Yazar: admin

  • Zerrin Özer kişilik bozukluğu hastalığını açıkladı

    Zerrin Özer kişilik bozukluğu hastalığını açıkladı

    Zerrin Özer, borderline kişilik bozukluğu hastalığıyla mücadele ettiğini açıkladı.

    Sanatçı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Defolup gitmek istiyorum. Nasıl uçlardasınız? Ben borderline’ım, ya sizler? Beni tanımıyorsunuz, bıktım artık. Beni yaftalamanızdan, bıktım bazı kuş beyinlilerden” dedi.

    Zerrin Özer, paylaşımını yorumlara kapalı yaptı.

    Sanatçı, Haziran 2022’de müziği bıraktığını açıkladıktan birkaç ay sonra geri dönmüştü.

    Borderline Kişilik Bozukluğu ise bireyin kendisi ve başkaları hakkında düşünme ile hissetme şeklini etkileyen bir akıl sağlığı bozukluğu.

  • Estetik operasyonu sonrası ilk kez görüntülendi: Genç kız gibi oldum!

    Estetik operasyonu sonrası ilk kez görüntülendi: Genç kız gibi oldum!

    Safiye Soyman, geçirdiği boyun ve yüz gerdirme operasyonu sonrası önceki gün Nişantaşı City’s çıkışı görüntülendi.

    blank

    Şarkıcı, en az 20 yaş gençleştiğini söyledi: “10 gün önce ameliyat oldum, boyun ve yüz gerdirme. Pişman değilim. Genç kız gibi oldum. Faik Öztürk çok memnun bu durumdan. 20 yıl geriye gittim. Dişçiye gider gibi iki saatte operasyon yaptılar.”

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Safiye Soyman boyun ve yüz gerdirme operasyonu yaptırdı.
    Soyman, yaşlanma korkusu olmadığını ancak sahneye çıktığı için seyirciye olan saygısından operasyon yaptırdığını açıkladı: “Sanatçı yaş almaz, sanatçının yaşı olmaz. Ses sanatçısı sahneye çıkıyorsa kendine bakmalı.” (Behlül AYDIN)

  • Dilara Aldanoğlu’nu yatalak hale getiren sürücüye istenen ceza belli oldu

    Dilara Aldanoğlu’nu yatalak hale getiren sürücüye istenen ceza belli oldu

    İZMİR’de, ehliyetsiz ve alkollü olarak kullandığı hafif ticari araç ile Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde

    blank

    araştırma görevlisi olan Dilara Aldanoğlu’nun (25) da bulunduğu motosiklete çarparak yatağa bağımlı hale gelmesine neden olan İsa Eyice (27) hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına yol açma’ suçundan 4,5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

    Kaza, 31 Aralık 2021’de, Erzene Mahallesi 10 Sokak’ta meydana geldi. Ehliyetsiz sürücü İsa Eyice’nin kullandığı 35 BAF 500 plakalı hafif ticari araçla, Sude Solak’ın (22) kullandığı 35 AUD 304 plakalı motosiklet kavşakta çarpıştı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Çarpışmanın etkisiyle kaskı takılı motosiklet sürücüsü Solak ile arkasında oturan ve kask takmadığı belirlenen Dilara Aldanoğlu, motosikletten fırladı. Hafif ticari aracın ön camına çarpan motosikletteki iki arkadaş yaralandı. Çevredekiler durumu, Polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri, yaralı Solak ve Aldanoğlu’nu Ege Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırdı. Solak, tedavisinin ardından taburcu edildi.

    Beyin travması ve buna bağlı kanama geçiren ağır yaralı Dilara Aldanoğlu, Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Solunum cihazına bağlı ve bilinci kapalı olan Aldanoğlu, 7,5 ay hastanede tedavi gördü. Aldanoğlu’nun sonrasında tedavisine evinde devam edilmeye başlandı. Hemşirelik eğitimi alan, mezunu olduğu Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Aldanoğlu’nun yılbaşında ailesine sürpriz yapmak için İzmir’e geldiği belirtildi. Kazadan sonra gözaltına alınıp, adliyeye sevk edilen hafif ticari araç sürücüsü İsa Eyice, serbest bırakıldı.

    KAVŞAKTA HIZ KESMEMİŞ, GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ KURALINA UYMAMIŞ

    Sürücü İsa Eyice’nin işlediği bir suçtan dolayı cezaevinde olduğu, sonrasında adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi. Kazadan sonraki süreçte ise Eyice’nin iyi halini bozduğu için tekrar tutuklandığı belirtildi. Aldanoğlu’nun ve Solak’ın bulunduğu motosiklete çarparak yaralanmalarına yol açan sürücü İsa Eyice hakkında iddianame hazırlandı. Aldanoğlu’nın yatağa bağımlı hale gelmesine yol açan hafif ticari araç sürücüsü Eyice hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına yol açma’ suçundan 4,5 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede Sürücü İsa Eyice’nin kullandığı araçla kavşakta hız kesmeyip, ayrıca yola başka bir aracın gelip, gelmediğini de kontrol etmeden, geçiş üstünlüğü kuralına uymadığına dikkat çekildi.

    KARŞI TARAFI SUÇLAMIŞ

    Trafik bilirkişi raporuna göre de İsa Eyice’nin kazanın yaşanmasında kusurlu olduğunun belirlendiğine yer verildi. Alkol ölçüm raporuna göre, Eyice’nin kullandığı aracın ruhsatta ticari olarak kayıtlı olması nedeniyle 0.20 olan alkol sınırını 0.23 promil ile aştığı da belirtildi. Ayrıca İsa Eyice’nin savunmasında; karşı tarafın kusurlu olduğunu düşündüğünü söylediği de iddianamede yer aldı.

    OLASI KASITLA YARALAMADAN YARGILANSIN

    Dilara Aldanoğlu’nun ailesinin avukatı Gökay Başar, “Her ne kadar iddianamede sanığın bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 4,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişse de, sanığın eylemleri ve eylemi yerine getirirken ki hal ve durumu nedeniyle olası kastla 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istiyoruz. Çünkü olay yerinde tutulan Trafik kaza tespit tutanağından sanığın ehliyetinin olmadığı, olay anında yasal sınıra göre alkollü olduğu, herhangi bir fren izinin veya neticesini engelleme çabasının bulunmadığı anlaşılmaktadır” dedi.(DHA)

  • Kenan İmirzalıoğlu: Ailece ekranlara dönüyoruz

    Kenan İmirzalıoğlu: Ailece ekranlara dönüyoruz

    Kenan İmirzalıoğlu önceki gün Etiler’deydi. Kuaför çıkışı görüntülenen oyuncu, muhabirlerle sohbet etti.
    blank
    Kenan İmirzalıoğlu, bayramla ilgili “Bayram güzel geçti. Kızımız Lalin’i bir yerlere götürdük, onu eğlendirdik. Bu bayram büyüklerimizle değil, küçüklerimizle ilgilendik. Lalin’in bayram hediyesi doğada yürüyüş yapmak oldu” dedi.

    Yeni projeleriyle ilgili soruya “Bazı işler var. Yaz aylarından sonra değerlendireceğim” yanıtını veren oyuncu, eşi Sinem Kobal’ın da ekrana döneceğini açıkladı: “Sinem de özledi. Ailece ekranlara yaklaşacağız yakında!” (Deniz BOY)

  • Hadise şikayetçi olmuştu… Seren Serengil, Bircan Bali ve Arto’nun hapsi istendi

    Hadise şikayetçi olmuştu… Seren Serengil, Bircan Bali ve Arto’nun hapsi istendi

    Şarkıcı Hadise Açıkgöz’ün şikayeti üzerine Reza Zarrab ile arasında ilişki olduğu iddiaları doğrultusunda kasıtlı ve tahammül sınırlarını aşan şekilde ifadeler kullandıkları iddiasıyla magazin programı yorumcuları Seren Serengil, Bircan Bali ve Arto hakkında “Hakaret” suçundan 3 aydan 4 yıl 8 aya kadar değişen hapis istemiyle ayrı ayrı iddianame düzenlendi.
    blank

    Televizyonda yayınlanan Magazin programı sunucuları Seren Serengil, Bircan Bali ve Arto lakabıyla tanınan Harutyan Dalga hakkında şarkıcı Hadise’ye yönelik Reza Zarrab’la arasında yaşandığı iddia edilen ilişki hakkında yaptıkları yorumlar nedeniyle şikayet üzerine soruşturma başlatılmıştı.

    Hadise Magazin programında yorum yapan Serengil, Bali ve Arto’nun kendisini rezil etmek için sürekli olarak kötü yorumlarda bulunduğunu, yorumlarının hakaret içerdiği gerekçesiyle şikayette bulundu.

    İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca üç şüpheli hakkında ayrı ayrı yürütülen soruşturmalar tamamlandı. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Seren Serengil, Hadise Reza Zarrab ilk haberi çıktıktan sonra kendisine bir hesaptan Reza Zarrab ve Hadise’nin mesajları geldiğini, bu haberlerin doğruluğunu teyit etmek için Zarrab’ın avukatını aradığını ve mesajlaşmaların avukatın tarafından teyit ettiğini ileri sürdü.

    SERENGİL’İN 4 YIL 8 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    İfadeleri alınan Bircan Bali ve Arto ise konu hakkında yorumda bulunduklarını ve doğrudan Hadise’yi hedef almadıkları, programda sarf ettikleri sözlerin eleştiri kapsamında kaldığını ileri sürerek suçlamaları reddettiler.

