Yazar: admin

  • Birbirlerinden şikayetçi olmadılar ancak kamu davası açıldı! Torununa vurduğu terlik ‘silah’ sayıldı… İşte cezası

    Birbirlerinden şikayetçi olmadılar ancak kamu davası açıldı! Torununa vurduğu terlik ‘silah’ sayıldı… İşte cezası

    Denizli’de, akşam dışarı çıkmak isteyen torunu Asiye Vural’a (18) engel olup, terlikle koluna vuran Asiye Kaytan (80) hakkında açılan kamu davasında, ‘Anne terliğinin silah sayılması’ ve ‘Kişiyi hürriyetin yoksun bırakma’ suçlarından toplam 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Cezanın onanması durumunda cezaevine girecek olan Kaytan, “Anne terliği silahmış, nereden bileyim” dedi.

    Olay, 9 Ağustos 2024’te Pamukkale ilçesi Topraklık Mahallesi’nde yaşandı. Anneannesi Asiye Kaytan ile yaşayan ve aynı ismi taşıyan Asiye Vural, akşam işten geldikten sonra dışarı çıkmak istedi. Anneanne Asiye Kaytan, anne babası ayrı olan torununun güvenliği için kapıyı kilitleyip, dışarıya çıkmasına izin vermedi. Bu sırada eline evde giydiği terliği alan Asiye Kaytan, izin vermemesine rağmen kapıyı açmak isteyen torununun üzerine yürüyüp, koluna vurdu. Torunu Vural ise anneannesine elindeki telefonla başına vurarak karşılık verdi. Asiye Kaytan başından yaralandı. Kaytan, götürüldüğü Denizli Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından taburcu edildi.

    KAMU DAVASI

    Soruşturma kapsamında Asiye Vural’ın ifadesine başvuruldu. Polis merkezinde Asiye Kaytan ve torunu Asiye Vural, birbirlerinden şikayetçi olmadı ancak kamu davası açıldı.

    Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, torununa terlikle vuran anneanne Asiye Vural hakkında, silahtan sayılan terlikle darbettiği, kapıyı kilitlediği, torunu Asiye Vural’ın da telefonla anneannesinin başına vurarak kendisini savunduğu belirtildi. Asiye Kaytan hakkında ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 14 yıla kadar hapis cezası istemiyle 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

    Davada, 25 Şubat’ta karar çıktı. Mahkeme heyeti, Asiye Kaytan’ı ‘Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetin yoksun kılmak’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti suçun altsoyuna karşı silah sayılan terlikle işlendiği gerekçesiyle bir kat artırım yaparak verilen bu cezayı 4 yıl 12 ay hapis cezasına çıkardı. Ardından da takdiri indirim yapıp cezasını, 4 yıl 2 ay hapse indirdi. Karar istinaf mahkemesine taşındı. Karar onanırsa Kaytan, cezaevine girecek.

    blank


    ‘KİMSE EVLADINI DARBETMESİN’

    Asiye Kaytan, bir daha eline terlik almayacağını belirterek, “Torunum akşam çıkmak istedi, izin vermedim, kapıyı kilitledim. Terlikle eline vurdum, o da telefonla başıma vurdu. Kanayınca korkup ambulans çağırdı. Beni hastaneye, onu polis merkezine götürdüler. Mahkemeye çıktım, hakime torunumun ceza almasını istemediğimi söyledim. O ceza almadı ama ben silah sayılan terlik yüzünden 4 yıl 2 ay hapis cezası aldım.

    Birbirlerinden şikayetçi olmadılar ancak kamu davası açıldı Torununa vurduğu terlik silah sayıldı… İşte cezası
    80 yaşından sonra cezaevine mi gireceğim? Orada nasıl yaşarım, ameliyatlıyım, zor yürüyorum. Anne terliği yüzünden beni cezaevine atacaklar. Kimse evladını terlikle darbetmesin. Anne terliği silahmış, nereden bileyim” ifadelerini kullandı.

    Torun Asiye Vural ise “Anneannem koluma terlikle vurduğu ve evden çıkamama engel olduğu için hapis cezası aldı. Böyle olmasını istemezdim. Ben de ondan şikayetçi olmadım ama kamu davası açıldı. Anneler ‘terlik’ deyip, geçmesin. Sakın çocuklarına silah sayılan terlikle vurmasınlar” dedi.

    ‘İSTİNAF SÜRECİNDE KARARIN HUKUKİ OLARAK DEĞİŞECEĞİNİ UMUT EDİYORUZ’

    Asiye Kaytan’ın avukatı Hasan Ozan Orpak da “Daha önce de Denizli’de silah sayılan anne terliği davası vardı. Anne terliğinin Türk toplumundaki değeri tartışılmaz. Hepimiz anne terliğiyle büyüdük. Doğru ya da yanlış olup olmadığı konusuna girmiyorum. Anne terliği haberi ilk çıktığında dünya kamuoyuna yansımıştı. Şu an yerel mahkemeden çıkan bir karar var. İstinaf sürecinde bunun hukuki olarak değişeceğini umut ediyoruz. Terliğin silah olmadığı daha önce yayınlanmıştı” diye konuştu. (DHA)

  • Güle güle Kuzeyin Oğlu! Volkan Konak’ın eşi Selma Konak güçlükle ayakta durdu

    Güle güle Kuzeyin Oğlu! Volkan Konak’ın eşi Selma Konak güçlükle ayakta durdu

    blank

    Karadeniz’in güçlü sesi, ‘Kuzeyin Oğlu’ lakaplı, vatan aşığı Volkan Konak’ın sahnede ani ölümü tüm Türkiye’de büyük üzüntü yarattı. Karadeniz müziğinin efsanevi ismi olarak bilinen Volkan Konak, Levent Hayrettin Paşa Camii’nde son yolculuğuna uğurlandı.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İskele kentindeki bir konser sırasında sahnede fenalaşan şarkıcı Volkan Konak, yapılan tüm müdahalelere rağmen 31 Mart’ta 58 yaşında hayatını kaybetti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Volkan Konak’ın cenazesi camiye getirildi. Selma Konak, eşinin tabutu başında güçlükle ayakta durdu.

    ‘BUNU BANA NASIL YAPTIN VOLKAN!’
    35 yıllık hayat arkadaşını kaybeden Selma Konak ‘Bunu bana nasıl yaptın Volkan’ diyerek gözyaşı döktü.

    BÜYÜK KIZI BAYGINLIK GEÇİRDİ
    Volkan Konak’ın cenazesi başında izdiham yaşandı. Sanatçının büyük kızı Şimal baygınlık geçirdi.

    ‘CANIMIZI, CİĞERİMİZİ KAYBETTİK’
    Volkan Konak’ın kayınvalidesi ve kayın pederi de damatlarının ardından gözyaşı döktü:

    “Çok üzgünüz hiç beklemiyorduk. Türkiye bir değerini kaybetti biz de canımızı ciğerimizi kaybettik. Onu çok seviyorduk.”

    ‘SANAT DÜNYASI NEŞESİNİ KAYBETTİ’
    Cenazeye katılan Şevval Sam “Türkiye vatanseverini kaybetti. Her ölüm erkendir ama bu beklenmedik oldu. Okuttuğu çocuklar şefkatli abisini kaybetti. Müzik dünyası, sanat dünyası yakın bir dostunu ve neşesini kaybetti. Her ölüm erkendir ama bu beklenmedik oldu” dedi.

    Cenaze törenine katılanlar arasında Perihan Savaş, Sinan Özen, Linet, Kutsi ve Koray Avcı da vardı…

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal cenazeye katıldı.

