Yazar: admin

  • Memduh Paşa Yalısı’nda milyonluk soygun! Özel güvenlik görevlisi sinsice plan yapıp, kaçtı

    Sarıyer’deki Memduh Paşa Yalısı’nda film sahnelerini aratmayan bir soygun yaşandı. Yalıdaki şirkette çalışan özel güvenlik görevlisi plan yapıp, 4 suç ortağıyla birlikte kilidini kırdıkları 4 kasadan yaklaşık 130 milyon liralık döviz çalıp çuvallarla kamyonete yükleyip kaçtı. Film gibi soygun sonrası Asayiş Şube Müdürlüğü polisleri, hırsızları peşine düştü.

    Olay, dün saat 03.30 sıralarında Sarıyer Kireçburnu’nda bulunan Memduh Paşa Yalısı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yalının içerisinde bulunan bir inşaat şirketinde yaklaşık 1.5 yıl önce özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başlayan Ahmet Y., film sahnelerini aratmayacak bir plan yaptı. Ahmet Y., gece saatlerinde alarmı susturduktan sonra maskeli ve siyah kıyafetli 4 şahsı içeriye aldı. Yalıya gri renkli kamyonet dayayan hırsızlar ardından içerideki 4 kasanın kapısını kırdı.

    ÖZEL GÜVENLİK PLAN YAPIP GECE ŞİRKETİ SOYDU

    Daha sonra kasalarda bulunan 3 çuvala doldurdukları yaklaşık 130 milyon liralık dövizi çalan hırsızlar, kamyonete yükledikten sonra hızla gözden kaybolup kayıplara karıştı. Sabah saatlerinde yalıya gelen işyeri sahibi Ümit E.’nin ihbarı üzerine olay yerine polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede gelen ekipler, yalıdaki kamera görüntülerini incelemeye aldı.

    130 MİLYON LİRALIK DÖVİZİ ÇUVALLARA DOLDURDULAR

    Kimliği tespit edilen özel güvenlik görevlisi Ahmet Y.’nin, maskeli 4 şahsı içeriye aldığı, yalıda bulunan kasaların kilidini kırdıkları içerisindeki dövizleri çuvallara doldurdukları, çuvalları yalıya yanaştırılan kamyonetin kasasında koydukları tespit edildi. Hırsızların ardından kamyonete binerek uzaklaştıkları belirlendi. Olayla ilgili çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri hırsızları yakalamak için çalışma başlattı.

    “YALIYI SOYUP KAÇTIKLARINI DUYDUM”

    Olayla ilgili konuşan Mete Aydın isimli vatandaş, “Ben sabah Kireçburnu sahilinde yürüyordum. Bir yalının önünde polis topluluğu olduğunu gördüm, geçtim gittim. Gün içinde yalının bekçisinin yalıyı soyup kaçtığını duydum” dedi.

  • Ünlü oyuncu Merve Dizdar evlendi…Nikahtan ilk fotoğraflar

    Ünlü oyuncu Merve Dizdar evlendi…Nikahtan ilk fotoğraflar

    Oyuncu Merve Dizdar, 10 aydır beraber olduğu Cihan Ayger ile Kadıköy Evlendirme Dairesi’nde evlendi.

    blank

    Çift, ailelerin ve dostlarının katıldığı bir törenle Kadıköy Evlendirme Dairesi’nde nikâh masasına oturdu..

    Altın Palmiye ödüllü Merve Dizdar, 2018’de Gürhan Altundaşar ile evlenmiş ve 2021’de boşanmıştı. Cihan Ayger ise 2020’de Elif Boyner ile nikâh masasına oturmuş ve kısa bir süre sonra da boşanmışlardı.

    Çift balayına Japonya’ya gidecek.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE YAZINIZ

  • Cinsiyet değiştirmişti; Mika Raun evleniyor

    Cinsiyet değiştirmişti. Mika Raun evleniyor: Gelinlikli videosu magazin gündemine damga vurdu

    blank
    Sosyal medya fenomeni olan Mika Can Raun Tayland’da cinsiyet değiştirme operasyonu geçirmişti. Ünlü isim şimdi de evlilik haberini duyurdu. Son dönemin en popüler isimlerinden olan Mika Raun, evlilik kararıyla magazin gündemine damga vurdu.

    Sosyal medya fenomeni olan Mika Can Raun Tayland’da cinsiyet değiştirme operasyonu geçirmişti. Ünlü isim şimdi de evlilik haberini duyurdu. Son dönemin en popüler isimlerinden olan Mika Raun, evlilik kararıyla magazin gündemine damga vurdu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Açıklamaları ve ilginç videolarıyla kısa sürede büyük bir kitleye ulaşan ünlü fenomen Mika Raun sayısız estetik operasyon geçirdi.

    Bir dizi estetik operasyon geçiren Raun tüm operasyonları Türkiye’de olmadığını söyleyerek “Tüm işlemler için 2 buçuk milyon gitti” demişti.

    Mika Raun son olarak Tayland’a giderek cinsiyet geçiş operasyonunu yaptırarak sürecini tamamlamıştı.

    Mika Raun, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada sevgilisiyle evlenme kararı aldığını söyledi.

    Fenomenin sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarda, gelinlik denemesi dikkat çekti.

    Paylaştığı videoda yüzünü göstermediği sevgilisi ile video paylaşan Raun’un dantelli bir gelinlik denediği görüldü.

  • Sürpriz nikah… Gamze Özçelik ile Reshad Strik evlendi

    Sürpriz nikah… Gamze Özçelik ile Reshad Strik evlendi

    Umuda Koşanlar Derneği kurucusu eski oyuncu Gamze Özçelik, oyuncu Reshad Strik ile nikah masasına oturdu.
    blank
    Haberi çiftin ortak arkadaşları sosyal medya paylaşımı ile duyurdu.

    “Ortak bir yazı daha oldu kardeşim ile. Aynı günde evlenmek de dahil oldu. Ne kadar şükür etsem az… Çok mutluyum aynı zamanda çok da hüzünlü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Orada olmayı çok istememe rağmen nasip olmadı ama kalplerimiz birdi. Rabbim Mekke’ye Medine’ye Afrika kıtasına tüm mazlum coğrafyalara birliktelik, umuda koşmak nasip olsun kıymetlim. Allah iki cihan saadeti nasip etsin. Kördüğüm gibi bir sevgi hanesi nasip etsin. Ağlıyorum ama sevinçten… Ömür boyu mutlu olun”

    “AİLENİN YENİ ÜYESİ”
    1981 Avustralya doğumlu Reshad Strik, aralarında Filinta ve Diriliş Ertuğrul’un da olduğu Türk yapımlarında da rol aldı. Reshad Strik, TRT Belgesel’de yayınlanan, ‘Ailenin Yeni Üyesi’ programıyla da tanınıyor.

  • Anne ve babasını cansız buldu! “Ben bu manzarayı nasıl unutacağım!”

    Anne ve babasını cansız buldu! “Ben bu manzarayı nasıl unutacağım!”

    blank

    İzmirin Buca ilçesinde kan donduran olay, önceki gün saat 19.30 sıralarında Gaziosmanpaşa Caddesi üzerinde 4 katlı bir apartmanın 2nci katında meydana geldi.