    Şarkıcı Hadise’nin “müşteki” sıfatında yer aldığı iddianamede, Seren Serengil, Bircan Bali ve Arto “şüpheli” sıfatında yer aldı.

    Programda bir iddia üzerine defalarca ağır yorumlarda bulunduğu ileri sürülen Seren Serengil hakkında “Sesli ve görüntülü hakaret” suçundan 5 aydan 4 yıl 8 aya kadar, Bircan Bali ve Arto hakkında ise 3 aydan 3 yıl 6 aya kadar hapis istendi.

    Şüpheliler, önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

  • Muş’ta, ‘Genç kızlar erken yaşta evlendirilmesin’ diye kurulan futbol takımı şampiyon oldu

    Muş’ta, ‘Genç kızlar erken yaşta evlendirilmesin’ diye kurulan futbol takımı şampiyon oldu

    Genç kızların erken yaşta evlendirilmesinin önüne geçmek amacıyla 10 yıl önce Muş’ta kurulan Yağmur Spor Kadın Futbol Takımı şampiyon oldu.

    Muş’ta genç kızların erken yaşta evlendirilmesinin önüne geçmek amacıyla 2013 yılında kurulan Yağmur Spor Kadın Futbol Takımı, oynadığı Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Kadınlar 3’üncü Ligi 19’uncu grupta şampiyonluğa ulaştı.
    blank

    Kulüp başkanı Haldun Bayrak (60), bazen bankadan kredi çekerek kulübü ayakta tutmaya çalıştığını belirterek, “Futbolcu kızların hem spor yapmasını sağladık hem de üniversite hayallerini gerçekleştirerek erken yaşta evlendirilmelerinin önüne geçtik” dedi.

    48 SPORCU ÜNİVERSİTEYE KAYDOLDU
    Emekli olan, evli ve 3 çocuk babası Haldun Bayrak, bölgede genç kızların erken yaşta evlendirilmesine engel olmak için, kısıtlı imkanlarla Muş Yağmur Spor Kadın Futbol Takımı’nı kurdu. Merkezde ve köylerde yaptığı taramalarla, ilk sporcularını takıma kazandıran Bayrak, şimdiye kadar 48 sporcunun üniversitelerdeki çeşitli spor dallarına kaydolmasını sağladı. 28 oyuncusu bulunan takım, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Kadınlar 3’üncü Ligi 19’uncu grupta şampiyon olarak, Play-off’u garantiledi. Takım şimdi de 2’nci lig için hazırlanıyor.

    blank
    ‘YEŞİL SAHALARIN TOZUNU ATIYORLAR’
    Büyük hayallerle kurduğu Kadın Futbol Takımı’nda çok güzel işlere imza attıklarını ve atmaya da devam ettiklerini belirten Bayrak, “2013 yılında Muş’ta kurduğum Yağmur Spor Kadın Futbol Takımı sayesinde birçok genç kızımız gelinlik yerine forma giyerek düğün salonu yerine; stadyuma gitti. Yağmur Spor Kadın Futbol Takımı olarak, Türkiye Kadınlar 3’üncü Ligi’nin 19’uncu grubunun şampiyonu olduk. Önümüzde Play-off maçları var. Allah kısmet ederse orada da şampiyon olup, hedefimiz olan ikinci lige çıkacağız. Kızlarımız adeta yeşil sahaların tozunu atıyor” diye konuştu.

    ‘FİNANSMAN KAYNAKLARINI EMEKLİ MAAŞIMLA KARŞILIYORUM’
    Kızların futbol oynayıp aynı zamanda eğitim-öğretimlerini sürdürebilmelerini amaç edindiklerini söyleyen Bayrak, “Futbolcu kızlarımızın çoğu spor lisesi öğrencisi. Onları çalıştırıp üniversiteye girmelerini de sağlıyoruz. Muş’ta okuyanlarla yolumuza devam ederken, başka illere gidenlerle de sürekli iletişim halindeyiz. Bugüne kadar 48 sporcumuz beyaz gelinlik giymek yerine üniversite öğrencisi oldu. Bazıları üniversite mezunu oldu, bazıları ise halen öğretimini sürdürüyor. Tek isteğimiz futbol takımımıza gereken desteğin verilmesi. Amacımız kadın futbolunu daha güzel bir konuma getirmek. 10 yıl önce kurduğum kadın futbol takımının finansman kaynaklarını emekli maaşımla karşılıyorum. Bazen bankadan kredi çekiyorum. Az da olsa destek alıyoruz ama yetmiyor. 46 yılımı spora adadım. Futbolcu kızlarımla gurur duyuyorum. Kar, yağmur, çamur, yokluk demeden amatör ruhla sahaya çıktılar ve şu anda hak ettikleri şampiyonluğu kazandılar. Futbolun sadece erkekler için olmadığın bir kez daha gösterdik. Kadınlarımıza destek verilirse yapamayacakları şey yok. Türkiye’de yaklaşık 150 kadın futbol takımı var. Bölgemizde de kadın futbol takımının ilerlemesi için elimizden ne geliyorsa yapacağız” dedi.
    blank

    ‘BİZE GÜVENENLERİ MAHÇUP ETMEDİK’
    Takımın orta saha oyuncusu Muş Alparslan Üniversitesi BESYO son sınıf öğrencisi Zelal Aral (23), “Grupta şampiyonluğumuzu ilan ettik. Çok mutluyuz. Bize güvenenleri mahcup etmedik. Şehrimizi en güzel şekilde temsil ettik. Play-off’ta da başarımızı sürdürürsek ikinci ligdeyiz. Takım kurulma amacını yakalamıştır. Öncelikle çocuk yaşta gelinlik giymedik, kadınların futbol ve spor yapabildiklerini gösterdik. Üniversite okuduk. Birlik ve beraberlik içindeyiz. Hem okuyup hem de spor yapıyoruz. Herkesin desteğini bekliyoruz. Destek sizden, başarı bizden olsun. Kulüp başkanımızın bizler için yaptığını hayatımız boyu unutmayacağız” dedi.

    KULÜBÜN KURULUŞ AMACINI DUYUNCA TRANSFER OLDU
    Özel eğitmen olarak görev yapan takım kaptanı Diyarbakırlı Songül Daşçı (28) ise, “Muş Yağmur Spora, Diyarbakır’dan transfer oldum. Kulübün amacını duyar duymaz, tekliflerini kabul ettim ve buraya geldim. Yaklaşık 5 yıldır kulüpteyim. Çok iyi bir takımız. İkinci lige çıkacağımıza inanıyorum. Spora ve gençlere gönül veren bir kulüp başkanımız var. El ele verip belki birinci lige kadar gideriz. Takım arkadaşlarım sahada neler yapabileceklerini çok da güzel gösteriyorlar. Hakkımızda hayırlısı. Erken yaştaki kadınların evliliğini durdurabilmek ve gelinliği erken yaşta giymemek için sahalara kendimizi attık. Spor anlamında, her anlamda kendimizi geliştirme peşindeyiz. Hedefimiz şampiyonluk” diye konuştu.

  • Gizlilik Politikası

    www.prensesce.com olarak kişisel gizlilik haklarınıza saygı duyuyor ve sitemizde geçirdiğiniz süre zarfında bunu sağlamak için çaba sarfediyoruz. Kişisel bilgilerinizin güvenliği ile ilgili tanımlar aşağıda açıklanmış ve bilginize sunulmuştur. Sözleşme hakkında sorularınız olursa lütfen mailadresiniz@….com adresine mail atmaktan çekinmeyiniz. www.prensesce.com olarak ziyaretçilerimizin gizliliği konusu bizim önceliklerimizden biridir.

    Kişisel Bilgileriniz
    Birçok standart web sunucusunda olduğu gibi www.prensesce.com da istatistiksel amaçlı log dosyaları kaydı tutmaktadır. Bu dosyalar; ip adresiniz, internet servis sağlayıcınız, tarayıcınızın özellikleri, işletim sisteminiz ve siteye giriş – çıkış sayfalarınız gibi standart bilgileri içermektedir. Log dosyaları kesinlikle istatistiksel amaçlar dışında kullanılmamakta ve mahremiyetinizi ihlal etmemektedir. Ip adresiniz ve diğer bilgiler, şahsi bilgileriniz ile ilişkilendirilmemektedir.
    Çerezler

    “Cookie – çerez” kelimesi web sayfası sunucusunun sizin bilgisayarınızın hard diskine yerleştirdiği ufak bir text dosyasını tanımlamak için kullanılmaktadır. Sitemizin bazı bölümlerinde kullanıcı kolaylığı sağlamak için çerez kullanılıyor olabilir. Ayrıca sitede mevcut bulunan reklamlar aracılığıyla, reklam verilerinin toplanması için cookie ve web beacon kullanılıyor olabilir. Bazı reklamveren ortakları çerezlerini ve Web işaretleyicilerini kullanabilir. Bu reklamveren ortakları arasında Google Adsense de vardır. Bu bize bağlı olmayan sunucular ve reklam ağları kendi teknolojilerini www.prensesce.com’u kullanarak tarayıcınıza bilgileri gönderebilir. Bu tamamen sizin izninizle gerçekleşiyor olup, isteğiniz dahilinde internet tarayıcınızın ayarlarını değiştirerek bunu engellemeniz mümkündür.
    www.prensesce.com reklam şirketlerinin çerezleri üzerinde herhangi bir kontrolü yoktur Bu konuda daha detaylı bilgi için reklamveren ortaklarımıza başvurabilirsiniz yada yukarıda belirtmiş olduğumuz mail adresinden iletişime geçerek, reklamveren ortaklarımıza ulaşma anlamında yardım isteyebilirsiniz. www.prensesce.com bildiriminde anlatıldığı gibi reklamveren ortaklarımızın uygulamaları üzerinde bir kontrolümüz yoktur.

