Yazar: admin
-

Ferdi Tayfur’un kızı Tuğçe Tayfur’dan çarpıcı paylaşım
Tayfur’un basın danışmanı Şirin Gözalıcı, sosyal medya hesabından cenaze törenine ilişkin açıklama yaptı. Gözalıcı, “Düzeltme Yoğun katılım sebebi ile sayın Ferdi Tayfur’un cenaze namazı Anma töreni sonrası Levent Barbaros Hayrettin paşa caminde kılınacaktır.” ifadelerini kullandı. Daha önce yapılan açıklamada “Sayın Ferdi Tayfur için Cumartesi günü saat 12:00 da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek anma töreninin ardından Emirgan Çınaraltı Camiinde kılınacak cenaze namazı sonrası, ikindi namazını müteakiben Yeniköy’de aile mezarlığına defnedilecektir.” ifadeleri kullanılmıştı.
-
Rafet El Roman’dan, Hadise ve Gülşen’e eleştiri
Rafet El Roman, Hadise ile Gülşen’in sahne kıyafetlerini eleştirerek “Ne yapmaya çalışıyor bunlar” şeklinde yorumda bulundu.
Rafet El Roman, kadın meslektaşları Gülşen ile Hadise’nin sahne kıyafetleri hakkında yorumda bulundu.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Rafet El Roman; “Gülşen ile Hadise’nin transparan kıyafetleri bana fazla geliyor. Denk gelince, ‘Ne yapmaya çalışıyor bunlar?’ şeklinde söyleniyorum ama onları çok severim, sahne insanları ne giydiklerini bilirler” ifadelerini kullandı.
-
Erzurum’da kayıp öğretmenin cesedi bulundu
Erzurum’un Aşkale ilçesinde kaybolan öğretmen Sabit Bülbül’ün cansız bedenine ulaşıldı.
Erzurum’da geçtiğimiz Perşembe gününden beri kendisinden haber alınamayan 39 yaşındaki öğretmen Sabit Bülbül’den acı haber geldi.
Ailesiyle tartıştıktan sonra evden ayrılan ve dün Karasu Nehri’ne yakın mesafede aracı bulunan Bülbül’ü bulmak için AFAD ile jandarma ekipleri arama çalışması yürütüyordu.Öğretmenin cansız bedeni aracının bulunduğu yerden 1,5 kilometre uzaklıkta Karasu Nehri içinde bulundu. AFAD İl Müdürlüğü’ne bağlı kurbağa adamlar talihsiz öğretmenin cenazesini sudan çıkardı.
Bülbül’ün cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırılacak.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
-
Narin Güran davasında karar açıklandı: 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi
Narin Güran davasında mahkeme kararını açıkladı. Yüksel Güran, Salim Güran ve Enes Güran hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Diyarbakır Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos günü kaybolmasının ardından, 19 gün sonra 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nin yanında cesedi bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cin*yetine ilişkin davada 3.duruşma Diyarbakır Adliyesi’nde görüldü.Dün amca Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar ile beraber Enes Güran’ın savunmaları yapıldı. Bugün Enes’in son avukatının ardından anne Yüksel Güran’ın da savunması alındı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
DİYARBAKIR İL EMNİYET MÜDÜRÜ’DE ADLİYEYE GELDİ
Mahkeme başkanı Ramazan Dündar’ın duruşmayı bu geceye kadar devam ettireceğini ve kararlarını bu akşam 21.00’de açıklayacaklarını söylediğini açıklamıştı. Saat verilmesinin ardından Diyarbakır İl Emniyet Müdürü’de adliyeye geldi.
3 SANIĞA MÜEBBET HAPİS CEZASINarin davasında karar çıktı. Yüksel Güran, Salim Güran ve Enes Güran hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Nevzat Bahtiyar’a ise 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
AMBULANS EKİBİ KARAR SIRASINDA MAHKEMEDE YER ALDI
Hakim kararın 21.00’de açıklanırken mahkeme salonunda ambulans ekibinin de yer almasını istemişti. Karar açıklandığı sırada ambulans ekibi de mahkeme salonunda yer aldı.
NE OLMUŞTU?
21 Ağustos’ta Tavşantepe köyünde kaybolan Narin Güran’ın ce*edi, 19 gün sonra bir çuvalın içinde köye yakın bir dere yatağına gömülmüş halde bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu raporuna göre Narin, kaybolduğu gün boğularak öld*rüldü.
Zanlılardan Nevzat Bahtiyar, jandarmada verdiği ifadede köyün muhtarı amca Salim Güran’ın talimatıyla para karşılığı ce*edi gömdüğünü söylemişti. Bahtiyar daha sonra ise iki kez ifadesini değiştirdi.
Bir ay içinde birbiriyle çelişen ifadelerin yer aldığı üç ayrı ifade veren Bahtiyar, muhtarın tehditleriyle bunu yapmak zorunda kaldığını öne sürdü.Bu iddialara karşı çıkan Salim Güran, olay günü Nevzat Bahtiyar’ı hiç görmediğini, olayın yaşandığı gün ve saatlere ait WhatsApp yazışmalarını da, se*ks işçileriyle yaptığı görüşmeler olduğu için sildiğini öne sürdü.
İddianamede, HTS ve baz istasyonu kayıtlarına göre şüphelilerin olay anında aynı yerde olduğu tespitine yer verildi.
Akrabaların “çelişkili ifadeleri, şüpheli tavırları, sergiledikleri tutarsız davranışlar” iddianamenin temel dayanaklarındandı.
İLK DURUŞMADA NELER YAŞANMIŞTI?
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vermişti.
“İştirak halinde çocuğu kasten öldu*rmek” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle yargılanan anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran ile birlikte Narin’in ce*edini taşıdığı iddia edilen Nevzat Bahtiyar, 7 Kasım Perşembe günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.İlk gün sanıkların dinlendiği duruşma, ikinci gününde de tanıkların dinlenmesiyle devam etti ve duruşma boyunca 6’sı tutuklu 22 sanık ve tanık dinlendi.
Güran ailesinin avukatlarının talebi üzerine 9 Kasım’da yeni tanık ve savunmalar dinlendi.
