimsenin aklına gelebilecek bir şey değil ama bir taş duvarın böyle rüzgarla yıkılması insanın aklına gelmiyor. Ne desek boş. İkisi de çok genç. Çocukları yetim ve öksüz kaldı. Yapacak bir şey yok. Biz buradayız. Küçük yaşlardan bu yana doktor olmak istiyordu. Gerçekten zorluklar içinde okudu. Ortamlardan bu kademeye çıkmak kolay değil. Çok başarılı ve güzel bir çocuktu. Van’da uzun süre görev yaptı. İzmir’de abisi vardı, onun yanına geldi. 2 aile bir arada olsun istedik ama nasip işte.” ifadelerini kullandı.

    SON ANLARI KAMERADA

    Öte yandan Doktor Mehmet Fatih Baltacı ve eşi Güler Baltacı, çocuklarının eğitim gördüğü Ulukent Derinsu Anaokulu’nun kahvaltı etkinliği için gittikleri düğün salonunda son onları güvenlik kameralarına yansıdı.

    OLAY

    Yahşelli Mahallesi’nde 25 Mayıs Pazar günü bir anaokulunun kahvaltı organizasyonu sonrasında düğün salonunun dekoratif beton kemeri yıkılmış, İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Acil Tıp Kliniği’nde doktor olarak görev yapan Mehmet Fatih Baltacı ile eşi Güler Baltacı enkazın altında kalmıştı.

    İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilen çiftten Mehmet Fatih Baltacı aynı gün, Güler Baltacı ise dün hayatını kaybetmişti.

    Jandarma ekiplerince işletme yetkilisi N.C. ile eşi G.C. ve oğulları İ.C. gözaltına alınmış, İ.C. çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

  • Hastalanan çocuğunu okuldan alıp eve gidecekti! Merve öğretmen ve oğlunun feci sonu

    Hastalanan çocuğunu okuldan alıp eve gidecekti! Merve öğretmen ve oğlunun feci sonu

    blank

    Ankara’da yaşayan 35 yaşındaki sınıf öğretmeni Merve Ünver 9 yaşındaki oğlu ile toprağa verildi. Hayatını kaybeden genç öğretmenden geriye ise görev yaptığı sınıfındaki hatıraları kaldı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, dün öğlen saatlerinde Etimesgut ilçesi Bağlıca Mahallesi Yılmaz Büyükerşen Bulvarı’nda meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 35 yaşındaki sınıf öğretmeni Merve Ünver, rahatsızlanan 9 yaşındaki oğlu Batuhan Üner’i okulundan alarak aracıyla eve getirmek istedi.

    Ünver idaresindeki 06 GA 8590 plakalı otomobil, bilinmeyen bir nedenden dolayı kontrolden çıkarak yol kenarındaki sondaj makinesine çarptı. Kazanın ardından çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Vefat ettikleri belirlenen anne ile oğlunun sıkıştığı yerden çıkarılan cansız bedenleri, kaza yerindeki incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu’nun morguna gönderildi.

    GÖZYAŞLARI ARASINDA TOPRAĞA VERİLDİ

    Vefat eden anne ile oğlu için Etimesgut’ta yer alan Ahi Mesud Söğüt Cami’sinde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Namazın ardından Merve Ünver ile oğlu Batuhan Ünver’in cenazeleri gözyaşları arasında toprağa verildi.

    GERİYE HATIRALARI KALDI

    Genç öğretmen Ünver’in Sincan’da görev yaptığı Alparslan İlkokulu’ndaki 1-F sınıfı boş kaldı. Ünver’den geriye ise sınıfında isminin yazılı olduğu eşyalarından hatıraları kaldı.

    Merve Ünver’in 3 çocuk annesi olduğu öğrenildi. Batuhan’ın ikizinin de aynı okulda eğitim gördüğü bildirildi.

  • Amasya’daki anne cinyetinde acı gerçek: Oğlundan şikayetçi olmadı, 1 dakika sonra canından oldu

    Amasya’daki anne cinyetinde acı gerçek: Oğlundan şikayetçi olmadı, 1 dakika sonra canından oldu

    blank
    Amasya’nın Merzifon ilçesinde tartıştığı alkollü oğlu tarafından bıçaklanarak öld*rülen annenin olaydan 1 dakika önce ihbar üzerine kapısına gelen polise şikayetçi olmadığı ortaya çıktı.

    Saliha Karayaka’nın (60) Sofular Mahallesi Fidan Sokakta evinden gelen tartışma sesleri üzerine komşuları polise ihbarda bulundu. Karayaka, ihbar üzerine eve gelen polise aile içi bir tartışma yaşandığını ve şikayetçi olmadığını söyledi.

    Polis, binadan ayrılmak üzereyken yeniden tartışma sesleri duyuldu. Bunun üzerine eve geri dönen polis, kapının açılmaması üzerine itfaiyeden yardım istedi. Eve giren ekipler, vücuduna bıçak darbeleri alan talihsiz kadını kanlar içinde buldu.

    Ambulansla hastaneye kaldırılan anne kurtarılamazken, annesini katleden M.K. (28) gözaltına alındı. 1.40 promil alkollü olduğu tespit edilen M.K.’nın 7’si uyuşturucu olmak üzere 27 suç kaydı olduğu ortaya çıktı.

    Eşini daha önce kaybeden Saliha Karayaka dün toprağa verildi. Oğlu ise çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Caniler gözaltında! Devlet korumasına alınan 2 yaşındaki Aren bebek ameliyat edilecek

    Caniler gözaltında! Devlet korumasına alınan 2 yaşındaki Aren bebek ameliyat edilecek

    blank
    Denizli’de annesinin erkek arkadaşı tarafından dövüldüğü iddia edilen 2 yaşındaki Aren bebek, tedavisinin tamamlanmasının ardından devlet korumasına alındı. Onu hastanelik eden annesi ve erkek arkadaşı gözaltına alınırken, bebeğin travmaları iyileştikten sonra ameliyat edileceği öğrenildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Sarayköy ilçesine bağlı Aşağımahalle’de meydana gelen olayda; eşinden bir süre önce boşanan S.B.D., başı, yüzü, sırtı ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri bulunan 2 yaşındaki oğlunu Aren’i Sarayköy Devlet Hastanesi’ne getirdi. Aldığı darbe nedeniyle sağ gözü tamamen kapanan ve sağ kolunda yara oluşan bebeğin vücudunda oluşan darp izlerinden şüphelenen hastane personellerinin durumu polis ekiplerine bildirmesi üzerine araştırma başlatıldı

    Konuyla ilgili olarak ifadesine başvurulan anne S.B.D., çocuğunu birlikte yaşadığı erkek arkadaşı S.D.’nin darp ettiğini öne sürdü.

    KIRILAN KOLUNDAN AMELİYAT OLACAK

    Aldığı darbeler nedeniyle başında travma oluşan Aren bebek, Sarayköy Devlet Hastanesinde yapılan ilk tedavisinin ardından devam eden hayati tehlikesi nedeniyle ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesine sevk edildi. Kırılan kolundan ameliyat olmasına karar verilen bebek, tedavisinin ardından taburcu edilerek devlet korumasına alındı. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ekipleri tarafından teslim alınan bebeğin travma tedavisinin tamamlanmasının ardından önümüzdeki hafta ortepedi polikliniğinde ameliyat edileceği öğrenildi.

    BEBEĞİ YAKMAYA ÇALIŞMIŞLAR

    2 yaşındaki bir bebeğin darp sonucu hastanelik olmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında anne S.B.D. ve erkek arkadaşı S.D. gözaltına alındı. Şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürülürken, fiziki şiddete maruz kalan bebeğin yakılmaya çalışıldığı, ısırıldığı ve duvara çarpılması sonucu darp izlerinin oluştuğu iddia edildi.

    “EN AĞIR CEZAYI ALMALARI İÇİN TAKİPÇİ OLACAĞIZ”

    Şiddete maruz kalen bebeğe sahip çıkarak, adli sürece dahil olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından yapılan açıklamada, “Olayın emniyet birimlerine yansıması ile birlikte il müdürlüğü ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiştir. Haberlere konu olan çocuğumuzun hastanedeki tedavi süreci devam etmektedir. Tedavi sürecinin ardından çocuğumuz devlet korumasına alınacaktır. Bakanlık olarak dava sürecine müdahil olarak evladımızın hakkını hukuk önünde arayıp ilgili kişilerin en ağır cezayı almasının yakın takipçisi olacağız” ifadelerine yer verildi.

  • Ankara’da vhşt! Köpekleri evde parçalayıp, öldrdğü iddia edilen doktor tutuklandı

    Ankara’da vhşt! Köpekleri evde parçalayıp, öldrdğü iddia edilen doktor tutuklandı

    blank

    Ankara’da tüyleri diken diken eden olay. Sahiplendiği köpekleri evde parçalayıp, öl*ürdüğü iddia edilen doktor tutuklandı. Şüpheli doktorun evine köpekleri götürdüğü anlar ise kameralara yansıdı.

    Ankara’da sokak köpeklerini sahiplenme bahanesiyle evine aldığı ve ardından parçalayarak öl*ürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan doktor Muhammet Mustafa Duman (28), ‘evcil hayvanı kasten öl*ürme’ suçundan tutuklandı. Şüphelinin evine köpekleri götürdüğü anlar ve bir süre sonra poşetlerle evden çıkması güvenlik kamerasına yansıdı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, geçen günlerde Etimesgut ilçesi Bağlıca Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, doktor Muhammet Mustafa Duman, 3 ayrı kişiden aldığı köpekleri sahiplendi. Sahiplendirdikleri köpeklerden günlerce haber alamayan hayvanseverler ise durumdan şüphelenerek Duman’ın evine gitti.

    Köpekleri evde de göremeyen hayvanseveler, Duman’ın hayvanlara işkence ederek öldürdüğü gerekçesiyle polise şikayette bulundu. Polis ekiplerince başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli gözaltına alındı. Duman, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Ankara Batı Adliyesi’nde savcıya ifade veren Duman, nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Duman, hakimlikçe 5199 Hayvanları Koruma Kanunun 28’inci maddesinde düzenlenen ‘evcil hayvanı kasten öl*ürme’ suçundan tutuklandı.

    ‘TESPİT ETTİĞİMİZ 14 TANE SAHİPLENMESİ VAR’

    Ankara Baro Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Tuğba Gürsoy, tutuklama kararının ardından yaptığı açıklamada, dosyaya yansıyan delillerin çok korkunç olduğunu belirterek, “Şüphelinin telefonunda çok sayıda kedi, köpek videosu ve fotoğrafı tespit edildi. Bunların bir kısmının ölü olduğu tespit edildi. Telefonundan çıkan görüntülerde kanlar içinde yatan 5 günlük yavru köpeklerin olduğu mevcut. Bunlara dair yaş mamaya su kattığı için kırmızı renk oluştuğu yönünde bir beyanda bulunmuş.

    Şu ana kadar tespit ettiğimiz 14 tane sahiplenmesi var. Bu hayvanların tamamıyla ilgili olarak ‘balkonumun kapısı açıktı, köpekler oradan kaçtı’ diyor. Fakat balkonundan kaçtıktan sonra köpeklerin bahçeye inmesi, bahçeden sonra da siteden kaçabilmesi için de sitede gezmesi gerekiyor. Hayvanların hepsinin eve girişine dair video görüntüleri var, evden çıkışlara dair bir görüntü yok. Hayvanlar eve girdikten sonra, evden çıkışlarda yaklaşık 1 saat 20 dakika sonra çok ağır poşetlerle, kartonlarla evden dışarı çıktığı; kapı kollarını ve diğer yerleri de temizlik malzemeleriyle temizleyerek delilleri karartmaya çalıştığını da video kayıtlarından, polis tutanaklarından gördük. Tutuklama kararının önemli bir tedbir olduğuna değinen Gürsoy, “Ancak bu yeterli değil. Biliyoruz ki bu gibi eylemleri yapan kişiler hayvanlardan başlıyor ve daha sonra insanlara geliyor. Evinin pek çok yerinde kan lekeleri tespit edildi. Evinde fazla sayıda hayvan poşetlenmiş halde toplandığı da tespit edildi” dedi.

    Öte yandan şüphelinin evine köpekleri götürdüğü, bir süre sonra da poşetlerle evden çıktığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

    Sokak hayvanlarını evinde öldürmekle suçlanan doktorun ifadesi: “Delilleri polislerin yerleştirdiğini düşünüyorum”

    Ankara’da sokak hayvanlarını öldürmekle suçlanan doktorun ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki tüm iddiaları reddeden şüpheli Muhammet Mustafa Duman, “Evimde yapılan arama neticesinde ele geçirilen delillerin polisler tarafından oraya yerleştirildiğini düşünüyorum” dedi.

    Ankara’da Muhammet Mustafa Duman isimli bir doktor, sokak hayvanlarını sahiplenme bahanesiyle evine alarak öldürdüğü iddiasıyla dün (29 Nisan) Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

    Ankara Batı Adliyesi’nde ifade veren Duman, nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Duman, hakimlikçe 5199 Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28’inci maddesinde düzenlenen “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan tutuklandı. Duman’ın savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı.

    “5 yavru köpek evin mutfak balkonundaki camdan kaçmış”
    Nisan 2025 başında kanser hastası olması nedeniyle bakımını üstlenemeyeceğini ifade eden şüpheli, tanımadığı bir şahıstan beş yavru köpek sahiplendiğini söyledi, “İnternette ilanda görmüştüm. Kendisinin ilanda belirttiği iletişim numarası üzerinden irtibata geçtim. Köpekleri sağlıklı bir şekilde teslim aldım. Tam tarihini hatırlayamadığım bir vakitte sahiplendiğim beş adet yavru köpek evin mutfak balkonundaki açık camdan kaçarak gitmiş. Camın açık olmasının sebebi evi havalandırmaktı” dedi.

    Hafta içi evde olmadığı esnada köpeklerin beslenmesi için yeteri kadar yiyecek bıraktığını belirten şüpheli, “Ayrıca hafta içi bir veya iki gün kontrol amaçlı evime gidip geliyorum. Köpeklerin kaçtığını fark ettiğimde etrafı kontrol ettim. Köpeklerin kendisine yahut ölüsüne rastlamadım” diye konuştu.

    “Süt ve yaş köpek maması karışımının verdiği kırmızı renk” savunması
    Duman, sahiplendiği beş köpeğin kaçmasının ardından 26 Nisan Cumartesi günü yine internetten ilan veren bir şahıstan Karşıyaka Mezarlığı’ndan üç adet yavru köpek sahiplendiği iddiasında bulundu ve şunları söyledi:

    “Karşıyaka Mezarlığı’na taksiyle gidip geldim. Taksinin içinin kirlenmemesi için oradaki bir bakkaldan koli temin ettik. Cumartesi günü köpekleri alıp eve getirdiğimde nasıl bir ortamda bakıldığını bilmediğim için köpekleri yıkadım. Dosya arasında yer alan ve tarafıma gösterilen ön inceleme tutanağındaki BİM poşeti üzerinde görülen yavru köpek benim yıkadığım köpek olup, orada her ne kadar hareketsiz kanlar içinde yattığı iddia etmiş ise de gerçeği yansıtmamakla beraber süt ve yaş köpek maması karışımının verdiği kırmızı renktir. Ölü köpek değildir. Yine görüntü inceleme tutanağında yer alan duvardaki kırmızı lekeler hobi maksatlı boyadığım duvarın belli bir kısmını göstermektedir. Her ne kadar kırmızı lekeler kan olarak değerlendirilmiş ise de, bu husus gerçeği yansıtmamaktadır. Bu lekeler boyadır. Bahsi geçen sahiplendiğim son üç adet yavru köpekler de 27 Nisan Pazar günü duşta olduğum sırada aynı şekilde mutfağın balkon camından, havalandırmak için açtığım boşluktan kaçıp gitmişler. Aynı şekilde onlara da etrafa bakındım fakat köpekleri yahut ölülerini göremedim.”

    “Balkon camı kameranın kör noktasında kalmaktadır”
    Savcı, “Video kayıtlarında köpeklerin dışarı çıkmadığının görüldüğünü ama buna rağmen köpeklerin mutfak camından kaçtığını” söylemesinin nedenini sordu. Muhammet Mustafa Duman da bu soruya, “Köpeklerin kaçtığı mutfağın balkon camı kameranın kör noktasında kalmaktadır. Görüntülerde bu yüzden köpeklerin ikametgahımdan ayrıldığı tespit edilememiştir. Dosya kapsamında yer alan ve aleyhime düzenlenen tutanakları kabul etmiyorum” cevabını verdi.

