Blog

  • Üretimin yüzde 70’i Dubai ve Katar’a gidiyor! Mersinli çiftçinin yüzü güldü

    Mersin’in Silifke ilçesinde örtü altında turfanda yetişen karadut Dubai, Katar ve Irak başta olmak üzere yüzde 70’i birçok ülkeye ihraç ediliyor. İhraç edilen karadutun bahçede kilogram fiyatının ise 100 TL olduğu öğrenildi.

    Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin’de örtü altında üretim ve hasat devam ediyor. Silifke’nin önemli tarım ürünlerinden biri olarak karadut da 250 dönüm alanda örtü altında üretiliyor.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Tamamen doğal ve ilaç kullanılmadan üretilen dutlar dalından koparıldığı gibi tüketilebiliyor. İlçede 81 üreticisi bulunan karadutun yüzde 70’inin ihracata yüzde 30’unun ise iç pazara gönderildiği ifade edildi.

    Turfanda yaklaşık 600 ton üretilen karadutun, Kuzey Irak, Dubai ve Katar’a uçak kargo ve tırlarla ihraç edildiği bildirildi.

    Kaliteli üretim için büyük çaba harcadıklarını belirten üreticiler, bunun karşılığını ihracat ve yerel pazardaki taleple aldıklarını söyledi.

    Atayurt Komisyoncular Derneği Başkanı İbrahim Kaynar, “Ova mahallelerimizde 250 dönüm alanda örtü altında turfanda karadut üretimi yapıyoruz. Türkiye’de en çok üretim bizim bölgemizde yapılmaktadır. Kuzey Irak, Dubai ve Katar’a uçak kargo ve tırlarla ihraç etmekteyiz” dedi.Çiftçilerin benzer alternatif ürünlere geçtiğine dikkat çeken Kaynar, karadutun kilogram fiyatının ise 100 TL olduğunu söyledi.

  • Beren 21 oldu! ‘Zaman nasıl geçiyor anlamak mümkün değil’

    Beren 21 oldu! ‘Zaman nasıl geçiyor anlamak mümkün değil’

    blank

    Ebru Şallı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla oğlu Beren Tan’ın doğum günü kutladı.
    2002 yılında iş insanı Harun Tan ile nikah masasına oturan ve 2013 yılında anlaşmalı boşanan Ebru Şallı’nın bu evliliğinden Pars ve Beren adını verdiği iki oğlu dünyaya geldi.

    2020 yılında küçük oğlu Pars’ı henüz 9 yaşındayken lenfoma nedeniyle kaybeden Şallı büyük acı yaşadı.

    DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADI

    Zor günleri atlatmayan çalışan model, sosyal medya hesabından 21 yaşına giren oğlunun doğum gününe özel paylaşımda bulundu.

    Beren’in bebeklik ve çocukluk fotoğrafını paylaşıp fotoğrafın altına, “İyi ki doğdun iyi ki Berom… Pırlanta kalplim doğum günün kutlu olsun. Seni çok seviyorum. Zaman nasıl geçiyor anlamak mümkün değil dün gibi doğduğun gün canım oğlum mutlu yaşlar” notunu ekledi.

    Dostları ve sevenleri de Beren’in yeni yaşını kutlayıp iyi dileklerini iletti.

  • Entübe edilen Tanyeli’nim yakınları hastaneye çağrıldı! ‘Son dakikaların mı hiç bilmiyorum’

    Entübe edilen Tanyeli’nim yakınları hastaneye çağrıldı! ‘Son dakikaların mı hiç bilmiyorum’

    blank

    2,5 senedir pankreas kanseri ile mücadele eden ve son paylaşımında sevenlerinden helallik isteyen Tanyeli, entübe edildi. Durumu ağırlaşan Tanyeli’nin eşi ve oğlundan peş peşe duygusal paylaşımlar geldi. Öte yandan durumu kritik olan Tanyeli’nin yakınlarının hastaneye çağrıldığı öğrenildi.

    2,5 senedir pankreas kanseriyle mücadele eden 54 yaşındaki Tanyeli’den gelen haber sevenlerini üzdü. Tanyeli’nin sağlık durumunun ağırlaştığı ve entübe edildiği öğrenildi. Sanatçının ailesinden ve yakın arkadaşlarından peş peşe paylaşımlar geldi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Hastanede tedavi gören ünlü isim, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla sağlık durumu hakkında sevenlerini bilgilendiriyordu.

    “ALLAH’A EMANET OLUN”
    Tanyeli, 27 Şubat’ta yayınladığı son mesajına, “Hepinize hayırlı geceler, beni merak edenler ve yorumlarınızla Endişelenmişsiniz yorumlarınızdan bunu anlıyorum ve üstümde yük. Hastanedeyim Allah nasip ederse bugün yarın taburcu olacağım inşallah. Genelde tedavi için aldığım ilaçlar uyku yapıyor ve uyuyorum. Mesajlara cevap verebilecek durumda olmuyorum. Hakkınızı helal edin, ağrım çok ve öyle tek tek yazacak, konuşacak gücüm olmuyor. Allah’a emanet olun bana en güzel hediye dualarınız.” notunu düşmüştü.

    ZİYARETÇİLERE ÇAĞRI YAPMIŞTI
    Tanyeli, kendisini hastaneye görmeye gelen ziyaretçilerin odada uzun süre kaldığını söylemişti. Tanyeli, ziyaretçilerin bu konuda daha hassas olmasını istediğini de belirtmişti.

    Tanyeli, hastane odasından paylaştığı videoda şöyle konuşmuştu: “Hepinize hayırlı haftalar. Sağlık, afiyet, bolluk, bereket, mucize dolu haberler alacağımız güzel bir hafta olmasını diliyorum. Ve sizden bir şey rica ediyorum. Bunu bir duyuru olarak düşünün. Beni lütfen yanlış anlamayın. Uzun zamandır hastanedeyim.”

    “2 ayı geçti hastane durumum. Hasta ziyareti adabını tabii ki ben öğretecek değilim. Kıymet bilip gelen ayaklarınızdan binlerce kez razı olsun. Ama bizi anlamanız açısından, sanki belki biraz kılavuzluk yapabilirim diye düşünüyorum.”

    “Çok mutlu oluyorum dostlarımın gelmesine, ziyaret etmesine ama hastanede olmamın sebebi hastayım ve dinlenmek zorundayım. 2 ayı geçkin bir süredir bilmem kaç metrekarenin içindeyim. Ziyaretçi geldiği zaman çok çok mutlu oluyorum ama uzun sürdüğü zaman biraz ızdırap haline gelebiliyor. Çünkü sancım oluyor, ağrım oluyor, şişkinliğim oluyor. Benim gibi bütün hastaların da sanıyorsam. İşte burası da hastane pastane değil ki arkadaşlar. Birisi odadayken tuvalete gidemiyorum mesela. Gelip birisi oturuyor saatlerce.”

    “Yani bu konuda sizden hem kendi adıma hem de benim gibi rahatsızlık duyan varsa onların adına da ufak bir bilgilendirme diye düşünün. Geldiniz, oturdunuz, ne güzel, ne kadar mutlu oluyorum.”

    “Ama belirli bir süreyi geçtikten sonra gerçekten ızdırap dolu sancılarla kıvranmak zorunda kalabiliyorum. Ne geldiyse başıma içime atmaktan geldi. O yüzden kendime söz verdim bu videoyu da yapıverdim. Başımın üstünde yeriniz var ziyaretçi saatlerinde.”

    Sosyal medya hesabından günlerdir paylaşım yapmayan 54 yaşındaki Tanyeli, sevenlerini meraklandırmıştı.

    ENTÜBE EDİLDİ
    2,5 senedir pankreas kanseriyle mücadele eden ve 4 aydır hastanede tedavisi süren ünlü oryantalin durumu dün akşam ağırlaştı ve Tanyeli entübe edildi.

    OĞLUNDAN İLK PAYLAŞIM
    Sağlık durumu ağırlaşan ve entübe edilen Tanyeli’nin oğlu Taylan’dan duygusal bir paylaşım geldi.

    “GÜÇLÜ KAL”
    Annesiyle birlikte yer aldığı fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşan Taylan, gönderisine “Sonsuza kadar gülümseyebilir misin? Güçlü kal” notunu düştü.