Mahkeme başkanı, Güran ailesi avukatlarının mahkemeden talep ettiği jandarma karakoluna ait görüntülerin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlandığı ve mahkemeye sunulduğunu belirtti.
-
Şimal’in mutluluk gözyaşları: Kanseri yendim!
ŞİMAL, 2022’de yakalandığı meme kanserini uzun bir tedavi sonrası yenmişti.Şarkıcı geçtiğimiz ocak ayında da rutin kontrolleri sırasında beyninde tümör olduğunu öğrenmişti. Hastaneye yatan ve ameliyata alınan Şimal, 8 saat süren bir operasyon geçirmişti.
Hastalığının beyin zarına metastaz yaptığını açıklayan şarkıcı, geçen gün MR sonuçlarını açıklamıştı.
Şimal, sosyal medya hesabından sağlık durumu hakkında son bilgileri vererek kanseri yendiğini açıkladı:
“Müjdemi isterim. Pet sonucum çıktı; tüm vücudum tertemiz. Bugünkü gözyaşlarım mutluluktan. Dualarımız kabul oldu. Bana güzel enerjilerini ve dualarını yollayan herkese bir kez daha teşekkür ederim.”
-
Billur Kalkavan’ın kardeşi Rıza Kalkavan’ın ölüm sebebi belli oldu! “16 saat boyunca…”
Akciğer kanseri nedeniyle 2 yıl önce vefat eden oyuncu ve sunucu Billur Kalkavan’ın kardeşi iş insanı Rıza Kalkavan hayatını kaybetti. 59 yaşında yaşamını yitiren Rıza Kalkavan’ın öl*üm nedeni ortaya çıktı.
İş adamı Rıza Kalkavan, Kadıköy ilçesi Suadiye Mahallesi Tonoz Sokak, 10 numaradaki evinde önceki gece saat 02.00 sıralarında rahatsızlanınca sevgilisi Sibel Civelek tarafından Koç Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede durumu kötüleşen Rıza Kalkavan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
“9 SAAT SONRA HAYATINI KAYBETTİ”
Kesin öl*üm nedeninin tespiti için otopsi yapılmak üzere naaşı Adli Tıp’a gönderilen Rıza Kalkavan için dün öğle vakti Zincirlikuyu Camii’nde cenaze namazı kılındı. Birlikte yaşadığı kız arkadaşı Sibel Civelek taziyeleri kabul etti.Sahte alkol iddialarına yanıt veren Civelek, “Zaman zaman alkol alırdı. Fakat sahte alkolden hayatını kaybettiğine dair iddialar doğru değil. Gece rahatsızlandı. Hemen hastaneye kaldırdık. 9 sonra hayatını kaybetti” dedi.
Rıza Kalkavan’ın 40 yıllık arkadaşı Mehmet Yalçın , “Aynı zamanda asker arkadaşımdı. Dünya tatlısı bir insandı. Kimsenin kalbini kırmayan iyi bir insandı. Alkol kullanırdı fakat sahte alkolden hayatını kaybettiği iddaları doğru değil. Büyük Kulüp gibi nezih yerlere takılırdı. Sık sık sağlık kontrolünü yapardı.” dedi.
“BUNALIMDAYDI”
Apartman görevlisi Uğur Naz ise siparişleri kendisinin aldığını, Kalkavan’ın sık sık alkol tükettiğini belirterek, “Aile yakınlarını, annesi Noyan ve ablası Billur ile teysezini kaybetmişti. Bekardı ve çocuğu yoktu. Yalnızlığını kedisiyle paylaşıyordu. Bunalımdaydı. Son olarak da kedisini kaybetmişti. Sık sık içki içiyordu. Siparişleri de evin çevresindeki bayilerden ve Kadıköy’den alıyordum. Alkolün sahte olduğuna dair bilgim yok.” diye konuştu.Arkadaşı spor yazarı Asena Özkan ise, “Aile yakınlarını kaybettikten sonra bunalımdaydı. Sık sık içki içmeye başladı. Ruhi olarak çöküş yaşadı.” ifadelerini kullandı.
“ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYORDU”
İlkokul arkadaşı Zeki Kadirbeyoğlu ise, “Beraber büyüdük. 62 yaşındayım 55 senem bu aile ile geçti. Rıza, kardeşim gibiydi. Kardeşimi kaybetmiş gibi üzüldüm. Birbirine çok bağlı bir aileydiler. Nazım Amca, Noyan Teyze ve Billur’u peş peşe kaybettik. O da zor bir dönemden geçiyordu” diye konuştu.
ÖLÜM SEBEBİ ORTAYA ÇIKTI
Emniyet kaynaklarından alınan bilgilere göre Rıza Kalkavan, vefatından önce 16 saat boyunca kız arkadaşıyla sohbet edip, alkol aldı ve alkol komasıyla hayatını kaybetti.
6 OLMASI GEREKEN METİL ALKOL 72 ÇIKTI
Polis, sahte alkol kullanıp kullanmadığının tespiti için de çalışma başlattı, hastaneden de gerekli raporları aldı. Rıza Kalkavan’ın kanındaki metil alkol oranının 6 değerinin altında olması gerekirken, 72 çıktığı iddia edildi.Rıza Kalkavan, Eyüpsultan Mezarlığına defnedildi.
-
Ankara’da şüpheli ölüm! Kayıp olarak aranan yaşlı adamın csdi bulundu
Ankara’da bir gün önce kaybolan yaşlı adam silahla başından vurulmuş halde ölü bulundu. Olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı. Olaya ilişkin konuşan bir mahalleli ise, “Ölen kişinin telefonuna mesaj gelmiş. Telefondaki kişiye geleceğini söyleyerek evden çıkmış. Ertesi güne kadar kendisinden haber alınamayınca babası jandarmaya kayıp ihbarında bulunmuş. Bir süre sonra da kayıp adamın cesedi bulunmuş” dedi.
Korkunç olay, 18 Aralık’ta Altındağ ilçesi Gicik köyünde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, kendisinden bir gündür haber alınamayan 57 yaşındaki İbrahim Öztaş’ın ailesi jandarmaya kayıp ihbarında bulundu.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
BAŞINDAN VE ÇENESİNDEN TABANCA İLE VURULMUŞ HALDE BULDU
Çalışma başlatan ekipler Öztaş’ı mahalledeki su deposunun bahçesinde başından ve çenesinden tabanca ile vurulmuş halde buldu. Öztaş’ın cesedi olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için Adli Tıp Kuruma götürüldü. Bahçede bulunan tabancaya ise kriminal inceleme yapılacağı öğrenildi. Öldürüldüğü ihtimali üzerinde durulan Öztaş’ın cenazesi bugün toprağa verilirken, şüpheli Ercan D. ise jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Öztaş’ın kesin ölüm sebebinin Adli Tıp Kurumunca hazırlanacak raporun ardından netleşeceği aktarıldı.“TELEFONDAKİ KİŞİYE GELECEĞİNİ SÖYLEYEREK EVDEN ÇIKMIŞ”
Olaya ilişkin konuşan mahalleli Yunus Öztürk, “Ölen kişinin telefonuna mesaj gelmiş. Telefondaki kişiye geleceğini söyleyerek evden çıkmış. Ertesi güne kadar kendisinden haber alınamayınca babası jandarmaya kayıp ihbarında bulunmuş. Bir süre sonra da kayıp adamın cesedi bulunmuş. Başından vurulmuş. Bir kişiyi de gözaltına almışlar. Ekipler olay yerinde incelemelerde bulunmuş. Cenazeyi de defnetmişler. Ölen kişinin bir husumetini duymamıştım daha önce. Kendi halinde bir insandı” ifadelerini kullandı. -
Müge Anlı’da bir ilk! Kayıp çocuğu sokak sokak gezip buldular
Dün babasının sevgilisinin iş yerinden çıktıktan sonra haber alınamayan 10 yaşındaki çocuk Müge Anlı’nın canlı yayınında bulundu. Gelen ihbarların üzerine çocuğun son görüldüğü semte giden muhabir sokak sokak gezerek buldu. Karşısında eşinin oğlunu gören genç kadın ise gözyaşlarına boğuldu.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Yıllardır ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programının bugün yayınlanan bölümünde bir ilk yaşandı. 10 yaşındaki Fırat, 2 Aralık’ta babasının sevgilisi Şehnaz hanımın yanından ayrıldıktan sonra kayboldu. Sevgilisinin oğlunu arayan Şehnaz hanım ise canlı yayına çıkarak yardım istedi.
Küçük Fırat’ın henüz 3 günlükken annesi tarafından terk edildiğini söyleyen Şehnaz hanım, babanın da cezaevinde olduğunu belirtti.
Yıllardır Fırat’a baktığını söyleyen genç kadın “Çocuk yerinde durmuyor, hareketli bir çocuk. Psikoloğa götürmem gerektiğini söylediler götüremedim.” dedi.
Fırat’ın Bahçelievler’de kaybolduğunu söyleyen Müge Anlı, seyircilerinden yardım istedi. Birçok seyirci çocuğu gördüğünü söyleyerek ihbarda bulundu.
10 yaşındaki Fırat’ın en son bir simitçiyle konuştuğu ihbarı gelince muhabir de olay yerine gitti.
Sokak sokak çocuğu arayan ekibe son olarak bir ihbar geldi. Çocuğun evinin önünde oturduğunu söyleyen bir seyirci fotoğraf gönderdi. Müge Anlı’nın muhabiri de sokakta yayın yaparak küçük Fırat’ı bir bahçede otururken buldu.
Karşısında Fırat’ı sağlıklı şekilde gören Şehnaz hanım ise gözyaşlarına boğuldu.
Fırat’ın fotoğrafını gönderen seyirci “Kapının önüne kendisi geldi. Okuldan çıktığını söyledi. Gece de kalmış bilmiyoruz ama” dedi. Emniyet ekipleri de çocuğun bulunduğu eve gitti.
-
17 erkek öğrencinin istsmarını anlattı: ‘Beni tuvalete sokup kabusu yaşattılar’
Ankara Çankaya’daki bir ortaokulda A.B. adlı 7’nci sınıftaki kız öğrenciye, farklı zamanlarda ci*sel istismarda bulunduğu gerekçesiyle 17 erkek öğrenci hakkında dava açıldı. A.B. adlı kız öğrenci okulun tuvaletinde yaşadığı kabus dolu günleri anlattı: Gördüler, yardım etmediler!
Bir üniversitede öğretim görevlisi olan bir baba ve annenin tek çocuğu olan A.B., 2023’te 13 yaşındayken Ankara Çankaya’daki bir ortaokulun 7’nci sınıf öğrencisi olduğu dönemde erkek öğrencilerin tac*iz ve ist*smarına uğradığını ailesine anlattı. Duyduklarıyla şoke olan anne P.B., 2023 ekim ayında polis merkezine giderek kızıyla aynı okulda okuyan 17 erkek öğrenciden şikâyetçi oldu. Anne ve baba, kızlarının kaydını hemen başka bir okula aldırdı. Psikolojisi altüst olan A.B.’nin psikiyatrik tedavisine de başlandı. Aile, okulda herkesin haberdar olduğu konuyla ilgili okul yönetimi ve öğretmenler hakkında da suç duyurusunda bulundu.
‘GÖRDÜLER, YARDIM ETMEDİLER’
Hürriyet’ten Burcu Purtul Uçar’ın haberine göre, başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan kız öğrenci A.B., Çocuk İzlem Merkezi’nde 3 kez ifade verdi. A.B. verdiği ifadelerde özetle “Buraya eski okulumda yaşadığım zorbalık nedeniyle geldim. Bu zorbalığı yapan neredeyse sınıftaki tüm erkeklerdir” dedi. A.B., bahsettiği kişilerin kendisinin özel bölgelerine dokunarak zorla öptüklerini ifade etti. A.B., “Bu dokunmalar okulun her yerinde oldu. Sınıfta, koridorda, kantinde, tuvalette oldu. Bu olayları görenler bana yardım etmediler” diyerek yaşadığı ta*cizi görüp müdahale etmeyen arkadaşlarının isimlerini de tek tek söyledi.