    ‘ÖLÜM BİLE GÜZEL OLMALI’
    Volkan Konak’ın 2011 yılında katıldığı programda söylediği sözler vefatının ardından gündem oldu. Konak, “Kavgan güzel ve büyük olmalı. Ölüm bize güzel olmalı… Şu lodosta soba zehirlenmelerine çok üzülüyorum. Bayramda ölümlere çok üzülüyorum… Ölüm bile güzel olmalı” demişti…

  • Genç kız sevgilisinin evinde feci şekilde can verdi! Aydın’da dehşet

    blank

    Genç kız sevgilisinin evinde feci şekilde can verdi! Aydın’da dehşet

    Aydın’da üniversite öğrencisi Büşra Cin (24), sevgilisi Özcan K.’ye ait evde göğsünden vurulmuş halde ölü bulundu. Olaya ilişkin Özcan K., gözaltına alındı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Özcan K. ile Cin arasında evde henüz belirlenemeyen bir sebeple tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından Özcan K. evden çıktı. Bugün saat 07.00 sıralarında eve dönen Özcan K., polisi arayıp Büşra Cin’i yatakta kanlar içerisinde hareketsiz bulduğunu söyledi.

    TABANCAYLA GÖĞSÜNDEN VURULDU

    İhbar sonrası adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İncelemede, tabancayla göğsünden vurulan Cin’in hayatını kaybettiği belirlendi. Cin’in cenazesi otopsi için ADÜ Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

  • ‘Aile dostum değil annem’ Ünlü oyuncunun kızı O Ses Türkiye’ye katıldı!

    ‘Aile dostum değil annem’ Ünlü oyuncunun kızı O Ses Türkiye’ye katıldı!

    blank

    O Ses Türkiye yarışmasına katılan Elif İdiz jüri üyelerini ve ekran başındakilerini şaşırttı.

    Şarkı yarışması O Ses Türkiye uzun bir aradan sonra yeniden ekranlarda yayınlanmaya başladı.

    Athena Gökhan, Beyazıt Öztürk, Hadise ve Melike Şahin’in jüri koltuğunda oturduğu yarışmaya sürpriz bir isim başvurdu.

    blank

    BABASINA TEŞEKKÜR EETTİ

    ‘Padam padam’ şarkısını Fransızca söyleyen ve sesiyle beğeni toplayan Elif İdiz üç jüri üyesini döndürmeyi başardı.

    Ekrana yansıtılan fotoğrafta Nursel’i İdiz ve Elif İdiz’i gören Beyazıt ‘Aile dostu mu’ diye sordu.

    Elif İdiz ise ‘Annem’ karşılığını verdi. Gerçeği öğrenen jüri üyeleri büyük şaşkınlık yaşadı.

    blank

    ELİF İDİZ KİMİ SEÇTİ?

    Annesinin adını çok dillendirmeyi sevmediğini söyleyen Elif İdiz, ‘Madem annemden konu açıldı, babamdan dem vurmazsam çok ayıp olur çünkü asıl müzisyen o… Cem İdiz’ ifadelerini kullandı.

    blank

    Üç jüri üyesinin döndüğü Elif İdiz, Hadise’yi seçti.

    NURSELİ İDİZ’DEN KIZINA DESTEK

    Usta oyuncu yayınlanan bölümün ardından kızına destek oldu. Sosyal medya hesabından çekildikleri fotoğrafları paylaşan İdiz, altına şu notu düştü;

    blank

    “Canım kızım seninle her zaman gurur duyuyorum. İyi ki benim kızımsın seni çok seviyorum. Çıktığın bu yolda şansın, bahtın ve yolun açık olsun.”

  • Takipçileri merak ediyordu! Yasemin Sakallıoğlu kötü haberi duyurdu

    Takipçileri merak ediyordu! Yasemin Sakallıoğlu kötü haberi duyurdu

    blank

    2021 yılında Burak Yırtar ile dünyaevine giren 36 yaşındaki komedyen Yasemin Sakallıoğlu, Instagram’ı sık kullanan isimlerin başında geliyor.

    Sosyal medyada paylaştığı komik videolarla adını duyuran komedyen Yasemin Sakallıoğlu, günlerdir herhangi bir paylaşım yapmayınca takipçileri Sakallıoğlu’nu merak etmeye başladı.

    SEVENLERİ MERAK ETTİ

    Sosyal medyayı aktif olarak kullanan komedyen Sakallıoğlu’nun günlerdir hikaye ve paylaşım yapmaması, sevenlerini endişelendirdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    KÖTÜ HABERİ PAYLAŞTI

    Instagram hesabından konuyla ilgili bir açıklama yapan komedyen, kayınvalidesinin sağlık durumunun kötü olduğunu duyurdu.

    Sakallıoğlu, yayınladığı mesajında son birkaç gündür zor günler geçirdiğini belirtti.

    Sakallıoğlu, kayınvalidesinin felç geçirdiğini açıklayarak şu mesajı yayınladı:

    “Benim komik, tatlı kayınvalidemin beynine pıhtı attı ve maalesef felç oldu, eşimin yanında olmaya çalışıyorum. Hayat sanırım bazen böyle bir yer. Üst üste geliyor kötü şeyler. O yüzden yarın aile büyüklerinize sarılın. Hayat neler getirir hiç bilinmiyor. Bizim aileye de, bekleyen herkese de sağlık sıhhat nasip olsun.”

    ”İYİ OLACAK İNŞALLAH”

    Yasemin Sakallıoğlu, hastane odasından yaptığı paylaşımla kayınvalidesinin son sağlık durumunu açıkladı.

    Ünlü fenomen gönderisine; ”Bizde bayram böyle geçiyor. Kayınvalidem iyi olacak inşallah. O kadar inatçı ki kaslarıyla konuşuyor. Sağ koluna ve bacağına o yarım yamalak konuşmasıyla ‘kalkacaksın, kalk kalk kalk kalkmak zorundasın’ diye bağırmaya çalışıyor. Böyle bir inada şahit olmak çok farklı bir duygu. Bunu yaşayanlar bilir. Arayan, soran, yazan, deneyimlerini paylaşıp yardımcı olmaya çalışan herkese teşekkür ederiz” notunu düştü.

    YASEMİN SAKALLIOĞLU KİMDİR?

    Üç kardeşin en küçüğü olan Yasemin Sakallıoğlu, 22 Nisan 1988’de İstanbul’da doğdu. Küçük yaşta ailesi çalıştığı için bir süreliğine Rize’ye gönderildi ve altı yaşına kadar aralıklarla Rize’de yaşadı. İlkokulu Beykoz Çubuklu İlköğretim Okulu, lise öğrenimini de Paşabahçe Ferit İnal Lisesinde tamamladı.

    Lise dönemlerinde tiyatroyla ilgilenmeye başladı. Mezun olduktan sonra fırında tezgâhtarlık, çocuk bakıcılığı, mağazada satış elemanlığı ve en bankacılık gibi sektörlerde çalıştı. Sosyal medyada paylaştığı videolarla üne kavuşarak fenomen haline geldi.

  • Eski kocasından 5 sene önce boşanmıştı, 10 gün sonra da nişanı vardı

    Eski kocasından 5 sene önce boşanmıştı, 10 gün sonra da nişanı vardı

    blank
    Avcılar’da eşi tarafından öl*ürülen Damla Bakiler ve annesi Nazan Deniz Bakiler son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye olaydan yaralı olarak kurtulan kız kardeş Selin Bakiler de katıldı.

    Olay, 26 Mart’ta Mustafa Kemalpaşa Mahallesi Kanarya Sokak’ta meydana geldi. Bir süredir işe gitmediği öğrenilen taksi Şoförü Haydar Duman, saat 19.00 sıralarında boşandığı eşi Damla Bakiler’in (32) kızı ile kaldığı eski kayınvalidesinin evine gitti. Burada eski eşi Damla Bakiler, eski baldızı Selin Bakiler (19) ve eski kayınvalidesi Nazan Deniz Bakiler (51) ile tartışan Haydar Duman, yanındaki tabanca ile anne ve kızları ile büyük anne H.D.’ye (74) ateş etti.