    EŞİNDEN PAYLAŞIM
    Tanyeli’nin eşi İlker Sünneli de 3 hafta önce hastane koridorunda çektiği bir videoyu yayınlayarak “Hikayenin başında bize mucize, dost oldu. Rabbim de her daim yanımızda” dedi.

    “BÜTÜN YAKINLARINI HASTANEYE ÇAĞIRMIŞLAR”
    TV8’de yayınlanan Gel Konuşalım programında sunucu Ece Erken, Tanyeli ile ilgili yeni bir bilgi açıkladı. Erken, “Ben dün şu haberi duydum, bütün yakınlarını hastaneye çağırmışlar’ dedi.

    Başarılı oyuncu Gonca Vuslateri, Tanyeli’nin entübe edilmesinin ardından X hesabından duygusal bir paylaşım yaptı.

    GONCA VUSLATERİ: SON DAKİKALARIN MI HİÇ BİLMİYORUM
    Üzüntüsünü dile getiren Gonca Vuslateri “Tanyelim… Yoruldun artık.. Son saatlerin mi bilmiyorum.. Son dakikalar mı hiç bilmiyorum.. Sonsuz bir bağ daima var aramızda. Onu biliyorum.. Hakkım helal olsun” ifadelerini kullandı.

    SAFİYE SOYMAN: NE OLUR BİZİ ÜZME
    Instagram hesabından Tanyeli ile bir karesini paylaşan Safiye Soyman da şu notu düştü: “Canım Tanyeli’m sen çok güçlüsün bu mübarek günde inşallah bu entübeden de kurtulursun bir mucize olsun yaşama hep sarıldın ne olur bizi üzme tekrar eski günlere dönelim seni çok seviyorum

  • Deniz Uğur’un eşi Erdinç Gülener kalp krizi geçirmişti! Açıklama geldi: “Dualarınıza inanıyorum…”

    Deniz Uğur’un eşi Erdinç Gülener kalp krizi geçirmişti! Açıklama geldi: “Dualarınıza inanıyorum…”

    blank

    Ünlü oyuncu Deniz Uğur, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla hayranlarını endişelendirdi! Başarılı oyuncu Erdinç Gülener, evinde aniden fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Kalp krizi geçirdiği ortaya çıkan ünlü isim için acil müdahale yapıldı. Peki, şu an durumu nasıl? İşte tüm detaylar…

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Son dönemde eski eşi Reha Muhtar ve ünlü şarkıcı Nilüfer ile yaşadığı polemiklerle gündemde olan başarılı oyuncu Deniz Uğur, sosyal medya hesabından hayranlarını endişelendiren bir haber paylaştı. Uğur’un kendisi gibi oyuncu olan eşi Erdinç Gülener’in kalp krizi geçirdiği ortaya çıktı. Ani rahatsızlık sonucu hastaneye kaldırılan Gülener’in tedavi süreci hakkında detaylar da belli oldu.

    EVİNDE KALP KRİZİ GEÇİRDİ, ACİLEN HASTANEYE KALDIRILDI

    Sevilen oyuncu Erdinç Gülener’in, evinde aniden rahatsızlanarak fenalaştığı ve ailesi tarafından hızla hastaneye götürüldüğü öğrenildi. Kalp krizi geçirdiği tespit edilen Gülener, acil müdahale için Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Hastanede yapılan tetkikler sonucunda acilen tedavi altına alınan ünlü oyuncunun durumunun stabil hale getirildiği bildirildi. Doktorların hızlı müdahalesi sayesinde büyük bir tehlike atlatan Gülener’in, yoğun bakımdaki takip sürecinin ardından normal servise alındığı belirtildi.

    DENİZ UĞUR’DAN AÇIKLAMA GELDİ

    Eşinin sağlık durumuyla ilgili hayranlarını bilgilendirmek isteyen Deniz Uğur, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak yaşananları doğruladı. Ünlü oyuncu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

    “Sevenlerimize duyurmak istiyorum; eninde sonunda bu haber basına sızacaktı ve öyle de oldu. Eşim Erdinç Gülener’in kalp krizi geçirdiği doğrudur ancak Allah’a şükür ki büyük bir tehlikeyi atlattık. Siyami Ersek Hastanesi’nde görev yapan kıymetli doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarına minnettarız. Bugün itibarıyla taburcu olduk ve evimizde dinleniyoruz. Hayat müşterek, sırayla birbirimizi iyileştiriyoruz. Bundan sonra kötülere inat, hiçbir şeyi kafaya takmamak gerekiyor!”

    Ünlü oyuncu ayrıca takipçilerinden ve sevenlerinden iyi dilekler göndermelerini isteyerek şu sözleri ekledi:

    “Bu arada, lütfen hep birlikte okuyup üfleyelim mi? Dualarınızın, iyi enerjilerinizin gücüne inanıyorum. Rabbim herkese sağlık, şifa ve huzur versin.”

    TABURCU OLDU, EVİNDE DİNLENİYOR

    Sağlık ekiplerinin titiz müdahalesi sayesinde hayati bir tehlikeyi geride bırakan Erdinç Gülener’in tedavisine evinde devam edileceği öğrenildi. Şu an dinlenme sürecinde olan ünlü oyuncunun, doktorlarının tavsiyesi üzerine stresten ve yoğun iş temposundan uzak durması gerektiği vurgulandı.

    Hayranları ve meslektaşları da ünlü isme geçmiş olsun mesajları ile desteklerini sundu. Deniz Uğur ve Erdinç Gülener’in yakın çevresi, çiftin bu süreci güçlü bir şekilde atlattığını ve Gülener’in en kısa sürede eski sağlığına kavuşacağını umut ettiklerini belirtti.

  • Oyuncu Şinası Yurtsever 51 yaşında hayatını kaybetti

    blank

    Bir süredir mide kanseriyle mücadele eden ünlü oyuncu Şinasi Yurtsever hayatını kaybetti.

    Acı haberi Zafer Algöz sosyal medya hesabından duyurdu:

    Yine ailemizden birini yitirdik…Çok üzgünüm…Başımız sağ olsun..Allah rahmet eylesin…

    Şinasi Yurtsever 51 yaşındaydı.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Oyunculuk kariyeri
    1997 ile 2000 yılları arasında yayınlanan Küçük İbo dizisinde Selçuk karakteriyle tanındı. Ardından Yılan Hikâyesi, Kınalı Kar, Avrupa Yakası, Yabancı Damat,

    Bir Bulut Olsam ve Aşk ve Ceza gibi birçok televizyon dizisinde rol aldı. 2003 yapımı Yazı Tura filminde Basri karakteriyle ilk sinema tecrübesini yaşadı. Ardından Hayatımın Kadınısın, Hokkabaz ve Küçük Kıyamet adlı sinema filmlerinde rol aldı. 2011 yılında Çalgı Çengi filminde nakliyatçı rolünü canlandırdı. 2012 yılında başlayan İşler Güçler dizisinde yapımcı Hakkı karakteriyle ün kazandı. 2013 yapımı Düğün Dernek filminde Yılmaz karakterini canlandırdı. 2014 yılında başlayan Kardeş Payı dizisinde ise Hilmi karakterini canlandırdı ve Düğün Dernek 2 filminde de rol almıştır.

  • Gurbetçi çiftin 650 bin Euro’luk birikimi buhar oldu! Talimatları adım adım uyguladılar: Telefonlarını da tuzlu suya attırdı

    Gurbetçi çiftin 650 bin Euro’luk birikimi buhar oldu! Talimatları adım adım uyguladılar: Telefonlarını da tuzlu suya attırdı

    blank

    İstanbul Silivri’de yaşayan Zennure ve Arif Öğün çifti telefon dolandırıcılarının ağına düştü. Kendini polis olarak tanıtan çeteye inan çift Silivri’de bulunan 2,5 katlı villalarını, 3 arsalarını ve Avcılar’daki evlerini sattı. Banka hesaplarını da boşaltan çift, toplamda yaklaşık 650 bin Euro dolandırıldı. Yaşlı çift yaşadıklarını anlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, 9 Ekim 2023 tarihinde başladı. 76 yaşındaki Arif Öğün’ün telefonunu arayan bir şahıs, kendisini Silivri Emniyet Müdürü Ali Demirbaş olarak tanıttı. Dolandırıcı, kimlik bilgilerinin suç örgütleri tarafından kullanıldığını ve Selimpaşa’da kaçakların yakalandığını belirterek çiftin güvenini kazandı. 155 Polis İmdat Hattı’nı aradıklarında “bilgimiz var, çete takip ediliyor” şeklinde bir yanıt aldıklarını söyleyen 66 yaşındaki Zennure Öğün, gerçek polislerle konuştuklarına inandıklarını belirtti.

