Yazar: admin
-

Ameliyat öncesi rahatsızlanan Damla’nın ölümünde ihmal iddiası
Diyarbakır’da, nefes almakta zorluk çektiği için burun ameliyatı olmak isteyen Damla Sakallı , başvurduğu özel bir hastanede ameliyat öncesi yapılan serumun ardından rahatsızlanarak hayatını kaybetti.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Diyarbakır’da yaşayan Damla Sakallı, burnundaki çatlaklar nedeniyle nefes almakta zorluk çektiği için burun ameliyatı olmak istedi.
Kayapınar ilçesindeki özel bir hastaneye başvuran Damla’nın, ameliyatı için hastaneye yatışı yapıldı. Ameliyat öncesi serum takılan Damla, rahatsızlandı.
Durumu ağırlaşan ve aynı hastanede yoğun bakım ünitesine alınan Damla, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Damla’nın cenazesi, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından Yenişehir ilçesindeki Şilbe Mezarlığı’nda yakınlarının gözyaşları arasında toprağa verildi.
Ailenin şikayeti üzerine, ölümünde ihmal bulunduğu şüphesiyle savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.
-
‘Bir kız yanımdan geçti, onunla evleneceğim dedim’… 54 yıl önce birleşen elleri bir daha hiç ayrılmadı
Aşkların saman alevi gibi söndüğü, en sağlam görünen evliliklerin bile kolayca yıkılıp yerle yeksan olduğu ışıltılı ünlüler dünyasında dile kolay yarım asırdan fazladır, tam 54 yıldır sadakat, mutluluk ve bol kahkahayla bezenmiş bir aşkı ayakta tutuyorlar…
SİNEMA TARİHİNİN EN UNUTULMAZ ROMANTİK KOMEDİSİYLE YILDIZ OLMUŞTU
Uzun kariyeri boyunca rol aldığı sayısız film, sahnede yıldız gibi parladığı stand-up şovları ve tam 9 kez sunuculuğunu yaptığı Oscar töreniyle hafızalara kazınmıştı usta aktör.
Harry Sally ile Tanışınca filmiyle hafızalara kazınan Billy Crystal kendi hayatında adeta bir peri masalının içinde yaşadı
Ama sinema severler onu en çok Meg Ryan’la başrol oynadığı, unutulmaz romantik komedi “When Harry Met Sally” (Harry Sally ile Tanışınca) filmiyle hatırlıyor.54 YILDIR KENDİ PERİ MASALININ İÇİNDE YAŞIYOR
Güzeller güzeli Sally’ye aslında onu görür görmez aşık olan ama bu aşkı bir türlü dile dökemeyen alaycı Harry karakterini izleyicilerin hafızasına kazıyan efsane oyuncu Billy Crystal, kendi hayatında ise adeta bir peri masalını yaşıyor…
54 yıldır aynı yastığa baş koyduğu karısı Janice Crystal ile 1966’da, daha gencecik bir delikanlıyken tanışan Billy Crystal 1970’de nikah masasına oturmuştu.
‘Bir kız yanımdan geçti, onunla evleneceğim dedim… 54 yıl önce birleşen elleri bir daha hiç ayrılmadı
Karısını ilk gördüğü anda aşık olan usta aktör onun elini 54 yıldır hiç bırakmıyor
76 yaşındaki Billy ve 75 yaşındaki karısı Janice evlenirken birbirlerine verdikleri “Ölüm bizi ayırana dek” sözünü tutmaya kararlı görünüyor.Çiftin 54 yıllık evliliklerinden 51 yaşında Jennifer ve 46 yaşında Lindsay adında iki kızları, dört de torunları var.
TANIŞTIKLARINDA 18 YAŞINDA GENÇ BİR DELİKANLIYDI: BEN ŞANSLI BİR ADAMIM
Yaşıtları artık bir bir emekli olurken yeni dizisi Before ile ekranlara gelmeye hazırlanan Billy Crystal yarım asrı çoktan deviren bu mutlu evliliğin sırlarını anlattı.
“Ben şanslıyım” diyen usta aktör “Tanıştığımızda ben 18 yaşındaydım. O 17 yaşındaydı. Ve işte hala buradayız” diye başlıyor söze.
‘Bir kız yanımdan geçti, onunla evleneceğim dedim… 54 yıl önce birleşen elleri bir daha hiç ayrılmadı
Ünlü çiftin ömürlük evliliklerinden iki kızları dört de torunları olduHAYAL ETTİĞİ O “GÜZEL” AİLEYİ ERKENDEN KURDU, HEP MUTLU YUVASINA TUTUNUP YAŞADI
Karısının adını anarken “O olağanüstü bir insan” diyen Billy Crystal “Ortak amacımız her zaman güzel bir aile kurmaktı, bunu yaptık ve yapmaya devam ediyoruz” sözleriyle daha işin başında karısıyla ne istediklerine karar verdiklerini ve bu yoldan da dönmediklerini söylüyor.
“Bir kız yanımdan geçti… ve ‘Onunla evleneceğim’ dedim. Ve dört yıl sonra evlendim” diye efsane oyuncu evlilikleri boyunca mizaha, karşılıklı güvene, birbirlerinin işleriyle hep ilgilenmeye, birer birey olarak ayrı ayrı kişiliklerine tutunarak bu günlere geldiklerini söylüyor.
ONA YAKIN OLMAK İÇİN OKULUNU BİLE DEĞİŞTİRDİ
Billy ve Janice Crystal, 1966 yılında, ünlü oyuncu Batı Virginia’daki Marshall Üniversitesi’nde birinci sınıftan sonra Long Beach, New York’ta bir yaz kampında çalışırken tanıştılar.