    Damla Bakiler, Selin Bakiler ve anneleri Nazan Deniz Bakiler kanlar içerisinde yere yığılırken, Duman daha sonra bir yakınını arayarak 7 yaşındaki kızını evden almasını istedi. Telefon ettiği kişi ihbarda bulunarak, adrese polislerle birlikte geldi. Polisin eve yaklaşmasına izin vermeyen Duman, telefonla çağırdığı yakınına küçük kızı teslim etti. Polislerin ikna çabalarına karşılık vermeyen Haydar Duman, aynı silahla intihar etti.

    SON YOLCULUĞA UĞURLANDILAR

    Olayda Selin Bakiler ve H.D. yaralanırken Damla Bakiler ve Nazan Deniz Bakiler hayatını kaybetti. Otopsi işlemlerinin ardından cenazeleri Adli Tıp Kurumu’ndan alınan Damla Bakiler ve annesi Nazan Deniz Bakiler bugün öğlen namazına müteakip Avcılar Mustafa Kemalpaşa Mahallesi Hazreti Ali Camii’nde kılınan namazın ardından dualarla son yolcuğuna uğurlandı.

    Avcılar Müftüsü Mehmet Özcan’ın kıldırdığı cenaze namazına Avcılar Kaymakamı Orhan Burhan, Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Namaza katılanlar arasında olaydan yaralı olarak kurtulan kız kardeş Selin Bakiler de yer aldı. Damla Bakiler ve annesi Nazan Deniz Bakiler ‘in cenazesi Silivri Alipaşa Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    ‘NİŞAN SÜRECİ VARDI, KABULLENEMEMİŞ’

    Namaza katılan Damla Bakiler’in amcası Volkan Bakiler, “5 sene önce boşanmıştı. Yeniden nişanlanma sürecindeydi 10 gün sonra da nişanı vardı. Kabullenmeyip eve gitmiş. Kadir Gecesi bahanesiyle eve gidiyor. Kapıda beklerken silahla güç kullanıp içeri giriyor. Hem yeğenimi hem annesini sonrasında da cama çıkıp kalabalığı görünce kendisini öld*rüyor. Bundan ibaret olay. Çocuk devlet kontrolünde şu anda 8 yaşında. Bu cenaze işleri bitince çocuk velayeti için başvurularımızı yapacağız. Uzaklaştırma kararı var ama önlemler yetersiz olduğundan bir işe yaramamış” dedi.

  • Vicdansızlığın böylesi! Küçük Kübra için ‘hayati’ önem taşıyordu: Pazarda başında takılıyken çaldılar

    blank

    Adana’da ailesiyle semt pazarına alışverişe giden işitme engelli Kübra Naz Sağın’ın (3), biyonik kulaklarından biri çalındı. Şüpheli ya da şüphelilerin izine rastlanmazken, biyonik kulak da bulunamadı. Kızının biyonik kulağa kavuşması için yardım bekleyen Mine Sağın (34), “Şimdi bir anne olarak çocuğum bizi duysun, konuşsun istiyorum. Onun bu hali yüreğimi parçalıyor” diye konuştu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Merkez Sarıçam ilçesi Yarımca Mahallesi’nde yaşayan fabrika işçisi Mustafa (35) ile Mine Sağın çiftinin 3’üncü çocukları Kübra Naz Sağın, işitme engelli olarak dünyaya geldi. Ailesinin tedavi için başvurduğu Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 2 yıl önce Kübra Naz’a biyonik kulak takıldı. Yapılan kontrollerde seslere tepki vermeye başlayan Kübra Naz’ın, yaşıtları gibi hayatının normale döneceği belirlendi.

    Sağın ailesi, 30 Haziran 2024’te Mehmet Şahintepe Mahallesi’nde kurulan semt pazarına gitti. Alışveriş sırasında Sağın ailesi, Kübra Naz’ın başındaki biyonik kulaklardan birinin yerinde olmadığını fark etti. Aile, bebek arabasındaki, içinde kredi ve yardım kartları ile 300 liranın bulunduğu cüzdanlarını da bulamadı.

    ŞÜPHELİLER YAKALANAMADI

    Hırsızlığı fark eden Sağın ailesi, polis merkezine giderek ihbarda bulundu. Şüpheli ya da şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatan polis ekipleri, sonuç alamadı. Bunun üzerine kaymakamlık ve valiliğe başvuran Sağın ailesi, Kübra Naz’ın biyonik kulak ücretinin devlet tarafından karşılanamayacağını, yaklaşık 150 bin lirayı ödemesi gerektiğini öğrendi. Geçim sıkıntısı yaşadıklarını belirten Sağın ailesi, Kübra Naz’ın biyonik kulağı için yardım beklediklerini belirtti.

    ‘KARDEŞLERİYLE OYNAMAK İSTEMİYOR’

    Anne Mine Sağın, Kübra Naz’ın işitme sorunu yaşadığı için sürekli ağladığını ve denge sorunu yaşadığını belirterek, “Pazar alışverişindeyken cihazlardan birini çaldılar. Oturduğum yerde sinir krizi geçirdim, ağladım. Vicdansız biri kulağından alıp, götürdü. Şimdi sürekli ağlıyor, kardeşleriyle oynamak istemiyor. Eskiden iyi ya da kötü bizimle iletişim kurabiliyordu” diye konuştu.

    ‘BU HALİ YÜREĞİMİ PARÇALIYOR’

    Kızının duyması için yardım beklediğini ifade eden Sağın, “Kızım doğduğunda işitme engelli olduğunu öğrenince, dünyam başıma yıkıldı. Bir anne olarak çocuğum bizi duysun, konuşsun istiyorum. Onun bu hali yüreğimi parçalıyor. Yardım bekliyorum” dedi.

    ‘DUYMASI İÇİN YARDIM BEKLİYORUM’

    Baba Mustafa Sağın ise kızının yaşadığı sıkıntıları anlatarak, “Ben sadece çocuğumun duyması için yardım bekliyorum. İstenen ücreti karşılayabilecek bir maddi gücüm yok” ifadesini kullandı.

  • 20 günlükken teşhis kondu, 5 aylıkken kalbi durdu! 2,5 yıl sonra güzel haber geldi

    blank
    Derik ilçesi Zeytinpınar Mahallesi’nde Halime ve Mehmet Reşit Dem (33) çiftinin çocukları 2,5 yaşındaki Elanur’a, doğduktan 20 gün sonra Spinal Müsküler Atrofi (SMA) Tip-1 teşhisi konuldu. 1,5 aylıkken trakeostomi açılan Elanur Dem’in, 5 aylıkken 2’nci doz spinraza ilacı için gittiği Mersin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalbi durdu.

    Doktorların müdahalesiyle hayata döndürülen Elanur’un tedavisi için valilik onayıyla başlatılan yardım kampanyası tamamlandı. Kampanyayla tedavisi için 1 milyon 879 bin dolar toplanan Dem, tedavisinin yapılması için Dubai’ye gidecek.

    Elanur’un babası Mehmet Reşit Dem, emeği geçenlere teşekkür ederek, “Bugün yüzümüz gülüyorsa sizlerin desteğiyle gülüyor. Kampanyamız yüzde 100’e ulaştı. Bu zorlu süreçte ve zorlu mücadelede bizleri yalnız bırakmayan, desteğini esirgemeyen herkesten Allah razı olsun. Sayın Kaymakamımız Yunus Emre Bayraklı ve Prof. Dr. Aydın Ayaydın vekilimize minnettarız.