    “Görüntü kayıtlarında yer alan muşamba ve temizlik malzemeleri ile ikametgahıma girdiğim ana dair görüntülerdeki muşambayı evimin balkonunun zeminine sermek için almıştım” diyen Duman’a “Muşamba ve maket bıçağı aldığınız ifade ediliyor. Buna ilişkin savunmanız nedir?” sorusu soruldu.

  • Aksaray’da kabus evi! Birlikte yaşadığı kadını bıçakladı

    Aksaray’da kabus evi! Birlikte yaşadığı kadını bıçakladı

    blank

    Aksaray’da Emre Can A. (29), dini nikahla birlikte yaşadığı Tuğba K.’yi (39) dövüp, bıçaklayarak yaraladı. Şüpheli kaçarken, Tuğba K.’yi yaralı bulan oğlu M.Ç. (9) polisten yardım istedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, saat 07.30 sıralarında Ereğlikapı Mahallesi 1415 Sokak’ta 3 katlı binanın giriş katında meydana geldi. Emre Can A., dini nikahla birlikte yaşadığı Tuğba K.’yi dövüp, sağ bacağı ve kolundan bıçaklayarak kaçtı. Tuğba K.’nin ilk eşinden olan oğlu M.Ç., gürültüyü duyup odaya geldiğinde annesini kanlar içinde buldu.

    M.Ç. daha sonra annesinin telefonuyla polisi arayıp yardım istedi. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve gelen polis ekipleri, kanlar içindeki kadını ağlarken buldu. Yaralı kadın oğlu M.Ç. eşliğinde ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Polis, kaçan Emre Can A.’yi yakalamak için çalışma başlattı.

  • Meral Kurtuluş, hayatını kaybetti

    Meral Kurtuluş, hayatını kaybetti

    blank

    Usta oyuncu Cevat Kurtuluşun 1992deki vefatının ardından eşi Meral Kurtuluş da 87 yaşında hayata veda etti. Acı haberi Film-San Vakfı duyurdu. Vakfın açıklamasında; “Oyuncu Meral Kurtuluşa Allahtan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

    MERAL KURTULUŞ KİMDİR?

    1935te Kosovada doğan ve 1950de Türkiyeye yerleşen Meral Kurtuluş, 1959da Cevat Kurtuluş ile evlenmişti. Sinemaya 1960 yapımı Ayşecik filmiyle adım atan sanatçı, kariyeri boyunca yaklaşık 100 filmde yardımcı rollerde yer aldı.

    blank

    FİLMOGRAFİSİ

    1991 Varyemez

    1975 İşte Hayat

    1973 Hayat Bayram Olsa

    1973 Gökçe çiçek

    1973 Azap-

    972 Sezercik Aslan Parçası

    1972 Suçlu

    1971 Solan Bir Yaprak Gibi

    1971 Üç Arkadaş Hizmetçi

    1971 Hayat Sevince Güzel

    1971 Vefasız

    1970 Zagor

    1970 Yaralı Ceylan

    1970 Beyaz Güller

    1968 Kadın Değil Baş Belası

    1968 Kezban

    1968 Kadın Asla Unutmaz

    1967 Ölümsüz Kadın

    1967 Samanyolu

    1967 Malkoçoğlu Krallara Karşı

    1966 Eli Maşalı

    1965 Aşk ve İntikam

  • Bülent Uygun, kızı Almina Tude’ye gözyaşlarıyla veda etti

    Bülent Uygun, kızı Almina Tude’ye gözyaşlarıyla veda etti

    blank

    Teknik direktör Bülent Uygun’un vefat eden kızı Almina Tude Uygun, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

    Türk futbolunun önemli teknik direktörlerinden Bülent Uygun’un bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve Türkiye Futbol Federasyonu’nda İdari İşler Uzmanı olan kızı Almina Tude Uygun (29), dün hayatını kaybetmişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Almina’nın genç yaştaki vefatı, başta ailesi olmak üzere yakın çevresi ve futbol camiasını yasa boğdu.

    Merhume Uygun, Sakarya’nın Sapanca ilçesindeki Rüstempaşa Mahallesi Merkez Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı.

    Cenazeye Almina Tude’nin ailesi ve yakınlarının yanı sıra; Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, TFF 1. Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, Eski TBMM Başkanı İsmet Yılmaz ile spor ve sanat camiasından birçok isim katıldı.

    Cenaze namazı esnasında Bülent Uygun’un gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

    Öte yandan kızının vefat haberini Antalya’da katıldığı programda öğrenen Bülent Uygun, “Meleğim Almina Tude Uygun, “Meleğim Almina Tude Uygun, canım kızım Hakk’ın rahmetine kavuştu” açıklamasını yapmıştı.

  • Tekstil dünyasının ünlü ismi Osman Boyner hayatını kaybetti

    Tekstil dünyasının ünlü ismi Osman Boyner hayatını kaybetti

    blank

    Boyner Holding’in kurucusu iş insanı Osman Boyner hayatını kaybetti. Boyner, Altınyıldız ve Beymen gibi tekstil dünyasının önemli markalarının kurucusuydu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) ve Boyner Holding’in kurucularından iş insanı Osman Boyner 99 yaşında hayata veda etti. Osman Boyner, tekstil dünyasının önde gelen markalarından olan Altınyıldız’ı ve hazır giyim sektörünün en bilinen markalarından Beymen’i kurdu.

    Osman Boyner’in oğlu olan Boyner Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner ise tekstil duayeni iş insanının vefatını Instagram hesabından duyurdu.

    Osman Boyner’in eşi Ayten Boyner de 2021 yılında 88 yaşında yaşamını yitirmişti. Koronavirüs tedavisi gören Ayten Boyner, tedavisinin ardından evinde beyin kanaması geçirmişti.

    OSMAN BOYNER KİMDİR?

    Ali Osman Boyner, 1926 yılında Kastamonu’nun Tosya ilçesinde dünyaya geldi. İstanbul’da Sultanahmet Ticaret Lisesi’nin ardından Yüksek Ticaret Okulu’nu tamamlayan Boyner, 1952 yılında Ahmet Sadıkoğlu, Hasan Boyner ve Fazıl Boyner ile birlikte tekstil sektörüne adım atarak Altınyıldız markasının kuruluşunda yer aldı. Boyner, modacı Kerim Kerimol ve İtalyan moda evi sahibi Silvano Corsini ile iş birliği yaparak Beymen markasını hayata geçirdi. Beymen’in ilk mağazası 1971’de İstanbul Şişli’de açıldı.

    Osman Boyner, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) kurucuları arasında yer aldı. Boyner, 2010 yılına kadar Boyner Grubu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürdü. Günümüzde Boyner Holding’in Yönetim Kurulu Başkanlığını oğlu Cem Boyner sürdürmekte.

    İŞÇİYE KARŞI İNANILMAZ BİR SEVGİSİ VARDI

    Türkiye’nin iki büyük yün kumaş üreticisi Altınyıldız ve Bahariye Mensucat 72 yıl sonra yeniden aynı çatı altında buluşması üzerine Altınyıldız CEO’su Yavuz Sökün Hürriyet’e özel bir röportaj vermişti. Sökün röportajda Osman Boyner ile ilgili bir anısını anlatarak Boyner’in işçilere olan sevgisinden bahsetmişti. Sökün’ün anlattığı Osman Boyner anısı şu şekilde:

    “Ben 11 yıl önce Çerkezköy fabrikasında işe başladım. Bir gün fabrikada satın alma bölümünün önünden geçerken bir konuşma kulağıma geldi; 5 ton pirinç, 6 ton yağ vs alınıyordu. Ne alaka, biz bunları neden dışardan alıyoruz diye düşündüm. Yemek hizmetini veren kaliteli catering şirketleri var, onlardan alalım dedim. ‘Osman Bey asla kabul etmez’ dediler. Çünkü Osman Bey her gün fabrikaya mutlaka geliyor ve yemekte de fabrikada pişeni yiyor. Gittim, Osman Bey’e konuyu anlattım. “Olmaz, işçinin yemeği kaliteli olmalı’ dedi ve kabul etmedi. Ben kaliteden ödün verilmeyecek ama biz bu alımları yapmayalım, iyi bir şiketten bu hizmeti alalım diye ısrar ettim. Üç tur sonra ikna ettik. İşçilere karşı inanılmaz bir sevgi ve saygısı vardı. Biz de bu felsefeyi devam ettiriyoruz, işçimize her konuda sahip çıkmayı ön planda tutuyoruz.”