KÂBUS DOLU GÜNLER
İsmini verdiği erkek öğrencilerin kendisini zorla tuvalete götürerek kendisine dokunduklarını, öptüklerini söyleyen A.B., bu dokunmaların saniyelerce sürdüğünü anlattı. A.B., kendisine zorla dokunan bazı erkeklerin tehditlerde bulunduğunu da belirtti. A.B. ifadesinde, “Y., Y. ve K., beni kolumdan tutarak zorla okulun en üst katında bulunan kızlar tuvaletine götürüyorlardı. Bu olay ben 7’nci sınıfa giderken olmuştu. Şimdi başka bir okuldayım. Y. ve K. beni sınıftan alarak bir şey yaparak götürmüşlerdi ancak ne yaptıklarını hatırlamıyorum. Tuvalette başka öğrenciler de vardı ancak bir müddet sonra o kişiler çıktı. Beni tuvaletin içine zorla soktular. Günde en az 3 kere Y. bana bunu yaptı. Y. ve K. bana şiddet uygulayarak tehdit ederek kıyafetlerimi çıkarmam için zorladılar” diyerek önce Y. tarafından daha sonra aynı gün K. tarafından ne şekilde ci*sel ist*smara uğradığını anlattı. M.’nin de kendisini zorla tuvalete götürdüğünü, görenlerin buna engel olmadığını belirten A. B., ifadesinin devamında 8 öğrencinin daha kendisine aynı şeyi yaptığını söyledi.
RESİM ÜZERİNDEN ANLATTI
A.B., Çocuk İzlem Merkezi’nde verdiği 3’üncü ifadesinde olayları daha detaylı anlatarak erkek öğrencilerden bazılarının kendisine zorla dokunarak ta*cizde bulunduğunu bazılarının ise ist*smarda bulunduğunu iddia ettiği toplam 17 erkek öğrencinin ismini verdi. Mağdur A.B. pedagog eşliğinde verdiği ifadesinde kendisine gösterilen erkek ve kadın anatomik resim üzerinden yaşadıklarını anlattı. A.B. ifadesinin sonunda şunları söyledi: “Hepsinin zorlamasını hatırlıyorum. ‘Benimle çıkmazsan seni öld*rürüz, anneni, babanı öld*rürüz’ diye tehdit ediyorlardı. Kimin söylediğini net hatırlamıyorum. Matematik öğretmenim S.K. bu olayı görmüş olabilir.”
SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİLER
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocukların mağdureyi farklı zamanlarda birden çok kez okulun tuvaletine götürerek orada ist*smarda bulundukları, ayrıca suça sürüklenen çocuklar Y., Y. ve K.’nin mağdureyi “Senin çiçeğini soldururum, fotoğrafını gönderirim, elimden kurtulamazsın, seni bağlarım” diyerek tehdit ettikleri ifade edildi. İddianame sonunda yaşları suç tarihinde 13 olan 17 suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında ‘çocuğun nitelikli ci*sel istismarı’ suçundan 7 yıla kadar hapis cezası istendi. Bu SSÇ’lerden K.Y., Y.A., Y.B., B.K. ve K.Ç. (14) hakkında ayrıca ‘tehdit’ suçundan 9 aydan 2 yıla kadar daha hapis cezası talep edildi.
Bir üniversitede öğretim görevlisi olan bir baba ve annenin tek çocuğu olan A.B., 2023’te 13 yaşındayken Ankara Çankaya’daki bir ortaokulun 7’nci sınıf öğrencisi olduğu dönemde erkek öğrencilerin ta*ciz ve ist*smarına uğradığını ailesine anlattı. Duyduklarıyla şoke olan anne P.B., 2023 ekim ayında polis merkezine giderek kızıyla aynı okulda okuyan 17 erkek öğrenciden şikâyetçi oldu. Anne ve baba, kızlarının kaydını hemen başka bir okula aldırdı. Psikolojisi altüst olan A.B.’nin psikiyatrik tedavisine de başlandı. Aile, okulda herkesin haberdar olduğu konuyla ilgili okul yönetimi ve öğretmenler hakkında da suç duyurusunda bulundu.
‘GÖRDÜLER, YARDIM ETMEDİLER’
Hürriyet’ten Burcu Purtul Uçar’ın haberine göre, başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan kız öğrenci A.B., Çocuk İzlem Merkezi’nde 3 kez ifade verdi. A.B. verdiği ifadelerde özetle “Buraya eski okulumda yaşadığım zorbalık nedeniyle geldim. Bu zorbalığı yapan neredeyse sınıftaki tüm erkeklerdir” dedi. A.B., bahsettiği kişilerin kendisinin özel bölgelerine dokunarak zorla öptüklerini ifade etti. A.B., “Bu dokunmalar okulun her yerinde oldu. Sınıfta, koridorda, kantinde, tuvalette oldu. Bu olayları görenler bana yardım etmediler” diyerek yaşadığı ta*cizi görüp müdahale etmeyen arkadaşlarının isimlerini de tek tek söyledi.
KÂBUS DOLU GÜNLER
İsmini verdiği erkek öğrencilerin kendisini zorla tuvalete götürerek kendisine dokunduklarını, öptüklerini söyleyen A.B., bu dokunmaların saniyelerce sürdüğünü anlattı. A.B., kendisine zorla dokunan bazı erkeklerin tehditlerde bulunduğunu da belirtti. A.B. ifadesinde, “Y., Y. ve K., beni kolumdan tutarak zorla okulun en üst katında bulunan kızlar tuvaletine götürüyorlardı. Bu olay ben 7’nci sınıfa giderken olmuştu. Şimdi başka bir okuldayım. Y. ve K. beni sınıftan alarak bir şey yaparak götürmüşlerdi ancak ne yaptıklarını hatırlamıyorum. Tuvalette başka öğrenciler de vardı ancak bir müddet sonra o kişiler çıktı. Beni tuvaletin içine zorla soktular. Günde en az 3 kere Y. bana bunu yaptı. Y. ve K. bana şiddet uygulayarak tehdit ederek kıyafetlerimi çıkarmam için zorladılar” diyerek önce Y. tarafından daha sonra aynı gün K. tarafından ne şekilde ci*sel istismara uğradığını anlattı. M.’nin de kendisini zorla tuvalete götürdüğünü, görenlerin buna engel olmadığını belirten A. B., ifadesinin devamında 8 öğrencinin daha kendisine aynı şeyi yaptığını söyledi.