    Allah onlardan razı olsun, bu zorlu mücadelede ve zorlu süreçte bizleri destekledikleri ve bizi yalnız bırakmadıkları için çok teşekkür ederiz” diye konuştu.

    blank

    ‘KIZIMLA BİRLİKTE ÇOK AĞLADIK’

    Halime Dem ise kızının kampanyası tamamlandığı için mutlu olduğunu ifade ederek, “Elanur benim ilk ve tek evladımdır. Kızım SMA tipi ölümcül kas hastası ve şu anda 2,5 yaşında. Gönlü güzel insanların desteğiyle, hayırsever insanların desteğiyle kampanya tamamlandı. Elanur’un elinden tuttular. Herkesten Allah razı olsun. Son tedavisi için bunu yüzde 100 yapmamız gerekiyordu. Kızımın bir an önce gen tedavisini Dubai’ye gidip alması gerekiyordu. Senelerce kızımla birlikte haykırdık ve çok ağladık, hepinize çok çok teşekkür ederim. Bizi yalnız bırakmayan, destek olan, gönül veren herkesten Allah razı olsun. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız” dedi.

    Ağlayarak çektiği video Türkiye’yi ayağa kaldırmıştı! Ayşe öğretmenin 3 yıllık kabusu bitti

  • 500 sanatçı bildiri yayınladı

    blank

    Gözaltına alındığında 500 sanatçı ve aydın İmamoğlu’na destek bildirisi yayınlamıştı. Tutuklama kararının ardından sanatçılar tepkilerini sosyal medya hesaplarından yineledi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından, aralarında sinema, tiyatro, müzik ve edebiyat dünyasından 500 ismin yer aldığı bir grup sanatçı bir bildiri yayımlayarak duruma tepki gösterdi. Bildiride, “İmamoğlu ve yol arkadaşlarına yapılan bu zorbalığı kabul etmiyoruz” ifadeleri yer aldı.

    “SON AŞAMADIR”
    “Hukuk, Adalet ve Demokrasi İçin Omuz Omuza!” başlığıyla paylaşılan bildiride, hukukun muhalefeti susturmak için kullanıldığına dikkat çekilerek, “Bu yalnızca seçilmiş temsilcilere değil, milyonların iradesine uzun süredir yapılan müdahalelerin son aşamasıdır” denildi.

    İmamoğlu’na yönelik destek sadece imzalarla sınırlı kalmadı. Önceki gün birçok sanatçı İBB binasına destek ziyaretinde bulundu.

    Özge Özpirinççi, Deniz Seki, Ece Erken, Özge Ulusoy, Hafsanur Sancaktutan, Zeynep Farah Abdullah, Zeynep Bastık, Sertap Erener ve Şahan Gökbakar gibi onlarca sanatçı da sosyal medya hesaplarından Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sini paylaşarak İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto etti. Bazı sanatçıların da profillerini kararttıkları görüldü.

  • Sevgilisinin annesi öl*ürüp cesedini yaktı! Jandarmaya itiraf etti: Deliller toprağın altından çıktı

    Sevgilisinin annesi öl*ürüp cesedini yaktı! Jandarmaya itiraf etti: Deliller toprağın altından çıktı

    blank
    Çorum’da dini nikahlı sevgilisinin annesini 8 bıçak darbesiyle öld*rdükten sonra ce*edi ateşe veren cani jandarma tarafından yakalandı. Suçunu itiraf eden adam altınları gömdüğü yeri gösterdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Olay, 12 Mart gece akşam saatlerinde Çorum’un Kargı ilçesi Akkise köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 80 yaşındaki Eşref Kış, teravih namazı için camiye gitti. Teravih namazının ardından evine dönen Eşref Kış, evden dumanlar yükseldiğini fark etti.

    Hemen içeri giren Eşref Kış, eşi Hatice Kış’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk incelemelerde, 77 yaşındaki Hatice Kış’ın 8 bıçak darbesiyle öld*rüldüğü ve ce*edinin de ateşe verildiği tespit edildi. Yapılan incelemelerde eve giren şüphelilerin Hatice Kış’ın kolundaki 3 altın bileziği ile evde bulunan kese içerisindeki altınları alarak kaçtıkları belirlendi.

    Kargı Cumhuriyet Savcılığı ile Kargı İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olayla ilgili inceleme ve araştırmaları neticesinde Hatice Kış’ın kızı ile dini nikahlı olan M.A. jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. İfadesi alınan şüphelinin suçunu itiraf ederek evden aldığı altınları gömdüğü ve jandarma ekiplerine yerini söylediği öğrenildi.

  • Tanyeli’nin annesi de Yeşilçam yıldızı çıktı! Aynı hastalıktan vefat etti

    Tanyeli’nin annesi de Yeşilçam yıldızı çıktı! Aynı hastalıktan vefat etti

    blank
    Tanyeli hayatını kaybetti. 2,5 yıldır hastalıkla mücadele eden ünlü oryantal Tanyeli pankreas kanseri nedeniyle 54 yaşında hayatını kaybetti. Sevenleri ve hayranlarını yasa boğan ölüm sonrası Tanyeli’nin ailevi yaşamı da merak edildi. 2015 yılında kaybetti annesi Dolgun Sezer de saynı hastalıktan vefat etti. İşte Tanyeli’nin Yeşilçam yıldızı annesi…

    blank

    Ünlü oryantal Tanyeli’nin ölümü sanat dünyasını yasa boğdu. 54 yaşında pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybeden Tanyeli’nin annesi de Yeşilçam yıldızı çıktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

     

    TANYELİ’NİN ANNESİ KİMDİR?
    Sinema,sahne sanatçısı Dolgun Sezer, Oryantal Tanyeli’nin annesidir. 18 adet filmde oynadı ve sahne sanatçılığı yaptı.

    1 Plak çıkarttı.İstanbul’da pankreas kanseri tedavisi gören sanatçı,İstanbul’dan Bodrum’a giderken,Bursa’da vefat etti.Bodrum’a götürülen cenazesi,Ortakent Mezarlığı’nda defnedildi.

    Yaklaşık 20 Türk filminde oynayan Dolgun Sezer’in birçok eser bestelediği ve albüm yaptığı belirtildi.

    YEŞİLÇAM YILDIZIYDI, O DA AYNI HASTALIKTAN ÖLDÜ
    Tanyeli’nin annesi Dolgun Sezer, 2015 yılında tıpkı kızı gibi pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

  • İki yaşındayken ailesi dağıldı, Çocuk Esirgeme Kurumu’na verildi! Verem oldu, dayak yedi… Tanyeli’nin acılarla dolu hayatı!

    İki yaşındayken ailesi dağıldı, Çocuk Esirgeme Kurumu’na verildi! Verem oldu, dayak yedi… Tanyeli’nin acılarla dolu hayatı!

    blank

    İki yaşındayken ailesi dağıldı, Çocuk Esirgeme Kurumu’na verildi! Verem oldu, dayak yedi… Tanyeli’nin acılarla dolu hayatı!

    Yaklaşık 2.5 senedir pankreas kanseriyle mücadele eden ünlü oryantal Tanyeli, 4 aydır hastanede tedavi görüyordu. Durumunun ağırlaşması üzerine 12 Mart’ta entübe edilen ünlü oryantal, dün akşam tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    İki buçuk senedir pankreas kanseriyle savaşan Tanyeli’nin hayatı hep mücadeleyle geçti. Henüz iki yaşındayken anne ve babası boşandı. Tanyeli çocukluk yıllarını Çocuk Esirgeme Kurumu’nda geçirmek zorunda kaldı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

     

    İşte ünlü oryantalin filmleri aratmayan hayat hikayesi…

    Asıl adı Öznur Kral olan Tanyeli, 1972 İzmir doğumlu.

    Anne ve babası, teyze çocukları olan Tanyeli’nin ailesi henüz iki yaşındayken dağıldı. Çocukluk yıllarını Çocuk Esirgeme Kurumu’nda geçirmek zorunda kalan Tanyeli’nin hayatla mücadelesi erken yaşlarda başladı.

    BAKIMSIZLIKTAN VEREM OLDU

    Bir yıl sonra bakımsızlıktan verem olan Tanyeli, ‘O yıllarda hatırladığım tek şey, soğuk bir odada açım diye ağladığım’ sözleriyle anlattı acı günlerini…

    ‘Annem ile babam boşanınca bana ve kardeşlerime bakıcı bir kadın bakmış. Ancak bizleri arayan soran olmadığı gibi, para gönderen de olmadı. Kadın, biz üç kardeşi alıp, İzmir’deki Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakmış. Çok uzun süre kardeşlerimle orada kaldım. O günleri hatırlamak bile istemiyorum. Çünkü o günlere ait aklıma gelen tek şey, soğuk bir odada açım diye ağlamam. Beş yaşındayken bakımsızlıktan verem oldum. Bir sabah öksürerek uyandım ve ağzımdan kan boşalınca apar topar devlet hastanesine yatırıldım. 1.5 yıl bu hastanede kaldım. Hastalık ve hastane dönemlerine ait bildiğim tek şey hemşireye ‘anne’ dediğim.’

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    BABAM AYAKLARIMDAN ASIP, DÖVERDİ

    Hayatın acı yüzüyle karşılaşan ünlü oryantal, ailesinden şiddet gördü, darp edildi;

    ‘Hastaneden çıktıktan sonra hep dışlandım. Önce anneannemin, sonra babaannemin, teyzemin yanında kalmaya başladım. Hepsi, ‘Ben bakamam’ dediği için arada sürüklenip duruyordum. Bu durum babam askerden gelip yeniden evleninceye kadar böyle sürdü. Bu kez üvey anne eziyeti başladı. Üvey annem, babama kızdığı için beni ve kardeşlerimi her gün döverdi. Babam da çalışmadığı için kuru ekmeği ıslatıp, üzerine toz şeker ekip yerdik. Babam, bize resmen işkence yapardı. Kardeşlerim ve ben çok ağır şeyler yaşadık. Diyelim ki sokaktan eve biraz geç geldik. Hemen kapının eşiğine iki tane çivi çakar, başımız aşağı gelecek şekilde ayaklarımızdan iple sallandırır, tabanlarımız şişene kadar vururdu. Sonra da acı çekmemiz için tuzlu su hazırlar, ayaklarımızı bu suyun içine sokardı. Hiç unutmuyorum Rum yalısında oturuyoruz, bu yalının da kileri vardı. İçeride dana burnu dediğimiz böcekler gezerdi. Bizleri sabaha kadar orada bırakırdı. Yine bir gün attığı dayaktan burnum kırıldı. Bir gün de 12, 13 yaşındayım. Makarna yaptım. Makarna iyi pişmediği için, babam tencereyi başımdan aşağı geçirmişti. Her tarafım yanık içindeydi. O halimle bile dayak yiyordum.’

    ÇOCUK YAŞTA EVLENDİ

    Yıllar geçti ama Tanyeli’nin acı kaderi değişmedi. İlk evliliğini henüz 14 yaşındayken Yusuf Uğur Sadıkoğlu’yla yaptı. 15 yaşındayken oğlu Taylan’ı dünyaya getirdi.

    Maddi zorluklar yaşayan Tanyeli, çalışma hayatına atıldı. ’15 yaşında İzmir Alsancak’ta bir mağazada çalışıyordum. Gecekonduda oturuyorduk. Tuvaleti bile dışarıdaydı. Oğluma mama almak zorundaydım. Anneannem bakardı Taylan’a, ben de gündüz çalışmaya giderdim. Teyzem de İzmir’de bu camiaya kostüm diken biriydi o bana, ‘anneni herkes tanıyor git dans et’ dedi. Burası gündüz kadın matinesiydi. Orada dans ettim’

    Tanyeli’nin küçük yaşta yaptığı evliliği uzun sürmedi 19 ayın sonunda Sadıkoğlu ile yollarını ayırdı.

    İZMİR’DEN İSTANBUL’A UZANAN YÜKSELİŞ

    Dansıyla dikkatleri üzerine çeken oryantal, İzmir’den İstanbul’a geldi ve asıl yükselişi burada başladı; “İstanbul’a gidersem daha geniş kitlelere ulaşabileceğim söylendi. Ünlülerin menajeri ‘Ziya Akel ve Orhan Alkan’ dediler. Adresi istedim ve gittim. 17 yaşındaydım. Her gün gidiyordum o ofise. Bana bir tane iş verseler ne kadar iyi olduğumu göreceklerdi. 1-2 ay kimse görmedi beni. Bir gün orada ofis işlerini yapan Ali’ye telefon geldi. ‘Prenses Margaret’e dans edecek oryantal seçmeleri olacak ona git’ dedi. Sevgili Ayşegül o gün beni seçti. Dans ettim ertesi gün bütün gazeteler beni yazdı”

    DÖNÜM NOKTASI DANS YARIŞMASI

    Kıvrak figürleriyle ön plana çıkan Tanyeli, seçildiği o günden şöyle bahsediyor; “Orada çok güzel giyinen oryantaller vardı. Benim belimde şal bile yoktu, param da yoktu. Afrikalı gibi kemiklerim sayılıyordu. Bana gelince sıra hep arkaya geçiyordum. Tam çıktım, ‘çok özür dilerim şalımı arabada unutmuşum’ dedim, araba nerde otobüsle gitmiştim ama içeriden şal getirdiler. Diğerlerinden farklıydı dansım. Hint figürlerine çok çalışırdım. O ruhumdaki hikaye beden dilime geçmişti. Öyle hayatım değişti”

    O günden sonra şöhret basamaklarını hızla tırmanan Tanyeli 1999 yılında Kanat Kıral’la evlendi. Bu evlilikten de Teoman adını verdiği bir oğlu oldu, 2006 yılında boşandı.

    Üçüncü evliliğini 2009’da Alexandros Syropoulos ile yaptı, 2011 yılında boşandı. 2014 yılında Bursalı iş adamı İlker Sünneli ile nikâh masasına oturdu.

    Aradan yıllar geçti ama Tanyeli’nin çocukluğuna dair kabuslar bitmedi. Sosyal medya hesabından çocukluk fotoğraflarını paylaşan ünlü oryantal, yaşadığı acıları şu sözlerle dile getirmişti;

    “Neden gülümsüyorsun çocuk?

    Beni gülümsetecek pek bir anım yok, hatta hiç yoktu gibi…

    Yine de içimde gereğinden fazla iyimserlik.

    Pollyanna gibi küçücük çocuk, dev gibi insanlar.

    Dünya o zamanda günlük güneşlik değildi.

    Çocukluk işte ağladığın çığlık attığın, yerden kalkardım..

    Ay dede ve güneş anne hayali ile gülümserdim.

    Anne 12 yaşına kadar hiç tanımadığım bir hayaldi..

    Yalnızlık içinde bıdı bıdı konuşan, kurtarma ekibi bekler gibi ‘mucizeler’ beklerdim. Çünkü mucizelere inandım rüyalarımda.

    Kurtarıcım olan Allah’a neler anlatırdım neler…

    O zaman çocukluk işte, ses çıkartırsam ‘Allah baba kızar’ denirdi bana. Ben de beni ‘sevsin’ diye ne çok konuşurdum Allah’la.

    Ayçiçekleri papatyaları ve gelincikleri için teşekkür ediyordum hep…

    Güneşi, ay ve yemyeşil ağaçları ve çiçekleri görünce çok mutlu olurdum.

    Rüyamda ne hediyeler vardı, ‘ak sakallı dede’ sanırdım rüyamda benimle konuşanı.

    Periler masalındaymışım gibi…

    Gözlerimi sımsıkı yummaya devam eder ve rüyada kalmak için, bu dünyaya, bu devlerin işkencesine kesinlikle uyanmak istemezdim.

    Kanayan moraran acının kaç rengi var hatırlamıyorum ama tek hatırladığım masal gibi rüyalarım .

    Tek kurtarıcım ‘O’ olduğunu daha o zaman idrak etmişim.

    O günden bugüne değişmeyen bıdı bıdı bıdı hep konuşurum hep.

    Mucizeler kapısı açan Rabbim’e her nefesim dua’da zikirde çok şükür.’

  • En zor görev, gözyaşlarını tutamadılar… Tanyeli’nin tabutunu eşi ve oğlu taşıdı

    En zor görev, gözyaşlarını tutamadılar… Tanyeli’nin tabutunu eşi ve oğlu taşıdı

    blank

    Tanyeli’nin tabutu eşi ve oğlunun omuzlarında Zincirlikuyu Camii’ne getirildi.
    Yonca Evcimik, Nuri Alço, Safiye Soyman ve Pınar Eliçe’nin de aralarında olduğu çok sayıda ünlü isim cenaze töreni için camiye geldi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    İLKER SÜNNELİ: HARİKA BİR EŞTİ

    “İki buçuk senedir insan üstü mücadele verdik. Hepimizin başı sağ olsun. Söyleyebileceğim hiçbir şey yok. Ben hala savaştayım, zırhlarım üzerimde ama maalesef o yok şu an da burada. Ben konuşuyorum diyorum ki; ‘Bak hala devam ediyorum. Neden bıraktın…’ Harika bir insandı. Çok iyi bir anne, harika bir eşti. Hepimizin başı sağ olsun. Allah nurlar içinde yatırsın.”

    DENİZ SEKİ: VEDALAŞMIŞTIK

    “Entübe edildiğinde doktorlardan izin alıp vedalaştım. ‘Kurtuldu’ diyeceğim… Ne diyeceğim bilemiyorum. Sözün bittiği yer, Allah ailesine evlatlarına sabır versin. Son dakikaya kadar yanındaydılar.”

    VASİYETİ YERİNE GETİRİLECEK

    Ünlü oryantal, öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından vasiyeti üzerine Bodrum’daki aile mezarlığında, annesinin yanında toprağa verilecek.

    ‘TABURCU OLACAĞIM’ DEMİŞTİ

    4 aydır hastanede tedavisi süren ünlü oryantal 27 Şubat’ta sosyal medya hesabında sağlık durumuyla ilgili bilgi vermiş, “Hastanedeyim Allah nasip ederse bugün yarın taburcu olacağım inşallah” demişti.

    ANNEYE VEDA
    Tanyeli’nin ilk evliliğinden dünyaya gelen oğlu Taylan, annesinin vefatının ardından “Biricik annem, ilk kokum, ilk aşkım Tanyeli Özruh Sünneli 2,5 yıl süren yaşam mücadelesini kaybetmiştir” mesajını paylaştı

  • Ünlü oryantal dansçı Tanyeli hayatını kaybetti

    Ünlü oryantal dansçı Tanyeli hayatını kaybetti

    blank
    Bir süredir pankreas kanseriyle mücadele eden Tanyeli, 53 yaşında hayatını kaybetti.

    2,5 senedir pankreas kanseriyle mücadele eden 54 yaşındaki Tanyeli tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Birkaç gün önce durumu ağırlaşan Tanyeli, entübe edilmişti. 4 aydır hastanede tedavisi süren ünlü oryantal 27 Şubat’ta sosyal medya hesabında sağlık durumuyla ilgili bilgi vermiş, “Hastanedeyim Allah nasip ederse bugün yarın taburcu olacağım inşallah” demişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

     

    AYLARCA MÜCADELE ETTİ

    İlker Sünneli ile evlendikten sonra Avustralya’ya yerleşen Tanyeli, geçtiğimiz yıl mide ameliyatı için Türkiye’ye döndü. Tanyeli, kısa sürede eski formuna kavuştu.

    Art arda yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hastaneye başvuran ünlü oryantale, yapılan tetkiklerin ardından pankreas kanseri teşhisi konuldu.

    ‘HASTALIĞIM: PANKREAS KANSERİ’

    Tanyeli, kötü haberi “Pankreas kanseri teşhisi konuldu ve tedavi süreci başladı. Her şeyin iyi olacağını umuyorum. Kanseri Allah’ın yardımıyla yeneceğime inanıyorum” sözleriyle duyurdu. Vakit kaybetmeden tedaviye başlayan Tanyeli, süreç boyunca doktorlarının önerdiği tüm yöntemleri denedi.

    TANYELİ KİMDİR?

    Tanyeli, 1 Ocak 1972 tarihinde İzmir’de doğdu. Asıl adı Öznur Kral olan Tanyeli, İzmirli ve 53 yaşındadır. Küçük yaşlardan itibaren dansa ilgi duyan sanatçı, bu alanda kendini geliştirerek oryantal sanatına adım attı. 1980’li yıllarda büyük bir çıkış yakalayarak dans yeteneği, sahne enerjisi ve kendine özgü tarzıyla dikkat çekti. Kısa sürede geniş bir hayran kitlesine ulaşan Tanyeli, sahne performansları, televizyon programları ve uluslararası festivallerde Türkiye’yi temsil etti. Sanat hayatı boyunca birçok farklı projede yer alan Tanyeli, yalnızca sahne performanslarıyla değil, oryantal dans eğitmenliği yaparak da dikkat çekti. Dansı daha geniş kitlelere ulaştırmak ve yeni nesil dansçılara ilham kaynağı olmak adına çalışmalar yürüttü.

    Çocukluk yıllarını Çocuk Esirgeme Kurumu’nda geçiren sanatçı, hayatın erken dönemlerinde karşılaştığı zorluklara rağmen pes etmeyerek büyük başarılara imza attı. Sahnelere olan tutkusu, onun Türkiye’de ve dünyada tanınan bir oryantal sanatçısı olmasını sağladı.

    TANYELİ NE KANSERİNE YAKALANDI?

    2020’li yıllarda mide kanseri teşhisi konulan Tanyeli, hastalığıyla mücadele etmeye başladı. Bu süreçte güçlü duruşuyla sevenlerine ilham veren sanatçı, yaşam mücadelesini sürdürmeye devam etti.

    2,5 yıldır pankreas kanseriyle mücadele eden ünlü oryantal, 4 aydır hastanede tedavi görüyordu.

  • Nursel Ergin eleştirilere isyan etti: Kiramı siz mi ödeyeceksiniz?

    Nursel Ergin eleştirilere isyan etti: Kiramı siz mi ödeyeceksiniz?

    blank

    Meme kanserine yakalandığını açıklayan Nursel Ergin yapılan kötü yorumlara isyan etti. Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan ünlü sunucu, ‘Ben çalışmayayım mı? Siz mi ödeyeceksiniz kiramı, çocuğuma siz mi bakacaksınız?’ diye isyan etti.

    Bir süredir ekranlardan uzak olan Nursel Ergin, meme kanserine yakalandığını duyurmuş ve tedavisinin devam ettiğini açıklamıştı. Zor günleri sevenlerinin desteğiyle atlatmaya çalışan ünlü sunucu yakında ekrana döneceğinin müjdesini vermişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Bazı sosyal medya kullanıcıları Nursel Ergin’i yeni başlayacak programı öncesi reklam yapmakla suçladı.

    Gelen kötü mesajlar ünlü sunucuyu çileden çıkardı. ‘Ben güçlü bir kadınım’ diyen Ergin, şu ifadeleri kullandı;

    ‘EN ÇOK KALBİME GÜVENİRİM’

    ‘Sözüm meclisten dışarı. Hayat ne güzel öğretiyor anlayana. Teklif susmuyor istesem her gün bir program da ya da mecra da olurum. Benim yolum bir tane, en çok kalbime güvenirim. Hep iyiliği seçerim hayatımda kendimden daha çok başkalarının mutluluğunu düşünür hep empati kurarım.

    Ben 1 yıldır istesem her bir günümü paylaşır konuştururdum kendimi. Ben ekran yüzüyüm. Mesaj kutum acı çeken, çaresiz hisseden, benden motivasyon isteyen hastalardan gelen yardım çığlıklarıyla dolu. Benim misyonum bu beğenseniz de yapamadığınız için kıskansanız da ben güçlü bir kadınım.

    Ben çalışmayayım mı, siz mi ödeyeceksiniz kira mı, çocuğuma siz mi bakacaksınız? Ekrana geri döndüğüm ve tedavim devam ettiği için paylaşmak zorunda kaldım.

    Hayatım boyunca her zaman örnek olmak motive etmek istedim herkesi! Gelen ‘teşekkür’ mesajlarını mı paylaşayım. Yolda birinin düştüğünü görse kafasını çeviren kuş beyinliler yüreksizler!

    Bu yaşadığım süreç devam ediyor geri zekâlılar! Beddua edenler kötü konuşanlar ne düşünüyorsanız kalbinizle nafakalının. Yine anlamayacağınızı biliyorum ama yazıyorum işte. Gerçek bilgi paylaşmayan bir insanın hastalığını bile kötü niyetle paylaşanlar sözüm en çok size anladınız siz beni… Ne düşünüyorsanız Allah size 10 katını versin’

    ‘BU ANI ASLA UNUTMAYACAĞIM’

    Meme kanserine yakalandığını açıklayan Nursel Ergin saçının kesildiği anları, “Bu anı asla unutmayacağım” mesajıyla paylaştı.

    44 yaşındaki Nursel Ergin hastalığa dair merak edilenleri sosyal medya hesabından yaptığı canlı yayında açıklamıştı:

    SONUCU BEKLEMEK ÇOK KÖTÜ BİR HİS

    Ben doktora gittim. Muayenede hemen anlaşıldı. Biyopsi yapılmaya karar verildi. Çok acıtan ağrılı bir işlem, aslında o sonucu beklemek çok kötü bir his… Çok güzel sonuçlarla karşılaşmadım. Rahimden sonra yaşadığım ikinci şok mememdekiydi. Aslında ilk duyduğumda ‘tedaviye ihtiyacım olmayabilir’ diye konuşulmuştu ama sonra gerçeklerle yüzleştim; ‘6 seans kemoterapi’ denildi. Bana süreçle ilgili bilgiler verildi. İlk kemoterapiye girdiğimde, meditasyon müziği koydum ve şöyle düşündüm bu beni iyileştirecek bir şifa… Kemoterapi inanılmaz şeyler yapıyor vücuda, zor bir süreç bu süre kendinizi sağlam hazırlamanız gerekiyor.

    KENDİNİZİ SEVMEKTEN VAZGEÇMEYİN

    21 güne bir alınıyor kemoterapi 2 ve 3’üncüden sonra bedeniniz sizden çıkıyor, iyi beslenin kendinizi sevmekten vazgeçmeyin. Psikolojik olarak çok yıprandığınız bir dönem olduğu için herkes size fazla geliyor. Kendimi tamamen eve kapattığım bir süreç oldu. Sosyal medyamı da bu yüzden kapattım. Ben de bir insanım, ben de bir kadınım. Hayatı boyunca her şey için savaş vermiş bir kadınım. Kim ne söylerse söylesin umurumda değil. Ne olması gerekiyorsa öyle olması gerekiyor aynı şekilde yaşanması gerekenlerde… Evliliğimle ilgili başka türlü şeyler anılmak istedi ama hayat kaygıları yaşadıklarımız boşanmamıza neden oldu. Yine bu süreçte de Murat çok yanımdaydı, ben içsel olarak bazı şeyleri kabul edemedim. Aynı şekilde, kızıma köpeğime tahammül edemediğim durumlar da oldu. İlk doğru yaptığım şey işimi bırakmak oldu.

    ŞU AN 42 KİLOYUM

    Ben ‘bundan ne öğrenmeliyim’ diye düşündüm. Saçlar gidiyor, güzelliğiniz gidiyor. Şu an 42 kiloyum. Kendinize bebekler gibi bakmanız gereken bir dönem. Kimin ne dediğini boş verin. Enerjinizi kim düşürüyorsa, onlardan uzaklaşmanız gereken bir dönem bu dönem. O kadar uykusuz zor gecelerim oldu ki… O gecelerin içinden yeniden doğarak çıktım. Unuttuğum, çocukluğum her şey ile yüzleştim. Bütün bu duygular bende bir birikmişlik yaratmış, sonra için için kendimi yiyip bitirip bu hastalıklara yakalandım. İlk defa vazgeçtiğim bir dönem yaşadım, herkesten her şeyden nefret ettim. Kendimden bile ama sonra beni ayağa kaldıran çocukluk fotoğraflarım oldu. Çocukluk fotoğraflarım benim ayağa kalkmamı sağladı. Asıl yalnız, çaresiz olan bu çocuktu. O çocuğa sahip çıkmam gerektiğini düşündüm. Çok küçük yaşta anne oldum ben. Daha 18 yaşımdaydım, ‘nasıl iyi anne olurum’ hep bunu gözlemledim, etrafımdaki iyi anneleri taklit ettim.

    KENDİMİ BİR BEBEK GİBİ GÖRDÜM

    Bir tek sağlığımla ilgili sınanmamıştım… Şükürler olsun Allah’a beni hep doğruya, güzele yönlendiriyor. Saçımı ilk kazıdığımda hiç kimseye göstermedim, utandım ama sonra yeniden doğuyormuşum gibi kabullendim. Kendimi bir bebek gibi gördüm ve o çocuğun annesi bendim. İlk başlarda birilerini suçladım bunu yapmak en kolayı, zor olanı seçin ve kendinizi sorgulayın. Üç yıl boyunca her gün işe giderken ağlıyordum ben aynı zamanda evliliğim çatırdadı. O kadar gözüm hiçbir şey görmüyordum ki herkesle ilişkim bozuldu. Sadece köpeğimin iyi geldiğini düşündüm, Allah’a sığındım. Bu sizin başınıza gelen bir şey bunu kimse anlayamaz. Lütfen umutsuzluğa kapılmayın. Öyle günler olacak ki her şeyden vazgeçeceksiniz ama bunlar geçici… Hayat motivasyonumuzu yüksek tutmalıyız. Kendimle hayatımda bir kez daha gurur duydum.

    GÜZEL GÜNLER GELECEK

    Sevgili kadınlar, ya da erkekler hayat bir tane ve her koyun kendi bacağından asılıyor. Bu hayatı nasıl yaşamamız gerektiğini kendimiz seçiyoruz. Benim yaptığım buydu, geçen şubattan beri tedavi sürecim devam ediyor. Bir tek ben kanser olmadım milyonlarca insan bunu yaşıyor, kendi hayatınızı nasıl yaşamak istiyorsunuz, güç sizin içinizde sadece bunu anlatmak istiyorum. En küçük yaşımdan şu anki halime kadar Allah’a sığındım. Ünlü olmam bir şeyleri değiştirmiyor, sadece değişen hayat bana ne anlatıyor, benim birilerine ulaşmam gerekiyor. Böyle büyüyen, ya da kanser olan insanlara ulaşmam gerekiyor. Çok üzüldüm çok ağladım ama bu bir süreç güzel günler de gelecek, her şey geçecek. Ben her şey için hazırım, ölmeye de hazırım. Ben bu dünyaya ölmeye geldim, hayat geçip gidiyor bakın mezarlara… Etrafıma her zaman gülücük saçmaya, güzel duygular yaşatmaya dikkat ediyorum. Benim kalbim kime geçiyorsa alsın güle güle kullansın geçmiyorsa da o onun sorunu. Hayatı, insanları çok seviyorum, umarım dünyada iyilik, güzellik kazanır. Çok fazla kendinize dert etmeyin bazı şeyleri. Bu mücadeleyi verenler elimden geldiğince yanınızdayım. Merak etmeyin, saçlar da kirpikler de çıkıyor, hayat enerjiniz de geri geliyor. Hayat çok güzel siz kıymetini bilirseniz eğer.