  • 55 milyon dolandırıldığını iddia eden Fatma Kovan: “Benden dolandırdığı mallarımı istiyorum”

    55 milyon dolandırıldığını iddia eden Fatma Kovan: “Benden dolandırdığı mallarımı istiyorum”

     

    blank

    İnternetten tanıştığı A.K. için Bodrum’dan Mardin’e taşınan Fatma Kovan, dini nikahla evlendiği adam tarafından tüm mal varlığının alındığını iddia etti. A.K. hakkında uzaklaştırma kararı aldıran ve toplamda 55 milyon liralık malını geri almak için dava açan Kovan, ‘Benden dolandırdığı malları istiyorum’ diyerek hukuk mücadelesi başlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    2019 yılında internet üzerinden tanıştığı A.K. (45) ile dini nikahla evlenen Fatma Kovan (34), bir süre sonra eşinin yaşadığı Mardin’in Derik ilçesi Kayacık Mahallesi’ne taşındı.

    A.K.’nin ‘kadın çalışmaz’ düşüncesi nedeniyle işlettiği restoranı kapatan Kovan, A.K.’nin kredi çekemediğini söylemesi üzerine Bodrum’daki dairesini de onun üzerine vekalet verdi. Bu süreçte çiftin bir kız çocuğu dünyaya geldi. Ancak Kovan’ın hayatı, kızının henüz 1 yaşındayken beşik kertmesi yapılmak istendiğini öğrenmesiyle altüst oldu. Duruma tepki gösteren Kovan, A.K.’nin kendisini susturmaya çalıştığını ileri sürüp, çocuğunu da yanına alarak Mardin’den kaçtı. A.K.’nin, Kovan’a ait olan ve daha önce vekaletle devraldığı villayı da dayısının üzerine geçirdiği öne sürüldü. Taşınmazlarını geri alamayan Kovan, A.K. hakkında uzaklaştırma kararı aldırdıktan sonra yaklaşık 55 milyon lira değerindeki mal varlığını geri almak için yargıya başvurdu.

     

    ‘BENDEN DOLANDIRDIĞI MALLARIMI İSTİYORUM’

    Kendisini dolandırdığını iddia ettiği A.K.’den hakkını arayan Fatma Kovan, ‘Bu şahıs benim 2 taşınmazımı ve arsamı sattırarak edindiği parayı alarak beni dolandırdı. Bu konu haber oldu ve herkes bir şeyler söylüyor. Fakat biz şu anda mahkemeliğiz ve hukuk sürecimiz sürüyor. Ben bu ülkede adaletin olduğuna inanan bir insanım ve sonuna kadar mücadelemin arkasındayım. Bu olayın gündeme gelmesi ile meşhur olacak yapıda bir insan değilim. Sıradan bir insanım.

    Kızıma yapılan durumun hesabının verilmesini istiyorum. Tüm kadınların sesiyim. Hiçbir şekilde böyle bir şeye asla ve asla ‘tamam’ demem, diyemem böyle bir şey düşünmem. Böyle düşünce yapısına sahip insanlara karşıyım. Daha benim kızım 1 yaşındaydı bunu yaptıklarında. Bazı şeyleri buradan dile getiriyorum ama bazılarını da dile getiremiyorum.

    Şimdi sadece beşik kertiği durumu da değil, burada anlatamadığım bir takım şeyler var. Zaten bizim yazılı kanıtlarımız ve delillerimiz var. Bunları tüm kamuoyu öğrenecek. Ben adalete güveniyorum ve her şeyin zamanını bekliyorum. Ben benden dolandırdığı mallarımı istiyorum’ dedi.

    ‘BU MALLAR BİZE MİRAS OLARAK İNTİKAL ETTİ’

    Dolandırıldığını iddia ettiği malların dedesinden babasına, oradan da kendisine miras kaldığını belirten Kovan, ‘Bu insana her şekilde katlandım. Fakat beni son noktaya getiren şey benim kızıma yaptıkları şeye ‘tamam’ deyip tepki göstermeyerek beni susturması. Benim ondan ayrılmam ve kızımı alıp Bodrum’daki evime gelmememdeki sebep budur. Böyle bir düşünce yapısına asla ‘evet’ demiyorum. Devletin her merciinde her şey kayıt altında.

    55 milyonluk benim mal varlığım bir kişi tarafından bana gelip de ‘al bunu kullan’ denilmedi. Küçük yaşta babamı kaybettim, sonrasında dedemden babama kalan mallar miras olarak bizim üzerimize geçti. Ben de yatırımlarımı Bodrum’da devam ettirdim. Benim zaten bu insanla tanışmadan önce taşınmazlarım vardı. İnsana ‘bu kadının mallarını aldın ama hiç Bodrum’a geldin mi’ diye sorarlar yani. Bu şahıs 2019’dan önce hiç Bodrum’a gelmiş mi acaba’ ifadelerini kullandı.

    ‘İLK TANIŞTIĞIMIZDA BENİ DOLANDIRMAYI KAFAYA KOYMUŞ’

    A.K.’nin kendisini önce eczacı olarak tanıttığını, sonradan çiftçilik yaptığını öğrendiğini ifade eden Kovan, ‘Kendisi ile internet üzerinden tanıştım ve önce kendisini bana eczacı olarak tanıttı. Ancak sonrasında çiftçilik yaptığını öğrendim. Ben ona güvendim ve inandım. Bu insan öyle bir insan ki burada farklı, Mardin’de çok farklı bir insan haline dönüştü. Zaten bu insan benimle ilk tanıştığı zaman beni dolandırmayı kafasına koymuş’ dedi.

    ‘LEHİMİZE İLERLİYOR’

    Fatma Kovan’ın avukatı Erol Üstündağ ise devam eden davalar hakkında bilgi vererek, ‘Müvekkilimizin 3 adet taşınmazı mevcut. Bunlardan biri Mumcular’daki konutu, biri villa, biri ise arsa. Konutu ‘kredi çekmem lazım’ diyerek emanet olarak üzerine alıyor ancak geri vermiyor. Villa, müvekkilin zor zamanında özel vekaletle alınıp dayısı üzerinden başka birine devrediliyor. Arsa ise elden satılıp parası A.K.’nin hesabına yatırılıyor. Tüm bu taşınmazlarla ilgili elimizde yazılı belgeler, dekontlar mevcut. Bir buçuk yıldır süren hukuk mücadelemiz lehimize ilerliyor’ diye konuştu.

    ‘ELİMİZDE TÜM DELİLLER MEVCUT’

    Sürece ilişkin açıklama yapan bir diğer avukat Mustafa Uyar ise şunları aktardı:

    ‘Müvekkilim, A.K.’nin ailesiyle birlikte Mardin’de yaşarken, çocuğunun beşik kertmesi yapıldığını öğrenince derhal Bodrum’a döndü. Taşınmazlarının satıldığını öğrendikten sonra da hukuki süreci başlattı. A.K. bunun ardından çocuğunu göremediği gerekçesiyle dava açtı ve belirlenen tarihlerde görüşme hakkı aldı. Ancak bugüne dek bu hakkı kullanmadı. Velayetle ilgili bir sıkıntı yok, fakat kişisel ilişki kurmakta direniyor. Beşik kertmesiyle ilgili somut delillerimiz mevcut, gerekli görülürse yeni belgeleri de sunacağız.’

  • Leyla Okay hayatını kaybetti

    Leyla Okay hayatını kaybetti

    blank

    Son dakika haberine göre; ünlü oyuncu Leyla Okay 62 yaşında hayatını kaybetti.

    Birsen Altuntaş’ın haberine göre; Ferhunde Hanımlar, Bizim Evin Halleri, Derin Sular, Teşkilat gibi dizilerde rol alan tiyatrocu LeylaOkay 62 yaşında hayatını kaybetti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    LEYLA OKAY KİMDİR?

    Leyla Okay, 1963 yılında Ankara’da doğmuş Türk tiyatro ve dizi oyuncusu ile yönetmendir. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda tiyatro eğitimi almış ve lise yıllarında kendi çabalarıyla tiyatroya başlamıştır. İlk sahne deneyimini “Bozuk Para” adlı oyunla Ankara Komedi Sahnesi’nde yaşamıştır. Daha sonra Amerikan Kültür ve Birlik Tiyatrosu’nda çeşitli oyunlarda rol almıştır.​

    Tevfik Yapıcı, Ercan Demirel ve Bülent Yıldıran ile birlikte Kaktüs Kabare’de uzun yıllar boyunca birçok çocuk oyununda ve “Ölelim mi Gülelim mi?” adlı oyunda sahne almıştır. Bu ekip, TRT’de yayınlanan ve 1990’ların başında doğaçlama tiyatroyu televizyona taşıyan “Yakıştır” programında da birlikte çalışmıştır.​

    1989 yılında Kaktüs Kabare’den ayrılarak televizyon kariyerine adım atan Okay, “Dostlarımız” dizisiyle kamera önü oyunculuğa başlamıştır. Ardından “Ferhunde Hanımlar” (Kiraz), “Bizim Evin Halleri” (Pembe), “Yamak Ahmet” (Hala), “Rumuz Cavidan” (Zişan), “Yalancı Bahar”, “Derin Sular”, “Anne” ve “Teşkilat” gibi birçok dizide rol almıştır.​

    2013 yılında Ankara Kuğulu Park’ta gerçekleşen bir yürüyüş sırasında başına isabet eden gaz bombası nedeniyle beyin kanaması geçirmiştir. O dönemde sağlık durumu hakkında çeşitli spekülasyonlar ortaya atılmış, ancak kısa sürede sağlığına kavuşmuştur. Bu olay, sanat camiasında ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır.​

    Leyla Okay, tiyatro ve televizyon alanındaki çalışmalarıyla Türk sahne sanatlarına önemli katkılarda bulunmuş bir sanatçıdır.​

  • Hamile annesinin ce*ediyle aynı evde 10 gün! 1,5 yaşındaki bebek koruma altına alındı

    Hamile annesinin ce*ediyle aynı evde 10 gün! 1,5 yaşındaki bebek koruma altına alındı

    blank

    Kastamonu’da apartmanı saran koku üzerine ekiplerin girdiği evde, bıçaklanmış halde ce*edi bulunan 23 yaşındaki hamile kadının kocasının her gün 1,5 yaşındaki çocuğuyla eve girip çıktığı öğrenildi. Cin*yet şüphelisi kocanın evin önünde yürüdüğü anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, dün İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki apartmandan kötü kokuların gelmesi üzerine binada yaşayan vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak ihbarda bulundu. İhbar üzerine apartmana itfaiye ekipleri sevk edildi.

    İtfaiye ekipleri, yaptıkları çalışma neticesinde eve girdi. Evde, hamile bir kadının ce*ediyle karşılaşıldı. Bunun üzerine polis ve sağlık ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri evde incelemelerde bulundu. Ce*edin, 23 yaşındaki hamile Elif Civil’e ait olduğu tespit edildi.

    Elif Civil’in, vücuduna aldığı bıçak darbeleriyle öld*rüldüğü belirlenirken, ce*edin 10 günden fazladır evde olduğu belirtildi. Ekiplerin evde yaptıkları incelemelerin ardından Elif Civil’in cenazesi, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinin morguna kaldırıldı.

    KAN DONDURAN DETAYLAR

    Yaklaşık 8 aylık hamile olduğu kadının kocası B. Civil (29) ise 1,5 yaşındaki çocukları İ. Civil ile birlikte il merkezindeki Nasrullah Meydanı’nda dolaşırken, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı. Cin*yet şüphesi ile B. Civil adli makamlarca tutuklanırken, İ. Civil ise polis ekipleri tarafından koruma altına alındı.

    Sokakta ve binadaki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen polis ekipleri, B. Civil’in ce*et bulunmadan önce bebek arabasına bindirdiği çocuğu ile birlikte binadan çıktığı ve yürüyerek uzaklaştığını tespit etti. Öte yandan, B. Civil’in her gün eve girip çıktığı görüldüğü belirtildi.

    O ANLAR KAMERADA
    Ces*din bulunduğu gün B. Civil’in 1,5 yaşındaki çocuğu ile birlikte binadan çıkıp uzaklaştığı anlar ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde B. Civil’in bebeği ile birlikte sakin bir şekilde caddede yürüdüğü görülüyor.

    “10 GÜNDÜR KOCASI EVE GELİP GİDİYORMUŞ”

    Caddede bulunan esnaflardan Recep Eski, cin*yet şüphelisi B. Civil’in 10 gündür sürekli eve gelip daha sonra da ayrıldığını öğrendiklerini belirterek, “Sabah saatlerinde polis, ambulans, itfaiye ekipleri geldi. Biz de sorduk, ’10 gün önce cin*yet işlenmiş’ dediler. 10 gündür de kocası eve gelip gidiyormuş. Polis ekipleri de gelip ce*edi evden çıkarttılar.

    Buradan gelip geçerken aileyi görüyorduk. 1,5 yaşlarında bir çocukları vardı. Kadın da hamileydi. Bugün sabah şahıs tekrar buradan geçmiş. Polis arkadaşlar bizim iş yerimizin güvenlik kamerasını incelediler, orada da gözüküyor. Sabah sakin bir şekilde yürüyerek binadan çıkıyor ve bebek arabasıyla yürüyerek caddeden geçiyor. İkisi çıktılar çarşıya doğru yürüdüler” dedi.

  • SON DAKİKA… Antalya’da akılalmaz olay: Kreş servisinde kaybolan Göktuğ Ilgaz 8 saat sonra parkta bulundu!

    SON DAKİKA… Antalya’da akılalmaz olay: Kreş servisinde kaybolan Göktuğ Ilgaz 8 saat sonra parkta bulundu!

    blank

    Antalya’da akılalmaz olay: Kreş servisinde kaybolan Göktuğ Ilgaz 8 saat sonra parkta bulundu!

    SON DAKİKA… Antalya’da 3 yaşındaki Göktuğ Ilgaz, sabah saatlerinde bindirildiği kreş servisinde kayboldu. Durumu kreşten gelen “Göktuğ niye gelmedi, iyi mi?” mesajıyla öğrenen aile şok oldu! Ailenin her yerde aradığı 3 yaşındaki Göktuğ, 8 saatin sonunda parkta bulundu!

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Antalya’da yaşayan Murat ve Aziza Ilgaz çifti, 3 buçuk yaşındaki oğulları Göktuğ Ilgaz’ın, geçen cuma sabahı saat 07.15’te bir yıldır eğitim aldığı Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki kreşe gitmek üzere servise bindirilmesine rağmen okula hiç ulaşmadığını ve gün boyunca kayıp kaldığını iddia etti. Aile, çocuklarının saatler sonra Kepez ilçesindeki bir parkta tek başına bulunduğunu ve bir vatandaş tarafından mahalle muhtarına, ardından emniyet güçlerine teslim edildiğini belirtti.

    Olay, kreş öğretmeninin anne Aziza Ilgaz’a gönderdiği mesajla ortaya çıktı. Öğretmen saat 13.00’te “Merhaba Aziza Hanım, bugün Göktuğ niye gelmedi, iyi mi?” diye yazdı. Mesajı çalıştığı için ancak saat 15.00’te görebilen anne, yaşadığı korkuyu şu sözlerle anlattı:

    “Telaşa kapıldım. Çok korktum, inanılmaz bir stres oldum. Deli gibi oldum. Öldü dedim. Çocuk öldü. Bir şey mi oldu? Hemen eve geldim, eşimi aradım. ‘Kreşte yok’ dedim. Murat, ‘Ben sabah verdim’ dedi. Kreşin güvenlik kameralarına baktılar, çocuk yok. Hiç girmemiş.”

    “ŞOFÖR VE GÖREVLİ NASIL FARK ETMEDİ?”

    Anne Ilgaz, oğlunun nerede olduğunu öğrendikleri ana kadar geçen saatlerde yaşadığı paniği ise şöyle anlattı:

    “Olaydan sonra kreş müdürünü aradım. Müdür, ‘Biz kameraya baktırdık, hiç inmemiş çocuk. Ne çantası var, ne çocuk var, hiç yok’ dedi. Hâlâ bilmiyoruz çocuğumuz servisten nerede indi. Servisteki şoför ve görevli nasıl fark etmedi? Nasıl indirmemiş çocuğu, nasıl bakmamış, saymıyor mu? Güvenlik var diyorlar ama kimse bir şey fark etmemiş. Saymıyoruz diyorlar. O gün ben ne yaşadım hâlâ anlatamıyorum. Şoktayım. İş yerinde kriz geçirdim. Konuşamadım bile. ‘Oğlum öldü’ dedim. Bitti. Çok kötü bir duyguydu.”