    Çete, Öğün çiftine kimliklerinin bir emlakçıya satıldığını ve o emlakçıya operasyon düzenleneceğini söyledi. Bunun üzerine çift, talimatlara uyarak evlerini ve arsalarını satmaya ikna edildi.

    EV VE ARSALAR YARI FİYATINA SATILDI

    Dolandırıcıların yönlendirmesiyle Öğün çifti, Selimpaşa’daki 2,5 katlı villalarını ve 3 arsalarını sattı. Çift, parayı aldıktan sonra, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar tarafından evlerinde ziyaret edildi. “Hakan Polis” ve “Yusuf Akkuş” isimlerini kullanan çete üyeleri, paraların seri numaralarının incelenmesi gerektiğini belirterek tüm parayı aldı ve kayıplara karıştı.

    Bununla da yetinmeyen çete, eşlerinin banka hesaplarında bulunan 54 bin Euro’nun da çete tarafından boşaltılacağını söyleyerek parayı çekmelerini istedi. Çift, parayı bankadan çekerek eve getirdi. Ancak dolandırıcılar, operasyon bahanesiyle bu parayı da alarak ortadan kayboldu.

    ‘TELEFONLARINI TUZLU SUYA ATTIRDI’

    Dolandırıcılar, Öğün çiftinin takip edildiğini ve çetenin operasyonu sabote etmemesi için telefonlarını kullanmamaları gerektiğini söyleyerek, telefonlarını tuzlu suya atmaları konusunda talimat verdi. Çift, telefonlarını kullanılamaz hale getirdiği için kimseyle iletişime geçemedi ve dolandırıldıklarını çok geç fark etti.

    “AVRUPA’DA ÇALIŞIP KAZANDIK, ÜLKEMİZDE DOLANDIRILDIK”

    Mağdur Zennure Öğün, yıllarca Avrupa’da çalışarak birikim yaptıklarını, ülkeye yatırım yapmak için döndüklerini belirtti. Ancak yaşadıkları bu olay sonrasında yaklaşık 650 bin Euro dolandırıldıklarını adalet arayışında olduklarını söyledi. Olayın ardından Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na tüm delilleri sunduklarını ifade eden Öğün, dolandırıcıların yakalanarak gerekli cezaya çarptırılmalarını istedi.

    Öğün çifti, Silivri’de yaşayan vatandaşlara bu tür dolandırıcılara karşı dikkatli olmaları çağrısında bulunan çift, olayın detaylarını savcılığa sunduklarını ve hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.

  • Hemşire Sevcan Demir’in ölümünde kahreden detay… Babası, evliliğe izin vermediği için kızıyla 3 ay küs kalmış! Damadını gördüğündeki şoku anlattı

    Hemşire Sevcan Demir’in ölümünde kahreden detay… Babası, evliliğe izin vermediği için kızıyla 3 ay küs kalmış! Damadını gördüğündeki şoku anlattı

    blank

    Antalya’da 2 ay önce evlendiği kendisi gibi hemşire olan Halit Can Sakman (26) tarafından satırla öldürülen Sevcan Demir Sakman’ın (26) acılı babası Günay Demir (52), kızının evliliğine ilk başta izin vermediğini, 3 ay konuşmadıklarını ancak onu çok sevdiği için barıştıklarını söyledi. Cinayete tepki gösteren Günay, “Benim bir kızım daha var. Benim kızım çarşıya gidecek, gezecek, kahvesini içecek, arkadaşı olacak. Benim kızım nasıl evlenecek? Yani insanlar bu kadar mı acımasız olmuş? Sen nasıl bir insanı böyle katledebilirsin?” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, 9 Mart’ta saat 21.30 sıralarında Kepez ilçesi Gazi Mahallesi 6579 Sokak’taki bir apartmanda meydana geldi. 2 ay önce evlenen ancak henüz düğün yapmayan Halit Can ve Sevcan Demir Sakman çifti, öğle saatlerinde maddi problemler yüzünden tartıştı. Halit Can Sakman akşam saatlerinde eve geldiğinde taraflar arasında yine tartışma çıktı.

    Halit Can Sakman, kendisine bıçakla saldırdığını öne sürdüğü Sevcan Demir Sakman’a satırla vurarak öldürdü. Polis ekiplerine teslim olan Halit Can Sakman, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. Sevcan Demir Sakman’ın cenazesi, dün memleketi Hatay’ın İskenderun ilçesinde toprağa verildi.

    ‘ELLERİ TİTRİYORDU, GÖZ ALTLARI MORDU’

    Acılı baba Günay Demir, kızını toprağa verdikten sonra taziyeleri kabul etmeye başladı. DHA’ya açıklamalarda bulunan Günay Demir, kızının evliliğine razı olmadığını ancak çok sevdiği için kabul ettiğini belirtti. Kızıyla damadının bir bakımevinde çalışırken tanıştıklarını aktaran Demir, “Bana gelip, ‘Baba ben bir çocuğu seviyorum, tanıştırmak istiyorum’ dedi.

    Ben de kabul ettim. Çocuğu getirdi, tanıştırdı. Çocuğun elleri titriyor, göz altları mor. Hap veya başka bir şey içiyor. Bunlar gittikten sonra kızımı çağırıp ‘Bu sana yaramaz, yapma’ dedim” diye konuştu.

    ‘DAYANAMADIM, OTOGARA GÖTÜRÜM, GÖNDERDİM’

    Kızının kendisini dinlemediğini belirten Demir, “Kızımı çok sevdiğim için benim de elimden bir şey gelmedi. Daha sonra işten ayrıldığını ve Antalya’da iş bulduğunu, gideceğini söyledi. Kızımı göndermeyeceğimi söyledim. O çocuk da istifa etmiş beraber Antalya’dan iş ayarlamışlar. Orada farklı hastanelerde farklı lojmanlarda çalışıp birbirlerini görmeyeceklerini söyledi. Baba yüreği dayanamadım otogara götürüp kızımı gönderdim ama kırgınlığımdan ve kızgınlığımdan 3 ay konuşmadım.

    Daha sonra aradım, iyi olduğunu söyledi. Sonrasında her gün telefonla görüştük. Olaydan 1 gün önce de görüştük, neşesi yerindeydi, çok mutlu olduğunu söylüyordu. Çarşamba günü Antalya’ya gideceğimi, eksikleri olup olmadığını sordum. Düğün ve nişan yapmadıkları için beraber bir organizasyon yapacaktık” dedi.

    ‘BEN NASIL DAYANACAĞIM’

    Kızının öldürülmesine tepki gösteren Günay Demir, “Benim bir kızım daha var. Benim kızım çarşıya gidecek, gezecek, kahvesini içecek, arkadaşı olacak. Benim kızım nasıl evlenecek? Yani insanlar bu kadar mı acımasız olmuş? Sen nasıl bir insanı böyle katledebilirsin? Sen nasıl öldürürsün? Bu kadın cinayetlerine dur demek istiyoruz.

    Kadına vuran, kadına nasıl vurursun? Aciz bir insandır o ya. Ya nasıl keser? Bu insanlık dışı bir şey. Kanunlarımız en ağır şekilde cezalandırsın. Yoksa yeni kanunlar çıkartılsın. Benim kızımı öldürmedi. Benim kızımı kesti, biçti. O çocuğun kaydı varmış. O çocuk zaten ruh hastasıymış. Ben nasıl dayanacağım?” diye konuştu.

  • Sevcan hemşireye acı veda! Tabutunu kadınlar taşıdı… Eşi canice katletmişti

    Sevcan hemşireye acı veda! Tabutunu kadınlar taşıdı… Eşi canice katletmişti

    blank

    Antalya’da 2 ay önce evlendiği kendisi gibi hemşire olan Halit Can Sakman (26) tarafından satırla öldürülen Sevcan Demir Sakman (26), memleketi Hatay’da toprağa verildi. Sakman’ın tabutunu kadınlar taşıdı. Cenaze töreninde tabutu öpüp ağlayan kardeşi Ekin “Ablam” diye feryat etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Olay, 9 Mart’ta saat 21.30 sıralarında Kepez ilçesi Gazi Mahallesi 6579 Sokak’taki bir apartmanda meydana geldi. 2 ay önce evlenen Halit Can ve Sevcan Demir Sakman çifti, öğle saatlerinde maddi problemler yüzünden tartıştı.

    Halit Can Sakman akşam saatlerinde eve geldiğinde taraflar arasında yine tartışma çıktı. Halit Can Sakman, kendisine bıçakla saldırdığını öne sürdüğü Sevcan Demir Sakman’a satırla vurdu. Komşuların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kontrolde Sakman’ın yaşamını yitirdiği belirledi. Halit Can Sakman’ın eşini öldürdüğü ardından da satırı, boğazının üzerine bıraktığı belirlendi. İncelemenin ardından Sevcan Demir Sakman’ın cansız bedeni, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

    Halit Can Sakman, evde Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerine teslim oldu. Boynunda kesik olan Sakman, Antalya Şehir Hastanesi’ne götürüldü.

    CİNAYETİN ARDINDAN ARKADAŞINI ARAMIŞ

    Polis ekipleri, Halit Can Sakman’ın arkadaşı H.E.’nin bilgisine başvurdu. H.E., Sakman’ın olay sonrası kendisini görüntülü aradığını, eşini öldürdüğünü, kendisinin de yaralandığını söylediğini ifade etti. H.E., kameradan gördüğü kadarıyla yerlerde kan olduğunu, hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak bilgi verdiğini söyledi.

    Sevcan Demir Sakman’ın Mersin’in Silifke ilçesinde yaşayan annesi Havva Ünay, olayı haber alıp, yakınlarıyla birlikte Antalya’ya geldi. Sabah saatlerinde Antalya Adli Tıp Kurumu önünde büyük üzüntü yaşadığı görülen Ünay, “Nasıl dayanacağım, delik deşik etmiş yavrumu” diye feryat etti.

    ‘ABLAM’ DİYE FERYAT EDEN EKİN’İ BABASI TESELLİ ETTİ

    İşlemlerinin ardından yakınlarına teslim edilen Sevcan Demir Sakman’ın cenazesi, memleketi Hatay’ın İskenderun ilçesine getirildi. İskenderun Cemevi’nde Sakman için tören düzenlendi. Törene, annesi Havva Ünay, babası Günay Demir, kardeşi Ekin Demir, akrabaları ve çok sayıda kişi katıldı.

    Cenazede kızının tabutuna sarılan Günay Demir, “Kestiler kızımı” diyerek gözyaşı döktü. Tabutu öpüp ağlayan kardeşi Ekin ise “Ablam” diye feryat etti. Ekin’i babası yüzünü okşayarak teselli etmeye çalıştı. Kılınan namazın ardından Sakman’ın tabutunu kadınlar taşıdı. Sakman’ın cenazesi Çankaya Mezarlığı’nda toprağa verildi.

  • Ece Gürel ve eşinin sosyal medya profili şaşkınlık yarattı! Grabovoi Sayıları, kurşun dökümü, tarot…

    Ece Gürel ve eşinin sosyal medya profili şaşkınlık yarattı! Grabovoi Sayıları, kurşun dökümü, tarot…

    blank

    Belgrad Ormanı’nda kaybolduktan 4 gün sonra sağ olarak bulunan peyzaj mimarı Ece Gürel’in durumu merak konusu olurken, Instagram profili dikkatleri üzerine çekti. Kendini tarot okuyucusu olarak tanıtan Gürel’in yanı sıra, eşi Sezer Gürel’in profilinde de Grabovoi sayıları göze çarptı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    İstanbul Kağıthane’de yaşayan peyzaj mimarı Ece Gürel, Belgrad Ormanı’nda kaybolduktan 4 gün sonra sağ olarak bulunarak sevindirdi. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen Gürel’in bulunduğu anın görüntüleri ortaya çıkmıştı. Hipotermi nedeniyle titreyen mimarın başına ne geldiği ise hala gizemini koruyor. Ece Gürel’in eşi Sezer Gürel, karısının bulunma haberini gözyaşları içinde aldı.

    Gürel ailesinin Instagram profilleri ise büyük ilgi gördü. Sezer Gürel, hesabını kapatmadan önce profilinde dikkat çeken sayılar paylaştı. Bu sayılar rastgele değildi; ‘91688 419 818719 914481’ dizisi, “Grabovoi Sayıları” olarak biliniyor.

    GRABOVOI SAYILARI NEDİR?

    Grabovoi Sayıları, Rus matematik profesörü Grigori Grabovoi tarafından geliştirilmiş bir şifa yöntemi olarak biliniyor. Profesör Grabovoi, “Matematik, Tanrının evreni yazmak için kullandığı alfabedir” diyerek bu sayıların, frekanslar ve titreşimlerle bir şifa mekanizması oluşturduğunu iddia ediyor. Bu yönteme göre, her sayının bir sembolü ve titreşimi bulunuyor ve bir kişinin bilinçaltında bu sayıya karşı bir frekans yer alıyor. İhtiyaca göre farklı sayı dizileri kullanılıyor.

    ‘İlahi bir bilim’ olarak tanımlanan bu sayı dizilerinin, kişinin olumsuz düşüncelerden kurtulmasına, ışığının artmasına ve frekansının düzelmesine yardımcı olduğuna inanılıyor. Sezer Gürel’in kullandığı sayılar şu şekilde açıklanıyor:

    Ece Gürel, peyzaj mimarının yanı sıra kendini tarot okuyucusu olarak tanımlıyor. Diğer profilinde ise kurşun dökme ve hacamat yapma gibi uygulamalara dair ifadeler de yer alıyor.

  • 5 yıl önce eşini kaybeden Özgü Namal ilk kez konuştu! ‘Acıların en büyüğü’

    blank
    5 yıl önce eşini kalp krizi sonucu kaybeden ve uzun süre hiçbir projede yer almayan başarılı oyuncu Özgü Namal, yıllar sonra yaşadıklarını anlattı. O dönem 2 çocuğuyla kalan Namal “Acıların en büyüğünü yaşadım” dedi.

    Şimdilerde Kızıl Goncalar dizisinde başrol oynayan Özgü Namal, yıllar önce eşi Ahmet Serdar Oral’ın ani ölümüyle yıkılmıştı. Uzun süre gözlerden uzak bir hayat yaşayan Namal, yaşadıklarını ilk kez anlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Özgü Namal 2014 yılında Ahmet Serdar Oral ile nikah masasına oturmuş ve çiftin Nefes ile Elem Su adını verdikleri 2 çocukları dünyaya gelmişti.

    Evliliğini gözlerden uzak yaşayan Özgü Namal 2020’de eşini ani bir kalp krizi sonucu kaybetmişti.

    Eşinin ani ölümüyle yıkılan Namal, uzun süre ekranlardan uzak kalmış ve bütün vaktini çocuklarına ayırmıştı.

    Ağır bir yas sürecinden sonra ekranlara dönen Özgü Namal, Instyle dergisine verdiği röportajda yaşadığı zor günleri anlattı.

    “EŞİMİN KAYBI ÇOK AĞIRDI”
    Namal açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Eşimin kaybı çok zor ve ağırdı. Mutlaka dünyadaki bütün kayıplar ağırdır, hiçbir acıyı birbiriyle kıyaslamam. Bugün dönüştüğüm insan olarak şunu söyleyebilirim ki, acının her şekliyle çok yoğun empati kurabilirim artık.”

    “ETRAFIMDAKİ İNSANLAR BENİ HAYATA DÖNDÜRMEYE ÇALIŞTI”
    Çünkü kendime göre acıların en büyüğünü yaşadım. Etrafımdaki bir sürü insan beni tekrar hayata döndürmek istedi. Fakat ben herkese ‘Lütfen izin verin. Bu acıyı layığıyla yaşayayım, yok olana kadar, arınana kadar bekleyeyim. Ve günün birinde, artık kendimi hazır hissettiğimde ayağa kalkayım’ dedim”

  • Ece Gürel’e “cadılık eğitimi” verdiği iddia edilen şüpheli gözaltına alındı

    Ece Gürel’e “cadılık eğitimi” verdiği iddia edilen şüpheli gözaltına alındı

    blank
    İstanbul Belgrad Ormanı’nda kaybolduktan 4 gün sonra bulunan ve tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Ece Gürel’e (36) ‘cadılık eğitimi’ verdiği iddia edilen Hale Nur Özen hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yakalama kararı çıkarıldı. Özen, polis tarafından gözaltına alındı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    İstanbul’da yaşayan peyzaj mimarı Ece Gürel, 2 Mart’ta gittiği Belgrad Ormanı’nda kayboldu. Yapılan aramalar sonucunda Gürel, kaybolduktan 4 gün sonra arama- kurtarma ekipleri tarafından baygın halde bulundu. Maslak’taki özel bir hastaneye kaldırılarak yoğun bakım servisinde tedaviye alınan Gürel, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

    ‘CADILIK EĞİTİMİ’ İDDİASINA GÖZALTI

    Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Ece Gürel’e ‘cadılık eğitimi’ verdiği öne sürülen ve Bursa’da yaşayan Hale Nur Özen hakkında ‘halka yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘Vergi Usul Kanunu’na muhalefet’ suçlamasıyla yakalama kararı çıkardı. Özen, bugün Bursa polisi tarafından yakalanarak gözaltına alındı.

    Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

    KOCASİNAN MEZARLIĞI’NDA TOPRAĞA VERİLMİŞTİ

    Kağıthane Gültepe Mahallesi’ndeki evinden 2 Mart Pazar günü gezmek için Belgrad Ormanı’na gideceğini söyleyerek çıkan Ece Gürel kaybolmuş, yakınlarının ihbarı üzerine ormanda çok sayıda arama kurtarma ekibinin katılımıyla geniş çaplı arama çalışması başlatılmıştı.

    Gürel’in cep telefonu ve bazı kişisel eşyalarına, 4 Mart’ta Belgrad Ormanı’nda yürütülen arama çalışmaları sırasında ulaşılmıştı.

    Ekiplerin 4 gün süren çalışması sonucu gece saat 01.15’te sarp ormanlık alanda bulunan Gürel, Maslak Acıbadem Hastanesinin yoğun bakım servisinde tedavi altına alınmış ancak müdahaleye rağmen hayatını kaybetmişti.

    Gürel’in cenazesi, dün Bağcılar’daki Güneşli Merkez Camisi’nde ikindi vakti kılınan namazın ardından, Kocasinan Mezarlığı’nda toprağa verilmişti.

  • Mimar Ece Güler’in yıllar önceki görüntüleri ortaya çıktı

    Mimar Ece Güler’in yıllar önceki görüntüleri ortaya çıktı

    blank

    Peyzaj mimarı Ece Gürel, kaybolduktan 4 gün sonra Belgrad Ormanı’nda bulunmuş ve sevenleri bu haberle mutlu olmuştu. Bu sabah Ece Gürel’in gelen vefat haberi tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Olayla ilgili inceleme sürerken Ece Gürel’in yıllar önce katıldığını bir yarışma programının görüntüleri ortaya çıktı. Hayalindeki ülke ve yapmak istediği işten bahseden Ece’nin yarışmadaki güler yüzü dikkat çekti.

    Evvelsi gün, gece saatlerinde sarp ormanlık alanda bulunduktan sonra Özel bir hastaneye kaldırılan ve uzun süre soğukta kaldığı için hipotermi geçirdiği belirlenen Gürel’in tedavisi sırasında bir süre kalbi durdu.

    Doktorların müdahalesinin ardından yeniden hayata döndürülen Gürel, entübe edilerek yoğun bakım servisine alındı. Bu sabah saatlerinde Gürel’in yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği öğrenildi. Olayla ilgili inceleme sürerken mimar Ece Gürel’in yıllar önce katıldığı bir yarışma programının görüntüleri ortaya çıktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    İşte Ece Gürel’in Süper Bulmaca yarışmasındaki sözleri:

    İstanbul Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı bölümü mezunuyum. İkinci üniversitem de adalet, şu an o mesleği çalışıyorum. Hukuk sekreterliği yapıyorum.

    HAYALİNDEKİ ÜLKE

    Sunucunun ‘Hayaliniz hangi ülkeye gitmek” sorusuna Gürel, ‘Avustralya’ya gitmek istiyorum. Abim orada yaşıyor. Ben de onun yanına gitmek istiyorum. Çalışmalara başladım. Biraz daha artırmak için dil üzerine çalışıyorum.” yanıtını verdi.

    Peyzaj mimarı Gürel’in konuşması şöyle devam etti:

    Üçüncü üniversite olarak laborant ve veteriner sağlık okuyorum. Peyzaj mimarlığı asıl mesleğim. Kendimi ona daha sıcak buluyorum.

    ASTROLOJİ İLGİSİ

    Burçlarla ilgileniyorum. Seviyorum. Benim için bir hobi. Baya araştırıyorum.

    4 AYDA 12 KİLO VERMİŞ

    4 ayda 12 kilo verdiğini anlatan Ece Gürel, “Bir beslenme şekliyle verdim. Bu beslenme şeklinde makarna, pilav, hamur işi gıdaları tüketmiyorsunuz. Şeker zaten yok. Sabah meyvenizi doyasıya yiyorsunuz. Ama ekmek yerine çiğ badem yiyorsunuz. Onun yanında o mevsimin sebzesini tüketiyorsunuz. Sabahları muhakkak 2 yumurta. Yumurtaya alerjiniz varsa çorba ya da soğuk et tüketebiliyorsunuz. Hatta bazıları sevmeyebilir ama kuru fasulye yiyebiliyorsunuz. Bu şekilde tok kalabiliyorsunuz. 5 saatte 1 yada 6 saatte 1 yiyebiliyorsunuz. Günde 2 ya da 3 öğün yapıyorsunuz.

    Kağıthane Gültepe Mahallesi’ndeki evinden 2 Mart Pazar günü gezmek için Belgrad Ormanı’na gideceğini söyleyerek çıkan Gürel kaybolmuş, yakınlarının ihbarı üzerine ormanda çok sayıda arama kurtarma ekibinin katılımıyla geniş çaplı arama çalışması başlatılmıştı.

    Gürel’in cep telefonu ve bazı kişisel eşyalarına, 4 Mart’ta Belgrad Ormanı’nda yürütülen arama çalışmaları sırasında ulaşılmış, ekiplerin 4 gün süren çalışması sonucu dün gece saat 01.15’te sarp ormanlık alanda bulunan Gürel, bir özel hastaneye kaldırılmıştı.

  • Ece Gürel’i bulan gönüllü o anları anlattı: İlk bulduğumuzda dudakları titriyordu

    blank

    Belgrad Ormanı’nda pazar gününden bu yana haber alınamayan Ece Gürel, arama kurtarma ekipleri tarafından hafif yaralı olarak bulundu. Gürel yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumunu takip etmek için hastaneye gelen Ece Gürel’i bulan arama kurtarma ekibi MAG-AME gönüllüsü Turan Altun yaşananları anlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Belgrad Ormanı’nda pazar gününden bu yana kayıp olan Ece Gürel’i bulan Mahalle Afet Gönülleri-Acil Müdahale Derneği (MAG-AME) ekipleri hastaneye kaldırılan Gürel’in sağlık durumu hakkında bilgi almak için hastaneye geldi.

    “VÜCUDU ISINDIKTAN 6 DAKİKA SONRA SES VERDİ”

    Mahalle Afet Gönülleri-Acil Müdahale Derneği (MAG-AME) gönüllüsü Turan Altun, “İlk bulduğumuzda dudakları titriyordu, gözleri açıktı. Ama 72 saat dolduğu için vücudu artık tamamen buz kesmişti. Termal battaniyeyi üzerine serdik, montlarımızı verdik. Vücudu ısındıktan 6 dakika sonra ses vermeye ve bağırmaya başladı. Sinirleri kendinde olduğunu hissettik, bağırması da bunun göstergesiydi. Daha çok mutlu olduk. Normal yola kadar 2 kilometre taşıdık” şeklinde konuştu.

    “BULUNDU DİYE BEN BAĞIRDIM”

    Akşam saat 21.00 sıralarında alana gelerek aramalara katıldığını belirten Altun, “Bize 05.00’ten 13.00’e kadar koordinat verdiler. 6’ncı ve 7’nci koordinatta arama yaptık, aramızda 5’er metre aralıklarla toplam 16 kişiydik. 4 tane çevik kuvvet ekibi güvenliğimizi aldı. Toplam 30 metrelik açılarla alan taraması yaptık. Mahalle Afet Gönülleri-Acil Müdahale Derneği olarak uzun süredir bu işlerde aktif olarak gönüllüyüz. Alanda ekip arkadaşımla beraber yan yanaydık. Ben, bulundu diye bağırdım. Mahalle Afet Gönülleri-Acil Müdahale ekipleri olarak uzun süredir bu eğitimleri alıyoruz. Doğru şekilde nasıl yapılması gerekiyorsa alanda o şekilde çalışmasını yürüttük” ifadelerini kullandı.

  • Demet Şener’den eski eşi İbrahim Kutluay’a gönderme: Ben şov yapmam

    Demet Şener’den eski eşi İbrahim Kutluay’a gönderme: Ben şov yapmam

    blank
    Demet Şener, eski eşi İbrahim Kutluay’ın İstanbul’da kar yağarken Boğaz’da denize girmesini “şov” olarak yorumladı.

    TANIDIĞIM İÇİN ŞAŞIRMADIM

    Swissotel The Bosphorus İstanbul’da düzenlenen etkinliğe katılan Demet Şener, İbrahim Kutluay’ın karlı havada denizde yüzdüğü anları görüp görmediğini soran muhabirlere şöyle yanıt verdi:

    “Görmemek ne mümkün! Her yerde gördük. Ben kendisini tanıdığım için pek şaşırmıyorum.”

    İbrahim Kutluay dondurucu soğukta yakın arkadaşı Aydın Aydıner’le birlikte Bebek sahilinde denize girmişti.


    KİMSEYE BİR ŞEY İSPATLAYACAK HALİM YOK

    Demet Şener, “Siz o soğukta denize girer miydiniz?” sorusu üzerine de “Kimseye bir şey ispatlayacak halim yok. Canım isterse, o an şartlar onu gerektiriyorsa yaparım. Yani o anki ruh halime bağlı. Ama şov olsun diye hiçbir şey yapmam” dedi.

    blank

  • Kanser tedavisi gören Nursel Ergin yaşadıklarını anlattı: Şu an 42 kiloyum ama bugünler geçecek!

    Kanser tedavisi gören Nursel Ergin yaşadıklarını anlattı: Şu an 42 kiloyum ama bugünler geçecek!

    blank

    2024 yılında kanser teşhisi konulan Nursel Ergin, yoğun bir tedavi sürecinden geçti. Hastalık sürecinde neler yaşadığını samimiyetle paylaşan Ergin, ‘Her şeyden önce kendinizi sevin, bunun için mücadele edin’ dedi.

    Sunduğu yemek programını ani bir kararla bırakan Nursel Ergin ekranlara geri dönüyor. Ergin’in 8 aydır kanser tedavisi gördüğü öğrenildi.

    2007 yılında Var Mısın Yok Musun yarışma ile adını duyuran Nursel Ergin, Gelinim Mutfakta adlı yemek programını sunuyordu. Programdan ani bir şekilde ayrılan Ergin, uzun süredir gözlerden uzaktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ergin’in 8 ay boyunca meme kanseri ile mücadele ettiği ortaya çıktı. 44 yaşındaki Nursel Ergin hastalığa dair merak edilenleri sosyal medya hesabından yaptığı canlı yayında açıkladı.

    İşte Nursel Ergin’in açıklamalarından satırbaşları…

    SONUCU BEKLEMEK ÇOK KÖTÜ BİR HİS

    Ben doktora gittim. Muayenede hemen anlaşıldı. Biyopsi yapılmaya karar verildi. Çok acıtan ağrılı bir işlem, aslında o sonucu beklemek çok kötü bir his… Çok güzel sonuçlarla karşılaşmadım. Rahimden sonra yaşadığım ikinci şok mememdekiydi. Aslında ilk duyduğumda ‘tedaviye ihtiyacım olmayabilir’ diye konuşulmuştu ama sonra gerçeklerle yüzleştim; ‘6 seans kemoterapi’ denildi. Bana süreçle ilgili bilgiler verildi. İlk kemoterapiye girdiğimde, meditasyon müziği koydum ve şöyle düşündüm bu beni iyileştirecek bir şifa… Kemoterapi inanılmaz şeyler yapıyor vücuda, zor bir süreç bu süre kendinizi sağlam hazırlamanız gerekiyor.

    KENDİNİZİ SEVMEKTEN VAZGEÇMEYİN

    21 güne bir alınıyor kemoterapi 2 ve 3’üncüden sonra bedeniniz sizden çıkıyor, iyi beslenin kendinizi sevmekten vazgeçmeyin. Psikolojik olarak çok yıprandığınız bir dönem olduğu için herkes size fazla geliyor. Kendimi tamamen eve kapattığım bir süreç oldu. Sosyal medyamı da bu yüzden kapattım. Ben de bir insanım, ben de bir kadınım. Hayatı boyunca her şey için savaş vermiş bir kadınım. Kim ne söylerse söylesin umurumda değil. Ne olması gerekiyorsa öyle olması gerekiyor aynı şekilde yaşanması gerekenlerde… Evliliğimle ilgili başka türlü şeyler anılmak istedi ama hayat kaygıları yaşadıklarımız boşanmamıza neden oldu. Yine bu süreçte de Murat çok yanımdaydı, ben içsel olarak bazı şeyleri kabul edemedim. Aynı şekilde, kızıma köpeğime tahammül edemediğim durumlar da oldu. İlk doğru yaptığım şey işimi bırakmak oldu.

    ŞU AN 42 KİLOYUM

    Ben ‘bundan ne öğrenmeliyim’ diye düşündüm. Saçlar gidiyor, güzelliğiniz gidiyor. Şu an 42 kiloyum. Kendinize bebekler gibi bakmanız gereken bir dönem. Kimin ne dediğini boş verin. Enerjinizi kim düşürüyorsa, onlardan uzaklaşmanız gereken bir dönem bu dönem. O kadar uykusuz zor gecelerim oldu ki… O gecelerin içinden yeniden doğarak çıktım. Unuttuğum, çocukluğum her şey ile yüzleştim. Bütün bu duygular bende bir birikmişlik yaratmış, sonra için için kendimi yiyip bitirip bu hastalıklara yakalandım. İlk defa vazgeçtiğim bir dönem yaşadım, herkesten her şeyden nefret ettim. Kendimden bile ama sonra beni ayağa kaldıran çocukluk fotoğraflarım oldu. Çocukluk fotoğraflarım benim ayağa kalkmamı sağladı. Asıl yalnız, çaresiz olan bu çocuktu. O çocuğa sahip çıkmam gerektiğini düşündüm. Çok küçük yaşta anne oldum ben. Daha 18 yaşımdaydım, ‘nasıl iyi anne olurum’ hep bunu gözlemledim, etrafımdaki iyi anneleri taklit ettim.

    KENDİMİ BİR BEBEK GİBİ GÖRDÜM

    Bir tek sağlığımla ilgili sınanmamıştım… Şükürler olsun Allah’a beni hep doğruya, güzele yönlendiriyor. Saçımı ilk kazıdığımda hiç kimseye göstermedim, utandım ama sonra yeniden doğuyormuşum gibi kabullendim. Kendimi bir bebek gibi gördüm ve o çocuğun annesi bendim. İlk başlarda birilerini suçladım bunu yapmak en kolayı, zor olanı seçin ve kendinizi sorgulayın. Üç yıl boyunca her gün işe giderken ağlıyordum ben aynı zamanda evliliğim çatırdadı. O kadar gözüm hiçbir şey görmüyordum ki herkesle ilişkim bozuldu. Sadece köpeğimin iyi geldiğini düşündüm, Allah’a sığındım. Bu sizin başınıza gelen bir şey bunu kimse anlayamaz. Lütfen umutsuzluğa kapılmayın. Öyle günler olacak ki her şeyden vazgeçeceksiniz ama bunlar geçici… Hayat motivasyonumuzu yüksek tutmalıyız. Kendimle hayatımda bir kez daha gurur duydum.