  • Genç kadının sır ölümü! Parkta baygın bulundu, hastanede öl*dü

    Genç kadının sır ölümü! Parkta baygın bulundu, hastanede öl*dü

    blank

    Gaziantep’te parkta baygın halde bulunan 24 yaşındaki kadın, kaldırıldığı hastanede 6 gün sonra hayatını kaybetti. Genç kadının acılı ailesinden kan donduran iddialar da peş peşe geldi.

    Olay, bir hafta önce Şahinbey ilçesi İbni Sina Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, uzun zamandır ailesinden ayrı yaşayan ve 2 haftadır hiç haber alınamayan 24 yaşındaki Nesrin Panoğlu, bir parkta vatandaşlar tarafından baygın halde bulundu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    HASTANEDEKİ BİR HAFTALIK YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ

    Genç kadın, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Gaziantep Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Hastanede 6 gündür tedavi gören Nesrin Panoğlu, gece saatlerinde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Genç kadının cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan işlemlerinin ardından defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.

    ACILI AİLEDEN CİN*EL İST*SMAR, ZEHİRLENME VE UYUŞTURUCU MADDE İDDİASI

    Yaşanan olayın ardından açıklamalarda bulunan genç kadının ağabeyi İsmail Panoğlu, cin*el ist*smar, zehirlenme ve uyuşturucu madde iddiasında bulundu. Olayla ilgili açıklamalarda bulunan ve yetkilerden sorumluların bulunmasını isteyen İsmail Panoğlu, “Benim kız kardeşim Nesrin Panoğlu uzun zamandır ortalıkta yoktu ama son 10 gündür hiç haber alamıyorduk. Sonrasında bir hafta önce polis bizi aradı ve kardeşimin yoğun bakımda olduğunu söyledi. Kız kardeşim Nesrin Panoğlu 1 haftadır yoğun bakımda tedavi görüyordu ama bugün de vefat etti.

    Kız kardeşimi 10 gün boyunca bir evde hapsetmişler, cin*sel tacizde bulunmuşlar ve uyuşturucu vermişler, zehir vermişler, hiç yemek-su bile vermemişler. Zehir ciğerlerini parçalamış. Öl*müne sebep olan herkesin cezaevine girmesini istiyorum ben. Kardeşimizin daha öncesinden uyuşturucu kullanımı da vardı. Kardeşimizi bu duruma düşüren herkesten şikayetçiyiz. Adalete güveniyorum” diye konuştu.

    OLAYLA İLGİLİ 1 ŞAHIS TUTUKLANDI

    Öte yandan, olayla ilgili çalışma yapan Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin gözaltına aldığı Soner D. isimli şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.

  • Usta oyuncu Gülümser Gülhan vefat etti! ‘Yarım asırlık eşimi kaybettim’

    blank

    ‘Davacı’ ve ‘Postacı’ filmleriyle tanınan oyuncu Gülümser Gülhan, hayatını kaybetti. Türk sinemasının unutulmaz yapımlarında yer alan Gülümser Gülhan’ın vefatını Film-San Vakfı duyurdu.

    Türk sinemasının unutulmaz yapımlarıyla tanınan, özellikle Kemal Sunal, Fatma Girik ve Erdal Özyağcılar ile birlikte rol aldığı ‘Postacı’ filminde Erdal Özyağcılar’ın canlandırdığı ‘Latif’ karakterinin eşi ‘Petra’ rolüyle hafızalara kazınan oyuncu Gülümser Gülhan, vefat etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

    Acı haberi, Film-San Vakfı sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla açıkladı.

    Kendisi gibi oyuncu eşi Ahmet Gülhan da acı haberi paylaştı. Ahmet Gülhan paylaşımında, “Yarım asırlık eşimi kaybettim. Acım sonsuzdur” ifadelerine yer verdi.

    GÜLÜMSER GÜLHAN KİMDİR?

    Gülümser Gülhan, tiyatro sanatçısı Ahmet Gülhan’ın eşi. Mesela Muzaffer (1987), Davacı (1987) ve Postacı (1984) filmleriyle tanınmıştır. Özellikle Kemal Sunal, Fatma Girik ve Erdal Özyağcılar ile birlikte rol aldığı Postacı filminde Erdal Özyağcılar’ın (Latif) eşi Petra rolü ile hatırlanmaktadır.

  • Üç yıla yakındır kanserle savaşıyor: Yaşam mücadelesi veren Tanyeli’nin son dileği ortaya çıktı!

    Üç yıla yakındır kanserle savaşıyor: Yaşam mücadelesi veren Tanyeli’nin son dileği ortaya çıktı!

    blank

    Karın ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede pankreas kanseri teşhisi konulan Tanyeli, 3 gün önce entübe edildi. Yaşam savaşı veren ünlü oryantalin son dileği ise duygulandırdı…

    Bir dönemin efsane dansçısı Tanyeli, karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanede tesadüfen pankreas kanseri olduğunu öğrenmişti. Uzun süredir tedavi gören 54 yaşındaki Tanyeli’den üzücü haber geldi.

    Tanyeli’nin bir süredir sosyal medya hesabında paylaşım yapmaması, sevenlerini endişelendirmişti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ

     

    Sağlık durumu hakkında sık sık bilgi veren Tanyeli, sevenlerinin desteğiyle moral buluyordu.

    ENTÜBE EDİLDİ
    2,5 yıldır hastalıkla mücadele eden Tanyeli’nin durumu 3 gün önce ağırlaştı ve entübe edildi.

    OĞLU TAYLAN: GÜÇLÜ KAL
    Kritik bir süreçten geçen Tanyeli’nin oğlu Taylan, duygusal bir paylaşımda bulundu. Annesiyle çekilen bir fotoğrafını paylaşan Taylan, “Sonsuza dek gülümse. Güçlü kal” notunu yazdı.

    EŞİ İLKER SÜNNİLİ: BİZE MUCİZE, DOST OLDU
    İlker Sünnili, eşiyle birlikte hastane koridorlarında kol kola yürürken çektikleri videoyu “Hikâyenin başında bize mucize, dost oldu. Rabbim de her daim yanımızda. 3 hafta önce…” notuyla sosyal medya hesabında paylaştı.

    SOYMAN: BİR MUCİZE OLSUN

    Usta sanatçı Safiye Soyman, Tanyeli ile olan fotoğrafını “Canım Tanyeli’m, sen çok güçlüsün. Bu mübarek günde inşallah entübeden de kurtulursun. Bir mucize olsun, yaşama hep sarıldın. Ne olur bizi üzme, eski günlere dönelim. Seni çok seviyorum.” sözleriyle paylaştı.

    SON DİLEĞİ…

    Yaşam mücadelesi veren Tanyeli, son dileğini seslenerek paylaşmıştı.

    Sosyal medya hesabından bir video paylaşan Tanyeli, “Benim gerçek adım Çağrı Tanyeli, bu size çağrımdır.” demişti.

    Dostlarından tedavisi için destek toplayan Tanyeli, iyileşebilmek adına tüm sevenlerinin katılmalarını talep etmişti.