    BİPOLAR TEŞHİSİ KONULDU

    DHAda yer alan habere ve iddiaya göre, Diyarbakırlı olduğu öğrenilen ve Manisanın Turgutlu ilçesinden İzmire taşınan İbrahim Köçere (52), bipolar bozukluk teşhisi konuldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    EŞİ NURTAÇI BOĞUP HAYATINA SON VERDİ

    Özel bir nakliye firmasında çalışan ve bir süredir ilaçlarını kullanmadığı ileri sürülen 3 çocuk babası Köçer, N.K. (26) ve E.K. (9) isimli kızlarını evden gönderip, ardından henüz belirlenemeyen nedenle tartıştığı eşi Nurtaç Köçeri (45) boğarak öldürdü. İbrahim Köçer, olayın ardından evin balkonunda kendisini iple asarak yaşamına son verdi.

     

    OĞLU ANNE VE BABASINI CANSIZ BULDU

    Babası gibi bir nakliye firmasında çalışan çiftin çocuklarından Y.K. (22), iş çıkışı eve geldiğinde korkunç manzara ile karşılaştı. Evin içerisinde annesi, balkonda ise babasının iple asılı halde cansız bedenlerini gören Y.K., sinir krizi geçirdi.

    “BEN BU MANZARAYI NASIL UNUTACAĞIM”

    Y.K.nın “Ben bu manzarayı nasıl unutacağım” diye feryatlarını duyan komşuları 112 Acil Çağrı Merkezine haber verdi. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Koçer çiftinin cenazeleri, savcının incelemesinin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

     

    AYNI MEZARLIĞA DEFNEDİLDİLER

    Köçer çiftinin cenazeleri, otopsi sonrası yakınlarına teslim edildi. Bucadaki Belenbaşı Mezarlığında dün öğle vakti kılınan cenaze namazı sonrası çift, son yolculuklarına uğurlandı. Nurtaç ve İbrahim Köçer çiftinin 2 yıldır şiddetli geçimsizlik yaşadığı belirtildi.

  • Kızılcık Şerbeti Dizisinde 4. Ayrılık! Müjde Uzman Da Setten Ayrılıyor

    Kızılcık Şerbeti Dizisinde 4. Ayrılık! Müjde Uzman Da Setten Ayrılıyor

    Kızılcık Şerbeti’nde iki ayrılık daha
    Kızılcık Şerbeti’nde sezon finalinin ardından kadrodan ayrılacak isimler netleşmeye başladı.

    blank

    Gold Film imzalı, reyting rekortmeni Kızılcık Şerbeti dizisi, bu cuma ikinci sezonunu tamamlıyor. Melis Civelek ve Zeynep Gür’ün kaleme aldığı dizi, unutulmaz bir sezon finaline imza atacak. Dizi tıpkı Aşk-ı Memnu finali gibi şoke eden bir bölümle tatile çıkacak.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ŞOKE EDEN FİNAL VE AYRILIKLAR

    Ketche’nin yönettiği dizide, Umut karakterine hayat veren Serkan Tınmaz ile Rüzgâr’ı canlandıran Yiğit Kirazcı’nın vedasının ardından iki ayrılık daha yaşanacak.

    Geçtiğimiz günlerde sette astım krizi geçiren ve çektiği videolarla gündeme gelen dizinin Alev’i Müjde Uzman, ekibe veda edecek. Diğer ayrılan isim ise Çimen karakterini canlandıran Selin Türkmen olacak.

    MÜJDE UZMAN VE SELİN TÜRKMEN DİZİDEN AYRILIYOR

    Müjde Uzman, Kızılcık Şerbeti dizisinin Alev karakterine hayat veriyordu. Geçtiğimiz günlerde sette yaşadığı astım krizi ile gündeme gelen oyuncu, dizinin ikinci sezon finalinde ekibe veda edecek.

    Selin Türkmen de Çimen karakteri ile dizide yer alıyordu ve o da ikinci sezon finali ile birlikte diziye veda edecek.

  • Herkes balkona çıkmasını beklerken korkutan haber geldi: Kate sandığınızda daha hasta!

    Herkes balkona çıkmasını beklerken korkutan haber geldi: Kate sandığınızda daha hasta!

    Bütün dünyanın gözü bu yılın başından bu yana İngiliz kraliyet ailesinin üzerinde. Özellikle de ailenin gelini Kate Middleton’ın…

    blank

    Tahtın ilk sıradaki veliahtı Galler Prensi William’ın karısı olan Galler Prensesi Kate Middleton, bu yılın başında karın bölgesinden bir operasyon geçirdiği açıklandıktan sonra kelimenin tam anlamıyla sırra kadem bastı.

    Geçtiğimiz mart ayında da yayınladığı bir videoyla başına gelenleri anlattı.

    Önceleri öyle bir olasılık bulunmadığı açıklansa da Kate Middleton, önleyici kanser tedavisi göreceğini, bu kapsamda kendisine kemoterapi uygulanacağını açıkladı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    O videonun yayınlanmasından sonra da Kate’i gören olmadı. Ama hakkındaki iddialar bitip tükenmeden devam etti.

    Kayınpederi Kral Charles da kanser olmasına rağmen zaman zaman görevlerini yerine getirse de Kate’in hiç ortada görünmemesi de bu söylentileri artıran en önemli etken oldu.

    Kraliyet ailesini yıllardır takip edip gelişmeleri yorumlayan, özellikle de Prenses Diana biyografisiyle tanınan Lady Colin Campbell, Kate’in sağlık durumu hakkında endişe verici açıklamalarda bulundu.

    KATE’İN ÇOK HASTA OLDUĞUNU İLERİ SÜRDÜ

    Campbell “Kate’in durumunun herkesin sandığından daha da kötü olduğunu” ileri sürdü.

    Lady Colin Campbell “Kate çok hasta” diye konuştu. Bunun nedeninin de Prenses’e uygulanan tedavi olduğunu ileri sürdü.

    Aslında onun sözleri, Kate’in neden çok uzun süredir halkın karşısına çıkmadığını ve en az bu kadar süre daha çıkmayacağını açıklar nitelikteydi.

    Ki zaten kemoterapi tedavisinin yan etkilerini bilenler de bütün komplo teorilerine kulaklarını tıkayıp bunu dile getiriyordu.

    İşte Lady Colin Campbell’in bu konudaki sözleri: “Tedavi çok yorucu. İyileşmek ve çok küçük olan üç çocuğuna bakabilmek için kendini bir kenara bırakması gerekiyor. Bu kadar basit, aktif olamayacak kadar hasta.”

    ONU BALKONDA GÖRMEYİ BEKLEYEN HAYRANLARININ HAYALİ SUYA DÜŞTÜ

    Bu arada geçen hafta ortaya atılan bir iddia da Kate’in, önümüzdeki hafta yapılacak olan Trooping the Colour etkinliğinde eğer kendini yeteri kadar iyi hissederse halkın karşısına çıkacağı yönündeydi.

    Fakat Lady Colin Campbell’ın bu sözleri bu durumun gerçek olamayacağını da gözler önüne serdi.

    Hem geleneksel bir askeri geçit töreni hem de hükümdarın doğum günü olarak kutlanan Trooping the Colour etkinliğinde Kate büyük olasılıkla Buckingham Sarayı’nın balkonuna çıkamayacak.