RESİM ÜZERİNDEN ANLATTI
A.B., Çocuk İzlem Merkezi’nde verdiği 3’üncü ifadesinde olayları daha detaylı anlatarak erkek öğrencilerden bazılarının kendisine zorla dokunarak tacizde bulunduğunu bazılarının ise ist*smarda bulunduğunu iddia ettiği toplam 17 erkek öğrencinin ismini verdi. Mağdur A.B. pedagog eşliğinde verdiği ifadesinde kendisine gösterilen erkek ve kadın anatomik resim üzerinden yaşadıklarını anlattı. A.B. ifadesinin sonunda şunları söyledi: “Hepsinin zorlamasını hatırlıyorum. ‘Benimle çıkmazsan seni öld*rürüz, anneni, babanı öld*rürüz’ diye tehdit ediyorlardı. Kimin söylediğini net hatırlamıyorum. Matematik öğretmenim S.K. bu olayı görmüş olabilir.”
SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİLER
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocukların mağdureyi farklı zamanlarda birden çok kez okulun tuvaletine götürerek orada ist*smarda bulundukları, ayrıca suça sürüklenen çocuklar Y., Y. ve K.’nin mağdureyi “Senin çiçeğini soldururum, fotoğrafını gönderirim, elimden kurtulamazsın, seni bağlarım” diyerek tehdit ettikleri ifade edildi. İddianame sonunda yaşları suç tarihinde 13 olan 17 suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında ‘çocuğun nitelikli ci*sel ist*smarı’ suçundan 7 yıla kadar hapis cezası istendi. Bu SSÇ’lerden K.Y., Y.A., Y.B., B.K. ve K.Ç. (14) hakkında ayrıca ‘tehdit’ suçundan 9 aydan 2 yıla kadar daha hapis cezası talep edildi.
YAŞLARI KÜÇÜK OLDUĞU İÇİN…
Çocuğun cin*el ist*smarı suçundan yetişkin biri hakkında 28 yıla kadar hapis istenirken erkek öğrencilerin yaşı 15’ten küçük olduğu için kanuna göre bu suçtan haklarında 7 yıldan fazla ceza istenemiyor. Ankara 1’inci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tensip zaptında mağdur A.B’nin olaylardan haberdar olduğunu iddia ettiği 8 kız öğrencinin okuldan adreslerinin öğrenilmesine karar vererek duruşmanın yarın saat 10.00’da görülmesine hükmetti.
-
Oğulları cinsiyet değiştirmişti! İşte son hali
Ekranların başarılı oyuncularından Çiçek Dilligil’in oğlu Ardahan Öztoprak geçtiğimiz aylarda cinsiyet değiştirerek adını Ayda olarak değiştirmişti. Eğitimi için Amerika’da yaşayan genç ismin son hali gündem oldu.
Dudaktan Kalbe, Kaygısızlar, Çılgın Bediş, Kuzenlerim, Nefes Nefese, Tövbeler Olsun ve Dilek Taşı sayısız projede yer alan Çiçek Dilligil ile Bora Öztoprak’ın 1997 yılında dünyaya gelen oğulları Ardahan Öztoprak geçtiğimiz aylarda cinsiyet değiştirdi. Amerika’da yaşayan Dilligil’in son hali ise gündem oldu.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Ünlü çiftin oğulları eğitimi için Amerika’ya taşınmış orada da cinsiyet değiştirme sürecine girmişti. Operasyon geçiren Ardahan Öztoprak, imaj değiştirerek adını da ‘Ayda’ olarak değiştirdi.
OĞLUNA DESTEK OLDU
Çiçek Dilligil oğlunun cinsiyet değiştirme süreciyle ilgili daha önce yaptığı açıklamada şunları söylemişti: “26 yaşında artık bir birey. Çocuğumuzun yanındayız; aile olarak onun yanındayız. Adı artık Ayda.”
“Uzun da bir süreç içerisinde, bu sabah uyandım hadi diye bir süreç değil… Heves ve marjinal bir durum da değil. Amerika’da yaşıyor. Önemli kliniklerden de destek alıyor”
Dilligil geçtiğimiz aylarda eşiyle birlikte çocuğunu ziyaret ederek Instagram hesabından ile pozlarını paylaşmıştı. Dilligil paylaşımında çocuğunun doğum gününü kutlayarak “Dünyamın en güzel fotoğrafı. Benim hasretim, güzelliğim, canımın parçası, kahkaham, gözyaşım, Ömrüm. Ben şu hayatta en çok senin annen olmayı sevdim. Ömrün sağlıklı, mutlu, huzurlu, dileğince geçsin benim güzel Ayda’m… İyi ki doğmuşsun ve iyi ki bizi seçmişsin” demişti.
Sosyal medya hesabını aktif olarak kullanan Ayda Öztoprak küvetin içinde bir poz veren Ayda Öztoprak değişimiyle dikkatleri üzerine çekti.
16 binden fazla takipçisi bulunan Öztoprak, sık sık günlük yaşantısından kareleri de paylaşmayı ihmal etmiyor.
Eğitimini sürdüren Ayda Öztoprak, değişim sürecine de devam ediyor.
Çiçek Dilligil ile Bora Öztoprak 1997 yılında dünyaevine girmişti. Çiftin ilk bebekleri de aynı yıl dünyaya gelmişti.
-
Arama çalışmalarının 2. gününde mutlu son! Dağcı kız kardeşler tedavi altına alındı
İkiz kız kardeşler kurtarma ekiplerinin çalışması sonrası bulundukları bölgeden ambulansla Yahyalı Devlet Hastanesi’ne getirilerek, tedavi altına alındı.
Yahyalı Kaymakamı Mehmet Kaya, Yahyalı Devlet Hastanesi’ne gelerek Belarsulu turistlerin sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Kaymakam Kaya, “Sürecin ilk anından itibaren takipteyiz. Tüm kurumlarımızla, gönüllü ekiplerimizle teyakkuz halinde sahaya intikal ettik. Az önce de hastanemize intikal ettiler. Durumları da gayet iyi. 4 gece orada geçirmişler. Yeme-içme problemleri yokmuş. Devletimiz büyük mücadele ile büyük bir iş başardı. Sağ salim onlara ulaştık. Keyifleri ve sağlıkları yerinde. Biz de çok mutluyuz” dedi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
‘HEM HAVA HEM DE YERDEN TARAMA YAPTIK’
54 kişiden oluşan ekiple arama çalışması yaptıklarını söyleyen AFAD İl Müdürü Rifat Genç ise “Hummalı bir çalışma gerçekleştirdik.
Hızlı bir arama faaliyeti gerçekleştirdik. Kar yağmıştı. Hava soğuktu. Rakım 3400 metrelerdeydi. Hem havadan hem de yerden tarama yaptık. Profesyonel 54 kişiden oluşan ekibimizle Kayseri tarafından arama yaptık. Niğde tarafında büyük bir arama çalışması vardı. Hipotermiye girmeleri konusunda çok korkmuştuk.
Ama, akşam saatlerinde ulaştık. Bizleri çok mutlu etti. Ülkemizin büyüklüğünü bir kez daha ispatlama şansımız oldu. İyi ki böyle bir ekibimiz ve milletimiz var. Kamp çadırında konaklamışlar. Kar yağışından dolayı da o alanda sıkışıp kalmışlar” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, AFAD İl Müdürü Genç tarafından Belarus Ankara Büyükelçisi Victor V. Rybak’a kardeş turistlerin sağlık durumu hakkında bilgi verildi.
-
Yeni doğan bebeğini çöp konteynerine atan anne gözaltında
Yürekleri acıtmıştı: Bebeğini çöpe atan anne yakalandı
Konya’da yaşanan trajik olayda, yeni doğmuş bebeğini çöp konteynerine atan anne yakalanarak gözaltına alındı. Beş çocuk annesi Suriyeli kadının, ilk ifadesinde bebeği yasak ilişki sonucu dünyaya getirdiğini itiraf ettiği öne sürüldü.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
TRAJİK OLAY
Geçen çarşamba günü saat 12.30 sıralarında Meram ilçesi Uzunharmanlar Mahallesi Etem Sokak’ta çöp atmak için konteyner başına gelen bir kişi, konteynerden ağlama sesi duydu.Konteynere bakan kişi, yastık kılıfının içindeki bebeği görüp, çevredeki komşularına haber verdi.
Olay yerine kısa sürede polis ve sağlık ekipleri geldi. Ekipler, plasentasıyla bulunan kız bebeğin, birkaç saat önce dünyaya geldiğini tespit etti. Talihsiz bebek, ambulansla Konya Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.
Polisler olayın ardından bebeği bırakanları aramaya başladı. Çevredekilerle tek tek görüşen polis ekipleri, yakınında bir evde yaşayan Suriye uyruklu H.E.S.’den şüphelendi.
İfadesine başvurulan H.E.S., polislere bebeği evinin banyosunda dünyaya getirdiğini daha sonra da çöp konteynerine bıraktığını itiraf etti. Gözaltına alınan kadının eşinin yurt dışında olduğu, bebeği de yasak ilişki sonucu dünyaya getirdiği öğrenildi.
-
İnthr eden 3 kardeşin cnazeleri ortada kaldı
Antalya’da yaşamlarına son veren İranlı 3 kardeşin İran’da bulunan ablasının cenazeyi almaya gelmeyeceği, Antalya’da bulunan aile dostlarının ise teslim almayı kabul etmediği öğrenildi.
Antalya’da İran uyruklu 3 kardeş yaşadıkları evde ölü olarak bulundu. Kardeşlerin borsada yüklü miktarda para kaybettikleri ve odanın kapı ve camlarını bantlayarak kapattıktan sonra içerde yaktıkları kömür ile toplu şekilde hayatlarına son verdiği öğrenildi.
Olay, saat 15.40 sıralarında Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2384 sokak içerisinde bulunan bir sitedeki apartmanın en üst katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süre önce İran’dan Türkiye’ye gelen 3 kardeş Güzeloba Mahallesi’nde eşyalı olarak bir daire kiraladı. Son olarak 27 Ekim tarihinde ülkelerinde bulunan aileleri ile görüşen 3 kardeşe yaklaşık 15 gündür yakınları ulaşamadı. Aile, Antalya’da ikamet eden İran uyruklu bir yakınlarından durumu haberdar ederek oğullarına ulaşmasını istedi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
İran’daki aileleri 15 gündür ulaşamamış
Ailenin isteği üzerine verilen adrese gelen Emrullah Esedi isimli İran vatandaşı, kapıyı çalmasına rağmen kardeşlere ulaşamadı.
Ailenin ısrarı ile polis merkezine giden Esedi, ekiplerle birlikte Güzeloba Mahallesinde ki adrese geldi. Ev sahibinde bulunan yedek anahtar vasıtasıyla ikamete giren ekipler ev içerisinden ağır bir kokunun geldiğini fark etti. Bir odanın kapısının arkadan kilitlenmesi nedeniyle içeri girmekte zorlanan ekipler kapıyı açtıklarında, isimlerinin Mohammed Reza Yasovalian (44), Mohsen Yasovalian (36) ve Amirhossein Yasovalian (33) olduğu öğrenilen 3 kardeşin cansız bedenleri ile karşılaştı.
Kapı ve pencereleri bantlayıp, içerde kömür yakmışlar
Bunun üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yanı sıra Olay Yeri İnceleme ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede Mohammed Reza Yasovalian (44), Mohsen Yasovalian (36) ve Amirhossein Yasovalian (33) isimli kardeşlerin borsada yüklü miktarda para kaybettiklerini ve bu nedenle hayatlarına son verdiklerini yazdıkları bir not bulundu. 3 kardeşin ikamet içerisinde ki bir odanın kapı ve camlarını hava geçirmeyecek şekilde bantladıktan sonra içerde folyo üzerinde kömür yaktıkları ve içeriyi kaplayan dumanla toplu şekilde hayatlarına son verdikleri öğrenildi.
Polis, görüntülü görüşme ile bilgi aldı
Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlatırken, ailenin Türkiye’de bulunan yakını Emrullah Esedi, ikamet sahibi ve site görevlisinin ifadelerine başvuruldu. Öte yandan olayı haber alan 3 kardeşin İran’da ki kız kardeşleri cep telefonu ile görüntülü görüşme yapılarak ekiplere bilgi verdi. Ailenin 3 kardeşe ulaşması için yardım istediğini Emrullah Esedi, “Ben biraz tanıyorum. 12 gün önceden arıyordum, telefonlarını açmıyorlar. Birinden bu yana ulaşamıyoruz. Karakola gittim. İzin alınması gerekiyormuş. Aileleri bugün bana çok fazla yalvardılar. Kapıyı açıp bakmalarını istediler. Çok telaşlandık. Bugün tekrar karakola gittim haber verdim. Gelip baktılar içerde bu şekilde buldular. Ben Mohsen ile biraz tanışıyorum” dedi.
3 kardeşin cansız bedenleri ekiplerin olay yerindeki çalışmasının ardından kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi için Antalay Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.
-
Kapı ve camları bantlayan 3 kardeş, oda içerisinde kömür yakarak hayatlarına son verdi
Antalya’da İran uyruklu 3 kardeş yaşadıkları evde ölü olarak bulundu. Kardeşlerin borsada yüklü miktarda para kaybettikleri ve odanın kapı ve camlarını bantlayarak kapattıktan sonra içerde yaktıkları kömür ile toplu şekilde hayatlarına son verdiği öğrenildi.
Olay, saat 15.40 sıralarında Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi 2384 sokak içerisinde bulunan bir sitedeki apartmanın en üst katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süre önce İran’dan Türkiye’ye gelen 3 kardeş Güzeloba Mahallesi’nde eşyalı olarak bir daire kiraladı. Son olarak 27 Ekim tarihinde ülkelerinde bulunan aileleri ile görüşen 3 kardeşe yaklaşık 15 gündür yakınları ulaşamadı. Aile, Antalya’da ikamet eden İran uyruklu bir yakınlarından durumu haberdar ederek oğullarına ulaşmasını istedi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
İran’daki aileleri 15 gündür ulaşamamış
Ailenin isteği üzerine verilen adrese gelen Emrullah Esedi isimli İran vatandaşı, kapıyı çalmasına rağmen kardeşlere ulaşamadı.
Ailenin ısrarı ile polis merkezine giden Esedi, ekiplerle birlikte Güzeloba Mahallesinde ki adrese geldi. Ev sahibinde bulunan yedek anahtar vasıtasıyla ikamete giren ekipler ev içerisinden ağır bir kokunun geldiğini fark etti. Bir odanın kapısının arkadan kilitlenmesi nedeniyle içeri girmekte zorlanan ekipler kapıyı açtıklarında, isimlerinin Mohammed Reza Yasovalian (44), Mohsen Yasovalian (36) ve Amirhossein Yasovalian (33) olduğu öğrenilen 3 kardeşin cansız bedenleri ile karşılaştı.
Kapı ve pencereleri bantlayıp, içerde kömür yakmışlar
Bunun üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yanı sıra Olay Yeri İnceleme ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede Mohammed Reza Yasovalian (44), Mohsen Yasovalian (36) ve Amirhossein Yasovalian (33) isimli kardeşlerin borsada yüklü miktarda para kaybettiklerini ve bu nedenle hayatlarına son verdiklerini yazdıkları bir not bulundu. 3 kardeşin ikamet içerisinde ki bir odanın kapı ve camlarını hava geçirmeyecek şekilde bantladıktan sonra içerde folyo üzerinde kömür yaktıkları ve içeriyi kaplayan dumanla toplu şekilde hayatlarına son verdikleri öğrenildi.
Polis, görüntülü görüşme ile bilgi aldı
Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlatırken, ailenin Türkiye’de bulunan yakını Emrullah Esedi, ikamet sahibi ve site görevlisinin ifadelerine başvuruldu. Öte yandan olayı haber alan 3 kardeşin İran’da ki kız kardeşleri cep telefonu ile görüntülü görüşme yapılarak ekiplere bilgi verdi. Ailenin 3 kardeşe ulaşması için yardım istediğini Emrullah Esedi, “Ben biraz tanıyorum. 12 gün önceden arıyordum, telefonlarını açmıyorlar. Birinden bu yana ulaşamıyoruz. Karakola gittim. İzin alınması gerekiyormuş. Aileleri bugün bana çok fazla yalvardılar. Kapıyı açıp bakmalarını istediler. Çok telaşlandık. Bugün tekrar karakola gittim haber verdim. Gelip baktılar içerde bu şekilde buldular. Ben Mohsen ile biraz tanışıyorum” dedi.
3 kardeşin cansız bedenleri ekiplerin olay yerindeki çalışmasının ardından kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi için Antalay Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.
-
Seda Sayan üzücü haberi duyurdu! ‘Pamuk annem yoğun bakıma alındı’
Ünlü şarkıcı Seda Sayan, sosyal medya hesabından annesi Ayşe Ak Gürsaçar yoğun bakıma alındığını duyurdu.
Ailesine düşkünlüğüyle bilinen şarkıcı Seda Sayan, kötü haberi duyurdu.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
61 yaşındaki sanatçı, annesinin yoğun bakıma alındığını duyurdu.
Sayan, paylaşımında ‘Pamuk annem yoğun bakıma alındı. Allah tüm şifa bekleyenlere şifa versin” notunu düştü.
Öte yandan geçen aylarda Seda Sayan, annesi Ayşe Gürsaçar’ın tedavi görmesi için gittiği Berlin’den paylaşım yapmıştı.
-
Babasının cenazesi için yola çıktı, kazada hayatını kaybetti. Acı üstüne acı…
Bursa’da bir kişi babasının cenaze törenine katılmak için İsviçre’den gelirken Kestel’de yaşadığı kaza nedeniyle hayatını kaybetti. Baba oğlun cenaze namazları birlikte kılındı.
Babasının cenazesi için Bursa’nın Yenişehir ilçesine giden Şaban Ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Baba ve oğlunun cenazeleri ilçede bulunan Çınarlı Camii’nde kılınan namaz sonrası Yenişehir ilçe mezarlığına defnedildi. Baba ve oğulun ölü*mü sevenlerini yasa boğdu.
Babasının öl*üm haberini alınca İsviçre’den Bursa’ya gelen kişi geçirdiği trafik kazasında olay yerinde yaşamını yitirdi. Baba ve oğulun cenazeleri yan yana defnedildi.
İsviçre’de çalışan Şaban Ün (58), babası İbrahim Ün’ün (84) öl*üm haberini alınca yola çıktı. Kestel’in Ümitalan Mahallesi mevkisinde Şaban Ün’ün (58) kullandığı 16 ARP 395 plakalı otomobil, yokuş aşağı inerken kontrolden çıkarak kayaya çarptı.
Babasının cenazesi için Bursa’nın Yenişehir ilçesine giden Şaban Ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Baba ve oğlunun cenazeleri ilçede bulunan Çınarlı Camii’nde kılınan namaz sonrası Yenişehir ilçe mezarlığına defnedildi. Baba ve oğulun ölü*mü sevenlerini yasa boğdu.
-
Doktordan korkunç itiraf: İğneleri boş vurduk ve kemoterapiyi vermedik
Defne ilçesinde yaşayan Gülseren Ak, 2020 yılında meme kanseri tanısı konulmasıyla birlikte özel bir hastanede tedavi görmeye başladı. Yaklaşık bir yıl boyunca hastalıkla mücadele eden 4 çocuk annesi Ak, 44 yaşında vefat etti. Meme kanserine yenik düşen kadının eşi Ahmet Ak, eşinin doğru tedavi edilmediğini düşünerek durumla ilgili araştırmalar yaptı ve doktorlarla görüştü.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Ak, hastaneden aldığı evraklarda eşinin sistemde kemoterapi gördüğünü fark etmesi üzerinde eşinin kemoterapi görmediğini iddia ederek durumu yargıya taşıdı. Özel hastanenin para kazanmak için eşine kağıt üstünde kemoterapi tedavisi gördürdüğünü iddia eden Ak’ın başlattığı hukuk mücadelesi 2 yılı aşkın süredir devam ediyor.
Yerel mahkemelerden kamu davası açılmasıyla ilgili olumsuz sonuç alan Ak, süreci Yargıtay’a taşımaya hazırlanıyor.
“EŞİME HİÇBİR ZAMAN KEMOTERAPİ VERİLMEDİ”
Eşine kemoterapi uygulandığına yönelik belgeler olduğunu fakat eşinin böyle bir tedavi görmediğini iddia eden Ahmet Ak, “4 çocuğumun annesi olan eşim, tedaviyi düzgün göremediği için 1 yılda vefat etti. Eşime kemoterapi ve ışın tedavisi uygulanmadı özel hastanede.
Evraklarda kemoterapinin sürekli verildiğini ve kemoterapi hastası olduğunu ispat eden belgeler var. Eşime hiçbir zaman kemoterapi verilmedi. Doktorun itirafı var, kemik iğnelerini de boş vurduk ve kemoterapiyi vermedik dedi. Eşim de doktorun bu itirafından 8 gün sonra vefat etti. Özel hastane bunlarla da yetinmedi, eşimi zorla hastaneden taburcu etti. Ağır hasta olmasına rağmen eşimi zorla hastaneden taburcu etti” dedi.
“HASTANEDE OLMADIĞIMIZ, GİTMEDİĞİMİZ HALDE GİTMİŞ GİBİ GÖZÜKÜYOR”
Başlattığı hukuk mücadelesini 2 yıldır sürdürdüğünü söyleyen Ak, “2 yıldır yargı mücadelesi veriyorum, eşimi öldüren bu hastaneye ve doktorlara hakkımı helal etmiyorum. Devletten çaldıkları o paraları da helal etmiyorum, onları devletimize havale ediyorum. Devletimizin gerekli mercilerinin harekete geçmelerini ve cezalandırılmalarını istiyorum. Özel hastane bilinçli olarak devletten para alabilmek için eşimi öldürttü. Kemoterapi gösterdi, kemoterapi verilmedi. Özel hastanenin kemoterapi takip çizelgesini incelediğimizde de bazı çelişkiler görüyoruz. Hastanede olmadığımız, gitmediğimiz halde gitmiş gibi gözüküyor. Yatmadığımız halde, yatmış olarak gösteriliyor” ifadelerini kullandı.
-
Masterchef’te talihsiz anlar… Beyza’nın yüzüne kızgın yağ döküldü
Masterchef’te talihsiz bir kaza yaşandı. Yarışmanın favori isimlerimden Beyza’nın yüzüne kızgın yağ döküldü. Yarışmacıların Türkiye’nin en iyi şefi olabilmek için ter döktüğü Masterchef, talihsiz anlara sahne oldu. Yarışmanın favori isimlerinden Beyza Huri Aydın, börek tepsisini çevirdiği sırada kızgın yağ yüzüne döküldü. Panikle elindeki her şeyi fırlatan Beyza’ya ilk müdahale programın sağlık ekibinden geldi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Beyza ne yapacağını bilmezken, arkadaşlarının yaşadığı panik de kameraya yansıdı.
Daha önce takımını ‘tehlikeli iş yapıyorsunuz, bu şekilde olmaz’ diyerek uyaran Alper, Beyza’nın başına gelenleri görünce öfkeden deliye döndü.
Beyza’nın sağlık durumuyla ilgili ilk açıklama Somer Şef’ten geldi:
“Doktorun söylediği şu; yanık yüzde olduğu için enfeksiyon kapma ihtimali, başka yerde olduğundan daha fazla.”
Mehmet Şef ise; “Şuanda önemli olan onun sağlıklı bir şekilde aramıza dönmesi. Çok güzel bir hastanede tedavi görüyor olması…” diye konuştu.
DEMET AKALIN’DAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJI
Demet Akalın, yıllar önce yaşadığı kazayı hatırlatarak Beyza için geçmiş olsun mesajı yayınladı:
“Beyza’yı görünce gazlı balondan yandığım aklıma geldi… Çok büyük geçmiş olsun. Geçecek inşallah sabır ve dua ile”

























































































