    Eğer çerezlerinizi iptal etmek istiyorsanız tarayıcı seçeneklerinizden ayarlayabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için tarayıcınızın yardım dosyalarını inceleyiniz.

    Çocukların Gizliliği
    www.prensesce.com 18 yaşın altındaki kimseye hitap etmemektedir. 18 yaşın altındaki çocuklardan bilerek kişisel olarak tanımlanabilir bilgi toplamıyoruz. 18 yaşın altındaki bir çocuğun bize kişisel bilgi sağladığını tespit ettiğimizde, bunu derhal sunucularımızdan siliyoruz. Ebeveyn iseniz ve çocuğunuzun bize kişisel bilgiler sağladığını düşünüyorsanız, gerekli işlemleri yapabilmemiz için lütfen bizimle iletişime geçin .

    Dış Bağlantılar

    www.prensesce.com sitesi, internetin doğası gereği birçok farklı internet adresine bağlantı vermektedir. www.prensesce.com link verdiği, banner tanıtımını yaptığı sitelerin içeriklerinden veya gizlilik prensiplerinden sorumlu değildir. Burada bahsedilen bağlantı verme işlemi, hukuki olarak “atıfta bulunma” olarak değerlendirilmektedir.

    Gizlilik Politikasında yapılabilecek değişiklikler

    www.prensesce.com olarak bu sayfada yer alan gizlilik politikasını değiştirebilir veya yeni maddeler ekleyebiliriz. Bu nedenle bu sayfayı düzenli olarak incelemenizi tavsiye ederiz.

    İletişim

    Gizlilik politikamızda yer alan maddeler ile ilgili soru veya önerileriniz var ise lütfen bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin. Bize mail adresimizi kullanarak  ulaşabilirsiniz.

    Mail: edebiyat01@hotmail.com

  • Hatay’dan acı haber! 12 günlük bebekleriyle birlikte enkazda can verdiler

    Hatay’dan acı haber! 12 günlük bebekleriyle birlikte enkazda can verdiler

    Kahramanmaraş Pazarcık ile Elbistan merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin vurduğu illerden biri de Hatay oldu.

    Kentte çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Bölgeden kahreden bir haber de Alkan ailesinden geldi.

    blank

    Çöken binada avukat Bestami Uğur Alkan ile eşi Özge Alkan ve 12 günlük bebekleri Arven hayatını kaybetti.

    Tekirdağ’da görev yapan avukat Bestami Uğur Alkan, 3 yıl önce memleketi Hatay’a yerleşip, mesleğini burada sürdürmeye başladı. Alkan, eşi Özge, 12 günlük bebekleri Arven ve annesi Nalan Alkan’ın birlikte kaldıkları ev depremde yıkıldı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Arama- kurtarma ekiplerinin yaptığı çalışma sonucu enkazda Bestami Uğur Alkan, eşi Özge ve bebekleri Arven’in cansız bedenlerine ulaşıldı. Yaralı olarak kurtarılan Nalan Alkan ise hastanede tedaviye alındı.

    TEKİRDAĞ BAROSUNDAN AÇIKLAMA

    Tekirdağ Barosu’nca eski üyeleri Bestami Uğur Alkan ve eşi ile bebeğinin ölümünün ardından yayımlanan taziye mesajında, “Acımız çok büyük, sabaha karşı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde meydana gelen depremde çok sayıda yurttaşımızın hayatını kaybetmesinin acısını yaşıyoruz. Depremde, Tekirdağ barosundan Hatay barosuna nakil olan meslektaşımız av. Bestami Uğur Alkan, eşi Özge Alkan ve bebeklerinin de hayatlarını kaybettiğini öğrendik. Bu büyük felakette hayatlarını kaybeden tüm yurttaşlarımıza, meslektaşlarımıza, eşine ve bebeğine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve camiamıza başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun” denildi.

  • Gencecik yaşında sinemada şöhreti bulmuştu: Sevgilisi ‘çocuk yapalım’ deyince evinin kadını oldu

    Gencecik yaşında sinemada şöhreti bulmuştu: Sevgilisi ‘çocuk yapalım’ deyince evinin kadını oldu

    Son dönemde 1980’lerde yıldızı parlayan oyunculardan biri olan Brooke Shields gündemin ilk sıralarında.

    Ona henüz 12 yaşında küçücük bir çocukken şöhretin kapılarını ağırlayan Pretty Baby (Güzel Bebek) ve The Blue Lagoon (Mavi Göl) ile ilgili açıklamaları bir yana 20’li yaşlarındayken uğradığı tacizi ilk kez itiraf etmesi diğer yana.

    blank

    Ama şöhreti bulduğu dönemde tıpkı onun gibi ünlü olan bir meslektaşı daha vardı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ÇÖLDEKİ VAHADA ÜNLÜ OLMUŞTU, SONRA KAYIPLARA KARIŞTI
    Tam da Shields ile Christopher Atkins’in başrollerini paylaştığı Mavi Göl’den bir yıl sonra çekilen bir filmle yıldızı iyice parlamıştı. O dönemde henüz 19 yaşındaydı. 1980’li yılların hafızalara kazınan yapımlarından biri olan bu filmde de 1981 tarihli Mavi Göl ile benzerlikler vardı. Her ne kadar filmin kahramanı olan iki genç ıssız bir adaya düşmeseler de saldırıya uğrayan bir kervandan kurtulup çöldebuldukları bir vahaya yerleşiyorlardı.

    ARTIK BAMBAŞKA BİR HAYATI VAR
    Orada da ikisi yan yana hem aşkı hem de hayatı keşfediyorlardı. İşte bu Film, gencecik kadın yıldızı için kelimenin tam anlamıyla bir dönüm noktası oldu. Ondan sonra kariyerinde hızla yükseldi. Ardı ardına döneminin ünlü filmleri için kamera karşısına geçti. Ama sonra birden bire ortadan kayboldu. Brooke Shields’in 80’lerde oynadığı filmlerin yeniden gündeme gelmesiyle o vahanın ortasındaki güzel kadın da özellikle bu iki yapımı da görmüş olanların aklına düştü. O koyu renk saçlı, kahverengi gözlü, dolgun dudaklı güzel kız neredeydi şimdi? Hemen söyleyeyim ki o artık Hollywood’un spot ışıklarından uzakta, bambaşka şeyler yapıyor.

    EVİNİN KADINI OLDU
    Eğer belli bir yaşın üzerindeyseniz ya da sinema tarihine meraklıysanız kimden söz ettiğimizi çoktan anladınız. Evet o! Paradise (Cennet) filminin güzel yıldızı Phoele Cates’i anlatıyoruz. Başta Paradise olmak üzere Fast Times at Ridgemont High, Private School, Drop Dead Fred, Gremlinler gibi yapımlarla tanınan Phoebe Cates, yıllardır “kayıp.” Ama başına kötü bir şey gelmiş değil. Yani Phoebe Cates bir anda parlayıp sonra unutulan Hollywood yıldızlarından biri değil. Tam tersine bunu kendi tercihiyle yaptı. Çünkü, 1989 yılında meslektaşı Kevin Kline ile evlendi, iki çocuk dünyaya getirdi ve yaygın deyimle “evinin kadını” oldu.

    ARKADAŞINI KIRAMADI AMA YİNE GERİ DÖNMEDİ: Phoebe Cates, evlendikten sonra 1994 yılında beyazperdedeki son rolünü oynadı. Sonra 2001 yılında yakın arkadaşı olan Jennifer Jason Leigh’i kıramadı ve The Anniversary Party için kamera karşısına geçti. 2015 yılında da bir video oyununa sesiyle katkıda bulundu. Sonra da yine spot ışıklarının altından uzaklaştı.

    İKİ ÇOCUĞU İÇİN KARİYERİNİ BİR KENARA BIRAKTI
    Aslında geleceği parlak bir genç yıldızken bir anda kariyerini elinin tersiyle itmesi ikinci çocuğunun yani kızı Greta’nın 1994 yılındaki doğumundan sonra oldu. Ondan üç yıl önce de oğlu Owen’ı dünyaya getirmişti Phoebe Cates. Görünüşe göre eşi Kevin Kline da oyuncu olmasına rağmen onun tercihi sinemadan yana olmadı.

    ROLÜ ALAMADI AMA HAYATININ AŞKINI BULDU
    Şimdi biraz başa dönelim ve Phoebe Cates’in hayatını değiştiren ayrıntıya yani Kevin Kline ile tanışmasına bakalım. Kendisinden 16 yaş büyük meslektaşı Kevin Kline ile Hollywood’un uzun evliliklerinden birini yürüten Cates’in cephesinde de işler yolunda gidiyor belli ki. Cates, eski hayatına geri dönmeyi aklından bile geçirmedi. Bu mutlu evliliğin temelini atan ikilinin The Big Chill adlı yapım için seçmelere katılması oldu. Phoese Cates o seçmelerden başarıyla çıkamadı yani rolü alamadı. Ama hayatının aşkını buldu.

    Cates ve Kline’ın yolları iki yıl sonra bu kez New York’taki bir tiyatroda kesişti. Cates o sırada The Nest of the Wood Grouse için provalardaydı. Kline de aynı tiyatronun başka bir katında Shakespeare’in Henry V adlı oyunu için çalışıyordu. Öyle ya da böyle sonunda ikisinin yolları kesişti ve bir daha ayrılmadılar.