    Yine de son iddia kendisi orada olamasa da çocukları George, Charlotte ve Louis’nin babaları William ile birlikte ailenin geri kalanıyla o balkonda olacağı yolunda.

    Görünüşe göre İngiliz kraliyet ailesi için çok önemli olan Trooping The Colours geçidi, bu yıl her zamankinden çok daha fazla ilgi çekecek…. Dünyada milyonlarca kişi o balkonda kimlerin olacağını görmek için şimdiden heyecanla bekliyor.

    Kate büyük olasılıkla Trooping The Colour’da bu yıl olmayacak. Şimdi milyonlarca kişi çocuklarının babaları ve ailenin geri kalanıyla birlikte törende görünüp görünmeyeceğini merak ediyor.

  • Ünlü oyuncu ilk kez anlattı: 23 yıldır bu hastalıkla mücadele ediyorum, kötüyüm…

    Ünlü oyuncu ilk kez anlattı: 23 yıldır bu hastalıkla mücadele ediyorum, kötüyüm…

    Oyuncu Zeynep Koçak, bir süredir mücadele ettiği hastalığını ilk kez paylaştı. Koçak, yaşadığı zorlukları tek tek anlattı.

    blank

    Sosyal medya hesabında takipçilerine içini döken Koçak, iş hayatında karşılaştığı olumsuz durumların psikolojik rahatsızlığını tetiklediğini anlattı:

    “Herkese merhaba 🙂 Ben yaklaşık 23 yıldır derealizasyon adı verilen, yani gerçeklik algısının yitirilmesi olarak özetleyebileceğim, normalde 15’er dakikalık ataklar halinde olan ama bende atipik bir versiyonu mevcut olduğu için 23 senedir aralıksız 7/24 her gün yaşadığım ve gerçek hissetmek nasıl bir şey artık unutalı çok olduğu bir rahatsızlıkla uğraşıyorum. Maalesef tedavisi olmayan bu rahatsızlıkla beraber üzerine anksiyete, panik atak gibi rahatsızlıklar eklenince inanın her şey yolunda gitse bile ilerlemek çok zor oluyor.”

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “Bir de bunun üzerine Küçük Esnaf’tan sonra yazdığım onlarca işim istisnasız kabul olduğu halde ya sözleşmeden dönmesi, ya sözleşmenin iptali ya da çekilmesine rağmen yayınlanmadığı bir 9 sene geçirdim.

    Bana 9 sene önce mutlaka her şey yoluna girecek diyen arkadaşlarım ailem 9 sene sonra hala aynı cümleleri kuruyor. Bu süre zarfında yazmaya aşık olduğum için tüm kötü sonuçlanan işlerden sonra maksimum bir hafta depresyona girip sonrasında dayanamayıp tekrar bir şeyler üretmeye devam ettim. En son projem yine büyük bir yapım şirketi tarafından kabul edildi, hazırlıklar başladı ve bilin bakalım nooldu 🙂 iptal keyfi 🙂

    EN YAKINLARIMDAN KAZIK YEDİM…
    Bu süre zarfında bana bir kısmın fanları tarafından yapılan linçler, çalışma arkadaşlarım tarafından yapılan mobbingler, yönetmenler yapımcılar tarafından yapılan tacizler, en yakınlarımdan yediğim kazıklar falan bunlardan bahsetmeyeceğim bile. Her şeye rağmen kendime olan inancımı asla kaybetmedim. Yoksa bu kadar projeyi üretemezdim. Dışarıdan nasıl gözükürsem gözükeyim, gerçekte sürekli ayağa kalkmaya çalışıyorum… Çoğu arkadaşım hastalığımı bilmez çünkü yapabilecekleri hiç bir şey yok, ya da yaşadığım travmaları bilmez anlatamadığım için.

    9 SENE YOKUŞ AŞAĞI YÜRÜYÜNCE…
    Şu an kendime olan güvenimi kaybetmesem de geleceği düşündüğüm an inanılmaz bir korku ve dehşet yaşıyorum. Bugün olduğu gibi. Çünkü 9 sene yokuş aşağı yürüyünce insan ister istemez güzel şeyleri haketmediğini düşünüyor. Zaten geleceğimi düşündüğümde bu yüzden dehşete kapılıyorum. Normalde aciz gözükmeyi hiç sevmem, yani beni tanımayan insanlara. Kime ne yani ben ne yaşıyorum? Niye paylaşıyorum? Ne yapıyorum kendimi mi acındırıyorum? Bana üzülün mü istiyorum? Hiçbiri değil sadece tüm bunların buraya yazabilecek kadar normal şeyler olduğunu hissetmeye ihtiyacım var.

    AMA BUGÜN KÖTÜYÜM BE!
    Başarısızlığın, üzülmenin, depresyonun, hastalığından bahsetmenin, ağlamanın, zaman zaman pes etmenin normal bir şey olduğunu düşünmeye ihtiyacım var.

    Ben bugün böyleyim, yarın yine ayağa kalkarım. Çünkü işime aşığım, üretmeden duramam ve her yazdığım şeyden sonra hissettiğim o heyecandan da vazgeçemem. Ama bugün kötüyüm be… ”

    Derealizasyon nedir?

    Derealizasyon, bireylerin çevrelerinden olan olaylardan veya insanlardan kopuk hissettiği zihinsel bir durum olarak ifade edilebilir. Duyarsızlaşma olarak da tanımlanan bu rahatsızlık, çevrenizde bulunan insan ve nesnelerin gerçek dışı görünmesini sağlar. Etrafınızda olan olaylardan kopuk, uzak ve bulanık hissetmeniz demektir. Gerçeklik duygusunun kaybı ya da algının bozulması demek olan bu psikolojik rahatsızlık, kişinin kendi bedenine ve zihinsel süreçlerine yabancılaşmasıdır.

  • Aşk-ı Memnu’nun Şayeste’si Fatma Karanfil 72 yaşında hayatını kaybetti

    Aşk-ı Memnu’nun Şayeste’si Fatma Karanfil 72 yaşında hayatını kaybetti

    Aşk-ı Memnu dizisinde canlandırdığı ‘Şayeste’ karakteri ile hafızalarda yer edinen Yeşilçam’ın usta ismi Fatma Karanfil’den acı haber geldi. Bir süredir kanser mücadelesi veren ve 25 Mayıs’ta entübe edilen oyuncu 72 yaşındaydı.

    blank

    Fatma Karanfil’in vefat haberini menajeri Aslı İslamoğlu sosyal medya hesabından duyurdu:

    “Değerli oyuncumuz Fatma Karanfil’i kaybettik
    Türk sinema ve tiyatrosunun saygın isimlerinden, çok değerli oyuncumuz Fatma Karanfil’in vefatını derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayız.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN

    Sanat hayatı boyunca pek çok başarılı projede yer alan ve birçok ödüle layık görülen Fatma Karanfil, yalnızca oyunculuğuyla değil, aynı zamanda zarafeti, çalışkanlığı ve insanlığı ile de örnek alınan bir isimdi.


    Bu acı kaybın derin üzüntüsünü yaşarken, Fatma Karanfil’e Allah’tan rahmet diliyor, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Işığı hiç sönmeyecek, kalplerimizde ve sanat dünyasında daima parlayacaktır.
    Mekanın cennet olsun, değerli Fatma Karanfil. Tüm Sanat camiasına ve Kamuoyuna duyurulur.”

    FATMA KARANFİL KİMDiR?

    3 Şubat 1952 tarihinde Eskişehir’de dünyaya gelen Fatma Karanfil, Language and Culture Center’de okuduktan sonra 1968 yılında Ses Dergisi yarışmasında üçüncülük kazanarak sinemaya adım attı.

    1975 yılında Ali Kocatepe ile evlenen ancak daha sonra ayrılan Karanfil, 1976-1980 yılları arasında Londra’ya tekstil eğitimi aldı. Göğüs kanseri teşhisi konulmasına rağmen hastalığı yenmeyi başardı.

    Yeşilçam’ın efsane yapımlarından ‘Keloğlan’da ‘Fatma’ karakterini canlandıran Karanfil, 2008 yılında Kanal D ekranlarında yayınlanan Aşk-ı Memnu dizisindeki rolü ile adından söz ettirdi.

  • Son dakika… Seri sapık! 2 üvey, 11 öz çocuğuna yıllarca cinsel istismar

    Son dakika… Seri sapık! 2 üvey, 11 öz çocuğuna yıllarca cinsel istismar

    Geçtiğimiz hafta canlı yayında ortaya çıkan ve tüm Türkiye’yi derinden sarsan olay yaşanmıştı. Üvey kızlarını aramak için yayına çıkan Selahattin Yalnız’ın kızlarına 14 yaşından beri cinsel istismarda bulunduğu ortaya çıkmıştı.

    blank

    Müge Anlı, bugünkü canlı yayında Yalnız hakkında şok eden diğer gerçekleri açıkladı.

    Müge Anlı’nın programına geçtiğimiz hafta kayıp kızlarını aramak için katılan anne ve üvey baba ile ilgili bugün mide bulandıran gerçekler ortaya çıktı.

    Muğla’nın Ortaca ilçesinde, birlikte yaşadığı kadının kaybolan kızlarının bulunması için televizyon programına çıkan ve 2’si engelli 3 kıza, cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan Selahattin Yalnız (63), işlemlerinin ardından tutuklanmıştı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ‘DÖRDÜNÜZ BENİM KARIM OLACAKSINIZ’

    Yıllardır üvey babaları tarafından cinsel istismara maruz kaldıklarını programda anlatan 23 yaşındaki Figen Tülay Bayındır, “14 yaşından beri bu adam bize tecavüz ediyor.

    Satırla saldırıyordu, dövüyordu. ‘Sizin derinizi yüzerim, dördünüz de benim karım olacaksınız’ diyordu. Bunlar annemin gözünün önünde yapılıyordu” dedi.

    5 SAAT İFADE

    Anne Fitnat, üvey baba Selahattin 5 saat boyunca savcıya ifade verdiler. Gece yarısından sonra biten ifadelerde anne istismarı gördüğünü ancak konuşmadığını itiraf etti. Anne suça iştirakten suçlu bulundu ancak serbest bırakıldı. Yanlarında tuttukları engeli olan istismara uğrayan ancak farkında olmayan Gizem ise koruma altına alındı.

    SAPIK SELAHATTİN’İN 11 ÇOCUĞU OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

    Anlı, “Selahattin mahkemede yaptıklarını inkar etmiş. Selahattin ile ilgili size bambaşka bir şey anlatacağım. Meğerse Avustralya’ya gitmiş bu. Bir sürü de çocuğu var bu adamın. Bizim saydığımız 11 tane. 3 tane mi 4 tane mi ne karısından. Gayrimeşru çocuğu var onu vermişler yurda. Dün Avustralya’dan bizi aradılar. Adama bak bir de kalkmış Avustralya’ya da gitmiş. Bizim babamız Fatih’ten Taksim’e gidemez. Avustralya’ya gitmiş Bir de oraları da karıştırmış oralardan sınır dışı edilmiş” dedi.

    İLK EŞİNİ BIÇAKLAMIŞ, 10 GÜN AKIL HASTANESİNDE YATMIŞ

    İlk eşiyle 6 ay evli kalmış ilk eşini darp etmiş kalçasından bıçaklamış. Avustralya’da akıl hastanesinde 10 gün yatmış. İkinci olarak Kıbrıslı biriyle evlenmiş

    3 ya da 4 kızları olmuş. Karşı komşusunun 16 ya da 18 yaşında olan kızına da tecavüz etmiş. Kız hamile kalmış bu birliktelikten olan çocuğu doğurmuş. Dünyaya gelen bebeği direkt hastaneden yurda vermişler.

    AVUSTRALYA’DAN SINIR DIŞI EDİLİYOR

    Üçüncü olarak yine Avustralyalı bir kadınla evlenmiş ondan da iki kızı bir oğlu var şu an. Bu kadını da darp ettiği için cezaevine giriyor. Diğer eşi çocuklarının velayetini alıyor. Ve sınır dışı ediliyor” ifadelerini kullandı.

    “ÇOCUKLARI TEVACÜZE UĞRADIKLARINI SÖYLÜYOR”

    Selahattin Yalnız’ın dayısı Necati Bayar ise canlı yayına telefonla bağlandı. Bayar, Selahattin’in öz çocuklarını da istismar ettiğini anlattı. Bayar, “1. çocuğu 3-5 yaş arasında tecavüze uğradı. İkinci kız 4 yaşındayken tecavüze uğradım diyor. Ortanca çocuk 6 ve 11 yaşı arasında tecavüze uğradığını söylüyor. Diğer eşinden olan çocuğu da tecavüze uğradığını söylüyor. Elimde 4 sayfa ifade ver size gönderebilirim.

    KOMŞUNUN KIZINA TECAVÜZ ETMİŞ

    Karşı komşusu Yunanlı ailenin kızına da tecavüz ediyor. Kız utanıyor ailesine söyleyemiyor. Ablasının yanında doğum yapıyor. Ve bu çocuğu bir doktora evlatlık vermişler” şeklinde konuştu. Müge Anlı ise o ifadeleri istedi ve buradaki savcılığa ileteceğini söyledi.

  • Yasak aşkı komşular haber verdi! Eve gelen adam cinnet geçirdi, yakaladığı şahıs iç çamaşırıyla balkondan atladı

    Yasak aşkı komşular haber verdi! Eve gelen adam cinnet geçirdi, yakaladığı şahıs iç çamaşırıyla balkondan atladı

    Bolu’da, Irak uyruklu H.M. (27) kayınbiraderiyle birlikte gittiği evinde, dini nikahla birlikte yaşadığı I.H.’yi (33), A.M. (27) isimli erkekle birlikte gördü.

    blank

    H.M.’nin saldırdığı A.M., 3’üncü kattaki balkondan atladı. Alt katın balkonuna düşen A.M., yaralandı. H.M., kayınbiraderi ve sonradan olayı duyup gelen A.M.’nin babası polise taşkınlık çıkarınca gözaltına alındı.

    Olay, saat 11.00 sıralarında Semerkant Mahallesi Akıncı Sokak’ta meydana geldi. I.H. isimli Irak uyruklu kadının Iraklı A.M. isimli erkekle birlikte eve girdiğini gören komşuları, durumu kadının dini nikahla birlikte yaşadığı H.M.’ye haber verdi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    H.M., yanında kadının erkek kardeşiyle eve geldi. Eve giren H.M. ve kayınbiraderi, I.H.’yi, A.M. ile birlikte görüp saldırdı. A.M., üzerinde iç çamaşırıyla 3’üncü kat balkonundan atlayarak alt kattaki balkona düştü.