    Göktuğ’un daha sonra Kepez ilçesindeki bir parkta bulunduğu bilgisini avukatları aracılığıyla aldıklarını belirten anne, çocuğun karakola götürüldüğünü, üstünün başının perişan halde olduğunu ve hâlâ korku yaşadığını söyledi. Anne Aziza Ilgaz, “Karakoldayken çok kötüymüş, pismiş. Korkmuş, ağlıyormuş. Hâlâ sabahları korkuyla uyanıyor. ‘Anne neredesin?’ diyor. Yeni bir kreşe başladık. Oradaki öğretmeni her anı videoya çekip gönderiyor, hepsini izliyorum” diye konuştu.

    BİR VATANDAŞ PARKTA BULUP MUHTARA TESLİM ETMİŞ

    Baba Murat Ilgaz ise sabah her zamanki gibi oğlunu servise bıraktığını söyledi. Saat 15.00’te eşi arayana kadar olaydan haberi olmadığını belirten baba, yaşadıkları süreci şöyle anlattı:

    “Kreşi aradık, ‘Göktuğ burada değil’ dediler. Kameralara baktılar, hiç giriş yapmamış. Daha sonra öğrendik ki Kepez Mahallesi’ndeki bir parkta vatandaş bulmuş. Muhtara teslim etmiş, muhtarlıktan da Asayiş Çocuk Şube teslim almış. Biz de saat 17.00 gibi gidip oğlumuzu aldık. Çok kötü bir olaydı.”

    “3 YAŞINDA VE 8 SAAT DIŞARDA…”

    Yaşadığı duyguyu “bir anda dünyanız alt üst oluyor” diyerek anlatan Murat Ilgaz, olayın büyüklüğünü şu sözlerle dile getirdi:

    “Düşünün sizi birisi arıyor ve çocuğunuz yok diyor. Kreşte yok. Üç yaşında ve yedi sekiz saat dışarıda kalıyor. Çok korktuk. Düşünüyorsunuz, ne oldu, başına ne geldi. Adını bile söyleyemeyen 3 yaşında bir çocuk sonuçta. Sonra kavuşuyorsunuz, bir anda dünyalar sizin oluyor.”

    Aile, yaşanan olayın ardından savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kreş yönetiminin de net bilgi veremediğini belirten Murat Ilgaz, yaşananların ciddi bir ihmale işaret ettiğini söyledi. Baba Murat Ilgaz, “Ne şoför ne de servis ablası durumu fark etmiş. Okul da saat 3’e kadar hiç aramamış. Kaç öğrenci geldi, kim eksik diye sayım yapılmamış. Bu çok büyük bir ihmal. Bizim çocuğumuz bulundu ama başka ailelerin başına gelmesin diye bu yola başvurduk” dedi.

    Aile, yaşadıkları sürecin ardından pedagog desteği almaya başladıklarını ve çocuğun yaşadığı travmanın izlerini silmeye çalıştıklarını söyledi. Baba Ilgaz, “Çocuk kolay büyümüyor. Anne baba nasıl sorumluluk alıyorsa, kreş görevlileri de aynı ciddiyetle görev yapmalı” ifadelerinde bulundu.

  • Oyuncu Sevil Akdağ arkadaşını öldürmüştü! Elif Kırav’ın annesi gözyaşları içinde konuştu… ‘Polis ‘ben böyle bir cin*yet görmedim’ diyor’

    Oyuncu Sevil Akdağ arkadaşını öldürmüştü! Elif Kırav’ın annesi gözyaşları içinde konuştu… ‘Polis ‘ben böyle bir cin*yet görmedim’ diyor’

    blank
    Oyuncu Sevil Akdağ (32), Fatih’te evine gittiği Elif Kırav’ı (29) aralarında çıkan tartışma sonucu bıçaklayarak öl*ürmüştü. Olayın ardından evden çıktığı anlar güvenlik kamerasına yansıyan Sevil Akdağ, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştı. Elif Kırav’ın acılı annesi Şükran Kırav, Kanal D’de Neler Oluyor Hayatta’da programında kan donduran cinayetin detaylarını anlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    Olay, Fatih İskenderpaşa Mahallesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre, Elif Kırav ile oyuncu Sevil Akdağ dışarıda buluştuktan sonra Kırav’ın evine geldi. Evde bir süre sonra ikili tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Sevil Akdağ arkadaşını bıçakla öl*ürdükten sonra bileklerini kesti. Akdağ, kısa süre sonra evden kaçtı. Hayatını kaybeden Elif Kırav’a ulaşamayan yakınları, apartmandaki komşularını arayarak eve bakmalarını istedi.

    Komşular, genç kadının evine geldiğinde Kırav’ı kanlar içerisinde gördü. Komşu, durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri Kırav’ın hayatını kaybettiğini belirlerken polis ekipleri yaptıkları çalışmada olayı oyuncu Sevil Akdağ’ın yaptığını belirledi. Ekipler, incelemeleri sırasında Elif Kırav’ın vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda bıçak izi ve olay yerinde boğuşma izi olduğunu tespit etti.

    ANNESİ KAN DONDURAN DETAYLARI ANLATTI

    Hakan Ural ve Ferda Yıldırım’ın sunuculuğunu yaptığı Kanal D’de Neler Oluyor Hayatta’da programında Elif Kırav’ın annesi Şükran Kırav konuştu.

    ‘KIZIM NE ALIRSA AYNISINI O DA ALIYORDU’

    Elif Kırav’ın acılı annesi Şükran Kırav gözyaşları içinde konuşurken şu ifadeleri kullandı:

    İyice sardı kızıma, bırakmadı peşini. Asabi, kıskanç hareketleri vardı. Böyle bir şey yapacağı hiç aklıma gelmezdi. Ben saçlarını kaldırıyorum kızımın, nereye elimi atarsam orası delik deşikti. Kafasının her yerini delmiş, hele sırtı her yeri bıçak yarasıydı. Kızım koltuklarda kıvranırken yere düşmüş, yerde can vermiş.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Kızım ne alırsa aynısını o da alıyordu, çok kıskançtı. İçimden benim ona karşı hiçbir sevgi yoktu, hep kötü bir his vardı. Hiç o kıza ısınamadım. Kızıma çok azap çektirmiş, canice vahşice öld*rmüş kızımı ve müebbetini istiyorum onun. Göğüslerine, her yerine vurmuş, vurmadığı yer kalmamış. Ben her yerde kızımı görüyorum. Polis ‘ben böyle bir cinayet görmedim’ diyor. Bir de yatak odasında çekmeceleri kırılmış, bir şey mi aradı onu bilmiyoruz. Türkiye’ye sesleniyorum, bunun oradan çıkması benim ölümümdür. Dayanamam, ben bu acıya dayanacak da değilim. 2-3 kere hastaneye kaldırmışlar beni.

    30 BIÇAK YARASI DEĞİL 53 BIÇAK YARASI VARDI’

    Elif Kırav’ın kardeşi Furkan Kırav ise kan donduran cinayette şu detayları paylaştı:

    Kızın psikolojik rahatsızlıkları olduğunu biliyorduk ama benim ablam arkadaşlığını kesebilecek gibi değildi. Eski bir arkadaşı olduğu için ara sıra görüşecek bir arkadaşlığı vardı. Canilik var ortada. Olayın doğrusu farklı. Eve geldikten sonra 30 bıçak yarası değil 53 bıçak yarası vardı.

    Benim tahminimce yanından bıçakla gelmiş. Bunu sosyal medyadan kendi arkadaşları tarafından böyle biliyoruz. Bir kavgaya bıçakla geliyorsan ya husumetin vardır, ya da karşı tarafın seni alacağını düşündüğün için bıçakla gelirsin. Gücünün yetmeyeceğini anladığı için böyle bir hamlede bulunmuş.
    Ölm*ediği sürece bu işin içinden çıkamayacak. Benim ablamı canice katletti. O ablam dışında kendini ve çocuğunu da öld*rmüş sayılır.

    Sosyal medyada bir sürü şey düşüyor ve birçoğu gerçek değil.

    SİYAH GİYİMLİ BİRİNİN APARTMANDAN KOŞARAK UZAKLAŞTI

    Elif Kırav’ın komşusu emniyete verdiği ifadede, olay günü sabah saatlerinde Kırav’ın dairesinden çok fazla bağrışma sesi geldiğini, kendisinin seslerden rahatsız olduğunu, tekrar uyumaya çalıştığı sırada apartman merdivenlerinden ayak sesleri geldiğini ve kapı deliğinden baktığında siyah giyimli birinin apartmandan koşarak uzaklaştığını gördüğünü söyledi. Daha sonra saat 16.30 sıralarında Kırav’ın annesinin telefon ile kendisini aradığını kızlarına ulaşamadığını söylemesi üzerine daireye çıktığını ve kapının açık olması üzerine içeri girdiğinde Kırav’ı yaralı vaziyette gördüğünü belirtti.

    ŞÜPHELİ ESENYURT’TA YAKALANDI

    Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler şüpheliyi kısa sürede Esenyurt’ta yakaladı. Şüpheli Sevil Akdağ ifadesinde Elif ile arkadaş olduklarını, gece dışarda alkol aldıklarını daha sonrasında olayın yaşandığı eve geçip alkol almaya devam ettiklerini, sabah saatlerinde aralarında sebepsiz yere kavga çıktığını ve Elif’in kendisine vurduğunu, aralarında boğuşma yaşandığını anlattı. İfadenin devamında birlikte yere düştüklerini, hareketsiz yattığını görerek korkup kaçtığını, aşırı alkol aldığı için bir şey hatırlamadığını söylediği öğrenildi.

    ‘BIÇAKLAYIP BİLEKLERİNİ KESİYOR’

    Mahalle sakini Abdulkadir Bediroğlu ise, “2 kız arkadaş birbiriyle tartışmış. Sonra biri diğerini öld*rüyor. Kız arkadaşını bıçaklayıp bileklerini kesiyor. Sonra da kaçıp gidiyor. Annesi geliyor eve giriyor. Kan içinde görüyor. Mahallede görüyorduk. Selamlaşıyorduk. İyi bir insandı” dedi.

    TUTUKLANDI

    Olayın ardından evden çıktığı anlar güvenlik kameralarına yansıyan şüpheli Sevil Akdağ, emniyetteki işlemlerinin tamamlanması üzerine adliyeye sevk edildi. Sevil Akdağ çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Ahmet YEŞİLMEN- Uğur ŞAHİN- Utku Can SÖNMEZ- Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)

  • Ve Karsu paylaşımla duyurdu! İşte oğlunun ismi ve beraber ilk kareleri

    Ve Karsu paylaşımla duyurdu! İşte oğlunun ismi ve beraber ilk kareleri

    blank

    Ünlü şarkıcı ve piyanist Karsu, uzun zamandır birlikte olduğu sevgilisi Mike Schrama ile temmuz ayında evlendi. Hamile olduğunu açıklayan Karsu, 11 Nisan tarihinde oğlunu kucağına aldı. Karsu yaptığı paylaşımla oğlunun ismini de açıkladı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Türk asıllı Hollandalı piyanist ve besteci Karsu Dönmez (35), Mike Schrama ile geçtiğimiz yıl dünyaevine girmişti. İstanbul’a gelen Karsu, bebeğinin cinsiyetini açıklamıştı.

    Erkek bebek bekleyen Karsu, Instagram hesabından takipçileriyle güzel haberi paylaştı. 11 Nisan’da oğlunu kucağına alan Karsu peş peşe paylaşımlarda bulundu.

    Karsu yaptığı paylaşımda, “Dokuz ay boyunca Mike’a hep şunu söyledim: ‘Bahçedeki elma çiçekleri açmaya başladığında, oğlumuz dünyaya gelecek.’ Ve 11 Nisan’da doğdu: Blues Dönmez Schrama. Artık baharlar her zamankinden daha güzel olacak. Anne ve baba olarak, kalbimizin en derininde filizlenen, adını bile bilmediğimiz bir sevgiyle tanıştık.” dedi.

  • Son Dakika! Oyuncu Sevil Akdağ arkadaşını bıçaklayarak öldrdü

    Son Dakika! Oyuncu Sevil Akdağ arkadaşını bıçaklayarak öldrdü

    blank

    Oyuncu Sevil Akdağ (32), dün akşam saatlerinde tartışma yaşadığı arkadaşı Elif Kırav’ı (29) bıçaklayarak öld*rdükten sonra bileklerini kesti. Kısa sürede yakalanan Sevil Akdağ ifadesinde Elif ile aralarında çıkan tartışmada boğuşma yaşandığını yere düşen arkadaşının hareketsiz yattığını görünce evden uzaklaştığını söyledi.

    Olayın ardından evden çıktığı anlar güvenlik kamerasına yansıyan Sevil Akdağ emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, dün akşam saatlerinde İskenderpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Elif Kırav ile oyuncu Sevil Akdağ dışarıda buluştuktan sonra Kırav’ın evine geldi. Evde bir süre sonra ikili tartışmaya başladı.

    Tartışmanın büyümesi üzerine Sevil Akdağ arkadaşını bıçakla öld*rdükten sonra bileklerini kesti. Akdağ, kısa süre sonra evden kaçtı.

    KANLAR İÇİNDE BULUNDU
    Hayatını kaybeden Elif Kırav’a ulaşamayan yakınları genç kadının evine geldi. Kırav’ı kanlar içerisinde gören yakınları durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    ŞÜPHELİ YAKALANDI
    Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri Kırav’ın hayatını kaybettiğini belirlerken polis ekipleri yaptıkları çalışmada olayı oyuncu Sevil Akdağ’ın yaptığını belirledi. Ekipler, incelemeleri sırasında Elif Kırav’ın vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda bıçak izi ve olay yerinde boğuşma izi olduğunu tespit etti.

    “SİYAH GİYİMLİ BİRİNİN APARTMANDAN KOŞARAK UZAKLAŞTI”
    Elif Kırav’ın komşusu emniyete verdiği ifadede, olay günü sabah saatlerinde Kırav’ın dairesinden çok fazla bağrışma sesi geldiğini, kendisinin seslerden rahatsız olduğunu, tekrar uyumaya çalıştığı sırada apartman merdivenlerinden ayak sesleri geldiğini ve kapı deliğinden baktığında siyah giyimli birinin apartmandan koşarak uzaklaştığını gördüğünü söyledi. Daha sonra saat 16.30 sıralarında Kırav’ın annesinin telefon ile kendisini aradığını kızlarına ulaşamadığını söylemesi üzerine daireye çıktığını ve kapının açık olması üzerine içeri girdiğinde Kırav’ı yaralı vaziyette gördüğünü belirtti.

    “BIÇAKLAYIP BİLEKLERİNİ KESİYOR”
    Olayla ilgili konuşan Abdulkadir Bediroğlu, “2 kız arkadaş birbiriyle tartışmış. Sonra biri diğerini öld*rüyor. Kız arkadaşını bıçaklayıp bileklerini kesiyor. Sonra da kaçıp gidiyor. Annesi geliyor eve giriyor. Kan içinde görüyor. Mahallede görüyorduk. Selamlaşıyorduk. İyi bir insandı” dedi

    ŞÜPHELİ ESENYURT’TA YAKALANDI
    Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler şüpheliyi kısa sürede Esenyurt’ta yakaladı.

    SEVİL AKDAĞ’IN İLK İFADESİ
    Şüpheli Sevil Akdağ ifadesinde Elif ile arkadaş olduklarını, gece dışarda alkol aldıklarını daha sonrasında olayın yaşandığı eve geçip alkol almaya devam ettiklerini, sabah saatlerinde aralarında sebepsiz yere kavga çıktığını ve Elif’in kendisine vurduğunu, aralarında boğuşma yaşandığını anlattı.

    “AŞIRI ALKOLLÜYDÜM”
    İfadenin devamında birlikte yere düştüklerini, hareketsiz yattığını görerek korkup kaçtığını, aşırı alkol aldığı için bir şey hatırlamadığını söylediği öğrenildi.

    ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
    Olayın ardından evden çıktığı anlar güvenlik kameralarına yansıyan şüpheli Sevil Akdağ, emniyetteki işlemlerinin tamamlanması üzerine adliyeye sevk edildi.

    Sosyal medya hesabını aktif şekilde kullanan Sevil Akdağ, yer aldığı projelerin başrol oyuncularıyla verdiği pozları sık sık sosyal medya hesabından yayınlıyordu.

  • 6 gündür kayıp olarak aranıyordu! 7 yaşındaki Cumali Timi’den acı haber geldi… Yakınları sinir krizi geçirdi

    6 gündür kayıp olarak aranıyordu! 7 yaşındaki Cumali Timi’den acı haber geldi… Yakınları sinir krizi geçirdi

    blank

    20256 gündür kayıp olarak aranıyordu! 7 yaşındaki Cumali Timi’den acı haber geldi… Yakınları sinir krizi geçirdi içinyorumlar kapalı

    6 gündür kayıp olarak aranıyordu! 7 yaşındaki Cumali Timi’den acı haber geldi… Yakınları sinir krizi geçirdi

    Adana’nın Karataş ilçesinde oyun oynarken kaybolan 7 yaşındaki Cumali Timi’den kahreden haber geldi. Cumali Timi’nin yaşadıkları çadırın yakınındaki sulama kanalında su altı polisleri tarafından cansız bedeni bulundu. Cumali’nin yakınları, cansız bedeni çıkarılırken sinir krizi geçirdi. Teyze Remziye Yıldız’ın, “Çıkarın, ayağını öpeyim. Cumali, yavrum bize acımadın mı? Annene de mi acımadın?” sözleri yürek yaktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    Adana’nın Karataş ilçesine bağlı Bahçe Mahallesi’nde tarım işçiliği yapan Karanfil (27) ve İbrahim Timi (28) çiftinin 2 çocuğundan büyüğü Cumali Timi, arkadaşları ile oyun oynamak için 12 Nisan sabahı çadırdan çıktı. Cumali Timi’den bir daha haber alınamadı. İşçiler, Timi’yi bulamayınca durumu jandarmaya bildirdi.

    İhbarla bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Timi’nin terlikleri sulama kanalı kenarında bulunurken, iz arama köpeği de su kenarına tepki verdi. Kanal ve çevresinde 162 personel ve 37 kara aracı arama çalışması yaptı.

    Polis, jandarma ve AFAD’a bağlı sualtı arama kurtarma ekipleri de botlarla kanal içerisinde Cumali’yi aradı. Havadan cayrokopter ve 2 dron da çalışmalara destek verdi.

    KAHREDEN HABER GELDİ

    Adana’nın Karataş ilçesinde oyun oynarken kaybolan 7 yaşındaki Cumali Timi’nin, yaşadıkları çadırın yakındaki sulama kanalında su altı polisleri tarafından cansız bedeni bulundu.

    YAKINLARI SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

    Cumali Timi’nin (7) cansız bedeni, savcı incelemesinin ardından cenaze aracına yüklenerek, Karataş Devlet Hastanesi’nin morguna götürüldü. Cumali’nin cansız bedeninin çıkarılmasını gözyaşlarıyla takip eden Cumali’nin yakınları, sinir krizi geçirdi. Jandarma ekibine teşekkür eden Cumali’nin teyzesi Remziye Yıldız, “Çıkarın, ayağını öpeyim. Ben sadece size değil, uçan kuşlara da haber salmıştım. Allah hepinizden razı olsun. Cumali, yavrum bize acımadın mı? Annene de mi acımadın?” dedi .

  • 33 yıllık yaşam mücadelesi! Eşi, ‘ne haliniz varsa görün’ deyip evi terk etti

    33 yıllık yaşam mücadelesi! Eşi, ‘ne haliniz varsa görün’ deyip evi terk etti

    blank

    Eskişehir’de, eşinin engelli kızına bakmak istemediğini belirterek kendisini 7 sene önce terk ettiği Arzuman Uçar, iddiasına göre, 33 yıldır engelli çocuğuna tek başına bakarak yaşam mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.

    Odunpazarı ilçesi 71 Evler Mahallesi’nde yaşayan Arzuman Uçar’ın iddiasına göre, engelli kızı Sevgi’ye 33 yıldır tek başına bakıyor. 59 yaşında 4 çocuk sahibi olan Uçar’ın iddiasına göre, 34 senelik eşinin 2018 yılında engelli çocuklarına bakmayı reddetmesi üzerine kendisini terk ederek başka bir kadına gittiğini ifade etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “Kendi çocuğunun bakım masraflarını üstlenmiyor, sadece bin lira nafaka veriyor. Neye yetecek?” diyerek yaşadığı zorlukları dile getiren Uçar, her gün kızı Sevgi’nin bakımlarını kendi başına yerine getirmeye devam ediyor. Kızının 10 bin TL engelli maaşı ile şu anda 7 bin liralık kirasını ödeyen ve arta kalan para dışında bir geliri olmadığını belirten Uçar, mahallelilerin desteğiyle yaşam mücadelesini sürdürüyor.

    “BÜTÜN GÜN ONUNLAYIM, 24 SAATİM EVDE GEÇİYOR”

    Kızı Sevgi’nin doğuştan bu yana engelli olduğunu belirten Arzuman Uçar, engelli çocuğuna 33 yıldır tek başına baktığını ifade etti.

    Bütün hayatını bakıma muhtaç çocuğuna adayan ve neredeyse 24 saatini evde geçiren Uçar, “Çocuğum 33 yaşında, engelli. Doğumda kafasındaki bıngıldak kemiği birleşmiş, o kemiğin yerine de su birikmiş. Erzurum’da ameliyat ettirdik ama doktorlar bize dedi ki, ‘Bu çocuğun vücudu hiç gelişmez.’ O yüzden bu şekilde devam ediyoruz. Oturamıyor, göremiyor ama duyabiliyor, anlayabiliyor. Mesela kapıdan içeri biri girince sesine tepki veriyor. Acıktığı zaman ağlar, altı ıslandığı zaman huzursuz olur, öyle olunca da zaten anlıyorsunuz. Sadece sıvı yiyebiliyor, katı yiyemiyor. O yüzden çorbayla besliyorum. Sabahları kalkınca ilk onunla ilgileniyorum. Altını değiştiririm, mamasını yediririm, giydiririm. 2-3 günde bir banyosu var, onu yaptırırım. Geri kalan vakitlerde de kendi işlerimle, evin işleriyle uğraşırım. Bütün gün onunlayım, 24 saatim evde geçiyor” ifadelerini kullandı.

    “‘BEN BU ÇOCUĞA BAKAMAM, GİDİN NE HALİNİZ VARSA GÖRÜN’ DEDİ, TERK ETTİ GİTTİ”

    8 yıldır eşinden ayrı olduğunu dile getiren Arzuman Uçar, eski eşinin eviyle ilgilenmediğini ve engelli çocuklarının bakımını hiçbir şekilde üstlenmediğini söyleyerek, “Eşim eve bakmıyordu. Evimin kirasını ödemiyordu, hiçbir ihtiyacımızı karşılamıyordu. Ben o zamanlarda bu çocuğun maaşıyla evin kirasını, doğalgazını öderdim. Onlar da sadece yemeye içmeye gelirdi. Bundan dolayı aramızda sıkıntılar çıktı. Kendisine 800-900 liralık ayakkabı alırdı, bin liralık gömlek alırdı, ‘Siz benim giyimime kuşamıma sakın karışmayın’ derdi. Peki, bu çocuğa kim bakacak? Bir gün bile olsun bana sormadı ki çocuğun bir ihtiyacı var mı diye, bir şey lazım mı diye. Sonra zaten ‘Ben bu çocuğa bakamam, gidin ne haliniz varsa görün’ dedi, terk etti gitti, kendisine de başka birini buldu” dedi.

    “ALLAH HİÇBİR ŞEYİ SEBEPSİZ YARATMAZ”

    Uçar, yaşadığı zorlu hayat mücadelesine rağmen umudunu kaybetmediğini belirterek şöyle devam etti:

    “Yine de Rabbime şükürler olsun ki böyle bir evladı bana verdi, ben ona bakabiliyorum. Allah hiçbir şeyi sebepsiz yaratmaz, onun bana gelişinin bir nedeni vardı ki Allah verdi; şimdi hem ben ona bakıyorum hem o bana bakıyor. Konu komşunun yardımları dışında hiçbir gelirim yok. Bir kuru canım, bir nefesim bir de bu hasta çocuğum var. Başka hiçbir şeyim yok. Evim barkım yok ama Allah’ıma sığındım, başka gidecek yerim de yolum da yok.”