    GÜZEL GÜNLER GELECEK

    Sevgili kadınlar, ya da erkekler hayat bir tane ve her koyun kendi bacağından asılıyor. Bu hayatı nasıl yaşamamız gerektiğini kendimiz seçiyoruz. Benim yaptığım buydu, geçen şubattan beri tedavi sürecim devam ediyor. Bir tek ben kanser olmadım milyonlarca insan bunu yaşıyor, kendi hayatınızı nasıl yaşamak istiyorsunuz, güç sizin içinizde sadece bunu anlatmak istiyorum. En küçük yaşımdan şu anki halime kadar Allah’a sığındım. Ünlü olmam bir şeyleri değiştirmiyor, sadece değişen hayat bana ne anlatıyor, benim birilerine ulaşmam gerekiyor. Böyle büyüyen, ya da kanser olan insanlara ulaşmam gerekiyor. Çok üzüldüm çok ağladım ama bu bir süreç güzel günler de gelecek, her şey geçecek. Ben her şey için hazırım, ölmeye de hazırım. Ben bu dünyaya ölmeye geldim, hayat geçip gidiyor bakın mezarlara… Etrafıma her zaman gülücük saçmaya, güzel duygular yaşatmaya dikkat ediyorum. Benim kalbim kime geçiyorsa alsın güle güle kullansın geçmiyorsa da o onun sorunu. Hayatı, insanları çok seviyorum, umarım dünyada iyilik, güzellik kazanır. Çok fazla kendinize dert etmeyin bazı şeyleri. Bu mücadeleyi verenler elimden geldiğince yanınızdayım. Merak etmeyin, saçlar da kirpikler de çıkıyor, hayat enerjiniz de geri geliyor. Hayat çok güzel siz kıymetini bilirseniz eğer.

  • Csetle aynı odada kaldı, 23 gün tcvze uğradı! Dhşt evinden düğün evine

    Csetle aynı odada kaldı, 23 gün tcvze uğradı! Dhşt evinden düğün evine

    blank

    Cesetle aynı odada kaldı, 23 gün tecavüze uğradı! Dehşet evinden düğün evine
    Edinilen bilgiye göre, olay 22 Haziran 2023’te Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi’ndeki bir evde meydana geldi. ‘Dehşet evi’ denilen yerde iddiaya göre, İlyas Sarıkaya, mahalle arkadaşı olan Recep Özaslan’ı, Alzheimer hastası annesi A.S. ve sevgilisi F.O. ile birlikte yaşadığı eve çağırdı. Uyuşturucu madde etkisi altında olan Sarıkaya, sevgilisi ile ilişkisi olduğunu düşündüğü Özaslan’ı tabancayla vurdu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ardından da ağır yaralanan arkadaşına, ‘acı çekmesin’ diye iki kez daha ateş etti. Özaslan, beline ve göğsüne isabet eden kurşunlarla olay yerinde hayatını kaybederken İlyas Sarıkaya, sevgilisi F.O.’ya da aynı silahla ateş açtı.

    7 kurşunla yaralanan kadının başına ateş edecekken silahın tutukluk yapması üzerine bırakan Sarıkaya, ‘öldü’ diye bıraktığı kadının 10 saat sonra ölmediğini anlayınca cinsel saldırıda bulundu. Arkadaşı Özaslan’ın cesedini önce çarşafa sonra da streç filme sarıp bantlayan Sarıkaya, eczaneden aldığı sargı bezi ve ilaçlarla pansumanını yaptığı sevgilisine ise yaralı haldeyken 23 gün boyunca cinsel saldırıda bulunmaya devam etti.

    KOMŞULAR KOKUDAN RAHATSIZ OLDU

    Recep Özaslan’ın cesedinin çürümesi sonucu çıkan koku komşuları rahatsız edince ihbarla olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Sarıkaya, eve gelen polisleri ise silah zoruyla tehdit ettiği sevgilisini pencereye çıkartıp, sorun olmadığını söyleterek geri gönderdi. Olay, F.O.’nun 12 Temmuz’da, Sarıkaya’nın sehpa üzerinde unuttuğu telefondan annesine mesaj yazıp yardım istemesiyle ortaya çıktı. F.O., annesine yazdığı mesajda, “Odada ceset var. Telefon dinleniyor. Diafon açık, mesaj yazma. Bana 8 el ateş etti. Yaralıyım. Polisi görürse önce beni öldürecek. Onu para ile kandırıp evden çıkartın. Sonra da beni alın” dedi. F.O.’nun annesi bu mesaj sonrası polise giderek şikayette bulundu. Polis, yaralı haldeki F.O. ile mesajla irtibata geçti. Sarıkaya’yı, F.O.’nun annesinin evinden para alması için eve yönlendirdi. F.O.’nun annesinin evinin önüne otomobilini park ettiği sırada karşısında gördüğü polis ekiplerini, silahını doğrultup tehdit eden İlyas Sarıkaya etkisiz hale getirilip gözaltına alındı. Eve giden ekipler ağır yaralı haldeki F.O. ve kokmaya başlayan ceset ile karşılaştı. F.O. tedavi edilmek üzere ambulansla hastaneye, Recep Özaslan’ın cesedi ise otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.


    Emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilen İlyas Sarıkaya hakkında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonrası hazırlanan iddianamede, eşinden ayrılan F.O.’nun, sevgilisi olan İlyas Sarıkaya’nın evine geldiği, gece Demirtaşpaşa Mahallesi’ndeki evine dönmek istediğinde ise Sarıkaya’nın belinden çıkardığı tabanca ile gitmesine izin vermeyerek tehdit ettiği ve uyuşturucu madde kullanmaya zorladığı belirtildi. İlyas Sarıkaya’nın çağırdığı arkadaşı Recep Özaslan’ın da bir süre sonra uyuşturucu maddelerle birlikte eve geldiği ve F.O. ile birlikte uyuşturucu kullanmaya devam ettiğine yer verilen iddianamede, F.O.’nun bir süre sonra kendisinden geçtiği, ayıldığında cep telefonu ve kulaklığının olmadığını fark eden kadına, Sarıkaya tarafından ağzına silah dayayıp uyuşturucu içirilerek, sabaha kadar cinsel istismara uğradığı kaydedildi. İddianameye göre 21 Haziran saat 07.00 sıralarında uyanan F.O., salonda uyuşturucu kullanmaya devam eden Recep Özaslan ile karşılaştı. Yaklaşık 20 dakika sonra salona gelen Sarıkaya ise sevgilisi ve arkadaşı arasında ilişki olduğunu düşünerek, “Siz ne terane çeviriyorsunuz” dedi. Özaslan’ın, “Birader sen beni bilmiyor musun? Terane yok, inanmıyorsan sık” demesi üzerine Sarıkaya, tabanca ile Özaslan’ı, önce beline ardından da göğsüne ateş ederek öldürdü. Sarıkaya, ardından da F.O.’ya 7 el ateş etti. F.O., kalçası, sol kolu, böbrekleri ve göğsüne isabet eden kurşunla yaralanırken, Sarıkaya, öldüğünü düşündüğü sevgilisinin karşısına geçip uyuşturucu madde kullanmaya devam etti. F.O., 10 saat boyunca ‘ölü taklidi’ yaparken, Sarıkaya, ölmediğini gördüğü sevgilisine, “Sen ölmedin Allah’ın almadığı canı ben alamam” diyerek sevgi dolu sözler söylemeye başladı.

    Sarıkaya’nın eczaneden aldığı sargı bezi ve ilaçlarla pansuman yaptığı kadına yaralı haldeyken, defalarca cinsel saldırıda bulunduğuna da yer verilen iddianamede, Recep Özaslan’ın cesedini ise öldürdükten 5 gün sonra, önce çarşafa ardından da streç filme sarıp bantlayarak odanın köşesine koyduğu belirtildi.

    İlyas Sarıkaya hakkında, ‘kasten öldürme’, ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetin yoksun kılma’, ‘beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı silahlı yağma’, ‘nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

    Sarıkaya’nın yargılandığı dava ile alakalı 12 Şubat’ta görülen karar öncesi son duruşmada, İlyas Sarıkaya’nın ifadesine de yer verildi. Suçunu kabul eden Sarıkaya ifadesinde, F.O. ile nişanlı olduklarını, yolda gördüğü ve kalacak yeri olmayan 30 yıllık arkadaşı Recep Özaslan’ı kalması için evine çağırdığını belirtip, “Sabah, salondan gelen nefes seslerine uyandım. Recep ve F.O.’yu yarı çıplak vaziyette salonun ortasında uygunsuz halde gördüm. Recep’in karın bölgesine ateş ettim. Yerde can çekişir vaziyette olduğunu görünce, acı çekmemesi için bir el daha kalp hizasına ateş ettim. F.O.’ya dönüp ‘bunu bana neden yaptın’ diye sordum. Sonra ona peş peşe ateş ettim. Onu öldürmek gibi bir niyetim yoktu. F.O. zaten uyuşturucu bağımlısıydı. Kendisini yaraladıktan sonra hastaneye götürmek istedim, kabul etmedi. Bunun üzerine eczaneden aldığım ilaçlar ile kendi kendini tedavi etti. F.O. bu süreçten sonra defalarca evde yalnız kaldı. Şayet zorla alıkoyuyor olsaydım, bu zamanları fırsat bilip kaçabilirdi. F.O., cesedin ortadan kaldırılması için bana yardım edeceğini söyledi. Bu sırada bana, ‘ben sana yaptım sen de bana yaptın, ödeşmiş olduk. Bu işin sorumlusu benim, ceza almaman için her şeyi yapacağım’ dedi” ifadelerini kullandı.

    Sarıkaya hakkında kararın açıklanacağı karar duruşmasının ise ağır ceza mahkemesinde görüleceği öğrenildi.

    Tedavi gördüğü hastanede bir sürü operasyon geçiren ve isabet eden 7 mermiden 6’sı bulundukları yerlerden çıkarılamadıkları için vücudunda 6 mermi ile yaşayan Fatma O. ise iki sene sonra dehşeti yaşadığı evin önüne gidip yaşadıklarını unutup yeniden hayata tutunacağını söyledi. Evlilik için gün sayan Fatma O., kendisine hediye edilen gelinliği görünce gözyaşlarını tutamadı. 2 sene önce yaşadığı kabus dolu 23 günü anlatan genç kadın, İlyas Sarıkaya’nın ceza aldığını görmeden huzura eremeyeceğini dile getirdi.

     

    “BAŞIMA ATEŞ EDECEKKEN SİLAH TUTUKLUK YAPTI, 10 SAAT ÖLÜ TAKLİDİ YAPTIM”

    Yaşadıklarını anlatan Fatma O., “Gövdeme nişan alarak ateş etti. Bacağımı kaldırıp göğsüme siper edince ilk 2 mermiyi bacağıma yedim sonra bir tane koluma isabet etti. Diğerleri kalbime kadar birer santim arayla karnıma isabet etti. Omurgamda kaldılar. En son mermiyi kafama sıkmaya çalışırken tabanca tutukluk yaptı. 10 buçuk saat o halde ölü taklidi yaptım. Benden 1 saat önce de arkadaşına gözlerimin önünde 5 el ateş etti. Beni öldüğümü zannedip bıraktı. Karşıma oturdu silahıyla saatler sonra nefes aldığımı anlayınca ‘ölmedin mi sen’ dedi. ‘Ölmedim ben ne yapacağız şimdi’ diye yerimden doğrulunca silahı elinden attı. ‘Allah’ın almadığı canı ben alamam’ deyince oh dedim kurtuldum. Tiyatro bana geçti dedim ama ne tiyatrosu, tam 23 gün sürdü o işkence. Vurulmak, 10 buçuk saat ölü taklidi yapmak hiçbir şey değilmiş. 23 gün o cesedin yanımda çürümesi kokması her şeyden kötüydü. Hep Allah’a beni evladıma kavuştur ya Rabbim diye dua ettim. Çok zor günler yaşadım hala da yaşıyorum. Çalışamıyorum hayata adapte olamıyorum. Daha önce bazı büyük firmaların muhasebelerini tutuyordum. 18 aydır çalışmıyorum. Son zamanlarda mendil satmaya başladım. Üniversite bitirdim ama çalışamıyorum ne yapayım. Ama buradan toparlanacağım. Babama da kanser olduğu zaman hastanede 3 ay ömrün var demişlerdi. 35 yıl yaşadı. Ben o savaşçı babanın savaşçı kızıyım” dedi.

    Hastane sürecinden de bahseden genç kadın, “Apayrı bir süreçti. Baştan hiçbir doktor bana dokunmak istemedi olayın üzerinden 23 gün geçtiği için zaten mermilerin hala 6’sı vücudumda sadece teki çıkarıldı. Bacağımda kırıklar vardı. Yaşadığım olayı hala atlatmış değilim çok ağır ilaçlar kullanıyorum dolayısıyla çalışamıyorum. Uzun süre ayakta kalamıyorum karşıdan bir insan geliyor, geçende biri cebinde çakmak çıkarmaya çalışıyormuş ben silah çıkarıyor sandım tabureyle saldırdım. Allah’tan anlayışlı birisiymiş. Havai fişekler patlayınca ben çıldırıyorum bu travmaları halen yaşıyorum. Bu süreçte en büyük desteği kızımdan gördüm. Kızım benim evladım. Bir de aslanım var. Kocamın ismi Aslan her şeyi onlara borçluyum” diye konuştu.

    Fatma O.’nun Aslan ismindeki eşi ise, “Resmi nikah için gün bekliyoruz. Elimden geldiği kadar yanında olmaya çalışıyorum ancak yaşadığı şey hem ruhsal hem de bedensel olarak çok zor bir durum. Vücudundaki platinler sık sık ağrı yapıyor. Mermiler sızı yapıyor mesela yağmurun yağacağını bir gece öncesinden söyleyebiliyor. Gece uykusu yok en fazla 45 dakika uyuyabiliyor. Gece yatınca bu şahsın kendisine yaptığı işkenceler aklına geliyor” dedi.

    Dini nikahları olan resmi nikah için gün sayan Fatma ve Aslan çifti İhlas Medya ve TGRT Haber ekibinin kendilerine getirdiği gelinliği görünce gözyaşlarına boğuldu.

    2 yıl sonra rehin tutulduğu evin önüne giden Fatma O., “Bugüne kadar ben kazandım bundan sonra da ben kazanacağım. Sen cezanı bulana kadar bana huzur yok” dedi.

  • Beraber yaptıkları son sahur oldu! Yaşlı çiftin kahreden ölümü

    Beraber yaptıkları son sahur oldu! Yaşlı çiftin kahreden ölümü

    blank

    Muğla’nın Fethiye ilçesinde, 83 yaşındaki Murat Ekiz ile 81 yaşındaki eşi Naciye Ekiz, sobadan çıkan yangında hayatını kaybetti. angının Ekiz çiftinin sahur yapıp yatmalarını ardından odun sobasından çıktığı belirlendi. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

    Muğla’da yürekleri yakan olay Fethiye ilçesinin kırsal Nif Mahallesi’ndeki tek katlı müstakil evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre saat 10.00 sıralarında yangın çıktı.

    İTFAİYE EKİPLERİNE BİLDİRDİLER

    DHA’daki habere göre alevleri fark eden çevredekiler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu.

    CANSIZ BEDENLERİNE ULAŞILDI

    Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, bir saatlik çalışmayla yangını söndürdü. Eve giren itfaiye ekipleri Murat Ekiz (83) ile eşi Naciye Ekiz’in (81) cansız bedenlerine ulaştı.

    SAHUR YAPIP YATMIŞLAR

    Yangının Ekiz çiftinin, sahur yapıp yatmalarını ardından odun sobasından çıktığı belirlendi. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Gaziantep’te soba faciası: 3 kardeş hayatını kaybetti

    Gaziantep’te soba faciası: 3 kardeş hayatını kaybetti

    blank

    Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksitten zehirlenen 3 kardeş hayatını kaybetti.

    İddiaya göre, sobayı yaktıktan sonra akşam aynı odada uyuyan Arif (18), Yusuf (17) ve Fatih (16) Güneş kardeşlerden haber alamayan yakınları, girdikleri odada 3 kardeşi hareketsiz buldu.

    112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine çok sayıda jandarma ve sağlık ekibi sevk edildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    3 KARDEŞ KALDIRILDIĞI HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ

    Olay yerine gelen sağlık ekipleri, bilinci kapalı olan 3 kardeşi ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Abdülkadir Yüksel Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.

    Arif, Yusuf ve Fatih Güneş kardeşler, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Bir de kız kardeşleri bulunan 3 kardeşin cansız bedenleri, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Cenazeleri otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.