    Durumu görenler, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İç çamaşırlı A.M.’nin pantolonu giydirildi.

    Yaralanan A.M., sağlık ekibinin olay yerindeki ilk müdahalesi sonrası ambulansla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesine kaldırıldı. Polis, H.M. ve kayınbiraderini gözaltına aldı.

    Bu sırada olayı duyup gelen A.M.’nin babası da taşkınlık çıkarınca gözaltına alındı. I.H. de ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Canlı yayında üvey baba skandalı! ‘Kayıp’ dediği kızları istismar ettiği ortaya çıktı

    Canlı yayında üvey baba skandalı! ‘Kayıp’ dediği kızları istismar ettiği ortaya çıktı

    Türkiye’yi ayağa kaldıran bir olay yaşandı. Müge Anlı’nın canlı yayında bağlantı kurduğu Selahattin Yalnız isimli şahısla ilgili şoke eden detaylar ortaya çıktı.

    blank

    Üvey babanın “Dördünüz de benim karım olacaksınız” diyerek genç kızları yıllardır istismar ettiği ortaya çıktı. Öfkeden deliye dönen Müge Anlı “Sen utanmadan benim stüdyoma nasıl geldin ahlaksız. Görüntülerin elimde” diyerek tepki gösterdi. Programı ihbar kabul eden ekipler, Yalnız’ı canlı yayında gözaltına alındı.

    ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programına çıkan Selahattin Yalnız adlı şahıs, evden kaçan üvey kızlarına ulaşmak için yardım istedi. 14 gün sonra bulunan genç kızlar ise üvey babaları tarafından yıllardır istismar edildiklerini söyledi. Görüntüleri izleyen Müge Anlı, canlı yayında üvey babaya ateş püskürdü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    “UTANMADAN STÜDYOMA NASIL GELDİN”

    Canlı yayında görüntülü olarak Selahattin Yalnız’a bağlanan Müge Anlı “Gözünüz aydın kızlar bulundu. Sen utanmadan nasıl benim stüdyoma geldin? Allah seni şaşırttı mı, yanılttı mı ne oldu? Sen utanmadan bu kızları aramak için benim stüdyoma nasıl geldin? Terbiyesiz adam. Senin bu kızlara neler yaptığının videoları elimde, ahlaksız! Sen bundan sonra bana değil savcı ve hakime söyleyeceksin. Sen bu kızları istismar edip nasıl gelip bir de ararsın? Ben gözüme mi inanacağım sana mı? Bütün videoların elimde. Sen nasıl bir anlaşma istiyorsun?” dedi.

    ÜVEY BABA: BEN BİR ŞEY YAPMADIM

    Hakkındaki iddiaları yalanlayan Yalnız, asıl mağdurun kendisi olduğunu söyledi. Üvey baba, “Ben böyle bir şey yapmadım. O videolar bize de geldi. Biz konuştuk, anlaşmaya çalışıyoruz. Ne anlatayım? Beni uyutup yaptıklarını mı? Beni uyutarak istediklerini yaptılar” ifadelerini kullandı. Müge Anlı, “Hadi oradan. Ben 34 yıllık televizyoncuyum, sen televizyonun düğmesini açamazken ben program yapıyordum. Ben neyin montaj neyin kurgu olduğunu anlayabilirim. Sen bu görüntüler çekilirken uyumuyordun” diyerek tepki gösterdi.

    “DÖRDÜNÜZ BENİM KARIM OLACAKSINIZ”

    Yıllardır üvey babaları tarafından cinsel istismara maruz kaldıklarını söyleyen 24 yaşındaki Figen, “14 yaşından beri bu adam bizi tecavüz ediyor. Bize satırla saldırıyordu, bizi dövüyordu. Bize ‘Sizin derinizi yüzerim, dördünüz de benim karım olacaksınız’ diyordu. Bunlar annemin gözünün önünde yapılıyordu. Sen de korkundan susuyordun. Ondan korkma” dedi.

    ANNE: GİDECEK YERİM YOK

    İddiaları kabul eden anne ise “Ben hiçbir şeyin böyle olacağını bilmiyordum. Ben olayların yarısını biliyordum ama bir şey diyemedim. Gidecek yerim yok adamla kalacağım” diyerek herkesi şoke etti.

    Müge Anlı, “inşallah gün yüzüne çıkmayacak kadar ceza alırsın. Demek ki sende başka görüntülerde var. Selahattin bey sen şimdi tecavüze uğradığını mı iddia ediyorsun?”

    GÖZALTINA ALINDI

    Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla, Ortaca İlçe Emniyet Müdürlüğü asayiş büro amirliği ekiplerince Selahattin Yalnız, gözaltına alındı.

  • Usta sanatçı Ahmet Uğurlu 71 yaşında hayatını kaybetti

    Usta sanatçı Ahmet Uğurlu 71 yaşında hayatını kaybetti

    Türk sinemasının ve tiyatrosunun usta ismi Ahmet Uğurlu hayatını kaybetti. Uzun süredir kanser hastalığıyla boğuşan ve bunun için ilik nakli olan Ahmet Uğurlu’nun ölüm haberi sanat dünyasını ve sevenlerini üzdü.

    blank

    71 yaşındaki Uğurlu’nun acı haberini Cem Yılmaz duyurdu:

    “Çocukluk arkadaşlarım Taner kardeşimin ve Tuna abimin dayısı, Mustafa abimizin abisi değerli büyüğümüz Ahmet Uğurlu abimizin mekanı cennet olsun… Ailesine ve tüm sevenlerine sabırlar dilerim… Gençlik kahramanımızdı, mekanı cennet olsun…”

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    SANATLA GEÇEN BİR ÖMÜR…
    2 Ağustos 1952 Konya doğumlu sanatçı, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünden mezun oldu. 13 yıl boyunca Devlet Tiyatrolarında çeşitli oyunlarda yer alan sanatçı “Mine” filmi ile sinema dünyasına adım attı. Derviş Zaim’in yönettiği “Tabutta Rövaşata” filminde ‘Mahsun’ karakteri ile birçok ödül alan oyuncu ayrıca, Faint Sound, Avcı, Memleket Meselesi, Döngel Kârhanesi, Yol Ayrımı, Behzat Ç. gibi birçok dizi ve filmde yer aldı.

    Uğurlu, nasıl tiyatrocu olduğunu şöyle anlatıyor; “Tesadüfen tiyatrocu oldum. Bir mahalle arkadaşım Devlet Tiyatroları’nın açtığı bir kursa katılmak için beni de götürdü. Kapıda bekliyordum, işler uzayınca içeri girdim. Çok kalabalıktı içerisi. O sırada seçme yapılıyordu. “Gökyüzünden üveyikler uçar’ diye bir cümleydi. Benim de ağzımdan gayri ihtiyari çıktı. ‘Sen de buraya’ dediler, birden hoşuma gitti. Dilekçemi verdim ve kurslara katılmaya başladım. Üç ay içinde ikinci derecede rollere çıkmaya başladım. Sonra Ankara Konservatuar’ını okudum. Profesyonel oyunu ilk kez ben orada gördüm, o güne kadar görmemiştim.”

    Oynadığı Bazı Tiyatro Oyunları :
    2004 – Yangın Duası: Berkun Oya – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1997 – Çöplük: Turgay Nar – Tiyatro Stüdyosu
    1993 – Abdülcambaz: Turhan Selçuk – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1992 – İki Efendinin Uşağı: Carlo Goldoni – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1987 – Önemli Adam: Sabahattin Kudret Aksal – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1985 – Toprağı Bol Olsun: Branislav Nusiç – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1983 – İstanbul Efendisi: Musahipzade Celal – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1981 – Kösem Sultan: Turan Oflazoğlu – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1981 – Barış Gezegeni: Ülker Köksal – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1980 – Kunduz Kürk: Gerhart Haupttman – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1980 – Truva Savaşı Olmayacak: Jean Giraudoux – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1980 – Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası: William Shakespeare – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1979 – Duruşma: Franz Kafka André GideJean-Louis Barrault – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    1979 – Yaralı Geyik: Necati Cumalı – İstanbul Devlet Tiyatrosu
    Rol aldığı film ve diziler :


    Yapımcı :
    2009 – Zoraki Başkan (TV Dizisi)
    1998 – Eski Fotoğraflar (Sinema Filmi)
    Oyuncu (18)
    2012 – Yol Ayrımı (TV Dizisi)
    2010 – Memleket Meselesi (Adil Hoca) (Sinema Filmi)
    2011 – Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi 2. Sezon (Aziz) (TV Dizisi)
    2009 – Zoraki Başkan (Emin Eminoğlu) (TV Dizisi)
    2007 – 2008 – Eşref Saati (Terzi Yadigar) (TV Dizisi)
    2005 – Döngel Karhanesi (Keskin) (Sinema Filmi)
    2002 – Başımıza Gelenler (Oğul-Zühtü) (TV Dizisi)
    2000 – Gökten Düşen Hazine (Sinema Filmi)
    1999 – Doğum Yeri Absürdistan (Emre Dönmez) (Sinema Filmi)
    1999 – Dayım (Dayı)(Kısa Film)
    1998 – Eski Fotoğraflar (Sinema Filmi)


    1997 – Avcı (Çolak Osman) (Sinema Filmi)
    1996 – Tabutta Rövaşata (Mahsun) (Sinema Filmi)
    1996 – Süt Kardeşler (Şevket) (TV Dizisi)
    1992 – Karşı Show (Çaycı Turna) (TV Dizisi)
    1982 – Mine (Ofisçi) (Sinema Filmi)
    Ödülleri :
    1997) Selanik Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu (Tabutta Rövaşata)
    (1997) 9.Ankara Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu (Tabutta Rövaşata)
    (1997) Türk Eleştirmenleri Birliği, En İyi Oyuncu (Tabutta Rövaşata)
    (1996) 33. Antalya Film Festivali, Altın Portakal, En İyi Erkek Oyuncu (Tabutta Rövaşata)

  • Evlat dhşti! Anne ve babasını öldürdü, 13 yaşındaki kız kardeşi ihbar etti

    Evlat dhşti! Anne ve babasını öldürdü, 13 yaşındaki kız kardeşi ihbar etti

    İzmir’in Torbalı ilçesinde uyuşturucu bağımlısı olduğu iddia edilen bir genç, tartıştığı anne ve babasını tabancayla vurup sonra aynı silahla kendi kafasına ateş etti. Silah seslerini duyan ve evde bulunan 13 yaşındaki kız kardeşi ihbar etti.
    blank

    Olay akşam saatlerinde, ilçeye bağlı Tepeköy Mahallesi 4508 Sokak’ta bulunan bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, uyuşturucu bağımlısı olduğu iddia edilen Kamil Yılmaz (25), henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı annesi Sevilay Yılmaz (48) ve babası Hikmet Yılmaz (50) ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesinin ardından Kamil Yılmaz, annesi ve babasına ateş etti. Anne ve baba kanlar içerisinde yere yığılırken Kamil Yılmaz, aynı tabanca ile kendi kafasına ateş etti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    13 YAŞINDAKİ KIZ KARDEŞİ İHBAR ETTİ

    Silah seslerini duyan ve evde bulunan ailenin küçük kız çocuğu A.D.Y. (13), odaya girdiğinde annesi, babası ve ağabeyini kanlar içerisinde yerde gördü.

    Çocuk durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirirken, ihbar üzerine eve polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde anne Sevilay Yılmaz ve baba Hikmet Yılmaz’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralı olduğu tespit edilen Kamil Yılmaz ise, sağlık ekipleri tarafından ambulansla Torbalı Devlet Hastanesine kaldırıldı. Anne ve babanın cenazeleri, yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, hastanede tedavisi süren Kamil Yılmaz’ın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

    GERİYE HATIRALARI KALDI

    Öte yandan Kamil Yılmaz ve Sevilay Yılmaz çiftinin sosyal medya hesaplarında, ailenin mutlu hatıraları geride kaldı. Katilleri olan oğullarıyla mutlu aile pozları veren Sevilay Yılmaz’ın oğlunu askere gönderirken sarıldığı pozlar, Kamil Yılmaz’ın da iş yerinde oğluyla çektirdiği fotoğraf yürek burktu.

    Ailesi yok olan kız çocuğu A.D.Y. ise polis ekipleri tarafından dayısına teslim edilirken olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

  • Kızı devlet korumasında olan Deniz Akkaya açıklamalarıyla şoke etmeye devam ediyor

    Kızı devlet korumasında olan Deniz Akkaya açıklamalarıyla şoke etmeye devam ediyor

    blank

    Bir dönem Selin Ciğerci ile yaşadığı polemiklerle gündeme gelen Deniz Akkaya şimdi de kızı ile yaşadığı sorunla gündeme geldi. 16 yaşındaki kızından şiddet gördüğünü söyleyen Akkaya anlattıkları ile ağızları açık bırakmıştı. Ardından ise yeni bir gelişme yaşanmış ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilileri devreye girerek 16 yaşındaki kız çocuğuna gerekli psikolojik desteği vermek amacıyla koruma altına almıştı. Yaşanan bu olayın ardından Deniz Akkaya’dan yeni bir açıklama geldi.

    Bir süredir kariyerinden çok şaşırtan paylaşımları ve açıklamalarıyla gündem olan hatta davalara kadar taşan polemikleriyle adından söz ettiren Deniz Akkaya, yaptığı son dakika itirafıyla ağızları açık bırakmıştı.

    Deniz Akkaya, dün Twitter (X) hesabından yaptığı uzun bir açıklamayla gündeme geldi. Akkaya, 16 yaşındaki kızı A.Ö.’nün kendisinden sakladığı telefonuna el koyduğunu söyledi. Kızının fiziksel olarak kendisine saldırdığını açıklamıştı.

    Edinilen bilgiye göre; yaşanan olayların ardından harekete geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kız çocuğunu koruma altına aldı. Ünlü manken kızının devlet korumasına alınmasıyla ilgili olarak sosyal medya hesabından yeni bir video paylaşarak “Evet, kendi rızamla ben gönderdim Çocuk Esirgeme’ye. Burnu sürtsün diye!” demişti.

    Deniz Akkaya, gündem olan açıklamalarına devam etti. “Geldik ikinci raund’a… Ben konuyu sakince kapatmaya çalıştıkça, en yakınımızdakiler ellerine geçirdikleri veya geçirdiklerini sandıkları bir konu ile kişisel husumetlerinin hesabına oturma peşindeler. Bu olayın benim hayatımda bir kırılma noktası olduğunu düşünüyorum” diyen manken, peş peşe videolar yayınladı.

    Akkaya: Merak edenler için bilgi vereyim. Kızımın babasının bu konuyu duymama ihtimali yok. Bu konuyu haber verdik. İletişimi avukatlar kurdu. Babasından ‘Deniz Akkaya bunları hep yapıyor, para için’ cevabı geldi. Konunun parayla bir ilgisi yok. Gidip Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan kızını alsaydı. Kızını alsa ve vakit geçirse o bile ona iyi gelirdi. Ama gelmedi. Daha sonra Avukat bir hanımefendi, benden habersiz bir şekilde benim babama gitmiş. Sonra da benim avukatıma ulaşarak; kızımın pişman olduğu ve tek isteğinin dedesinin yanında kalmak olduğu bilgisini vermiş. Ben de bunu kabul edemeyeceğimi söyledim.

    Ben bugün bu konuyu sakince aramızda kapatıp, adı ergenlik olan bu sorunu çözmek için profesyonellerle konuşmaya niyet etmiştim.

    Fakat barodan kızıma atanan ve babama giden avukat, babamı bana dava açmak için ikna etmiş. Benim avukatıma, babamın benim kızımın velayetini alması için vekalet vereceğini söylemiş. Bu bilginin sabah gazetecilere bildirileceğini bildiğim için bu yayını açtım. Aklı selim aile bireylerimiz, kuzenim babamı arayarak benim ve kızımın çok zarar gördüğünü söyledi ve babamı defalarca uyardı. Kuzenim, ‘Deniz ile kızı sorunlarını çözerler, siz ne yapmaya çalışıyorsunuz dedikçe babam, ‘Deniz’i hapse attıracağım’ dedi.

    Aslında ben bu hikayeyi daha sonra anlatacaktım. Anlattıklarımla babamın ölümüne sebep olmak istemiyorum demiştim. Ki babam ölümsüzlüğün sırrını bulmuş gibi yaşayan bir adamdır. Benim annemle babam hiç ayrılmadı.

    Ama bir aşk hikayesi değildi. Annemin erken ölüşünde de bu hikaye başrol oynuyor. Babam eski bir bürokrat. Müthiş egolu, narsistik kişilik bozukluğunun son boyutunda biri.

    Bu tip insanlar kimseyi beğenmez, herkesi aşağılar. Babam günde 20 saat televizyon seyredip dışarı çıkmıyor, kimseyi beğenmiyor. Ve hayatta en beğenmediği kişi hep bendim. Bana bir gün böyle ateş edeceğini hiç düşünmedim. Çocuğumun onun yanına gitmemesi gerektiğini çok iyi biliyor. Sen torununa zarar vermek için böyle bir hamle yaptıysan, ben kendimi korumak zorundayım.

    İşin bir de teyzem boyutu var. Annem öldüğünden beri, teyzem babamla birlikte yaşıyor. Teyzem daha önce de bizimle yaşıyordu, genelde bize dayak atarak büyüttü.

    Teyzemin nörolojik sorunları olduğunu düşünüyorum. Hastalık hastasıdır, her gün hastaneye gider. Geceleri çığlıklar atarak uyanırdı. Teyzem, iki defa kızımı boğmaya kalktı.

    Kızım dedesine gitmek istiyor çünkü evde onu kötü cezalar bekliyor. Teyzem kızıma şiddet uyguladığı ve bunu aile büyüklerimize düzgün bir şekilde anlatamadığım için yaklaşık iki ay önce ihtarname çektim. Kamera görüntüleri de var elimizde. Kızıma tuhaf tuhaf sorular da sordular. Ben hayatımda kızıma ‘erkek arkadaşın var mı, erkeklerle gizli gizli mi buluşuyorsun’ şeyler diye sormam. Kızıma sürekli cinsel içerikli sorular sordular. Bu haberler basına yansımadan size bilgi vermek istedim.”

  • Katliam gibi kazada 10 kişi hayatını kaybetmişti… Otobüsün otogardan çıktığı anlar kamerada

    Mersin’in Tarsus ilçesinde otoyolda yolcu otobüsünün karşı şeride geçip kamyon ve 2 otomobille çarpıştığı kazada 10 kişi yaşamını yitirdi, 39 kişi de yaralandı.

    blank

    Kazada ölenlerin kimlikleri belli oldu. Yolcu otobüsünün şoförü Ali Güler (45), tutuklanarak cezaevine koyuldu. Öte yandan feci kazaya karışan otobüsün Diyarbakır Otogarı’ndan ayrıldığı anlara ait görüntüler ortaya çıktı.

    Mersin’de 10 kişinin hayatını kaybettiği, 39 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin yolcu otobüsünün şoförü Ali Güler (45), tutuklanarak cezaevine koyuldu.

    Kaza, dün saat 19.00 sıralarında Yenice Mahallesi Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu’nda meydana geldi. Diyarbakır-İstanbul seferini yapan Star Diyarbakır firmasına ait 34 SD 88 21 plakalı yolcu otobüsü, ismi henüz öğrenilemeyen şoförünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu çelik bariyerleri yıkıp karşı şeride geçti.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Adana yönüne geçen otobüs, sürücülerinin kimliği öğrenilemeyen 01 DT 341 ile 01 ALU 521 plakalı otomobiller ve 27 TD 342 plakalı kamyonla çarpıştı.

    Çevredekilerin ihbarıyla kaza yerine Mersin ve Adana’dan çok sayıda sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekibi sevk edildi. Kaza yerinde 10 kişinin yaşamını yitirdiği belirlendi. Sağlık ve itfaiye ekipleri tarafından araçlardan çıkarılan yaralılar ise ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

    Kazada hayatını kaybedenlerin İpek Taraman (33), Serhat Taraman (35), Elif Taraman (3), Ozan Kılıç (29), Birsen Çiftsüren (52), Mehmet Kaplan (34), Sultan Acet (30), Taha Acet (41), Halit Şimşek (41) ve Ayla Çelik Teğmen olduğu belirlendi.

    VATANDAŞLAR FELAKET ANINI ANLATTI

    Mersin’de 10 kişinin hayatını kaybettiği, 39 kişinin de yaralandığı feci kazaya tanık olan vatandaş o anları anlattı.

    Kaza, akşam saatlerinde Mersin-Adana Otoyolu Tarsus ilçesi Yenice Kütüklü mevkiinde meydana geldi. Adana istikametinden gelen Mercedes marka 34 SD 8821 plakalı yolcu otobüsünün yağışlı havada kayarak devrilip karşı şeride geçmesiyle biri otomobil, biri pikap, biri de kamyon olmak üzere üç araca çarpması sonucu zincirleme kaza meydana geldi. Kaza yerine çok sayıda polis, jandarma, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada ilk belirlemelere göre 10 kişi hayatını kaybetti, 39 kişi de yaralandı. Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulanslarla Adana ve Mersin’deki hastanelere kaldırıldı.

    “BİR ARACI SOLLADIK VE DİREKSİYON HAKİMİYETİNİ KAYBETTİK”

    28 yolcu ve 4 mürettebatın bulunduğu otobüsün sebebiyet verdiği kazaya tanık olan 41 yaşındaki Murat Şahin, o anları anlattı. Şahin, ”Mersin istikametinden Adana istikametine gidiyorduk, hava yağışlıydı. İşte bir anda karşı taraftan otobüsün takla atarak geldiğini gördüm. Aracı dayım kullanıyordu zaten, ben yolcu konumundaydım. Otobüsün muavininin kazadan sonra, ‘Bir aracı solladık ve direksiyon hakimiyetini kaybettik’ dediğini duydum. Zaten otobüsün şeklinden de belliydi. Otobüs direkt kırınca bu şekilde takla atarak geldi. Yolcular yolun sağına doğru savruldu. Takla atınca seyir halindeki iki aracın üzerine düştü. Kaza sonrası hemen yaralılara müdahale ettik. Maalesef küçük çocuklar da vardı. Allah rahmet eylesin” dedi. (İHA)

    ÖLEN 8 KİŞİ DİYARBAKIR’DA DEFNEDİLDİ

    Mersin’in Tarsus ilçesinde otoyolda yolcu otobüsünün karşı şeride geçip kamyon ve 2 otomobille çarpıştığı kazada hayatını kaybeden 10 kişiden 8’inin cenazesi Diyarbakır’a getirilerek, Bağlar, Hani, Çermik, Kocaköy ve Hazro ilçelerinde defnedildi.

    KURBAN BAYRAMINI İSTANBUL’DA GEÇİRECEKLERDİ

    İpek Taraman (33) ile eşi Serhat Taraman (35) ve kızları Elif Taraman’ın (3) cenazeleri Hani ilçesinde toprağa verildi. Cenaze törenine Taraman ailesinin yakınları ile Kaymakam Abdullah Yüksel, İlçe Jandarma Komutanı Kıdemli Yüzbaşı Murat Şenyurt, İlçe Emniyet Amiri Yunus Kabataş ve ilçe halkı katıldı. Taraman ailesinin Kurban Bayramı’nı geçirmek için İstanbul’a gittikleri öğrenildi.

    KANSER OLAN TAHA’NIN TEDAVİSİ İÇİN İSTANBUL’A GİDİYORLARDI

    Sultan Acet (30) ve 6 yaşındaki oğlu Taha’nın cenazesi ise Bağlar ilçesinde Yeniköy Mezarlığı’nda defnedildi. Sultan Acet’in kazada yaralanan eşi Hacı Acet’le birlikte kemik kanseri olan Taha’nın tedavisi için İstanbul’a gittikleri öğrenildi.


    BÜYÜKANNESİNİN CENAZE TÖRENİ İÇİN GELMİŞTİ

    Mehmet Kaplan’ın (34) cenazesi de Çermik ilçesinde defnedildi. Kaplan’ın İstanbul’da bir restoranda çalıştığı, vefat eden büyükannesi Hatun Kaplan’ın cenaze töreni için Diyarbakır’a geldiği ve tekrar İstanbul’a gittiği öğrenildi.

    Kazada hayatını kaybeden Ozan Kılıç’ın (29) cenazesi Kocaköy ilçesinde, Birsen Çiftsüren’in (52) de Hazro ilçesinde defnedildi. Burak EMEK-Gıyasettin TETİK-Selim KAYA-Seyfettin EKEN/DİYARBAKIR, (DHA)

    OTOBÜSÜN DİYARBAKIR’DAN ÇIKIŞI KAMERADA

    Mersin’in Tarsus ilçesinde 10 kişinin hayatını kaybettiği kazaya neden olan 34 SD 8821 plakalı yolcu otobüsünün Diyarbakır Şehirlerarası Terminali’nden dün saat 10.40’ta çıkış görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, 18 numaralı peronda otobüs yola çıkmadan önce, aşağıda bekleyen bazı kişiler araçtaki yakınlarına el sallıyor..

  • Buğra Gülsoy oğlu Cem’i sete götürdü

    Buğra Gülsoy oğlu Cem’i sete götürdü

    SHOW TV’nin fenomen dizisi ‘Bahar: Uyanmaya Hazır Mısın?’ın başrol oyuncularından Buğra Gülsoy, oğlu Cem’i dizinin setine götürdü.

    blank

    Buğra Gülsoy, 2018’de Nilüfer Gürbüz ile dünyaevine girmiş, bu evlilikten Cem adında bir oğulları dünyaya gelmişti. Yaşadıkları fikir ayrılıkları sebebiyle geçen yıl boşanan ünlü çiftin evliliği tek celsede bitmişti.

    SHOW TV’nin reyting rekortmeni dizisi ‘Bahar: Uyanmaya Hazır Mısın?’da ‘Evren’ karakteriyle büyük beğeni toplayan Gülsoy, oğlu Cem’i sete götürdü.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    Buğra Gülsoy, oğlunun fotoğrafına; “Cem hojam” notunu düştü.

    Dizinin yönetmeni Neslihan Yeşilyurt, Anneler Günü’nde Demet Evgar ve kızı Mavi’nin setteki bu fotoğrafını paylaşmıştı. Anne – kızın fotoğrafı sosyal medyada büyük ilgi görmüştü.

  • Burdur’da 14 hasta entübe edildi! Diyaliz merkezi kapatıldı

    Burdur’da 14 hasta entübe edildi! Diyaliz merkezi kapatıldı

    Burdur Devlet Hastanesi’nde diyaliz sonrası evde fenalaşanlar ile tedbir kapsamında hastaneye çağrılan hastaların tedavisi, çevredeki il ve ilçelerde sürüyor. 33 hastadan 18’nin durumunun ağır olduğu, bunlardan 14’ünün de entübe edildiği öğrenildi.
    blank
    Burdur Devlet Hastanesi’nde dün 08.00- 12.00 ile 12.00- 16.00 seansında diyalize giren hastalardan bazıları baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe tarzı şikayetlerle hastaneye geldi. Hastalardan bazılarının durumunun ağırlaşması sonrası yetkililer, gün içinde diyalize giren hastaların tamamına telefonla ulaşıp, hastaneye gelmesini istedi. Bazıları da ambulansla hastaneye getirildi.

    HASTA SAYISI YÜKSELDİ, DİYALİZ MERKEZİ KAPATILDI

    İlk etapta sağlık durumu ağırlaşan 18 hasta, ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Yetkililer, farklı illerden ambulans talep etti. Sağlık Bakanlığı’nın talimatı ile gün içerisinde diyaliz tedavisi gören hastaların tamamı hastanelere gönderildi.

    Dün 31 olarak açıklanan hasta sayısının 33’e yükseldiği, Burdur, Bucak, Isparta, Afyonkarahisar ve Antalya’daki hastaneler ile özel diyaliz merkezinde tedaviye alınanlardan 14’ünün entübe edildiği öğrenildi.

    Burdur Valiliği’nin önlem olarak kapattığı hastanenin diyaliz merkezinde yaşananlarla ilgili adli ve idari soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

    Eşinin 4 yıldır diyaliz tedavisi gördüğünü belirten Erdoğan Çakır, “Eşimi Antalya’ya sevk ettiler. Durumu belli değil. Tüm sorumlulardan şikayetçi olacağım” dedi.