    ESKİ SEKRETERİNDEN RANDEVİ UYARLAMASINI İSTEDİ: Öyle ya da böyle sonunda ikisinin yolları kesişti ve hayatlarının aşkını buldular. İddialara göre Kevin Kline, Cates’in eski asistanını aradı ve ona güzel oyuncuyla bir buluşma ayarlamasını istedi. Sonra da ikili arasında gerçek bir aşk doğdu.

    MUTLU EVLİLİĞİN SIRRI ARADAKİ YAŞ FARKI
    Kevin Kline ile Phoebe Cates’in evliliğinde en çok dikkat çeken ayrıntı bunca yıldır mutlu olmaları elbette. Ama başka bir ayrıntı daha var: Aralarındaki ciddi yaş farkı. Kline onunla tanıştığında ve romantik bir ilişki yaşamaya başladığında kendisinin 40’lı yaşlarında olduğunu Catesi’n ise henüz 20’lerinin başına geldiğini anlatmıştı bir röportajında. “Ben 40’ın üzerindeydim. Sonunda oyunculuğa takıntılı olmaktan vazgeçip biraz da yaşamayı hatta evlenmeyi düşünüyordum” diye anlattı. Ona göre evliliklerinin bu kadar başarılı olmasının nedeni aralarındaki yaş farkı.

  • 20 gündür hiçbir iz yok… İşkadını Dilek Ertek için gıyabi cenaze namazı kılındı!

    20 gündür hiçbir iz yok… İşkadını Dilek Ertek için gıyabi cenaze namazı kılındı!

    Türkiye’de dünyaca ünlü mücevher markasının distribütörü olan işkadını Dilek Ertek, tatil amacıyla gittiği Tahiti’de gemiden düştü.

    Ertek’in 20 gündür bulunamaması üzerine Teşvikiye Camii’nde gıyabi cenaze namazı kılındı.

    blank

    İşkadını Dilek Ertek bir süre önce Norwegian Spirit adlı gemi ile tatile çıktı. 25 Ekim’de gemi Tahiti’ye geldi. Dilek Ertek Tahiti’de Pasifik Okyanusu’na düştü. Arama çalışmaları başlatıldı. Ertek’in oğlu Gökçe Atuk da Tahiti’ye giderek arama çalışmalarına katıldı, yetkililer ile görüştü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Yapılan arama çalışmalarına rağmen hiçbir sonuç çıkmadı. Ertek’in sır ölümü merak edilen soruları da beraberinde getirdi. 20 gündür kayıp olan Dilek Ertek için bugün Teşvikiye Camisi’nde gıyabi cenaze namazı düzenlendi. Törene cemiyet hayatının ünlü simaları katıldı.

    Cenazede oğlu ve gelini Ceren-Gökçe Atuk taziyeleri kabul ederken torunları Lara ve Kerim de hazır bulundu. Ertek’i sevenleri ve dostları yalnız bırakmazken katılanlar arasında Dilek Sabancı, Faruk Süren, Buket-Hayrettin Taşdelen, Tansa Mermerci, Siren Ertan-Ersin Kayalar, Tansa Mermerci, Derin Mermerci ve Burak Elmas gibi ünlü simalar da vardı.

    SEVENLERİ YASTA

    Cenazeye katılan Dilek Sabancı, “Başta oğlu Gökçe eşi torunları çok üzüldüler. Ben de çok çok üzüldüm. Sakıp Sabancı Ailesi olarak Gökçe ve ailesine başsağlığı diliyorum. Ruhu şad olsun. Mekanı cennet olsun. Günahları af olsun.” ifadelerini kullandı.

    “DİLEK HER ZAMAN SEYAHATE ÇIKARDI, GEZMEYİ SEVERDİ”

    Ertek’in arkadaşı Buket Taşdelen, “Çok iyi huylu candan bir arkadaştı. Şu anda öyle arkadaşlar bulmak çok zor. Ben ne olduğunu bilmiyorum sadece yazılanları okudum oğluna da bir şey sormadım. Henüz hiçbir şey sonuçlanmadı. Çok fazla spekülasyon yapıldı” dedi.

    Hayrettin Taşdelen ise “Çok üzgünüz, Dilek bizim 30-35 senelik arkadaşımızdı. Böyle olması çok zor. Konularla ilgili bir bilgimiz yok. Dünyanın en büyük mücevher markasını Türkiye’de temsil etmek her baba yiğidin harcı değil. Dilek her zaman seyahate çıkardı, gezmeyi seven bir insandı” dedi.

    “HARİKA BİR KARDEŞİMİ KAYBETTİM”

    Dilek Ertek’in liseden arkadaşı Ender Mermerci de “55 sene, dile kolay bir arkadaşlığım vardı. Harika bir insandı. Çok güzel anılarımız vardı, bana kardeşten de yakındı. Kara gün dostuydu. Harika bir kardeşimi kaybettim” dedi.

    Dilek Sabancı da, “Ölene kadar hep ona dua edeceğim onu anacağım. O da benimle birlikte yaşayacak andıkça. Babamın ve annemin yakın arkadaşıydı. Hep ‘adaşım’ derdi bana keşke böyle olmasaydı” diye konuştu.

    Kerem Atuk – Ceren Bektaş Atuk – Gökçe Atuk – Lara Atuk
    SIR KAYIPTA BÜYÜK ŞÜPHE!

    Dünyaca ünlü lüks mücevher markasının bir süre Türkiye distribütörlüğünü yapan, cemiyet hayatının tanınan isimlerinden 71 yaşındaki Dilek Ertek, tatil amacıyla gittiği Tahiti’de 25 Ekim gecesi Norwegian Spirit adlı cruies gemisinden düşerek kaybolmuştu. O günden bu yana izine rastlanamayan Ertek’in cinayete kurban gitmiş olma olasılığı araştırılıyor.

    Hürriyet’in ulaştığı bilgiler merak edilen soruları bir kez daha gündeme getirdi.

    Olayın üzerinden haftalar geçmesine rağmen sır perdesi henüz aydınlanamadı. Kafalarda hâlâ bazı soru işaretleri bulunuyor. Ailesi mücevherlerin kayıp olduğu iddialarını yalanladı ancak, oğlu Gökçe Atuk’a teslim edilen kişisel eşyaları arasında tek bir takı bile olmadığı söyleniyor. Dilek Hanım’ın pasaportu, kredi kartları, hatta nakit parası bu eşyalar arasında. Fakat mücevher, saat, kolye, küpeye dair her hangi bir eşyası ortaya çıkmadı. Bu da ‘Mücevherleri çok seven ve takısız bir yere gitmeyen biri, nasıl olur da Bora Bora’da doğum günü kutlamasına böyle sade gider’ sorusunu gündeme getiriyor.

    ÜLKESİNE DÖNDÜ KAYIPLARA KARIŞTI

    Yine Dilek Ertek’in gemiye bindiği gün kendisini deniz tuttuğu ve midesi rahatsız olduğu için odasına çekildiği, bu yüzden de gemideki kamera kayıtlarında pek fazla görünmediği iddiası, detaylı araştırmaya ışık tutmuyor. Ertek’in İsviçreli sevgilisi 74 yaşındaki mimar Artur Fuchberger’in kayıp ihbarını 20 saat sonra yapması da gizemini koruyor. Gemi yönetiminin Artur Fuchberger’i gözlem altında tutarken, sahil güvenliğe 4 saat sonra bilgi vermesi de cevap arayan sorulardan biri. Bir başka şaşırtıcı iddia ise olay sonrası ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan ve ülkesi İsviçre’ye dönen 74 yaşındaki sevgili Artur Fuchberger’e o günden beri ulaşılamaması, 4 kızı olan ve ilk eşi vefat eden Fuchberger’in o günden beri ortadan kaybolması yeniden okları üzerine çeviriyor.

  • Son dakika… İstiklal Caddesi’ndeki patlamadan acı detay! Yağmur Uçar’ın fotoğrafı ortaya çıktı… Her birinin hikayesi ayrı

    Son dakika… İstiklal Caddesi’ndeki patlamadan acı detay! Yağmur Uçar’ın fotoğrafı ortaya çıktı… Her birinin hikayesi ayrı

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gece saatlerinde Taksim İstiklal Caddesi’ndeki patlamada hayatını kaybeden 6 kişinin kimliklerini açıkladı.

    Bakan Soylu’nun açıklamasının ardından hayatını kaybeden vatandaşların hikayeleri de ortaya çıktı. Taksim’de yaşanan patlamada annesi Arzu Özsoy ile birlikte hayatını kaybeden Yağmur Uçar’ın fotoğrafı ortaya çıktı.

    blank

    Uçar’ın babasının da Diriliş Ertuğrul dizisinde rol aldığı öğrenildi. Patlamada 2020 yılında dünya evine giren Adem Topkara ve eşi Mukaddes Elif Topkara yan yana yaşamını yitirdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    İstanbul Taksim’deki İstiklal Caddesi’nde dün saat 16:20’de meydana gelen patlamada 6 kişi hayatını kaybetti, 81 kişi de yaralandı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gece saatlerinde yaptığı açıklamada hain saldırıda hayatını kaybedenlerin kimliklerini açıkladı.

    Bakan Soylu, “Bu olayın sonunda hayatını kaybeden kardeşlerimizin Arzu Özsoy, İstanbul 1984 doğumlu ve kızı Yağmur Uçar, Ereğli 2007 doğumlu. Yusuf Meydan, Palu 1988 doğumlu. Ecrin Meydan, Seyhan 2013 doğumlu. Adem Topkara, Gümüşhane Torul 1982 doğumlu ve eşi Mukaddes Elif Topkara hanımefendi Rize Kalkandere 1995 doğumlu. Rahmetli Rahman’a kavuştular. Şehit oldular. Allah peygamber efendimize komşu eylesin. Allah cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin. Ailelerine, yakınlarına, milletimize baş sağlığı dileklerimi iletiyorum. 3 aile 2’şer kayıp ve yine 81 yaralımız vardı. 50 yaralımız hastanelerden taburcu oldu” ifadelerini kullandı.

    ACI DETAY: YAĞMUR UÇAR’IN FOTOĞRAFI ORTAYA ÇIKTI

    Taksim’de yaşanan patlamada hayatını kaybeden Yağmur Uçar’ın fotoğrafı ortaya çıktı. Uçar’ın babasının da Diriliş Ertuğrul dizisinde rol aldığı öğrenildi.

    ANNE-KIZ YAŞAMINI YİTİRDİ

    Taksim İstiklal Caddesi’nde dün yaşanan terör saldırısında 6 kişi hayatını kaybederken, 81 kişi de yaralanmıştı. Anne Arzu Özsoy ve kızı Yağmur Uçar da saldırıda hayatını kaybetmişti. Yağmur Uçar’ın fotoğrafı ortaya çıktı. Uçar’ın babası Nurettin Uçar’ın oyuncu olduğu öğrenildi.

    Uçar’ın babası Nurettin Uçar sosyal medya kızının fotoğrafını ve cenaze detaylarını paylaştı…

    Arzu Özsoy (41) ve kızı Yağmur Uçar (15) için evlerinin önünde taziyeler kabul edildi. Öğretmen Arzu Özsoy’un, lise ikinci sınıf öğrencisi kızı Yağmur ile sık sık müzeleri gezdikleri öğrenildi. Anne kızın, hafta sonu tatilinde dün Taksim’e gittikleri öğrenildi. Anne kız bombalı saldırıda hayatını kaybetti. Yağmur Uçar’ın dedesi Mehmet Özsoy kızı ve torunu için evinin önünde başsağlığı dileklerini kabul etti.

    “KAYBOLDU GİTTİ BENİM KIZIM”

    Arzu Özsoy’un babası Mehmet Özsoy, “Kızım öğretmen olduğu için tatil zamanında gezmek için kızıyla dışarı çıktı. Gezmeye gitmişlerdi ama denk geldi işte. İkisi yalnız gitmişti. ‘Gezmeye gideceğiz’ dediler ama oraya gideceklerini söylemediler. Tatil olduğu zaman sık sık dışarı çıkarlardı, müze gezerlerdi. Torunum lise 2. sınıf öğrencisiydi, kızım özel bir okulda öğretmendi. Yapacak bir şey yok, gitti. Kayboldu gitti benim kızım. Ne söyleyebilirim? Allah belalarını versin. Söyleyecek bir şey yok, yakalanmış sadece lanet okuyorum” dedi.

    “İKİSİNİN DE HAYALLERİ VARDI”

    Arzu Özsoy’un dayısı İhsan Bülbüloğlu ise “Arzu benim yeğenim. Kendisi sınıf öğretmeniydi, sadece okula gidip gelen biriydi çünkü hep yoğundu. Kızı Anadolu lisesinde 2. sınıf öğrencisiydi. Hayalleri vardı ikisinin de. Birlikte bir güzellik yaşamak istemişler hava güzel olduğu için. Sonu böyle oldu. Bütün ülkemizin başı sağ olsun. Elim bir olay, Allah kimseye yaşatmasın. Bunları yapanların yanına kalmayacaktır. Bu çok kahpece bir saldırı. Saat 16.00 civarı olmuş, hiçbir suçu olmayan masum insanlara bunu yapabiliyor olmaları anlamak mümkün değil. Hepimizin başı sağ olsun. Devletimiz bunun hesabını soracaktır. Vatan sağ olsun. Terör örgütlerinin Allah belasını versin” diye konuştu.

    MİNİK ECRİN VE BABASI YUSUF MEYDAN YAŞAMINI YİTİRDİ

    Adana Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde görevli Yusuf Meydan, ailesiyle birlikte kız istemek için İstanbul’a gitti. Hafta sonu olduğu için Yusuf Meydan ailesiyle birlikte İstiklal Caddesi’nde geziye çıktı. Yusuf Meydan, kızı Ecrin ile İstiklal Caddesi’nde gezdiği sırada hain bombalı saldırıda hayatını kaybetti.

    Yusuf Meydan-Ecrin Meydan

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Yüreğimiz, İstanbul’daki hain saldırıdan gelen acı haberle yandı. Çalışma arkadaşımız Yusuf Meydan ve kızı Ecrin’i kaybettik. Ailesinin, yakınlarının ve çalışma arkadaşlarımızın başı sağ olsun” ifadelerine yer verdi.

    Adana Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nevzat Özer ise sosyal medya hesabından, “Adana Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde görev yapan, değerli personelim, çalışma arkadaşım Yusuf Meydan ve kızı Ecrin’i İstanbul’daki hain terör saldırısında kaybetmenin derin acısını yaşamaktayız. Çok üzgünüm çok” dedi.

    ‘OLAY GÜNÜ DÖNECEKLERDİ’

    İstiklal Caddesi’ndeki bombalı terör saldırısında kızı Ecrin ile birlikte hayatını kaybeden Yusuf Meydan’ın dayısının oğlu Talip Ünal, taziye evinde konuştu.

    Ünal, “Kardeşime yüzük takmaya gittiler. Kızı istediler. Dün akşam geleceklerdi. Taksim’e gezmeye gittiler. Oradan çıkıp döneceklerdi. Teröre lanet olsun. Diyecek bir şey yok takdir-i ilahi” dedi.

    YAN YANA ÖLÜME

    Aslen Gümüşhane Kürtün’lü olan Adem Topkara ve eşi Mukaddes Elif Topkara 2020 yılında evlenmişlerdi. Çift pazar gününü Beyoğlu’nda geçirmek istedi. İstiklal Caddesi’nde mağazaların vitrinlerine bakarken büyük bir Patlama oldu. Çift yan yana hayatlarını kaybetti.

  • 90’lı yılların ünlü mankeni Sinem Üretmen’den acı haber

    90’lı yılların ünlü mankeni Sinem Üretmen’den acı haber

    Bir süredir kanser tedavisi gören 90’lı yılların ünlü mankenlerinden Sinem Üretmen hayatını kaybetti.

    Acı haberi Deniz Pulaş sosyal medya hesabından duyurdu.

    blank

    Sinem Üretmen’in fotoğrafını paylaşan Pulaş, altına “Seni hiç unutmayacağım Sinem” notunu düştü.

    1 Ocak 1971 doğumlu Üretmen, 51 yaşındaydı…

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    OYUNCULUK YAPTI

    1994 yapımı ‘bir Sonbahar Hikyesi’ filmi ile izleyici karşısına çıkan Sinem Üretmen, 1995 yılında ‘Zıpçıktı’, 1996’da ‘Tatlı Kaçıklar’, 1998 yılında ise ‘Örümcek’ dizilerinde rol aldı.

    KLİP YILDIZI OLDU

    Sinem Üretmen, 1994 yılında ‘Kınalı Bebek’ şarkısının klibi için Demet Sağıroğlu ile kamera karşısına geçmişti…

    Aynı yıl, Burak Kut’un döneme damga vuran şarkılarından ‘Bebeğimdin’in klibinde yer almıştı. Üretmen, klipte Burak’ın vefat eden sevgilisi rolündeydi.

    Üretmen, 1996 yılında ise Şebnem Ferah’ın ‘Vazgeçtim Dünyadan’klibi ile izleyici karşısına çıkmıştı.

  • Lütfen biraz anlayışlı olun, kolay şeyler yaşamıyorum!

    Lütfen biraz anlayışlı olun, kolay şeyler yaşamıyorum!

    Akciğer kanserine yakalanan ünlü isim son durumunu paylaştı.

    Mayıs ayında akciğer kanserine yakalandığını açıklayan Billur Kalkavan, uzun aradan sonra paylaşım yaparak, sağlık durumu hakkında bilgi verdi. Sitem de bulunan takipçilerine de seslenen Kalkavan, ‘kolay şeyler yaşamıyorum’ dedi.

    blank

    Kalkavan “Biliyorum epeydir paylaşım yapmadım. Herkes arıyor soruyor. Ama cevap verecek halim olmadı” dedikten sonra yaşadığı süreci anlattı.

    Hastanede zatürre olduğunu açıklayan Kalkavan, akciğerinden su alındığını söyledi. “Bayağı tatsız şeyler yaşadım. O yüzden hiç enerjim olmadı güzel paylaşımlar yapacak” diyen oyuncu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ama merak etmeyin tedavilerim çok güzel ilerliyor. Sadece nefes almakta biraz zorlanıyorum. Ciğerimden su boşaltıldı. Tedavilerim, kemoterapi güzel gidiyor.”

    ‘Lütfen bana sitem etmeyin’ sözleriyle takipçilerinde ricada bulunan ünlü isim ‘biraz anlayışlı olun, kolay şeyler yaşamıyorum’ dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Billur TV adlı kendi YouTube kanalında Astroloji yayınları yapan Billur Kalkavan, astrolog Oğuzhan Ceyhan ile yeni program çektiklerini de müjdeledi.

    ‘ZENGİN ÇOCUĞU OLMAK ZOR BİR ŞEY’

    Liseyi Amerika’da tamamladı. UCLA Üniversitesi’nden psikoloji dersleri aldı. Sinemadaki ilk rolünde, 1969 tarihli “Ayrı Dünyalar adlı” filmde, Erol Taş’ın canlandırdığı kötü adam tarafından fidye için kaçırılan bir çocuğu canlandırdı. Armatör bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Billur Kalkavan, çocukluk yıllarını ve ailesini konuk olduğu programda anlatmıştı:

    “Benim babam sofra kurallarına inanılmaz önem veren bir adamdı. Hayatımda bu kadar sofraya dikkat eden bir adam görmedim. Mesela ‘baba ben sınıfta kaldım’ desem ‘seneye geçersin’ derdi. Ama kolunu sofraya koyduğum zaman kızardı. Sofraya oturmadan önce traş olup gelirdi. Ev için dikilmiş özel kıyafetlerini giyerdi.”

    “Bu kadar sert kuralları başka hiçbir arkadaşımın evinde görmedim. İyi ki de yapmış! Çünkü ben hayatta öğrendiğim birçok şeyi o sofrada öğrenmişim şimdi anlıyorum, muhabbet ederdik çünkü… “

    “Oxford Felsefe mezunuydu. Babam konuşmasın da kim konuşsun? Ben sanattan, edebiyata birçok şeyi babamdan öğrendim. Ayaklı kütüphane gibiydi…”

    SINIFTA KALDIM BABAM BİR ŞEY DEMEDİ!

    “Liseye giderken kaldım, babam bir şey demedi. Amerika’ya gittim orada bitirdim. Çünkü sevmiyordum okula gitmeyi. Ben hiçbir zaman okula gitmeyi sevmedim. Evde o kadar çok şey öğretiliyordu ki bir de okula gidip bir şeyler öğrenmekten sıkılıyordum.”

    “Okul hayatım boyunca çok tacize uğradım. Fiziksel, sözsel her türlü tacize uğradım. Çünkü 3 bin kişiydi Maarif Koleji (Kadıköy Anadolu Lisesi) o zaman bir tek ben sarışındım. Sınıfa doluşuyorlardı beni görebilmek için teneffüslerde dışarı çıkamıyordum, korkuyordum. “

    ASIL ARMATÖR DEDEMDİR

    “Bizim ailenin zenginliği dedemden gelir. Babama ‘armatör’ diyorlar ama asıl armatör dedemdir. Dedem 1990’de gelmiş İstanbul’a Fatih’e yerleşmiş sonra Beylerbeyi’ndeki o yalıyı almış. Hatta babam derdi ki ’16 bin liraya almış’ şimdi herhalde yüzlerce milyon dolar ediyor. Ailede okuyan tek adam babam… “

    “Babam, dedemden kalan parayla hayatını sürdürdü. Çok para çaldırdı, kaptırdı! Bir sürü şirketi vardı hep başkalarına devretti. Vergi rekortmenleri listesinde olan bir adamdı babam. Tabii hazıra dağ dayanmıyor…”

    “Kendi gibi arkadaşları vardı, hayatı seven adamlardı. Zengin çocuğu olmak zor bir şey, hırs olmuyor insanda. Bende de hırs yoktur, ‘olmuyorsa olmaz’ işim olursa yaparım olmazsa da umursamam. “

    “Ben de hayatı yaşamayı seviyorum. Görüntü olarak anneme, karakter olarak babama benziyorum. Tek farkım sorumlu biriyim… “

    “Babamın iflas ettiği zamanı ben bilmiyorum onu annem bilir. Büyük bir zenginin parasız kalması bir fakirin yaşamı gibi değil. ‘Ihlamurlar Altında’ dizisinde bizim aile iflas ediyordu beni Gaziosmanpaşa’da bir gecekonduya koydular. Dedim ki ‘olmaz, mantık dışı’ tamam halk seviyor öyle ajitasyonu ama zenginin iflasını ben çok iyi biliyorum büyük bir yalından küçük bir yalıya taşınırsın. Zengin adam gidip iflas edince Gaziosmanpaşa’da yaşamıyor. Küçümsediğim için söylemiyorum kimse yanlış anlamasın ama öyle değil o işler. Daha küçültürsün hayatını… O dönem sözümü geçirememiştim ama Gaziosmanpaşa’da da güzel zaman geçirmiştim. Benim hayattaki ana amacım keyif almaktır. Ben her zaman özgürlüğü seçtim, evime haciz de geldi borçlandım da…. Bir sürü hayalim var birçok şey yapak istiyorum. “

    “Ev temizlemeye bayılıyorum. Ayda bir temizlik için birisi gelir onun dışında temizliğimi kendim yapıyorum. Sekiz kedimiz var onların yemekleriyle başlıyorum, evi sil, süpür, Yemek yap bu şekilde geçiyor zaman…”

  • Yeğenini çöp evde rehin tutan teyze Kamuran Pınar Acar tutuklandı

    Yeğenini çöp evde rehin tutan teyze Kamuran Pınar Acar tutuklandı

    Bursa’da boşaltılmak istenen çöp evdeki kilitli odada yeğeni Cem Muhammet A.’yı (9) alıkoyması nedeniyle gözaltına alınan Kamuran Pınar Acar, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Kamuran Pınar Acar, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    blank

    Olay, dün Bursa merkez Nilüfer ilçesi Görükle Sakarya Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir apartmanda dairesi olan Aydın S., evini 1 Temmuz 2020’de Kamuran Pınar A.’ya (44) kiraya verdi. Kamuran Pınar A., ev sahibine oturduğu süre boyunca hiç kira ödemedi.


    Ev sahibinin kendisine kira ödemeyen Kamuran Pınar A.’yı mahkemeye vermesi üzerine Bursa 4’üncü İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen davalara kiracı Kamuran Pınar A. katılmadı. Mahkeme, Mart ayında kira borcunu ödemesi için Kamuran Pınar A.’ya tebligat gönderdi. Ancak Kamuran Pınar A. kira borçlarını ödemeyince mahkeme evin tahliyesi edilmesini kararlaştırdı. Kararın ardından eve giden icra ekibi, dairenin kapısını çilingir yardımıyla açtırdı.

    EVDEN DRAM ÇIKTI

    Eve gelen ekipler, temizlik çalışmasına başladıkları sırada bir odanın kapısının kilitli olduğunu fark etti. Kapıyı kırarak içeri giren temizlik görevlileri, çöplerle dolu odada baygın halde yatan bir çocukla karşılaştı. Çocuğun odada kilitlendiği ve tuvaletini dahi odaya yaptığının görülmesi üzerine sağlık ve polis ekiplerine haber verildi.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Çöp evde tutulan çocuk, olay yerine gelen sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Yapılan incelemeler sonucu çöp evde bulunan erkek çocuğunun Kamuran Pınar A.’nın kız kardeşi Yasemin A.’nın (38) oğlu olduğu ve isminin de Cem Muhammet A. (9) olduğu belirlendi.

    ANNEDEN SAVCI TALİMATI İLE ALINDI

    Talihsiz çocuk, hastanedeki tedavisinin ardından dün akşam saatlerinde Antalya’ya getirilerek, savcılık talimatı ile Antalya Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne teslime edildi. Çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu ve eski günlerine kavuşması için özel bir program hazırlanacağı öğrenildi.

    TEYZE TUTUKLANDI

    Çöp evdeki kilitli odada yeğeni Cem Muhammet A.’yı (9) alıkoyması nedeniyle gözaltına alınan Kamuran Pınar Acar, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Kamuran Pınar Acar, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

  • Türkiye bu v*hşeti konuşmuştu… Eymen’in k*tillerinin cezaları belli oldu! Duygulandıran gerekçeli karar

    Türkiye bu v*hşeti konuşmuştu… Eymen’in k*tillerinin cezaları belli oldu! Duygulandıran gerekçeli karar

    Türkiye’nin kanını donduran 4,5 yaşındaki Eymen Sadık Durak cinayetinde yeni bir son dakika gelişmesi yaşandı.

    blank

    İzmir’in Bornova ilçesinde, cesedi tandırda bulunan Eymen’in öldürülmesi davasında sanıkların cezaları belli oldu.

    Sanıklar, Eymen’in annesi Mine Durak ve onun erkek arkadaşı Serkan Elçetin, üç farklı suçtan ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 38’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kararın ardından mahkeme başkanının yazdığı gerekçeli kararda ise duygulandıran ifadelere yer verildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, eşi vefat eden Mine Durak’ın, oğluna iyi bakmadığı ve şiddet uyguladığı ihbarı üzerine, 2019 yılının Eylül ayında inceleme başlattı. Polis, uzun süre eve gelmeyen Mine Durak’ı yakınlarının yanında buldu. Küçük Eymen’e ise ulaşamadı. Polise çelişkili ifade veren Durak, oğlunun erkek arkadaşı tarafından dövülerek öldürüldüğünü öne sürdü. Durak’ın gösterdiği yerde arama yapan polis, ağzı tuğlayla kapatılmış tandır çukurundaki poşette, Eymen’in elleri ve ayakları bağlı cansız bedenini buldu. Eymen’in cesedi, otopsi ve DNA testi için İzmir Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Polis ekipleri, Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin ve onun erkek kardeşi E.E.’yi gözaltına aldı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Durak ve Elçetin, tutuklandı, E.E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

     

     

    İLK KARAR İSTİNAFTA BOZULDU
    İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçen yıl 9 Temmuz’da görülen davanın karar duruşmasında sanıklardan Mine Durak’a ‘nitelikli kasten öldürme’ ve ‘eziyet’ suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu ve 7 yıl hapis, Serkan Elçetin’e de aynı suçlardan ağırlaştırılmış ömür boyu ve 6 yıl hapis cezası verildi. Sanık avukatları cezayı fazla, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları ise cezaların az olduğu gerekçesiyle karara itiraz etti. Dosya, İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. İtirazlar üzerine dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, yerel mahkemede yapılan yargılamada; sanık Serkan Elçetin’in cep telefonunun kilitli olması nedeniyle incelenemediği için Jandarma Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderilerek bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine karar verdi. Sanık Mine Durak’ın ise cezai ehliyeti konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Kurulu’ndan rapor aldırılmasına hükmedildi ve yerel mahkemenin kararı bozuldu.

    İSTİSMAR GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
    Bozma kararının ardından 25 Mart’ta İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava tekrar görülmeye başlandı. Mahkeme başkanı, sanık Mine Durak’ın cezai ehliyetinin belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Kurulu’ndan rapor alınmasını, sanık Serkan Elçetin’in telefonunda minik Eymen’e ait istismar görüntüsü olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu istedi. Elçetin’in telefonunda minik Eymen’e ait istismar görüntüsü olup olmadığının tespiti için istenen bilirkişi raporu tamamlandı ve dava dosyasına girdi. Raporda, Eymen’in yaşça büyük bir erkeğin istismarına uğradığı görüntülerin olduğu, Eymen’in bir araçta tamamen çıplak halde ve vücuduyla yüzünde darp izinin olduğu fotoğrafların bulunduğu belirtildi. İncelemede, Mine Durak’ın Eymen ile çekilmiş videosu da bulundu. Söz konusu videoda Durak’ın, minik Eymen’i istismar ettiği görüntüler olduğu belirtildi. İncelemede, Durak’ın uyuşturucu madde yapımında kullanılan bir mekanizmayla çekilmiş video kaydının da bulunduğu tespit edildi.

     

    DURAK’IN CEZAİ EHLİYETİ TAM
    Ayrıca telefonda, ‘Güzelbahçe Deniz’ ismiyle kayıtlı bir kişiyle mesajlaşmalar da yer aldı. ‘Güzelbahçe Deniz’ isimli kişinin Elçetin’e, cinsel içerikli mesajlar gönderdiği belirtildi. Elçetin’in telefon kaydında, ‘Aa Annem’ olarak kayıtlı kişiden, ‘Sen Mine’ye mesaj at. Oğlunun ifadesini alacakmış. Götürsün gitsin. Polis çok ciddi konuştu. Sakın yanlış bir şey söyleme oğlum’ şeklinde mesajların olduğu da yine raporda yer aldı. Elçetin’in telefon rehberinde ‘Mineee’ ismiyle kayıtlı numaraya cinsel içerikli mesajlar da attığı belirtildi. Öte yandan bilirkişi raporunun ardından mahkemenin, Elçetin’in telefonunda ‘Güzelbahçe Deniz’ olarak kayıtlı kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’nca hazırlanan raporda Durak’a yapılan muayene sonucunda cezai sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı ve bulunduğu suçlara karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu belirtildi.

    ‘RAPOR ALAMADIK ÇÜNKÜ CESET ERİMİŞTİ’
    Sanıklar, İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün yeniden hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanıklar davaya SEGBİS ile katılırken, taraf avukatları ve Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği Başkanı (UCİM) Saadet Özkan ile izleyiciler salonda hazır bulundu. Duruşmada söz verilen sanık Mine Durak, Eymen’i kendisinin öldürmediğini savundu. Diğer sanık Elçetin de suçsuz olduğunu öne sürdü. Elçetin, “Eymen’in boğulma şekliyle ilgili rapor alınmasını istemiştim ama almadınız” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Alamadık çünkü ceset erimişti” yanıtını verdi. Savunmaların ardından karar açıklandı.

     

    İNDİRİM UYGULANMADI
    Mahkeme heyeti Durak ve Elçetin’i birlikte ‘fikir ve eylem birliği içinde hareket edip kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklara, ‘çocuğun nitelikli istismarı’ suçundan 20’er yıl hapis cezası verildi, bu ceza suçun birden fazla kişiyle gerçekleştirilmesi sebebiyle 30’ar yıla yükseltildi. Suçun cebir ve tehdit ile gerçekleştirilmesi ve birden çok kez zincirleme olarak gerçekleşmesi sebebiyle her iki sanığın cezaları artırılıp, 67’şer yıl 6’şar aya çıkartıldı. Sanığa yasalar gereği 30 yıldan fazla ceza verilemeyeceği için bu cezaları 30’ar yıl hapis cezasına çevrildi. Mahkeme Elçetin ve Durak’ı, ‘eziyet’ suçundan da 8’er yıl hapis cezasına çarptırdı.

    DUYGULANDIRAN GEREKÇELİ KARAR
    Kararın ardından hazırlanan gerekçeli kararda, “Gülerken çekilmiş tek fotoğrafını da üzüntü içerisinde kararımızda paylaştığımız üzere Eymen Sadık Durak, henüz 4,5 yaşındayken ne yazık ki dosyaya yansıyan delillere göre canice öldürülmüş. Eymen’in küçücük bedeni bir küçük bavula sığsın düşüncesiyle elleri ve ayakları koli bandıyla sarılıp cenin pozisyonunda bavula sıkıştırılmış. Bu dünyada hak ettiği mutluluğu alamayan Eymen bebeğin bedeni 2 gün boyunca servis aracının arkasında taşınması nedeniyle toprağa kavuşması dahi geciktirilmiş. 2 günün sonunda ormanlık alanda bir su kuyusuna atılarak üzerine konulan taş ve tuğlalar ile Eymen bebeğin bu dünyadaki izleri yok edilmeye çalışılmıştır. Dileğimiz Eymen bebeğin bu dünyaya sığan kısacık ve acılar dolu ömrünün diğer dünyada ödüllendirilmesi ve hak ettiği mutluluğu diğer dünyada yaşaması olacaktır. Eymen bebeğin gülen gözlerinin asla unutulmaması dileğiyle. Ruhun şad olsun Eymen bebek” ifadelerine yer verildi.

     
    AVUKAT: ONLAR HAKKINDA DA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ
    Eymen Sadık Durak’ın anneannesinin avukatı Umur Yıldırım, “Eymen, yaşarken bu dünyada gerçekten çok kötü şeylere maruz kaldı. Ama şunu söyleyebilirim ki; o telefon incelemesinde o kadar kötü şeyler çıktı ki, ona insanlar o kadar kötü davranmış ki biz bu kararla birlikte orada anneye de mesaj atıp Eymen’e cinsel istismarda bulunmak isteyenlere de suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

    Avukat Yıldırım, Eymen bebeğin davasının kendisini çok etkilediğini belirterek, “Bu zamana kadar çok dava yürüttüm. Eymen bebek benim için dönüm noktasıydı. Dünyanın bu kadar kötü olabileceğini, bir dosyanın içeriğinin beni rahatsız edebileceğini düşünmezdim. Dünyada Eymen’in hakkını savunacak kimse yoktu. Anne zaten sanık, babası yok. Eymen’in hakkını sadece anneannesinin vekaletiyle koruyabildik. Keşke onun yaşarken sesi olabilseydik” ifadelerini kullandı.

     

    ‘KARARIN BOZULACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM’
    Yıldırım, sanık annenin yargılama aşamasında soğukkanlı bir şekilde cinayeti anlattığına dikkat çekerek, “Açık bir şekilde Eymen’i öldürüldükten sonrasını, ellerini nasıl bantladığını, poşete nasıl sardığını, valize nasıl koyduğunu çok soğukkanlı bir şekilde anlattı. Hatta bu kullanarak ‘adli dengesi yerinde değil’ şeklinde rapor alınmaya çalışıldı. Bununla ilgili akli tıp kurumuna sevk edildi. Gelen raporlarda annenin akli dengesinin yerinde olduğu, bunu bilerek ve isteyerek yaptığı ortaya konuldu. Eymen, 4,5 yaşındayken elleri bağlandı, valize konuldu, öldürüldü, istismara uğradı. Bu gerçekten dehşet verici bir şey. En azından dün verilen kararla hak ettikleri cezayı aldıklarını düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte tekrar istinafa gidecek, oradan da Yargıtay’a gidecek. Ben kararın bozulacağını düşünmüyorum. Bundan sonra da hak ettikleri ceza kesinleşene kadar süreci yürütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Samsun’da otizmli Emine Ayhan 7 gündür kayıp! Tişörtü bulundu…

    Samsun’da otizmli Emine Ayhan 7 gündür kayıp! Tişörtü bulundu…

    Samsun’un Çarşamba ilçesinde otizmli Emine Ayhan’dan (10) 7 gündür haber alınamıyor. Küçük kız için Yeşilırmak havzasında helikopter destekli arama çalışması yürütülüyor. Yeşilırmak kenarında küçük kıza ait tişört bulunduğu belirtildi.

    blank

    Çarşamba’da Emine Ayhan’ın ailesi, 7 Temmuz akşamı kızlarının kayıp olduğu ihbarında bulundu. Eş zamanlı olarak harekete geçen ekipler, ilçe genelinde arama çalışması başlattı. Yeşilırmak kenarında önceki gün küçük kıza ait tişört bulundu.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Bunun üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği’nde görevli dalgıç polisler ve AFAD ekipleri, 26 kilometrelik alanda Yeşilırmak havzasını taramaya başladı. Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığı’na bağlı ekipler de helikopterle havadan aramalara destek veriyor.

    Mahalleliden Harun Artan, “Bundan 7 gün önce buraya gelmiş kayıp kız. Daha sonra yapılan arama çalışmalarında ırmağın kenarında bir tişört bulundu. Otizm hastası olduğu için tişörtünü eliyle yırtma huyu varmış hatta tişörtlerini babaannesi dikiyormuş. Bulunan tişörtte de böyle bir durumla karşılaşıldı. Tişörtün Emine’ye ait olduğu ailesi tarafından doğrulandı. Hala arama çalışması devam ediyor, inşallah bulunur” dedi.

  • Çeşme’de orman yangını rüzgarla yayılıyor! Yerleşim yerlerine yaklaştı

    Çeşme’de orman yangını rüzgarla yayılıyor! Yerleşim yerlerine yaklaştı

    Muğla’nın Datça ilçesinde öğle saatlerinde başlayan yangın sürerken, saat 13.30 sıralarında İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı’yı alevler sardı. Rüzgarın şiddeti nedeniyle alevler hızla ilerledi. Yangının çıkış nedeni de ortaya çıkarken 7 kişi gözaltına alındı. Yerleşim yerlerine yaklaşan yangına müdahale sürüyor.

    blank

    Muğla’nın Datça ilçesindeki yangının ardından bu kez İzmir’de dumanlar gökyüzüne yükseldi. Saat 13.30 sıralarında İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı’yı alevler sardı.

    GÜNEYE SIÇRADI

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bölgemizde şiddetli rüzgar yangın tehlikesini arttırıyor. Lütfen çok dikkatli olalım” açıklamasında bulundu.

    Soyer, “Çeşme Otoyolu’nun güney kısmına sıçrayan yangın Zeytineli çevresinde rüzgarın etkisiyle büyüdü. Ekiplerimizi, orman yangın söndürme ekiplerine takviye olarak buraya yönlendirdik” dedi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    BAŞKAN DUMANLARIN ORTASINDA KALDI

    Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran, Halk TV canlı yayınına bağlanarak yangın hakkında bilgi verdi. Alev ve dumanın ortasında kalan Oran’ın, konuşmakta zorlandığı görüldü. Ekrem Oran, şu ana kadar 50 hektarın üzerinde çam ormanı, makilik ve fundalığın yandığını belirtti.

    İZMİR’DE BİR YANGIN DAHA ÇIKTI

    Orman Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada İzmir’in Kınık ilçesinde yangın çıktığı bildirildi. Orman Genel Müdürlüğü, “An itibariyle İzmir/Kınık Orman yangınına 10 dakika içerisinde ilk müdahaleyi gerçekleştirdik. 2 helikopter, 16 arazöz ve 1 dozer cepheye sevk edilmiştir” açıklamasında bulundu.

    YANGININ NEDENİ BELLİ OLDU

    İzmir’in Çeşme ilçesinde makilik alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale sürerken, yangının çıkış sebebi de belli oldu.

    Yangının, bölgede bulunan bir çiftlikte çalışan işçilerin kaynak yaptığı esnada çıkarttığı kıvılcım nedeniyle çıktığı öğrenildi.

    Ayrıca yangında ihmali olan kişiler hakkında adli işlem başlatıldı. Bölgedeki şiddetli rüzgar nedeniyle yangının kontrol altına alınması güçleşirken, ekiplerin alevlerle mücadelesi sürüyor.

    7 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA

    Kaynak sırasında sıçrayan kıvılcımların kuru otları tutuşturması sonucu başlayan yangınla ilgili 7 işçi, güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı.

    VALİLİKTEN AÇIKLAMA

    İzmir Valiliği, Çeşme ilçesi Karaköy Mahallesi (104 ada 64 parsel) Karahisar mevkisinde, makilik arazi içerisinde 13,07.2022 günü saat 13.25 sıralarında meydana gelen yangınla ilgili açıklamada bulundu.

    CAN KAYBI YAŞANMADI

    Valiliğin açıklamasında, “Söz konusu yangının, Eski İzmir Yolu kenarında Taşlıtepe Devlet Ormanı’nda Orman Genel Müdürlüğüne ve şahsa ait yaklaşık 2 hektar makilik arazide meydana geldiği, herhangi bir can kaybı ve yaralanmanın olmadığı tespit edilmiştir” denildi.

    Yangının ortaya çıkma sebebini açıklayan İzmir Valiliği, Yangının, bir STK tarafından yapım çalışmaları sürdürülen hayvan barınağında çalışan işçilerin kaynak makinesi kıvılcımlarından çıktığı belirlenmiştir. Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine olayla ilgili 7 inşaat işçisi yakalanmış ve haklarında tahkikat başlatılmıştır” bilgilendirmesinde bulundu.

    YANGINA MÜDAHALE DEVAM EDİYOR

    Valiliği açıklaması şöyle devam etti:

    “Yangın söndürme çalışmalarına; 2 yangın söndürme uçağı, 5 yangın söndürme helikopteri, 15 arazöz, 6 itfaiye su tanlÖte yandan, yangın bölgesinde; emniyeti sağlamak, trafik akışını düzenlemek ve yangın söndürme faaliyetlerini desteklemek maksadıyla İl Jandarma Komutanlığımız emir ve komutasında; 2 jandarma asayiş komando timi, 2 jandarma TOMA, 5 polis TOMA, 10 jandarma asayiş timi, 11 jandarma trafik timi, 1 istihbarat ve 1 KOM unsuru ile 1 olay yeri inceleme timi görev yapmaktadır.”

    2 SİTE TEDBİR AMAÇLI BOŞALTILDI

    İzmir’in Çeşme ilçesinde çıkan yangın nedeniyle Ovacık Mahallesi’nde bulunan 2 sitede oturanlar tedbir amaçlı tahliye edildi.

    “ÇEŞME ZOR BİR GÜN GEÇİRİYOR”

    Çeşme Belediyesi Başkanı Ekrem Oran, sosyal medyada canlı yayın yaparak bölgede devam eden yangınla ilgili bilgi verdi.

    Alevlerin 15 metreye kadar yaklaşması nedeniyle tedbir amaçlı boşaltılan 2 siteden birin bahçesinden canlı yayın yapan Oran, “Çeşme çok zor bir gün geçiriyor ama her akşamın bir sabahı var.” diyerek yöre halkına umut verdi. Belediye Başkanı Oran, tahliyeler hakkında da bilgi vererek şunları söyledi:

    *Çeşme’de zor bir akşamdayız. Ben şu anda Özpamir sitesinin bahçesindeyim, sınırındayım. Özpamir ve Set-tur sitelerini boşalttık. Çünkü Özpamir Sitesine yaklaşık 50 metre, Ser-tur sitesine de yaklaşık 15 metre kalmıştı.

    *Kendi arabası olanlar bölgeyi terk ettiler. Arabası olmayanları da Belediye Sosyal Tesisleri’nde ağırlamak üzere belediye otobüslerimizle aldık. Şu ana kadar ulaşamadığımız vatandaşlarımız varsa yangın bölgesinin hemen dışında belediye otobüslerimiz bekliyor.

    *Belediye ikram araçlarımız da orada. Sizleri Belediye Sosyal Tesisleri’ne alıp daha sonra ÇEŞTOB üyesi otellerin tahsis ettiği odalara yerleştireceğiz. Biz bütün ekiplerimizle buradayız. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İl Jandarma Komutanlığı, Çeşme Belediyesi, Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı bütün ekipler burada. Müdahale etmeye çalışıyoruz. Çeşme çok zor bir gün geçiriyor ama her akşamın bir sabahı var. İyi akşamlar diliyorum. Geçmiş olsun Çeşme.

  • Ölüm döşeğinde evlendi, saatler sonra müjdeyi aldı

    Ölüm döşeğinde evlendi, saatler sonra müjdeyi aldı

    Kalp yetmezliğinden ölümü beklerken son arzusunu sevgilisiyle evlenerek gerçekleştiren adama nikahtan birkaç saat sonra uygun kalp bulundu.
    blank
    İtalya’nın Torino kentinde Maurizio Calorio (47) ile Silvia Duca (42) çifti eylülde evlenmeye hazırlanıyordu. Ancak Calorio kalp krizi geçirdi, kalp nakli gerektiğini öğrendi. Hastanede yaşam destek ünitesine bağlandı.

    Düğününden önce uygun kalp bulunmazsa diye kendini ölüme hazırlıyordu. Son arzusunun, büyük aşkı Duca ile evlenmek olduğunu söyledi. Çiftin nikahı hastane odasında tüm doktor ve hemşirelerin huzurunda kıyıldı.
    Çiftin nikahı böyle kıyıldı
    blank

     
    MUCİZE GECE

    Çiftin töreninde çiçek buketi yerine kan tüplerinden bir demet yapıldı. Nikahtan sadece birkaç saat sonra ise mucize haber geldi. Calorio’ya uygun kalp bulunmuştu. Napoli’deki kalp hızla ulaştırıldı ve başarıyla nakledildi.
    Tedavisi hastanede süren Calorio’nun durumu iyiye gidiyor. Calorio, “O gece dünyanın en anlamlı düğün hediyesini aldık” dedi. Altı yıldır birlikte olan ve üç aylık bebekleri olan çift, düğünü pandemi nedeniyle uzun süredir ertelediklerini söyledi.