Altı kez Emmy Ödülü kazanan oyuncu, büyük aşkı Janice’e daha yakın yaşamak istediği için Long Island’daki Nassau Community College’a ikinci sınıf öğrencisi olarak transfer oldu.
Billy Crystal yarım asrı çoktan deviren evliliğinin mutluluk sırlarını verdi
“ONU HEMEN, O ANDA ÇOK SEVDİM”
Crystal “Onu hemen, o anda çok sevdim” diyor ve kızları doğduktan sonra hem kendi hayatının hem de evliliğinin değiştiğini söylüyor.
“25 yaşında, siz olmadan gününü geçiremeyen bir bebeğe sahip olmanın getirdiği sorumluluk vardı. Bir şeyi kendinizden çok daha fazla sevebileceğinizi öğreniyorsunuz. Bu bir insan olarak hayatımdaki en büyük deneyim oldu” diyor Crystal.
“DÜNYAYA İKİ MUHTEŞEM KIZ ÇOCUĞU VE DÖRT DE TORUN BIRAKTIK”
Billy Crystal sevgi dolu, mutlu bir yuvada büyüttüğü kızları için de “Hayatım boyunca en büyük çabam, dünyaya iki muhteşem kız çocuğu bırakmak oldu. Şimdi kızlarım yetişkin birer kadın ve kendi çocukları var” diyor.
Ve ekliyor… “Onlar da çocuklarına, yani dört torunumuza, sürekli değişen dünyamızda sorumluluğun ne demek olduğunu öğretsinler.”
-
Savcı Yavuz Engin’in ardından bir cesur yürek daha! ‘Özel çocuklar’ üzerinden vurgunu müdür ortaya çıkardı
OZAN ÖMER KADÜKER – Özel eğitim gereksinimli çocuklar, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri’nde eğitim alıyorlar. Devlet de bu öğrenciler için merkezlere aylık ödeme yapıyor. İşi ticarete döken bazı merkezler ise hiçbir sorunu olmamasına rağmen çocuklara rapor aldırtıyor, ders vermeyip, veriyor gibi gösteriyor. Hatta abartılıp bazı okullarda 10 öğrenciden 1’i özel gereksinimli çocuk gibi gösteriliyor. Bu okullardan biri de Bursa Yenişehir’deki Süleymanpaşa İlkokulu. Türkiye ortalaması yüzde 3 iken, Okul Müdürü İsmail Can, kendi okulundaki öğrencilerin yüzde 10’una rapor alındığını fark edince konunun peşine düştü. Velilerle görüşmelerinden sonra tüm çocukların ilçedeki bir merkeze kaydedildiğini fark etti. Tutanak tutup adli ve idari soruşturma başlatan İsmail Can, araştırmaları sonucunda aynı ilçede Ö. T. tarafından işletilen merkezde, derse devam etmeyen çocuklar derse devam etmiş gibi gösterilerek devletten para aldığını ortaya çıkardı.
Aynı zamanda Memur ve Emekli Sendikaları Genel Başkan Yardımcısı olan İsmail Can, konuyu yargıya da taşıdı. Merkez yöneticileri hakkında birçok suçtan soruşturmalar devam ediyor.
VELİLERİ TEHDİT ETTİLER
Milliyet’e konuşan İsmail Can, “Çocuklarına ücretsiz özel ders verileceği şeklinde kandırılarak ailelere rapor çıkarttırılıyor. Velilere çocukların engelli olarak damgalanacağı söylenmiyor. Ayrıca çocukların kaydını silmiyorlar. Sildirmekte ısrar eden veliyi ise ‘Seni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na şikâyet ederim, çocuğunu elinden aldırırım, maaşını kestiririm, eşini işten çıkarttırırım, üzerindeki malı mülkü alırım!’ şeklinde tehdit ediyorlar. Odaya hapsettikleri, dilekçesini alıp yırttıkları, telefonunu elinden aldıkları veliler var. Rüşvetle doktor ayarlanarak rapor çıkartılıyor. Bazı hastane doktorlarının zihinsel engelli diye rapor verdiği öğrenciler, parlak zekâ çıkıyor” dedi.
‘Yenidoğan çetesi’ hayatlarını altüst etti, acılı anneler anlattı: ’10 dakika için neler yapmazdım’
ÇOCUKLARI SOKAKTAN TOPLADISuç duyurusunda ailelerin şikâyetlerine de yer verildi. Örneğin bir veli, merkezin servisinde oğluna sigara içirdiklerini, aileden habersiz çocukların sokaktan toplanıp götürüldüğünü ayrıca öğrenci bulmaları karşılığında komisyon teklif edildiğini söyledi. Bir başka veli sırf kamera kaydı için çocuğunun istendiğini kaydederken farklı bir veli de hizmet almamasına rağmen çocuğun 1,5 ay geliyor gibi gösterildiğini belirtti.
İddiaları merkezin sahibi Ö. T’ye sorduk. Tüm iddiaları reddeden Ö.T “Kesinlikle böyle bir şey yok. Öğrenci sayımız fazla diye diğer kurumlar bana iftira atıyor. Kamera kayıtları var. ‘Çamur at izi kalsın’ politikası. Bunları yapanlara karşı dava açıyoruz. Hiçbir delil yok” ifadelerini kullandı.
‘ROL YAPTIRIYORLAR’
Türkiye’nin birçok şehrindeki merkezlerde de benzer olaylar yaşanıyor. Bu konuda görüş aldığımız uzmanlar şu bilgileri verdiler:
Psikolog Prof. Dr. Veysi Çeri: Bazı merkezler, fakir ailelerin çocuklarını özürlü gibi davranmaya yönlendiriyorlar. Çocuğun zekâsı normal ama bizim karşımıza gelince rol yapıyor. Bazı hekimler de bu merkezlerle çalışıyor. Bana da ‘yüzde 20 hisse’ verelim teklifi yapıldı.Çocukların hayatlarıyla oynuyorlar.
‘Yenidoğan çetesi’nden kan donduran konuşmalar: Ölü satıyorlar, farkındasın değil mi?
Uluslararası Ruh Sağlığı ve Sağlıkçılar Derneği Başkanı Cahit Ufuk Battal: Bazı merkezler, engeli olmayan çocuklarla komisyonu kandırıyor, doktorlara rüşvet verme olayları oluyor. Çocuğun önüne oyuncak atıp eğitim vermiyorlar. Müfettiş geleceği zaman 5 gün önceden haber veriliyordu.‘EĞİTİM VERİLMİYOR’
Farklı şehirlerdeki kurumlarda çalışan görevlilerle görüştük. Bazıları kurumlarında ciddi usulsüzlükler yapıldığını söyledi:
Öğretmen: Sahte rapor düzenliyorlar. Mesela çocuklardan ikisi kurum sahibinin çocuklarıydı.
Öğretmen: Çocuk kursa sırf kamera için geliyor. Kuruma girdikten sonra bir odada eline kalem defter verip oyun oynatılıyor eğitim verilmiyor. Bazı çocuklar eğitime ihtiyacı yok.Örneğin bir çocukla üniversite sınavına hazırlanıyorduk.
YILDA 35 MİLYAR TL
Özel gereksinimli birey için 8 saat bireysel ve 4 saat grup eğitimi karşılığında merkezlerine ödenecek ücret 6 bin 6 TL. Aylık 2 milyar 800 milyon TLolmak üzere bu yıl için yaklaşık 35 milyar TL ödeme yapılması öngörülüyor.
‘UYDURULAN HURAFELER’
İddiaları Tüm Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Şeker’e sorduk: Her ay denetleniyoruz. İçimizde kötü arkadaşlar vardır ama genelleme yapmak doğru olmaz. Bunlar kurumlarda çalışıp kötü ayrılanların uydurduğu hurafeler. Şimdi bir de yüz tanıma geliyor. Güvenlik artık sıklaştırılacak.
-
Ceyda Düvenci beyazlar içinde tıpkı gelin gibi! Yoksa düğün provası mı? Sevgilisi Güçlü Mete ile…
2015 yılında evlendiği Bülent Şakrak’tan boşandıktan sonra kalbini Ebru Cündübeyoğlu’nun eski eşi radyocu Güçlü Mete’ye kaptıran Ceyda Düvenci’ye bu aşk çok yaradı. Fazla kilolarından kurtulan Ceyda Düvenci’nin güzelliğine güzellik katıldı. Adeta 20’li yaşlarına geri dönen Ceyda Düvenci son olarak nikah elbisesini andıran seçimi ile “Yoksa gelinlik provası mı?” dedirtti. Ceyda Düvenci beyazlar içinde kendine hayran bıraktı. İşte tıpkı gelin ve damat gibi görünen Ceyda Düvenci ile sevgilisi Güçlü Mete’nin davet şıklığı…
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Boşanma sonrası adeta kendini baştan yaratan Ceyda Düvenci, önce fazla kilolarından kurtuldu sonra gönül defterinde yeni bir sayfa açtı.
2015 yılında dünyaevine giren Ceyda Düvenci ve Bülent Şakrak, dostça ayrılmaya karar vermiş, 8 yıllık evliliklerini 10 Temmuz 2023’te resmen bitirmişti.
2024 yılı Ceyda Düvenci için yeni başlangıçların yılı oldu.
Oğlunun babası Bülent Şakrak’tan boşandıktan sonra kalbini radyocu Güçlü Mete’ye kaptıran Ceyda Düvenci son dönemde verdiği kilolar ile güzelliğine güzellik katmıştı.
Adeta 20’li yaşlarına geri dönen Ceyda Düvenci son olarak nikah elbisesini andıran seçimi ile “Yoksa gelinlik provası mı?” dedirtti.
İşte tıpkı gelin ve damat gibi görünen Ceyda Düvenci ile sevgilisi Güçlü Mete’nin davet şıklığı…
Ceyda Düvenci beyazlar içinde kendine hayran bıraktı. Ceyda Düvenci geçtiğimiz günlerde sosyal medyanın diline düşmüş “Bu defa olmamış, çok kötü” yorumları yapılmıştı…
-
Anneannesini öld*rmüştü! Abdüllatif Şener’in oğlu kendini böyle savundu… Kardeşi: Rahatsızlığını 6-7 yıl önce sorduğu soruyla fark ettim
Ankara’da, eski bakanlardan Abdüllatif Şener’in oğlu Bedirhan Şener, anneannesi Leyla Çetiner’i silahla vurarak öld*rmesine ilişkin davanın görülmesine başlandı. Bedirhan Şener’in ağabeyi Şamil Şener, duruşmadaki konuşmasında çarpıcı ifadeler kullandı. Ağabey Şener, “Abimin rahatsızlığını 6-7 yıl önce fark ettim. Oğlum var ismi Everest. İlk abimin bu durumunu ‘Everest’i ne yapacağız’ diye sormuştu, bende ‘nasıl yani’ dedim. Abim de ‘siz beni anlamıyorsunuz, Everest benim oğlum’ dedi. O zaman iyi olmadığını anlamıştım.” dedi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık Bedirhan Şener, eski bakan Abdüllatif Şener ile müştekiler ve avukatlar katıldı. Mahkeme, yargılamanın başladığını belirterek kimlik tespitinin ardından tutuklu sanık Şener’e söz verdi.
“HALÜSİNASYONLAR GÖRÜYORDUM”
Olayın yaşandığı gün takip edildiğini iddia eden Şener, “Korku içindeydim. Musibetler vardı. Halüsinasyonlar görüyordum. Kafamın içinde sesler duydum, sonrada ateş ettim. Kaç kez ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Bir yere doğru ateş etmedim. Ben öyle bir şey yapmazdım, hatırlamıyorum” dedi.
Şener’in annesi Berrin Şener ise, olay günü oğluna ulaşamadığını kendisinen zarar vermesinde dolayı endişelendiğini söyledi.
“OĞLUM KAPIYI AÇTI VE BOŞLUĞA DOĞRU ATEŞ ETMEYE BAŞLADI”
Eşinin kendisini ve annesini Şener’in evine bıraktığını söyleyen anne Şener, “Eşim arabayı park ederken biz binaya girdik. Kapıyı çaldık, oğlum kapıyı açtı ve boşluğa doğru ateş etmeye başladı. Ben merdivenlerden kaçtım. Psikolojisinin bozuk olduğunu biliyorduk. Olay anında 2 el silah sesi duydum, hemen kaçtım” ifadelerinde bulundu.
Olayın tanığı eski bakan Abdüllatif Şener son günlerde oğlunun psikolojik sıkıntıları olduğunu söyleyerek, “Telefonumuzu açmadı, kendisine zarar verebileceğini düşündük. Evine gittik. Ben aşağıda arabayı park ediyordum, kapı açılınca ateş etmiş” diye konuştu.
Sanık Şener’in kardeşi Şamil Şener ise şu beyanlara yer verdi:
“Abimin rahatsızlığını 6-7 yıl önce fark ettim. Oğlum var ismi Everest. İlk abimin bu durumunu ‘Everest’i ne yapacağız’ diye sormuştu, bende ‘nasıl yani’ dedim. Abim de ‘siz beni anlamıyorsunuz, Everest benim oğlum’ dedi. O zaman iyi olmadığını anlamıştım. Ben yurtdışına git gel yaparken görüşüyorduk. Amerika’dayken de online görüşüyorduk. Son zamanlarda abim daha da kötüleşmeye başladı. Geçmişte çok fazla tedavi gördü, anlaşılmadığını söylüyordu. Kendisinde öfke nöbeti vardı, bazen paranoyaları oluyordu, normal geçinmeye çalışıyorduk.”
Sanık, tanık ve müşteki beyanlarının ardından söz alan Cumhuriyet savcısı, Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanarak hastaneden cezai ehliyetinin tespiti için rapor alınmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi mahkemeden talep etti.
Savcının taleplerine sanık Şener, “Diyeceğim yoktur” diye karşılık verdi.Ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın üzerine atılı eylemleri işlediği sırada akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, hastaysa ne zaman olduğu, uzman kontrolünde 3 haftayı geçmemek şartıyla gözleme alınmasına ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair heyet raporunun beklenilmesine karar verdi. Duruşma 5 Aralık saat 10.00’a ertelendi.
Teyzesi Berra Çağlayan da şikayetçi olmadığını belirterek, “Bedirhan hepimizin çok sevdiği bir insan, bizim için çok değerli. Sağlık durumunun iyi olmadığını biliyorum. Görüştüğümüzde, ‘İyi hissetmiyorum teyze, çok kötüyüm’ dedi, sanrılarından bahsetti” diye konuştu.
Dayısı Ali Kemal Çetiner, “Bedirhan’ın sanrılar gördüğünü ben de biliyorum. Şikayetçi değilim, bilerek kötülük yapmaz; annemi çok severdi. Bilerek, isteyerek kimseye zarar verecek bir insan değildir” ifadelerini kullandı.
‘OLAYIN GEÇMİŞİ’
Yaşanan olay dün gece Çankaya ilçesi Güvenevler Mahallesi’nde meydana geldi. Eski Bakan Abdüllatif Şener’in oğlu Bedirhan Şener ile anneannesi Leyla Çetiner arasında, Meneviş Sokak’ta ikamet ettikleri evlerinde henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Bedirhan Şener, anneannesi Çetiner’i tabancayla vurdu. Bunun üzerine Abdüllatif Şener, sokağa çıkarak durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Şener, polis ekiplerince gözaltına alınırken, ambulansla özel bir hastaneye sevk edilen Çetiner ise yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
-
3 Kadını Öldüren Kayınbaba Çıktı
Adana’da mezarlıkta 3 kadını öldüren kişinin kayınbaba olduğu ortaya çıktı. Şemsettin Erkuvan (47), oğlunun bir süre önce intihar etmesinden gelinini, kız kardeşini ve gelinin annesini sorumlu tutarak oğlunun mezarına ziyarete geldiği esnada saldırıyı gerçekleştirdiği ortaya çıktı.Edinilen bilgiye göre olay merkez Sarıçam ilçesine bağlı Buruk Mezarlığında meydana geldi. İddiaya göre Muzaffer Erkuvan ile dini nikahla birlikte yaşayan 1 çocuk annesi Güldane Gerçek, geçimsizlik nedeniyle eşini terk edip Kadın Sığınma Evi’ne yerleşti. Erkuvan, barışmak için 24 Ağustos’ta Güldane’nin annesi Şenay Gerçek’in Sarıçam ilçesi Menekşe Mahallesi’ndeki evine gitti. Şenay Gerçek barıştırma teklifini reddedince Muzaffer Erkuvan dışarı çıkıp, kendini ağaca asarak intihar etti. Erkuvan ailesi, ölümünden Güldane ile annesi Şenay ve kız kardeşi Gaye Gerçek’i sorumlu tuttu.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek, bugün saat 16.00 sıralarında Muzaffer Erkuvan’ın Sarıçam ilçesi
Buruk Mezarlığı’ndaki kabrini ziyarete etti. Muzaffer Erkuvan’ın babası Şemsettin Erkuvan, oğlunun intiharı nedeniyle husumet duyduğu anne ve iki kızını takip etti. Anne ve kızları mezarlıktaki musalla taşına yakın bir noktada banklarda otururken motosikletle yaklaşan Şemsettin Erkuvan, tabancayla kurşun yağdırıp, kaçtı.
Olay yerinde Güldane Gerçek (20) ile annesi Şenay Gerçek (44) ve kız kardeşi Gaye Gerçek’i (22) hayatını kaybetti.
Polis cinayet zanlısı Şemsettin Erkuvan’ı (47) kısa süre içinde gözaltına aldı.
-
Vural Çelik’in cenazesine katılmayan Gülse Birsel’den tepki çeken ‘veda’ paylaşımı
Avrupa Yakası’nın Kubilay’ı Vural Çelik, 17 Ekim’de hayatını kaybetti. Uzun yıllar Vural Çelik ile birlikte çalışan Gülse Birsel, cenazeye katılmadı. Vural Çelik’e sosyal medya hesabında paylaştığı mesajla veda eden Gülse Birsel’in paylaşımı tepki çekti. Birsel, gelen sert yorumların ardından mesajını sildi.
İşte Gülse Birsel’in önce paylaşıp, sonra sildiği veda mesajı:
Vural’a vedam
“Birkaç yıldır cenazelere gidemiyorum. (Çözmem gereken bir anksiyete.) Cenazeler, dini tören bölümünü ayrı tutarsak vefat edeni yad etmek, veda etmek için vardır.
Ben bunu yazarak yapacağım. Bir iş arkadaşımı çok erken kaybettim. Şaşkın ve üzgünüm. Vural Çelik Avrupa Yakası’nın ikinci sezonuna tek bölümlük Kubilay rolü için gelmişti. Çok tatlı bir performans gösterdi. O hafta yapımcıya “Mümkünse her bölüm yazmak istiyorum” dedim ve Vural ekibe katılmış oldu. Nevi şahsına münhasır biriydi. Setin çocuğu gibiydi. Herkese kendi kendine küser, nedenini bilmediğimiz konulara alınır, sonra barışmak için hediyeler isterdi. Bu hediye konusu setin şakası haline geldikçe “Bu hafta bana ne alıyorsun Gülse?” cümlesiyle girmeye başlamıştı stüdyoya. Beraber çok güldüğümüz, keyfi yerinde olsun diye hep kollamaya çalıştığımız bir çocuksu ruhtu.”
“Özellikle bana ve Engin Günaydın’a çok nazı geçerdi. Sette biraz da bizi güldürmek için oynadığı bir “Mağdur persona”sı vardı. Şenay Gürler’le bir kahve içmeye mi çıkıyoruz, “Vaay tabii sosyete bizi davet etmez”! “Ya iki kız dedikodu yapacağız, sen niye geliyorsun?” “Yok ben garibanım zaten, bir kahve ısmarlamazsınız bu fakire, ben hangi parayla kahve içeceğim” filan derken bu sefer abarttığını fark edip onu gülme tutardı.”
“Setin bu geleneksel şakasından, bu dinamikten “Zenginliğine rağmen hep mağdur hep ezik Gülenay”ı yazdım. Vural nefis oynadı. “Birinin bizi durduramadığı” günlerdi. Son sezona girerken, ayrılmak istediğini söylediğinde ben dahil birkaç oyuncu arkadaşım vazgeçirmeye çalıştık. Ücret, saatler, senaryodaki yeri gibi şikayetleri vardı. Yapımcılarla konuşup, bana alıngan tonlu bir mesajla ayrıldığını söyledi ve teşekkür etti.
Belki ısrar etmemi, yapımcıyı arayıp onsuz olmaz dememi bekledi.”
“Yanlış karardı bence. Keşke son sezonda da beraber oynasaydık. Ve keşke birkaç ay sonra bir TV programında benimle ilgili mana verilemez, yakışıksız cümleler etmeseydi. (Tabii kimse iş arkadaşıyla tek sebepten 16 yıl iletişimi kesmez. Ama sonraki yıllardaki hataları, yanlışları burada anlatmaya gerek de yok, yakışık da almaz.)”
“Ben oyuncu arkadaşlarımla olan anlaşmazlıklarda kavga, polemik, magazin yoluyla cevap verme sevmem. Konuşup çözmeye çalışırım. 300 Çok kırgınsam, uzak kalır iletişimi keserim. Öyle yaptım. “Niye sahip çıkmadınız” gibi cümleler okudum sosyal medyada.
Vural yetenekli ve verimli çağda, bir oyuncuydu. Avrupa Yakası’ndan ayrıldıktan sonra “Bayrampaşa Ben Fazla Kalmayacağım” filminde başrol oynadı. “Nuri” dizisinde, Gani Müjde’nin “Yahşi Cazibe”sinde, Birol Güven’in “Seksenler”inde 3 sezon oynadı. Son yıllarda çalışmama sebebi televizyonda komedinin yok olması olabilir. Ancak yakınlarda Güldür Güldürle ilgili bir soru sorulduğunda asla rol almak istemeyeceği bir yapım olduğunu sert bir dille magazine anlatmış, haber olmuştu.
“Birol Güven büyük bir ekonomik derdi olmadığını, çektiği videoların skeç olduğunu söyledi. “Stand up’a hazırlanıyordu” dedi. Avrupa Yakası seyircileri dergide çalışan karakterleri gerçek hayatta da kanka gibi görüyorlar. Elbette sette çok yakın arkadaşlar da edinirsiniz. Ama herkes herkesin can dostu olamaz haliyle. Selamlaşıp kankayı, düşmanı, sevgiliyi oynayıp, setten çıkınca gerçek hayatınıza dönersiniz ekiple. Aralarda da çalışılmayan yıllar…
Onun için dönem dönem yalnızlık ve işsizlik, bizim mesleklerin parçasıdır. Ben Vural’ı kahkahası, sette “mağdur personasıyla”yaptığı komikliklerle, güldüğümüz anlarla hatırlamak istiyorum.”
“Türkiye çok iyi bir komedyenini kaybetti. Cenazelerde helallik almak adettir. Hakkımı helal ediyorum, sonuna kadar helal olsun.
İçimde kalan üzüntü şudur. Son aylarda magazine verdiği bir röportaj karşıma çıktı:
“Bir Gülse Birsel işinde rol alır mısınız” sorusuna “Ben ona hata yapmış olabilirim, o bana yapmış olabilir, başkası hata yapmış olabilir, 3 günlük dünya, zaten kaç komedyeniz ki” diyor.”
“Sonuna kadar katıldım söylediklerine ve şöyle düşündüm “Eh artık madem böyle demiş, bir ara muhakkak bir galada filan karşılaşınca sarılır muhabbet ederiz. Bir ara nasıl olsa denk geliriz.” “Bir ara” bizim yaşlar için çok geniş, rahat bir zaman. “Bir ara buluşalım”, “Bir ara hasret giderelim”. Önümüzde uzun yıllar var ya.
Öyle değilmiş. Nereden bilebilirdik. Perde çok erken kapandı. Allah rahmet eylesin.”
-
Yeşilçam’ın esmer güzeli Serpil Çakmaklı altın varaklarla bezeli evinin kapılarını açtı! İşte Serpil Çakmaklı’nın parmak ısırtan evi…
Türk sinemasının en güzel kadınlarından Serpil Çakmaklı şimdilerde 62 yaşanda. Yıllara meydan okuyan güzelliği ve fit hali ile yaşıtlarını hatta genç kızları bile kıskandıran Serpil Çakmaklı son olarak muhteşem evi ile sosyal medyada ilgi odağı oldu. Yeşilçam’ın son jönlerinden Yalçın Dümer ile yaşadığı büyük aşkla hafızalara kazınan Serpil Çakmaklı, bir çok ünlü isimle de başrol oynama fırsatını yakalamıştı. Yeşilçam’ın esmer güzeli Serpil Çakmaklı evinin kapılarını Evrim Akın’ın programına açtı. Serpil Çakmaklı’nın altın varaklarla bezeli evindeki antikalar parmak ısırttı… İşte Serpil Çakmaklı’nın muhteşem evi…RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Yeşilçam’ın en güzel, en cüretkar isimlerinden Serpil Çakmaklı yıllara meydan okuyor. Yeşilçam’ın en güzel kadınlarından Serpil Çakmaklı için zaman adeta durmuş. Devlet Kuşu, Yılanların Öcü, Yaktı Beni, Yaşamak Bu Değil, İtirazım Var gibi sayısız pek çok Yeşilçam filminde rol alan Serpil Çakmaklı’nın muhteşem evi sosyal medyayı salladı.
Artık 62 yaşında olan Serpil Çakmaklı fit hali ve güzelliğiyle yaşıtlarını hatta genç kızları bile kıskandırıyor.
Yalçın Dümer ile yaşadığı büyük aşkla hafızalara kazınan Serpil Çakmaklı Yeşilçam’da bir çok ünlü isimler başrol olma fırsatını yakalamıştı.
Serpil Çakmaklı son olarak muhteşem evi ile sosyal medyada ilgi odağı oldu.
Yeşilçam’ın esmer güzeli Serpil Çakmaklı evinin kapılarını Evrim Akın’ın programına açtı.
Dışarıdan her ne kadar modern bir görüntüsü olsa da Serpil Çakmaklı’nın altın varaklarla bezeli evindeki antikalar parmak ısırttı…
-
Bebeklerin öl*sünü bile satmışlar! Kan donduran konuşma kaydı ortaya çıktı
Günde 8 bin lira almak için yüzlerce bebeği yenidoğan yoğun bakım ünitelerine bırakan ve 10 bebeğin ölü*üne neden olan çetenin takibine 27 Mart 2023’te CİMER’e gelen bir ihbarla başlandı. Aylarca süren teknik takip ve hastanelerin denetlenmesiyle oluşturulan 30 klasörlük raporda çetenin 197 suç eylemi tek tek anlatıldı. ‘Yenidoğan çetesi’ bebekleri aç bırakıp ölüme terk etmiş! Bebeklerin ölü*ünü bile satmışlar! İşte vicdansızlar arasında geçen korkunç diyaloglar.SAVCIYI TEHDİT ETTİLER
Türkiye’yi dehşete düşüren ‘Yenidoğan çetesi’ ile ilgili her gün yeni bir gerçek ortaya çıkıyor. Liderliğini Fırat Sarı’nın yaptığı çete, bazı hastanelerin yenidoğan yoğun bakım servislerini kiralamıştı.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Bu servislere de anlaştıkları paramedikler aracılığıyla tedaviye ihtiyaç duymayan bebekleri bile yerleştirerek devletten haksız kazanç elde etmişti. Foyaları ortaya çıkınca da devletin savcısını bile öl*mle tehdit etmişlerdi.
ÖZEL KOMİSYON KURULDU
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne 27 Mart 2023’te CİMER üzerinden gelen ihbar 21 Mayıs 2023’te Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne gönderildi ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı.28 Eylül 2023’te İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nce “Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim Değerlendirme Komisyonu” kuruldu. Komisyon ildeki tüm hastaneleri mercek altına alarak 30 klasör ve iki kolilik denetim raporu hazırladı.
FAALİYETLERİ ANLATILDI
Çetenin faaliyetlerinde hangi özel hastanelerin yenidoğan yoğun bakım servislerinin bulunduğu, devleti zarara uğratmak amacıyla ne gibi usulsüzlüklere karışıldığına ilişkin tespitlerin yer aldığı bu rapor soruşturmada önemli rol oynadı.Denetimlerde 197 suça konu eylemin oluştuğu saptandı. Denetimler, banka hesap hareketleri, HTS incelemeleri ve fiziki takip tutanaklarının da suç içerikli konuşmalar ile örtüştüğü belirlendi.
Türkiye’yi sarsan yenidoğan çetesi soruşturmasında yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Kapatılan hastaneler bir bir mühürlenirken ekipler, buralardaki hastaların kamu hastanelerine sevki için çalışma başlattı.Yenidoğan çetesi skandalına karışan hastaneler bir bir kapatılıyor! Vatandaşlar bebeklerini almak için korkuyla beklediler.
Bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölü*lerine neden olan ve haksız kazanç elde eden “Yenidoğan Suç Örgütü” hakkında açılan davanın detayları ortay çıkmaya devam ediyor. Ailelerin bebeklerinin canını emanet ettiği doktorlar ve hemşireler arasındaki konuşmalar, vicdansızlığın boyutlarını gözler önüne serdi. İşte iddianameye giren o korkunç diyaloglardan bazıları…
‘PARA VERMEZSEN ÇOCUĞUNUN MEZARINI BİLE BULAMAZSIN’
(Ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir ile doktor İlker Gönen arasındaki konuşma)* Gıyasettin Mert Özdemir: Orası çok pis patlayacak. Bebek ex oluyor (öl*yor), Emre 80 bin TL istiyor. Aile de diyor ki veremeyiz. Eğer parayı vermezseniz kimsesizler mezarlığına defnederiz, mezarını bile bulamazsın diyorlar.
* İlker Gönen: Bunlar abartıdır, artık bu …
* Gıyasettin Mert Özdemir: İlçe Sağlık hastaneyi arayınca aile bir daha hastaneye gidiyor, aileyi kapıda karşılıyorlar, ex’ini teslim ediyorlar.
‘OĞLUM BU NASIL VİCDAN CENAZEYE PARA İSTEMİŞLER’
(Hemşireler Hasan Basri Gök ve Hakan Doğukan Taşcı arasındaki konuşma)
* Hakan Doğukan Taşcı: Aile on bin ödeyeyim cenazemi verin demiş. Emine sabah göndermiş kadını, 80 bin TL getirmeden buraya yaklaşma demiş. İlçe Sağlık aramış, vermezseniz biz geleceğiz, alacağız çocuğu diye. Ondan sonra çocuğu verdi. 10 bin de almış aileden. Oğlum bu nasıl bir vicdan lan, bizi geçiyor bunlar. Hasan ölü satıyorlar Hasan, farkındasın değil mi?
* Hasan Basri Gök: Erkenden öldürecektin Doğukan, sorun çözülecekti.
‘DURSUN ÇIKMADAN EX OLSUN GALATASARAY MAÇIM VAR’
(Bir doktorla hemşire arasında geçen konuşma)
* Çağla Durmuş: Pre tansiyon alamadım 119… 58 saturasyon…
* İlker Gönen: Ya ex oluyorsa, şu Dursun çıkmadan ex olsun…
* Çağla Durmuş: Evet ya…
* İlker Gönen: Bu akşam bir Galatasaray maçım var yani.
* Çağla Durmuş: Söyleyin Dursun Bey gelsin o zaman.
Soruşturma dosyasındaki uzmanların raporuna göre, çete üyeleri bebekleri, doktorsuz yenidoğan ünitelerine yatırarak, doktor olarak tanıtılan hemşirelerin yanlış tedavileri, besleme eksiklikleri ve pasif ötenazi; yani tedavi etmeyerek ölüme terk etmiş.
Bebeklerin ölüm nedenleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlarınce şöyle anlatıldı:
1 – Bebek Melek Süleymanoğlu: Beslenme Eksikliği ve Geç Müdahale
2 – Kerem Muhammet Tokluoğlu: Pasif Ötenazi İddiası… Müdahale etmeyip ölümünü beklediler
3 – Miray Sena Bahadıroğlu: Ani Akciğer Kanaması ve Yetersiz Ventilasyon
4 – Mustafa Sezer: Yetersiz besleme ve yetersiz takip
5 – Bebek Kadan: Hatalı Tanı ve Müdahale Eksikliği
6 – Ayaz Karaduman Vakası: Tedavi Gecikmesi ve Yetersiz Müdahale
7 – Michelle Nwando Opara Vakası: Tedavi Hataları ve Sevk Yanlışları
8 – Bebek Kaya Vakası: Yoğun Bakım Yetersizliği ve Müdahale Eksikliği
9 – Hayvanur Karakoç Vakası: Yetersiz Beslenme ve Malnutrisyon
10 – Öykü Helvacı Vakası: Yanlış Resusitasyon ve Tedavi Gecikmesi
11 – Mive Serdarova Vakası: Eksik Cerrahi Müdahale ve Yetersiz Beslenme
12 – Bebek Asilhan Dağlı: Beslenme yetersizliği ve eksik takip
KAN DONDURAN TAPELER!
Skandalın patlak vermesinin ardından “Yenidoğan çetesi” üyelerinin yeni konuşmaları da dinleme kayıtlarına yansıdı. Sosyal medyada paylaşılan konuşmalar şöyle:■ 5 tane değil 3 tane bebek istiyorum biraz daha anası …. ölümden dönmüş böyle gebermeye yakın
■ Doğukan deneysel tedavi yapıp çocukların canına kastediyor. İnatla bebek yolluyorum ölü*yor orada
■ O çocuk gitti artık damar yolu bile açılmaz ki ona..
■ Dolaptaki geçmiş tarihli ilaçları neden kullanmadın?
■ Muhasebe aradı Yünaç bebeğin akciğer grafisi ilk gün çekilmemiş, şu an entübe olarak yatan bir bebeğin çekimini yapın Yünaç diye kayda girin
■ 3 gün yaşayan çocuğu 6 gün gösterirken ne düşünmüş, insan gibi yapsın
■ Arıca da ex olmuş haberimiz yok, kimsenin haberi yok.
■ Emine sabah göndermiş kadını 80 bin TL getirmeden buraya yaklaşma demiş. Hasan öl*ü satıyorlar farkındasın değil mi?
■ Ya ex oluyorsa şu Dursun çıkmadan ex olsun. Bu akşam bir Galatasaray maçım var yani.
Mama istediler ama vermediler
X platformunda paylaşım yapan Engin MY adlı bir kullanıcı, Şehir hastanesinde doğan bebeği Harun Enes’in çetenin elinde ölüme gittiğini anlattı. Bebeğinin doğumdan birkaç saat sonra apar topar Bağcılar Şafak Hastanesi’ne sevk edildiğini söyleyen kullanıcı, doktorun, “Bebeğiniz iyi” diye kendilerini oyaladığını anlattı. Mama verilmemesine rağmen her hafta kendisinden mama istendiğini anlatan baba, çocuğunu hastanede enfeksiyon kaptığını iddia etti.Sabah’ın haberine göre, Yenidoğan yoğun bakım hemşiresi olarak çalışan Gizem Büyükköleş’in savcılıkta alınan ifadesinde kan donduran bilgiler yer aldı:
Yenidoğan yoğun bakımımızda doktor Fırat Sarı çalışıyordu. Şehmuz Çelik de görevliydi. Öncesinde Doğukan Taşkı vardı. Doğukan kendini doktor olarak tanıtıp ailelerle görüşüyordu. Bebeğin öldüğü gece yoğun bakım sorumlu hemşiresi Tuğçe Toptemel’di. Ben de 4 bebekten sorumlu hemşireydim. Bebeği ben devraldığımda gayet sağlıklı ve normaldi. Nabzı normaldi, hiçbir sıkıntısı yoktu. Gözlerini açıyordu ve gayet sağlıklı görünüyordu.
Taninat ve esmeron isimli ilaçlar serum olarak veriliyordu. Bu ilaçlar bebeği sersemletti. Bebeğin kolları da ben devraldığımda çarşafla kısıtlanmıştı. Hastayı teslim aldığımız anda Tuğçe, Doğukan’a hitaben “Bu çocuk altı aylık, neden kuvöze alıyoruz, bu bebek uygun değil” dediğinde Doğukan, “Bunun günlüğüne 20 bin TL alacağız, siz hemşiresiniz işinize bakın” demişti.
Aslında yenidoğan yoğun bakım ünitesi 0 ila 28 gün arası bebeklerin kabul edildiği bir ünitedir, altı aylık bir bebeğin kuvöze konulması tıbben yanlış. 6 aylık bebeğe kuvözde tutulması için ilaç verildi. Bebek sabah kustu. Bebeğin ölüm saatini de geç girmişler.
Menekşe Kadiz 2023’te cani doktor Fırat Sarı’nın başında olduğu Esenyurt Reyap Hastanesi’nde ikizlerini dünyaya getirdi. Ancak hastane bebekleri hiçbir şeyleri olmamasına rağmen 14 gün zorla yoğun bakımda tuttu. Yakın arkadaşı Menekşe için devreye giren ve ikizleri ‘yenidoğan çetesi’nin elinden alan Hürriyet Magazin Haber Müdürü Arzu Akbaş Zor, o dönemde bebekleri nasıl kurtardığını kaleme aldı…
Yakın arkadaşım Menekşe Kadiz 2023 yılının nisan ayında Esenyurt Reyap Hastanesi’nde 34 hafta 5 günlük hamileyken doğuma alındı ve ikizleri dünyaya geldi. Doğumun ardından hastane yetkilileri bebekleri yoğun bakıma aldı. Bebekler 2 kilo üzerinde doğduğu için entübe olmadıklarından ve kendilerine söylenen belli bir sağlık sorunu da bulunmadığından neden yoğun bakımda olduklarına anlam verememiştik. Sorunu anlamak için tahlillerini istedik. O sırada anne, erkek bebekte sıkıntılar ve vücudunda döküntüler fark etti. Menekşe, tahlilleri bir türlü alamayınca çocuğunun durumunu başka bir doktora göstermek için videosunu çekti. Hemşireler bu duruma inanılmaz bir tepki gösterip anneyi, “Çocukları göstermeyiz” diye tehdit edince bizim hikâyemiz başlamış oldu.
‘TAHLİLLERİ VERİN’ DEDİM
Telefonda şahit olduğum bu tartışma sonrasında hastaneyi arayarak kendimi tanıttım. