Blog

  • Dünyanın en iyi evliliğini yaptım sanarken…

    Dünyanın en iyi evliliğini yaptım sanarken…

    Fatma D.’nin işinsanı Hacı Sabancı’ya açtığı ‘babalık’ davası sonuçlandı. Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda mahkeme, Hacı Sabancı’nın 3 yaşındaki küçük Uzay’ın babası olduğunun tespitine karar verdi. Yaşanan sıkıntılı süreçte Hacı Sabancı ile evli olan Nazlı Sabancı’nın sosyal medya hesabında yaptığı değişiklik gündem oldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Fatma D. 2 Şubat 2021’de dünyaya getirdiği ‘Uzay’ ismindeki oğlunun babasının Hacı Sabancı olduğu iddiasıyla İstanbul Aile Mahkemesi’ne babalık davası açmıştı.

    Mahkemeye sunulan dilekçede, “Hacı Sabancı ile çocuk arasında soybağının DNA incelemesi yoluyla tespitine karar verilmesini istiyoruz. Ayrıca Hacı Sabancı’nın babalığına karar verilerek nüfusa kaydının yapılmasını talep ediyoruz” denilmişti.

    Mahkeme kararıyla geçtiğimiz haftalarda Hacı Sabancı, Fatma D. ve küçük Uzay, Adli Tıp Kurumu’na giderek DNA örneği verdi. Babalık testi raporunda Hacı Sabancı’nın yüzde 99.99 küçük ‘Uzay’ın babası olduğu tespit edildi.

    İlk iddialar ortaya atıldığında Nazlı Sabancı Instagram profilinde ismini değiştirdi, “Sabancı” soyadını çıkardı. Daha sonra tekrar soyadını ekledi.

    Kelebek yazarı Savaş Özbey, çok konuşulan değişikliği ve Nazlı Sabancı’nın içinde bulunduğu durumu kaleme aldı;

    Hacı Sabancı’nın yüzde 99.99 ihtimalle 4 yaşındaki Uzay’ın babası olduğu mahkeme kararıyla kesinleşince, şimdiye kadar hiçbir şey yokmuş gibi paylaşımlar yapan eşi Nazlı Sabancı Instagram profilinde ismini değiştirdi, “Sabancı” soyadını çıkardı.

    “Kız dur, acele etme. Daha kesin değil, sadece yüzde 99.99 ihtimal” diyecektik ki…

    Bir baktık tekrar almış soyadını.

    Zeynep Nazlı Sabancı bunu, iddialar ilk ortaya atıldığında da yapmıştı.

    Yani soyadını silip sonra geri yazmıştı.

    Belli ki delleniyor delleniyor, sonra yukarıdan bir müdahale geliyor, yalıda herkes tekrar kol hizasında sıraya giriyor…

    Bu gelgitler de sosyal medyanın diline düşüyor tabii: “Ben size söylemiştim, Nazlı tıpış tıpış geri yazacak soyadını” diyen çok.

    Zor bir durum.

    “Dünyanın en iyi evliliği”ni yaptım sanarken, kim ister ki kocasının başka çocuğu çıksın?

    Tek mesele tükürmemek.

    Yahut tükürdüysen de yalamamak.

    Her şeyden önemlisi, “üvey anneliği” içine sindirmek.

  • Kiracısı evden çıkmayınca huzurevine yerleşti! Evi tahliye etmek için istediği para şaşkına çevirdi… Anlaşmazlık böyle çözüldü

    Kiracısı evden çıkmayınca huzurevine yerleşti! Evi tahliye etmek için istediği para şaşkına çevirdi… Anlaşmazlık böyle çözüldü

    blank

    Aydın’ın Didim ilçesinde yaşarken kanser rahatsızlıkları nedeniyle tedavi için Ankara’ya taşınan ve kiracının evden çıkmaması üzerine tahliye davası açan Hürriyet D. (65) oğlunun 1+1 evine, eşi Salih D. (80) ise huzurevine yerleşti. Çift, kiracı B.A.’nın nisan ayında evi tahliye edeceğine dair protokolü imzalaması üzerine 2 yılı aşkın süredir devam eden tahliye davasını geri çekti. Hürriyet D.yaşadıkları zorlu süreci anlatırken, ‘Eşime kalp yetmezliği ve demans teşhisi konularak Ankara’ya geldik. Kiracı evi boşaltmayınca ben oğlumun yanına yerleştim, ancak oğlumun evinini fiziki koşullarının yetersizliği nedeniyle eşim huzurevine yerleşmek zorunda kaldı.’ dedi.

    blank

    Hürriyet D. ve Salih D. çifti, 2017’de Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan evini, özel bir firmada çalışan B.A.’ya kiraya verdi. Didim’e yerleşen çift, bu sırada çeşitli rahatsızlar yaşadı. Hürriyet D.’nin, kanser rahatsızlığı nedeniyle rahmi alındı.

    Yüzde 98 engelli raporu verilen Hürriyet D., tedavisine devam etmek için eşiyle Ankara’ya dönerek kiracısını çıkarmak istedi. Evi boşaltmak istemeyen B.A., iddiaya göre 1 yıllık kira ve taşınma masrafları için 250 bin lira tahliye parası istedi.

    Çift bunun üzerine 2022 yılında avukatları aracılığıyla Ankara 21’inci Sulh Hukuk Mahkemesi’nde tahliye davası açtı. Hürriyet D. oğlunun 1+1 kiralık evine, kendisi gibi hasta olan eşi Salih D. ise evin küçük olması nedeniyle huzurevine yerleşti.

    Huzurevine yerleştikten 9 ay sonra kiracı B.A., evi tahliye edeceğini ev sahibine bildirdi. Çift, kiracının nisan ayında evi boşaltmaz ise 200 bin lira tazminat ödemeyi kabul ettiğine dair protokolü imzalaması üzerine tahliye davasını da geri çekti.

    ‘PROTOKOL YAPTIK, NİSAN’DA ÇIKACAK’

    Hürriyet D., eşi ile sürekli sağlık sorunları yaşamaları üzerine tedavi için Ankara’ya yerleşmeye karar verdiklerini, ancak kiracısının başta evi tahliye etmemesi nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını söyledi.

    Hürriyet D., “Eşime kalp yetmezliği ve demans teşhisi konularak Ankara’ya geldik. Kiracı evi boşaltmayınca ben oğlumun yanına yerleştim, ancak oğlumun evinini fiziki koşullarının yetersizliği nedeniyle eşim huzurevine yerleşmek zorunda kaldı.

    Kiracı ev almadığı takdirde çıkmayacağını söyledi. Tabii çok zorlandık. Ancak şu anda çıkmayı kabul etti.

    Nisan ayında evi tahliye edeceğini bildirdi. Avukatımız aracılığıyla protokol yaptık.

    Eğer çıkmazsa 200 bin lira tazminat ödemeyi kabul ettiğine dair protokol imzaladık. Biz de tahliye davasını geri çektik” diye konuştu.

    ‘ARABULUCUYA BAŞVURULMASINI ÖNERİYORUM’

    Avukat Senem Yılmazel, ev sahibi kiracı anlaşmazlıklarında dava sürecinin çok uzun sürdüğünü söyleyerek, “Öncelikle ben mutlaka arabuluculuk yoluna başvurulmasını öneriyorum.

    Ara buluculuk yoluna başvurulduğunda davalar çok hızlı çözülmektedir. 2 hafta gibi çok kısa sürede davaları çözümleyebiliyoruz. Bu nedenle zorunlu olsun ya da olmasın mutlaka ara buluculuk yoluna başvurulmasını öneriyorum.

    Eğer arabuluculuk yoluna başvurulmaz ve dava açılırsa deliller çok önemli. Örnek veriyorum ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açıldığında tanıkların bütün bilgileri, tapu kayıtlarının, varsa kira sözleşmesinin örnek veriyorum hastalıksa bununla ilgili raporların her şeyin hazırlanarak dava açıldığı gün mahkemeye sunulması gerekiyor.

    Ve mümkünse ön inceleme duruşmasında da tanıklar hazır edilerek dinlenmesini öneriyorum. Böylece daha hızlı çıkabilmekte kararlar. Ama deliller eksik sunulursa, mahkeme yazı yazar, müzekkere gönderir, o zaman yargılamalar uzamakta.

    Bir de maalesef şu anki ekonomi durum nedeniyle kira davalarında bir artış söz konusu ve mahkemelerin de yükü çok fazla. Hem mahkemelerin üzerinden yük almak hem hızlı kararı aldırmak amacıyla tüm bilgi, belge ve delillerin hızla toplanarak mahkemeye sunulmasını öneriyorum” dedi. (DHA)

  • 80 yaşında baba olmuştu… Şimdi kızıyla çizgi film izliyor

    80 yaşında baba olmuştu… Şimdi kızıyla çizgi film izliyor

    blank

    Hollywood’un gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biri. Hatta onun için yaşayan efsane deniyor. Oyunculuk kariyeri boyunca elde ettiği başarılar sayfalar sığmıyor.

    Üstelik ilerleyen yaşına rağmen emekli olmaya da hiç niyeti yok.

    Bir sinema efsanesi olmasına rağmen 81 yaşında ilk kez bir dizide rol aldı ve son günlerde bu rolüyle adından söz ettiriyor.Sinemanın efsane ismi Robert De Niro ilerleyen yaşında yeniden baba olma sevincini tatmıştı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ÇALIŞMAKTAN HİÇ GERİ DURMUYOR

    Ancak Robert De Niro son zamanlarda en çok geç yaşında yaşadığı babalık sevinci ve küçük kızıyla gündemde.

    45 yaşındaki kız arkadaşı Tiffany Chen’den doğan kızı Gia artık 20 aylık olan Robert De Niro babalık macerasını ve yeniden yaşadığı tatlı heyecanları anlattı.Robert De Niro bir film çekimi sırasında tanıştığı dövüş sanatları ustası kız arkadaşı Tiffany Chen’le uzun süredir birlikte

    81 yaşındaki usta aktör, yeni röportajında küçük kızıyla evde yaşamın nasıl olduğunu ve birlikte nasıl vakit geçirdiklerini anlattı.

    BBC’ye röportaj veren Robert De Niro artık izlemesi gerektiği kadar çok film izleyemediğini çünkü bunun yerine sık sık çocuk televizyonu izlediğini itiraf etti.

    De Niro’nun kızı Gia artık 20 aylık oldu

    KIZIYLA ÇİZGİ FİLM İZLİYOR

    Kızıyla izlediği çizgi filmlerdeki karakterleri anlatan efsane isim “The Wiggles ve Bayan Rachel’ı görmeye başlayana kadar onları tanımıyordum. Kızım onları izlemeye bayılıyor… Ama harikalar” dedi.

    Çocuklarına iyi bir baba olmak için elinden geleni yaptığını söyleyen De Niro kalabalık ve “karışık” bir ailesi olduğunu ve her bir çocuğunun kendisini anlatırken farklı şeyler söyleyeceğini de kabul ediyor.Kızıyla geçirdiği anlar usta aktör için en büyük mutluluklardan biri oldu

    YEDİ ÇOCUĞU VE TORUNLARI VAR

    Robert De Niro’nun en küçük kızıyla birlikte toplamda 7 çocuğu var: Eski eşi Diahnne Abbott’tan 56 yaşındaki Drena ve 47 yaşındaki Raphael, eski eşi Grace Hightower’dan 25 yaşındaki Elliot ve 12 yaşındaki Helen ve eski kız arkadaşı Toukie Smith’ten 28 yaşındaki ikizleri Aaron ve Julian.

    Şimdilerde en büyük keyfi ise 20 aylık olan kızı Gia’yla vakit geçirmek.De Niro’nun 12 yaşındaki kızı Helen

    SABAH İŞLERİ ONA AİT

    Sabahları erken kalktığı için kızını biberonla beslemek onun görevi.

    “O kadar sevimli bir bebek ki. Çok tatlı. Ona baktığımda diğer her şey uçup gidiyor. Bu yüzden sadece o anda onunla birlikte olmak büyük bir keyif ve rahatlama” diyerek anlattığı Gia’yla vakit geçirmekten diğer çocuklarının da çok hoşlandığını söylüyor.Robert De Niro’nun eski eşi Diahnne Abbott ve şu an 56 yaşında olan kızı Drena

  • 2 bilezik karşılığında evlatlık verildi! 21 yıl sonra şoke eden gerçeği öğrendi

    2 bilezik karşılığında evlatlık verildi! 21 yıl sonra şoke eden gerçeği öğrendi

    blank
    İstanbul Kartal’da 21 yıl önce bir hastanede dünyaya gelen Sefa Ünal, iddiaya göre doğumdan 1 hafta sonra, Gül H. ve Barış H. tarafından biyolojik annesinden rızasıyla, başka bir aileye evlatlık verilmek üzere alındı. Bursa’ya getirilen bebek, 2 bilezik karşılığında, çocuğu olmayan Döndü-Mülazım Ünal çiftine verildi. Çift, bebeği evde dünyaya geldiğini söyleyip, hastane raporu olmadan nüfuslarına kaydettirdi. Kendisini evlatlık alan ailesiyle büyüyen Sefa Ünal, lise eğitimini tamamladıktan sonra tekstil fabrikasında çalıştı, ardından da vatani görevini yerine getirmek üzere Ankara’nın Balgat ilçesine gitti. Askerliğini tamamlayıp, 21 Şubat 2024’te Bursa’ya dönen Sefa Ünal, akrabaları ve yakın çevresinden evlatlık olduğunu öğrenince hayatı alt üst oldu.
    blank

    ‘ŞÜPHELENDİĞİM HERKESLE DNA TESTİ YAPTIRMAK İSTİYORUM’

    Kendisini evlat edinen ailesiyle birlikte biyolojik ailesini aramaya başlayan, katıldığı televizyon programından da sonuç alamayan Sefa Ünal, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

    “Benim mutlu ve güzel bir ailem vardı. 21 yıl sonra evlatlık olduğumu öğrendim. Şu an gerçek ailemi arıyorum. Bana doğruları söyleyen üvey aileme sordum. Şüphelendikleri 2 kişinin olduğunu söylüyorlar. O 2 kişiye bir türlü ulaşamıyoruz. DNA testi yaptırmak istiyorum. Gerçek ailemi bulmak ve her kim olursa, şüphelendiğim insanlarla DNA testi yaptırmak istiyorum. Şu an çok zor durumdayım. Psikolojim çok kötü durumda. Artık hayatımda hiçbir şey yolunda gitmiyor”

    ‘BAZI KİŞİLERİN GERÇEK ANNEM İLE BABAMI BİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM’

    Çevresindeki bazı kişilerin gerçek annesi ile babasını bildiğini fakat sakladıklarını iddia eden Ünal, “Ben bir televizyon programına katıldım. Program ekibiyle şüphelendiğim kişilerin evine gittik ve karşı taraf kapıları açmadı. Benden saklıyorlar. Bazı kişilerin, gerçek annem ile babamı bildiğini düşünüyorum. O kişilerle de görüşmek için yetkililere sesleniyorum. Kolay bir durum değil bu yaşadıklarım ve ben artık gerçek annem ile babamla birlikte vakit geçirmek istiyorum. Üvey aileme karşı da çok mahcup oldum. 21 yıl boyunca onlara yük oldum” diye konuştu.

    ‘SEFA’NIN EVLATLIK OLDUĞUNU 21 YIL BOYUNCA SAKLADIK’

    Çocukları olmadığı için Sefa’yı evlatlık aldıklarını ve 21 yıl boyunca bu gerçeği sakladıklarını söyleyen Döndü Ünal ise “Bize 2 kişi, ‘Evlatlık var, size verelim’ dediler. Bizden para istediler, bizim o kadar vermeye paramız yoktu. Biz de komşunun birinden 2 tane bilezik aldık. Ben çocuğumun annesini, babasını hiç tanımıyorum. Sefa’nın evlatlık olduğunu 21 yıl boyunca sakladık. Askerden geldikten sonra, çevresindekiler evlatlık olduğunu söylemiş. Biz de mecbur evlatlık olduğunu söyledik. Daha sonra Sefa’yı aldığım kişileri aradım. Evlatlık olduğunu öğrendiğini ve gerçek ailesini söylemelerini istedim. Kimse Sefa’ya ve bize gerçek anne ile babasını hala söylemedi” dedi.

    ‘YALVARIYORUM, SEFA’MIN GERÇEK AİLESİNİ BULUP ONA SÖYLEYİN’

    Oğlunun psikolojisinin çok kötü olduğunu ve durumuna çok üzüldüğünü söyleyen Döndü Ünal, “Biz Sefa’yı aldığımız kişilerden şikayetçi olduk. Yetkililere yalvarıyorum. Sefa’mın üzüntüsüne artık dayanamıyorum. Ne olursunuz Sefa’mın gerçek ailesini bulup, ona söyleyin. Ne olursa olsun, kim olursa olsun, Sefa’mı bu durumdan kurtarın, annesini, babasını bulsun. Ben onlardan hiçbir şey istemiyorum. Sefa’mın her şeyi var. Ne olur ben Sefa’ma dayanamıyorum” diye konuştu.

    ‘BANA ’15 BİN LİRA VERİRSEN, SEFANIN GERÇEK AİLESİNİ BULDURURUZ’ DEDİLER’

    Sefa Ünal’ı evlat edinmeleri için aracı olan kişilerle 21 yıl sonra tekrar görüştüğünü söyleyen Döndü Ünal, şunları söyledi:

    “Bizim eve geldi. Onlara, ‘Sefa’nın gerçek ailesini buldunuz mu’ diye sordum. Hala bir haber olmadığını söylediler. Daha sonra bana, ‘15 bin lira verirsen, İstanbul’da birisini tutup, Sefa’nın ailesinin buldururuz’ dediler. Ben de param olmadığı için ‘Veremem’ dedim. Bunun üstüne bana, ‘Zor bulursunuz. Ölsem de Sefa’nın ailesinin söylemeyeceğim, bu sır mezara kadar bende kalacak’ dedi. Daha sonra evden çıkıp gitti”

  • 40 milyon liralık boşanma davası! Cenk Torun – Nevin Torun ve Mahassine Merabet… İddialar neler, kim ne dedi?

    40 milyon liralık boşanma davası! Cenk Torun – Nevin Torun ve Mahassine Merabet… İddialar neler, kim ne dedi?

    blank

    Televizyon hayatına ilk kez Yıldız Tilbe’nin ”Delikanlım” klibinde oynayarak başlayan ardından bir döneme damga veren Çılgın Bediş dizisinde canlandırdığı Oktay karakteriyle herkesin gönlünde yer edinen Cenk Torun ile eşi Nevin Torun ile ilgili iddialar magazin dünyasının gündeminde. Ünlü çift boşanma kararı almasının ardından aldatma iddiaları ortaya atıldı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Magazin dünyası bu hafta Cenk Torun ve Nevin Torun arasında yaşananları konuşuyor. Nevin Torun’un boşanma davası açması magazin dünyasını hareketlendirdi. Nevin Torun’un açtığı 40 milyon liralık tazminatlı dava gündeme bomba gibi düştü. Dava ile ilgili de yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.

    AYNI BİLEKLİK İDDİASI

    Kanal D Magazin D Cumartesi muhabiri Uğur Kotan son gelişmeleri aktardı. Uğur Kotan, “Dava dosyasında edindiğimiz bilgilere göre bir bileklik var. Levent’te bir AVM’den alınan maddi değeri olan bileklik. İddiaya göre Cenk Torun bu bilekliği hem eşi Nevin Torun’a hem de iddia edilen rol arkadaşına hediye olarak alıyor. Aynı bileklik iki kadına hediye edildiği iddialar arasında. Bir başka iddia ise Cenk Bey’in oğlunun okul taksitlerini ödememesi.” diyerek son gelişmeleri aktardı.

    TANIDIK BİR İSİM ŞAHİT OLACAK

    Bir başka özel bilgi daha edinen Uğur Kotan, “Tüm Türkiye’nin tanıdığı sanatçı da bu davada Nevin Hanımın şahidi” ifadelerini kullandı.

    İDDİALAR SONRASI PEŞ PEŞE AÇIKLAMA

    İddialar sonrası hem Cenk Torun’dan hem de Mahassine Merabet’ten açıklama geldi.

    Cenk Torun’un avukatı yaptığı açıklamada, “Cenk Torun ve Nevin Torun hakkında başlamış olan boşanma davası hakkında bilgi vermek hukuki olarak doğru değildir. Boşanma davası açmış olan Nevin Torun’un, asılsız olan ‘zina’ iddialarına karşı tüm cevaplarımız mahkeme delilleriyle birlikte sunulmuştur. Elbette bu iddialar asılsızdır, doğru değildir. Sayın mahkeme en doğru kararı verecektir.” ifadelerine yer verdi.

    Mahassine Merabet’in avukatı ise “Son günlerde müvekkilim Mahassine Merabet’in adının geçtiği bir takım iddialar kamuoyunu meşgul etmektedir. İlgili iddialar tarafımıza hiçbir şekilde kabul edilmemektedir. İftira suçu da içeren bu asılsız iddialar sebebiyle uğradığımız manevi zarar da dahil olmak üzere tüm hukuki ve cezai haklarımız için süreç başlatılacaktır” açıklamasında bulundu.

  • Şarkıcı Sinan Özen’den 5 yaşına giren ikizleri için duygu yüklü doğum günü kutlaması…

    Şarkıcı Sinan Özen’den 5 yaşına giren ikizleri için duygu yüklü doğum günü kutlaması…

    blank

    Ünlü şarkıcı Sinan Özen, 2016 yılında Almanya konserinde tanıştığı Burcu Kartal ile evlendi. Sinan Özen ve Burcu Kartal’ın bu mutlu evliliğinden 2020 yılında Neva ve Sanberk adında ikizleri dünyaya geldi. Ünlü çiftin küçük kızları Neva’ya Serebral Palsi hastalığı teşhisi kondu. İkizler Neva ve Sanberk’in bugün doğum günü… Ünlü şarkıcı Sinan Özen ikizlere duygu yüklü bir kutlama yaptı. İşte o paylaşım!

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Sinan Özen, Almanya’daki bir konserinde tanıştığı Burcu Kartal ile 2016 yılında evlenip ardından Neva ve Sanberk adını verdikleri ikiz bebeklerine kavuştu.

    Ünlü çiftin küçük kızları Neva’ya Serebral Palsi hastalığı teşhisi kondu.

    Yaklaşık bir yıl önce bir röportajda Neva’nın hastalığı ile ilgili konuşan Özen, “Kızım bağırsak rahatsızlığı nedeniyle doğumunun ardından 7 kez ameliyat oldu.

    Çok zor zamanlar geçirdik. Serebral Palsi denilen hastalığın teşhisi konuldu. Ben hep umutluydum. Son ameliyatının ardından doktorlar “Artık yapacağımız bir şey yok” dediler, bana vedalaşmamız gerektiğini söylediler. Maalesef mezar yeri bile hazırlamıştık ama umudumuzu hiç kaybetmedik. Doktorlara da ‘Hastaneden çıkarmayacağım, burada şifa bulacak’ demiştim. Öyle de oldu. Tedavisi bir noktaya geldi” demişti.

    Sinan Özen daha önce kızı Neva için hayranlarından dua istemişti “Kızım bana Allah’ın bir ödülü. Onun bana bakan, gülen gözüne dünyaları veririm. 40 yıl müziğim bir yana o bir yana. Dualarınızı bekliyorum” diye konuşmuştu.

    İkizler Neva ve Sanberk’in ise bugün doğum günü… Ünlü şarkıcı Sinan Özen ikizlere duygu yüklü bir kutlama yaptı.

    Özen paylaşımında ikizlerine, “Sizi çok seviyorum. Önümüzdeki doğum gününde Sanberk yürüyecek değil mi kardeşin? Ne diyorsun? İnşallah bir sonraki doğum gününde ayakta koşarak oyunlar oynayarak kutlayacağız” ifadelerini kullandı.

    Şarkıcı Sinan Özen’den 5 yaşına giren ikizleri için duygu yüklü doğum günü kutlaması…

  • Usta oyuncu Muhammed Emin Gümüşkaya hayatını kaybetti

    Usta oyuncu Muhammed Emin Gümüşkaya hayatını kaybetti

    blank

    Türk televizyonunun unutulmaz isimlerinden usta oyuncu Muhammed Emin Gümüşkaya, 77 yaşında hayatını kaybetti. Özellikle “Çocuklar Duymasın” dizisindeki ‘Seyyar Tayyar’ karakteriyle hafızalara kazınan usta oyuncunun vefatı sevenlerini derinden üzdü.

    Türk tiyatro ve televizyon dünyasının usta ismi Muhammed Emin Gümüşkaya, 77 yaşında hayata vefat etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Çocuklar Duymasın’daki Seyyar Tayyar karakteriyle, Yeşil Deniz, Avrupa Yakası ve Tatlı Hayat gibi yapımlarla tanınan usta oyuncunun vefatı sevenlerini üzdü.

    Emin Gümüşkaya kimdir?
    10 Ocak 1948’de İstanbul’da doğan Emin Gümüşkaya, Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünden mezun oldu. Oyuncu, Bursa Ahmet Vefik Paşa Devlet Tiyatrosu Müdürü olarak görev yaptı. 2002’de Devlet Tiyatroları’ndan emekli oldu.

    Çocuk Duymasın’da canlandırdığı “Seyyar Tayyar” karakteriyle akıllarda yer eden oyuncu, Hıçkırık, Yeşil Deniz, Uygun Adım Aşk, Seksenler, Büyük Buluşma ve En Son Babalar Duyar gibi yapımlarla tanınıyor.

  • Kahtalı Mıçe son yolculuğuna uğurlandı

    blank

    Antalya’da tedavi gördüğü hastanede 74 yaşında yaşamını yitiren ve “Kahtalı Mıçe” olarak tanınan ses sanatçısı Mustafa Kahtalı, memleketi Adıyaman’ın Kahta ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı.

    Kahtalı’nın cenazesi, dün Antalya’da Uncalı Kent Mezarlığı’nda düzenlenen törenin ardından memleketi Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki “Kahtalı Mıçe Kültür Merkezi”ne getirildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Burada düzenlenen törende, yakınları ve sevenlerinden helallik alındı, Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, törendeki konuşmasında, Kahtalı’ya Allah’tan rahmet diledi.

    Aydın, “Üzgünüz, büyük değerimizi kaybettik. Adıyaman’ı en iyi şekilde temsil eden Türkiye’de gerçekten iyi yerde konumlanan ve herkesin saygı duyduğu insanı uğurlamanın hüznü içerisindeyiz.” dedi.

    Adıyaman Valisi Osman Varol da Mustafa Kahtalı’ya Allah’tan rahmet dileyerek, “Zor bir günde bir aradayız. Bu acı günde bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

    KEDERİNİ MUTLULUĞUNU TÜRKÜLERİYLE AKTARDI

    Kahtalı’nın kızı Venda Kahtalı da babalarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını aktararak, “Babam doğduğu toprakların yanı sıra bu coğrafyada kederini, mutluluğunu türküleriyle aktardı. Toplumsal hafızanın yaşayan ender isimlerindendi. Kızı olarak değil onu tanımış bir insan olarak onur duyuyorum.” şeklinde konuştu.

    Kahtalı’nın cenazesi, daha sonra Çağrı Camisi’nde Adıyaman İl Müftüsü Mevlüt Haliloğlu tarafından kılınan cenaze namazının ardından Kahta Karşıyaka Belediye Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Cenaze törenine Kahtalı’nın yakınlarının yanı sıra, AK Parti Adıyaman milletvekilleri Resul Kurt, İshak Şan, Mustafa Alkayış, AK Parti Bingöl Milletvekili Feyzi Berdibek, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, siyasi parti temsilcileri, sevenleri ve vatandaşlar katıldı.

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde 1951 yılında doğan Mustafa Kahtalı, 57 yıllık sanat yaşamında 19 albüm çıkarmış, “Aslan” olan soyadını 5 yıl önce mahkeme kararıyla “Kahtalı” olarak değiştirmişti.

  • Eski güzellik kraliçesi yaşlı gözlerde duyurdu: Bugün bana kanser teşhisi konuldu

    Eski güzellik kraliçesi yaşlı gözlerde duyurdu: Bugün bana kanser teşhisi konuldu

    blank

    Ünlüler dünyasından şoke eden kötü bir haber geldi… Kariyerine güzellik kraliçesi ve model olarak başlayan ardından TV programlarında sunuculuk yapan, çeşitli yarışmalarla adını duyuran ünlü, cilt kanserine yakalandığını açıkladı.

    Bunun için sosyal medya sayfasını kullanan ünlü, takipçilerine, bedenlerindeki en küçük bir değişimi bile göz ardı etmeden hemen doktora gitmelerini öğütledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Bu kötü haberi veren ünlü, İngiliz model ve TV sunucusu Danielle Lloyd.. 41 yaşındaki beş çocuk annesi Lloyd, sosyal medya sayfasından cilt kanserine yakalandığını açıkladı.

    Çektiği videoda bir koltukta uzandığı görülen Lloyd, “Gerçekten bunu nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Aslında söylemem gerekip gerekmediğini de bilmiyorum. Ama bu konudaki farkındalığı artırmam gerektiğini hissediyorum” diye başladı sözlerine.

    Danielle Lloyd, dün paylaştığı videoda bu girişin hemen ardından “Bana bugün cilt kanseri teşhisi konuldu” dedi.

    Gözyaşlarını zor tutan ve hıçkıran Danielle Lloyd “Vücudunda komik bir şey olduğunu düşünen herkes lütfen doktora gitsin. Ne olduğunu asla bilemezsiniz” diyerek sözlerini sürdürdü.

    Kocası Jamie O’Hara ile evliliğinden beş çocuğu bulunan Danielle Lloyd, kendisiyle ilgilenen tıbbi personele teşekkür ettikten sonra neler yapılacağını anlattı.

    Lloyd “Hastalığın yayılıp yayılmadığını görmek için ameliyat olmam gerekiyor” diye konuştu.

    Ünlü sunucu takipçilerine “Cildinize iyi bakın, solaryumdan uzak durun. Yüksek faktörlü güneş kremi kullanın. Neler olacağını bilemezsiniz” diye seslendi.

    Bu hastalık haberiyle takipçilerini ve hayranlarını şoke eden Danielle Lloyd, iki evliliğinden beş çocuk sahibi.

    Eski kocası Jamie O’Hara’dan 13 yaşında Archie, 12 yaşında George ve 10 yaşında Harvey adında üç tane oğlu bulunuyor. Şu anda evli olduğu Michael O’Neill ile de altı yaşında Ronnie ve iki yaşında Autumn Rose adında iki tane çocukları var.

    İki evliliğinden beş çocuk annesi olan Danielle Lloyd, hastalığın yayılıp yayılmadığının görülebilmesi için bir operasyon geçireceğini söyledi.

    GÜZELLİK KRALİÇESİ SEÇİLMİŞTİ… UNVANI GERİ ALINDI
    Danielle Lloyd, İngiltere’nin eski taçlı güzellerinden. Lloyd, 2004 yılında İngiltere Güzeli, bundan iki yıl sonra da Büyük Britanya Güzeli seçildi.

    Fakat bir erkek dergisine cüretkar pozlar verdiği için bu ikinci unvanı elinden alındı. Aslında bu sayede adını daha geniş kitlelere duyurdu.

    Danielle Lloyd Celebrity Big Brother adlı yarışmayla şöhretini artırdı.

  • “Ahlaksız teklifler aldım, kocam ‘bir kereden bir şey olmaz’ dedi”

    “Ahlaksız teklifler aldım, kocam ‘bir kereden bir şey olmaz’ dedi”

    blank

    Adana’da dolmuş süren kocasını bıçaklayan kadın çocuğunu hala göremediği için gözyaşlarına boğulurken, eşinin kumar borcu olan erkeklerden ahlaksız teklif aldığını söyleyerek, “Eşime durumu anlattım bana ‘bir kereden bir şey olmaz’ yanıtını verdi” dedi.

    Adana’da dolmuş süren kocasını bıçaklayan kadın çocuğunu hala göremediği için gözyaşlarına boğulurken, eşinin kumar borcu olan erkeklerden ahlaksız teklif aldığını söyleyerek, “Eşime durumu anlattım bana ‘bir kereden bir şey olmaz’ yanıtını verdi” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Ayrıca, kocanın genç kadını darp ettiği görüntüler ortaya çıktı.
    Evli ve bir çocuk annesi, 5 aylık da hamile olan Sabriye A. (26) geçtiğimiz günlerde çocuğunu göstermeyen eşi Mehmet A.’yı (26) dolmuş sürerken bıçaklamıştı. Genç kadın o anları ve evli kaldığı 3 yıl içinde kocasının kendisine neler yaptığını anlattı. Sabriye A. eşiyle görücü usulü evlendiğini, eşinin önce askeriyede çalıştığını daha sonra kumar bağımlısı olduğunu öğrendiğini, boşanmak istediğini ve bir türlü kurtulamadığını, bir keresinde çalıştığı sağlık kabinine gelerek boşanmaktan vazgeçmesi için boğazını sıkıp kendisini öldürmeye çalıştığını öne sürdü.

    Sabriye A. bu olayın anbean güvenlik kamerası kayıtları olduğunu da belirtti. Sabriye A. evli kaldığı 3 yıl içinde sayısız kez şiddete maruz kaldığını, bir keresinde şikayetçi olduğu için 3 ay hapse girdiğini ama daha sonra çocuğu için şikayetinden ve boşanmaktan vazgeçtiğini ancak eşinin hem ordudan atıldığını hem de kumar oynamaya devam ettiğini, üstelik kendisini de aldattığını, en son da çocuğunu alıp götürdüğünü ve bir daha göremediğini ifade etti.

    “Kumar borcu yüzünden ahlaksız teklifler geldi ‘bir kereden bir şey olmaz’ dedi”
    Sabriye A. bardağı taşıran son damlanın kumar borcundan dolayı kendisini arayan bir erkeğin ahlaksız teklifte bulunması olduğunu belirterek, “Bu zamana gelene kadar çok fazla şey yaşadım. Bu olayı gerçekleştirmeden önce, kumar borçlarından kaynaklı hiç tanımadığım bir şahıs tarafından arandım. Bu borçların benim tarafımdan ödenebileceğini söyledi ve ahlaksız bir teklifte bulundu bana. Ben bunu duyunca kendimi çok kötü hissetim ve tepki verdim. Sonrasında eşim geldi ve bu durumu anlattım. Eşim sarhoştu ve gece 02.00 civarıydı, bana bunun çok normal olduğunu ve bir kereden bir şey olmayacağını, kumara da devam edeceğini söyledi. O sırada aramızda tartışma çıktı ve çocuğumu alıp götürdü. Ben hamile olduğum için engel olmadım.

    Eşimin madde kullanan bir kardeşi var ve çocuğumu onun yanına bıraktığını duyunca hemen kaynımı aradım ve çocuğumu istediğimi söyledim. Bana küfür edip hakaretlerde bulundu. Sonra eşimi arayıp çocuğumu istedim ve ‘o ortamda olmasını istemiyorum’ dedim. Eşim, bana bir daha çocuğumu göstermeyeceğini söyledi. Beni konuşmak için yanına çağırdı. Gittim ve o anki annelik içgüdüsüyle hiç yapmamam gereken bir şey yaptım. Çok pişmanım ve kendime de hiç yakıştıramıyorum bu noktada olduğum için. Bunların yaşanmasından dolayı çok üzgünüm ama kaç gündür evladımı göremiyorum” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

    Sabriye A. şöyle devam etti:
    “Ben şu an evdeyim ama çocuk nerede onu bilmiyorum. Çok zor durumdayım, 5 aylık hamileyim ve çocuğumu istiyorum. 5 gün oldu haber alamıyorum. Geceleri uyuyamıyorum, zor durumdayım. 5 gündür çocuğumun sesini bile duyamadım. İletişim kuramıyorum. Çocuğumu istiyorum diye benim telefonlarımı da engellemişler. Çocuğumu çok özledim ve yanımda olmasını istiyorum. 2 yaşındaki bir çocuğun yeri annesinin yanıdır. Kumar borçlarından kaynaklı şahısların beni arayıp cinsel yoldan halledebileceklerini söylüyor olması ve eşimin buna karşı hiç tepki vermemesi çok ağrıma gitti. Kedi köpeğin bile yavrusunun yeri annesinin yanı. Ama ben oğluma hasret kaldım.”
    Sabriye A. çocuğunu alabilmek için polise şikayette bulunduğunu söyledi.

  • Köyde tek başına! 4 ay boyunca böyle hayatta kaldı

    Köyde tek başına! 4 ay boyunca böyle hayatta kaldı

    blank

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinin Beşatlı köyüne bağlı Çakmak mezrasında tek başına yaşayan Şilan Çakar’a telefonla ulaşılamayınca çalışma başlatıldı. Yaklaşık 2 saat süren çalışmayla ulaşılan Çakar, 4 ay boyunca sadece makarna yiyerek hayatta kaldığını söyledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Beşatlı Köyü Muhtarı Fethi Erci, kendisinden haber alınamayan Şilan Çakar (50) için karla mücadele ekibinden destek istedi. Yaklaşık 2 saat süren çalışmayla 4 kilometrelik mezra yolu açılarak Çakar’a ulaşıldı. Çakar, 4 aydır merkeze inemediği için sadece makarna yiyerek hayatta kaldığını söyledi.

    11 yıl önce eşi Cafer Çakar ile evlenip ülkesi İran’ı bırakıp Yüksekova ilçesine bağlı Beşatlı köyünün Çakmak mezrasına yerleştiğini, eşinin geçen sene vefat etmesi üzerine tek başına yaşamaya başladığını anlatan Çakar, 11 hanenin yazın kullandığı Çakmak mezrasında yılın 6 ayını tek başına geçirdiğini ifade etti. Köy sakinleriyle irtibatını sağlayan cep telefonunun bozulmasıyla iletişimi kesilen Çakar’a ulaşan köylüler rahat bir nefes aldı.

    “EVİMDEN KORKUDAN ÇIKAMADIM”

    Şilan Çakar, “Ben yaz kış zaten köyde yaşıyorum. 4 aydır kıştan dolayı merkeze bile inemedim. Kardan dolayı köyün yolu kapanmıştı. Ben de kurtlar gelir, hırsızlar gelir diye evimden korkudan çıkamadım. Birkaç gündür beni aramışlar telefonuma da ulaşamadılar ve korkmuşlar. Köyün muhtarı hemen karla mücadele ekiplerine haber vermiş. Sağ olsunlar ekipler zorlu bir mücadele ile yolu açıp bana ulaştılar. Çok mutlu oldum onları gördüğüme. Benim durumum zaten çok kötü destek bekliyorum. Ben 4 aydır ilçeye gitmediğim için de evimde sadece makarna yaparak yaşıyorum” dedi.

    “KENDİSİNE ULAŞTIK VE YAŞADIĞINI DA GÖRDÜK”

    Mezranın sadece yaz mevsiminde köylüler tarafından kullanıldığını belirten Beşatlı Köyü Muhtarı Fethi Erci ise, “İki mezramız bulunuyor. Yazın 11 hane burada yaşıyor. 11 hanemizden 10 hane kışın aşağı mezraya gidiyor. Kışın da bu hanımefendi tek başına burada yaşamaktadır. Birkaç gündür kendisinden haber alamadık. Hemen Yüksekova İlçe Özel İdaresi ekiplerine haber verdik. Haber verilmesiyle kendisinin yolunu açtık ve daha sonra kapısının önünü de açtık. Çok şükür eve geldik, kendisine ulaştık ve yaşadığını da gördük. Buna sevindik. Yol açmada büyük emek veren Yüksekova İlçe Özel İdaresi ekiplerine ve şefimiz Hasan beye çok teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Elektrikli soba yangınında ölen 12 yaşındaki Nazlıcan’ın babası: Bizi kurtardı ama kendisini feda etti

    Elektrikli soba yangınında ölen 12 yaşındaki Nazlıcan’ın babası: Bizi kurtardı ama kendisini feda etti

    blank

    Başakşehir’de 3 katlı binanın en üst katındaki dairede yangın çıktı. Elektrikli sobadan çıktığı değerlendirilen yangın sırasında ailesini uyandıran Nazlıcan Pehlivan(12) hayatını kaybetti. Baba Oktay Pehlivan, “Çocuk kalkıp abisini çağırmasa, çocuklar bizi uyandırmamış olsa ne ben ne de diğer taraftaki kızlarım ne de buradaki çocuklar hiçbir tanesi şu anda hayatta olmayacaktık. Bizi kurtardı ama kendisini feda etti.” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Yangın, bugün saat 06.00 sıralarında Güvercintepe Mahallesi Çağlayan Sokak’taki 3 katlı binanın en üst katında çıktı. Elektrikli sobadan kaynaklandığı değerlendirilen yangın kısa sürede dairenin tamamını sardı. Yangını farkederek uyanan Nazlıcan Pehlivan, aynı odayı paylaştığı ağabeyini uyandırdı. Ağabey, aileye haber vermek için odadan çıkarken alevlerin bir anda yükselmesiyle birlikte Nazlıcan mahsur kaldı.

    5 kişinin hayatını kurtardı

    İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken itfaiye ekipleri yangını söndürmek için çalışma başlattı. Nazlıcan’ı bulan itfaiye ekipleri dışarı çıkardı. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Nazlıcan’ın öldüğü belirledi. Daire ise kullanılamaz hale geldi.

    “Bizi kurtardı ama kendisini feda etti”

    Nazlıcan’ın babası Oktay Pehlivan, ” şöyle konuştu:

    “Akşam uyuduğumuzda bir şey yoktu. Elektrikli soba yanımda. Elektrikli ocağı prize taktık. Lambiri tavan olduğu için sabah saat 6 gibi yanmaya başlıyor. Tabii kabloları ısınma yapıyor. Elektrikli ocaktan dolayı. Önce tavan yanmaya başlıyor, tavan yanınca benim kızın yatağı oradaydı. 14 yaşındaki abisi ise burada yatıyordu. Tavanı komple alev sardıktan sonra kızım abisine sesleniyor. Abi kalk annemleri kaldır diyor. Ev yanıyor. Çocuk kalkıyor ama zaten o anda alevler evin yarısını sarmış. Abisi bizi kurtarmaya gelirken bağırıyor Nazlıcan sen de gel. O da diyor ki, ‘abi gelemiyorum, yatağım yanıyor.

    Alevlerden dolayı gelemiyorum, babamı kaldırın, beni kurtarın’ diyor. Muhammed beni kaldırdığında, yerden bir 30 santimetre yukarıya kadar komple alevler içerisindeydi burası. Simsiyah duman vardı, dumandan alevler dışarıya doğru püskürme yapıyordu. Nazlıcan diye bağırıyorum ama Nazlıcan 2 bazanın arasındaki boşluğa saklanmış. Alevlerden korunmak için. Hiçbir şey yapamadım o anda. Alevler salona doğru iyice çoğalmaya başlayınca salondaki lambirlerde yanmaya başladı. Tavan tutuştu. Çocuk kalkıp abisini çağırmasa, çocuklar bizi uyandırmamış olsa ne ben ne de diğer taraftaki kızlarım ne de buradaki çocuklar hiçbir tanesi şu anda hayatta olmayacaktık. Bizi kurtardı ama kendisini feda etti. Temiz bir evlat olarak gitti. Çok utangaç çok çekingen çocuktu. Derslerinde başarılı bir çocuktu. Ben razıyım, Allah’ım da razı olsun ondan”

    ” Otel yangınında ölen çocuğa üzülürken iki gün sonra benim başıma geldi”
    Pehlivan “Ev gider de her şey gider de bir canın gitmesi çok kötü. 2 gün öncesinde otel yangınında vefat eden bir öğrenci kız çocuğu vardı. Sırasına çiçekler koymuştular. Çocuğa üzülürken iki gün sonra benim başıma geldi. Benim söylemek istediğim kesinlikle insanlar donsunlar ne yaparsa yapsınlar ama elektrikli ocağı kullanmasınlar akşam yatarken kesinlikle kullanmasınlar. Şu an ne oldu kızım morgda yatıyor. Bugün kızımla birlikte gezmeye gidecektik” diye konuştu. (DHA)

  • Sakarya’da kan donduran olay! Annesini öl*ürdü, 112’yi arayıp kaybolduğunu söyledi…

    Sakarya’da kan donduran olay! Annesini öl*ürdü, 112’yi arayıp kaybolduğunu söyledi…

    blank

    Sakarya’da tartıştığı annesini av tüfeğiyle vurarak öl*üren 30 yaşındaki Kadir Taşkın, 112’yi arayarak yaşlı kadının kaybolduğunu bildirdi. Taşkın, ihbar üzerine kendisine ulaşan jandarma ekiplerine annesini öl*ürdüğünü itiraf etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Sakarya’nın Kaynarca ilçesindeki olay, dün akşam saatlerinde Kaynarca ilçesi Sarıbeyli Mahallesi’nde bulunan bir evde meydana geldi.

    KATİL EVLADIN OYUNU TUTMADI

    Edinilen bilgiye göre, 30 yaşındaki Kadir Taşkın dün akşam saatlerinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kaybolduğunu söyledi. Bunun üzerine harekete geçen jandarma ekipleri Taşkın’a ulaştı. Kadir Taşkın, evde annesini av tüfeği ile vurarak öld*rdüğünü itiraf etti.

    EKİPLER YAŞLI KADININ CANSIZ BEDENİ İLE KARŞILAŞTI

    İtirafın ardından eve giden ekipler Behiye Taşkın’ın cansız bedeni ile karşılaştı. Talihsiz kadının cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından hastane morguna kaldırıldı.

    TARTIŞMA SONRASI ANNESİNİ ÖL*ÜRDÜ

    Öte yandan, olayın tartışma sonrasında meydana geldiği iddia edildi. Annesini öl*üren şahsın jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

  • Kütüphanedeki arkadaşlıktan nişan masasına: Batmanlı Gülbahar gönlünü Nijerli gence kaptırdı

    Kütüphanedeki arkadaşlıktan nişan masasına: Batmanlı Gülbahar gönlünü Nijerli gence kaptırdı

    blank
    Muğla’da üniversite okurken kütüphanede tanışan Gülbahar Aslan (27) ile Nijerli Facial Yacine (30), Batman’da düzenlenen törenle nişanlandı.

    Nijer’den, Muğla’daki Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Matematik Bölümü okumak için gelen Facial Yacine, 2019 yılında kütüphanede ders çalışırken, aynı üniversitede Okul Öncesi Öğretmenliği okuyan Batmanlı Gülbahar Aslan ile tanıştı. Bir süre arkadaşlık eden Facial ve Gülbahar, evlilik kararı aldı. Kentteki bir isteme evinde yapılan törende, üniversiteden bir öğretmeni, Gülbahar’ı Facial için babasından istedi. Ardından çift, yüzük takarak nişanlandı. Nişan törenine Nijer’den gelen Facial’in kardeşi ve arkadaşları da katıldı. Yüzüklerin takılmasının ardından çift, dans etti. Törende Facial’in Nijer’deki ailesi de telefonla görüntülü görüştü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ‘ONUN PEŞİNDEN ÇOK KOŞTUM’

    Gülbahar ile arkadaşlığının zamanla ilerlediğini belirten Faical Yacine, “2014’te Nijer’den üniversite okumak için Muğla’ya geldim. Ben normalde çok çalışkan bir çocuğum. Hep kütüphanedeyim. Allah’tan çalışkanım. Ders çalışıyordum. Hanımefendi de o zaman karşıma çıktı. Tabii ilk olarak çok güzel arkadaşlığımızı sürdürdük.

    Çok güzel şeyler paylaştık birlikte. Zor durumlarda, iyi anlarda birlikteydik ama o zamanlar tabii arkadaşlık duygusu var. Sonra baktık gittikçe duygular değişiyor. İnsan bir diğer kişinin yanında fazla zaman geçirince onu tanıyacak. Tanıdıktan sonra da görecek. Tabii onun peşinden çok koştum ama ben de bir şey istiyorsam, onu bulmak için elimden geleni yapıyorum ve çok şükür şimdi oldu.

    Daha olmadan yani daha kesinleşmeden aileme dedim. ‘Bir kız gördüm, çok beğendim’ dedim. Çünkü onlar bilsin, daha adım atmadan bilsinler, diye söyledim. Çok merak ettiler. Anlattım onlara. Yani onlar bizim ilişki olmadan daha 1 sene önce bildiler. Muğla’da Matematik Bölümü’ndeyim. Doktora yapıyorum, doktoradan sonra üniversitede kalmayı düşünüyorum. Türkiye’yi çok seviyorum. Hayatımın aşkıyla da burada karşılaştım” dedi.

    ‘DUYGULARIMIZ DEĞİŞİNCE BİRLİKTE DAHA ÇOK ZAMAN GEÇİRMEYE BAŞLADIK’

    Ailelerinin ilk başlarda şaşırdığını belirten Gülbahar Aslan, “Muğla’da Okul Öncesi Öğretmenliğini kazanarak gittim. O sene sınav haftasında kütüphaneye gittiğim esnada Faical ile tanıştım. O şekilde 2-3 yıl boyunca çok güzel yakın arkadaşlığımız oldu.

    Sonradan bu şekilde dönüştü. Sürekli bazı şeyleri paylaşıyoruz. İşleri, güçleri paylaşırken aslında birbirimize çok uygun olduğumuzu gördük. Duygusal olarak da duygularımız değişince birlikte daha çok zaman geçirmeye başladık ve evliliğe adım atma kararı aldık. Aileler en başta şaşırsalar da sonrasında saygı duydular ve süreç bu şekilde ilerledi” diye konuştu.

  • Mezar taşını hazırladı, yaşamına son verdi

    Mezar taşını hazırladı, yaşamına son verdi

    blank
    Mezar taşını hazırlayan A.M.D. (73) isimli emekli öğretmen yaşamına son verdi.

    Olay, Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde meydana geldi. A.M.D. isimli emekli öğretmen, “Yaptığı her iyilikten zarar gören adam” yazdığı mezar taşını hazırladı ve daha sonra intihar etti. Sokaktan geçen vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, A.M.D.’nin yaşamını yitirdiğini belirledi. Emekli öğretmen A.M.D.’nin cansız bedeniz, otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı.

    Polis ekipleri, olayla ilgili inceleme başlattı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

  • Bolu’daki yangında hayatını kaybedenlerin 36’sı çocuk! İşte kahreden isim listesi

    Bolu’daki yangında hayatını kaybedenlerin 36’sı çocuk! İşte kahreden isim listesi

    blank

    Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Oteli’nde çıkan yangında hayatını kaybeden 78 kişinin en az 36’sının 18 yaş ve altında olduğu öğrenildi. İşte Kartalkaya’nın kahreden listesi.

    Kent merkezine 38 kilometre mesafedeki 2 bin 200 rakımlı Köroğlu Dağları’nın zirvesindeki 5 otelden 1’i olan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak’ta gece saatlerinde yangın çıktı. Otelin ana giriş kapısına göre eksi 1, arka giriş kapısına göre 4’üncü katında bulunan restoran kısmında çıkan yangında alevler, kısa sürede büyüdü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Saat 03.21’de 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Yangın, itfaiyenin 11 saatlik çalışma sonucu söndürüldü. Yangında 78 kişi hayatını kaybetti. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada 12 şüpheli, gözaltına alındı.

    İTFAİYE ÖN RAPORU HAZIRLANDI: 500 TON SU KULLANILDI

    Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yangınla ilgili ön rapor hazırlandı. Raporda, Saat 03.30’da ilk ihbarın ulaştığı, 11 araç ve 30 personelle itfaiye ekiplerinin yola çıkmasının ardından 42 kilometre yol kat ederek saat 04.24’te olay yerine ulaşıldığı belirtildi. Söndürme çalışmalarında 500 ton suyun kullanıldığının belirtildiği raporda, yangının nedenine ve yaşananlara ilişkin şu ifadeler yer aldı:

    “Yangına ilk müdahaleyi gerçekleştiren otel personeli ve görgü şahitlerinin beyanı ile tarafımızca yapılan incelemeler sonucunda yangının 4’üncü katta yer alan mutfak/restoran bölümünden başladığı belirlenmiştir. Kapalı alan yangınlarında hava desteği sağlayacak cam kırılması, kapı açılması ve bunun gibi unsurlar gerçekleşmeden önce, yangın yükünü oluşturan ahşap, plastik vb. gibi kolay yanıcı maddelerin yanmasıyla ısının, sıcak dumanın ve alevin yayılma hızı genellikle düşük olmaktadır.

    Bu nedenlerle, yangın çok yüksek hararete ve tahribata neden olmaktadır. Yangın başlangıç yeri yapılan tespitler doğrultusunda net olarak anlaşılmaktadır. Ayrıca ısı, duman ve alevin fizik kanunu gereği yukarı doğru hareket etmesi kaçınılmazdır. Bu göstergeler doğrultusunda 3’üncü katın yangın başlangıç yeri olmadığı, yalnızca sirayete maruz kaldığı bu nedenle daha az tahribata uğradığı anlaşılmaktadır. Otel binasında tahribatın fazla olmasından dolayı kasıt unsuru gösterecek herhangi bir bulgu bulunmadığından çıkış sebebinin bilirkişi tarafından değerlendirilmesi önerilmektedir.”

    ’50’DEN FAZLA VATANDAŞ CAMLARDAN KURTARILDI’

    50’den fazla kişinin merdivenli itfaiye aracıyla otelin camlarından, 1 kişinin de atlama yatağı ile kurtarıldığının belirtildiği raporda, “Olay yerine ulaşıldığında Grand Kartal Otel’in alevli şekilde yandığı görüldü. Yangın tarafımızca söndürülmüştür. Otel ön cephesinden merdivenli araç ile 50’den fazla vatandaş, bulundukları odaların camlarından alınarak tahliye edilmiştir. Binanın arka cephesine merdivenli araç ve arazöz girişi karlı yol ve gevşek zemin sebebiyle mümkün olmadığından atlama yatağı ile 1 vatandaş kurtarılarak tahliye edilmiştir.

    Bina lobi kısmından başlanarak tüm katlarda arama-kurtarma çalışmasına başlanmış olup, her katta bulunan odalarda, merdiven sahanlıklarında ve ara hollerde eks vatandaşlar tespit edilip tahliyesi tarafımızca yapılmıştır. Yangında otel binasının tamamı kullanılamaz hale gelmiştir. Ölü ve yaralı sayısı ile ilgili Bolu İl Sağlık Müdürlüğü’ne resmi yazı ile başvurulmuş fakat herhangi bir cevap alınamamıştır. Ulusal ve yerel medyada yer alan bilgiler baz alınarak formun ilgili bölümüne işlenmiştir. Yangına desteğe gelen itfaiye ekipleri, AFAD personelleri, Jandarma Arama Kurtarma(JAK) ekipleri, UMKE ekipleri ve STK’lar ile birlikte eks ve yaralı vatandaşların tahliyesi yapılmıştır. Yangın tarafımızca soğutulmuş olup, gerekli kontroller yapılarak olay yeri 112 jandarma ekipleri ve 112 jandarma olay yeri inceleme ekiplerine bırakılarak merkeze dönüş yapılmıştır. Olay yerinde güvenlik amaçlı 2 araç, 4 personel bırakılmıştır. Raporun devamı olarak 64/1 sayılı rapor düzenlenmiştir.”

    Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Oteli’nde çıkan yangında hayatını kaybeden 78 kişinin en az 36’sının 18 yaş ve altında olduğu öğrenildi.

    Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de çıkan yangında hayatını kaybedenlerin sayısının 78 olduğu ve tamamının kimliklerinin tespit edildiği bildirildi.

    Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığından yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlerin isimleri açıklandı.

    Kartalkaya’da ‘ölüm oteli’nde can veren 78 kişiden 36’sının çocuk olduğu öğrenildi.

    İŞTE KARTALKAYA’NIN KAHREDEN ÇOCUK LİSTESİ

    Alya Turan – 14 yaş

    Vedia Nil Apak – 11 yaş

    Nehir Sarıtaş – 15 yaş

    Ömür Kotan – 17 yaş

    Ayşe Maya Doğan – 12 yaş

    Vedat Çetiz – 11 yaş

    Mina Akişli – 11 yaş

    Alican Boduroğlu – 16 yaş

    Elif Nas Boduroğlu – 13 yaş

    Eren Bağcı – 17 yaş

    Doğa Doğan – 9 yaş

    Mavi Doğan – 7 yaş

    Pera Suyolcu – 10 yaş

    Demir Tüzgiray – 8 yaş

    Doruk Sarıtaş – 12 yaş

    Elif Derin Yalçın – 11 yaş

    Atlas Kaan Tokcan – 9 yaş

    Kemal Tokcan – 6 yaş

    Özüm Karataşlı – 17 yaş

    Esat Çetiz – 9 yaş

    Kerem Güngör – 5 yaş

    Lalin Doğan – 17 yaş

    Oya Kanpolat – 14 yaş

    Ala Dora Türkmen – 18 yaş

    Pelin Güngör – 13 yaş

    Sümeyye Güner 12 yaş

    Alya Altın – 9 yaş

    Defne Tüzgiray – 11 yaş

    Sedat Çetiz – 9 yaş

    Ela Dayı – 15 yaş

    Buse Dayı – 12 yaş

    Dila İnal

    Ela İnal

    Bekir Sadık Gültekin

    Muhammed Selim Gültekin

    Yusuf Sinanettin Gültekin

    KAYNAK: posta.com.tr

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

  • Orhan Gencebay’dan tepki çeken açıklama

    Orhan Gencebay’dan tepki çeken açıklama

    blank
    Orhan Gencebay’ın, Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 78 vatandaşımızın hayatını kaybettiği yangın faciası hakkındaki sözleri tepki çekti.

    Orhan Gencebay, 78 kişinin hayatını kaybettiği Bolu – Kartalkaya’daki yangın faciasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Orhan Gencebay; “Yüreğimiz yanıyor, son derece üzüldük. Son derece acı bir olay. Allah, gani gani rahmet eylesin” dedi.

    Orhan Gencebay, ‘Bir kişinin dahi istifa etmediği’ yorumuna karşılık ise “Bu konuda konuşmak bize düşmez, olayların iç yüzünü bilmiyoruz. Yönetenler daha iyi bilir. Hepsi iyi niyetlidir. Gerekeni yapmaya çalışacaklardır. İhmaller olabilir ama kesinlikle kötü niyetli değildir” ifadelerini kullandı. Gencebay’ın bu sözleri sosyal medyada tepki çekti.

    Seren Serengil, Orhan Gencebay’ın bu açıklamalarına karşılık; “Orhan Baba bu halk seni filmlerindeki dik duruşun için sevdi. Yapma, bunu yıkma. Ne diyorsun şarkında; ‘Kula kulluk edene yazıklar olsun…’

    Yangını söndürme çalışmalarının sürerken otelin hemen yanı başındaki otellerde kalan bazı kişiler, büyük bir facia yaşanmamış gibi tatillerine devam ederek, kayak yapmıştı. Gencebay, bu konu hakkında ise şöyle konuştu: Herkesin bir zamanı ve yaşamı var. Görüyoruz; Gazze’de ve dünyada neler oluyor. Hiçbiri doğru değil şüphesiz. Herkesin yaşamına saygı göstererek yaşamalıyız.

  • Yangından kurtulan otel personeli: İnsanlar çocuklarını hayatta kalabilsin diye aşağıya atmak zorunda kaldı

    Yangından kurtulan otel personeli: İnsanlar çocuklarını hayatta kalabilsin diye aşağıya atmak zorunda kaldı

    blank

    Bolu’da, Grand Kartal Otel’de 76 kişinin öldüğü yangında kurtulan otel çalışanı Mehmet Can Gezici’nin anlattıkları yürek burktu. Gezici, “Çok kötüydü. İnsanlar çocuklarını hayatta kalabilsin diye aşağıya atmak zorunda kaldı. Kurtulan da pek olmadı. Otele bakınca tekrar o anlar aklıma geliyor. Ne hissettiğimizi biz bile anlamadık. Yardım çığlıklarına cevap veremedik. Düşüncelerimi bile şu anda ifade edemiyorum” dedi.

    Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de çıkan yangında 79 kişi hayatını kaybederken, 51 kişi de yaralandı. Yangın sırasında otelde bulunan personellerden Mehmet Can Gezici, yaşadığı korku dolu anları anlattı. Olayın etkisinden hala kurtulamadığını ifade eden Mehmet Can Gezici’nin anlattıkları yürek burktu. Alevlerin otelin içerisinden hızla yukarıya doğru yayıldığını kaydeden Gezici, şöyle konuştu:

    ‘YARDIM ÇIĞLIKLARINA CEVAP VEREMEDİK’

    “Yangın ilk çıktığı zaman uyuyorduk. Saat 03.00 civarı gibi uyandık. Dışarıya çıktığımızda çok kötü bir görüntü vardı. Buraya geldiğimizde kıyamet gibi görüntü vardı. Otel zaten ortadan yanmış, yukarıya doğru çok kötü bir şekilde ilerliyordu. Yardım etmeye çalıştık camdan atlayanlar için yastık ve yorganlarımızı götürdük. 12’inci kattan kadın bir hemşirenin atlamasını görmek zorunda kaldım, hayatını kaybetti. Çok kötüydü. İnsanlar çocuklarını hayatta kalabilsin diye aşağıya atmak zorunda kaldı. Kurtulan da pek olmadı. Otele bakınca tekrar o anlar aklıma geliyor. Ne hissettiğimizi biz bile anlamadık. Yardım çığlıklarına cevap veremedik. Düşüncelerimi bile şu anda ifade edemiyorum” ifadelerini kullandı.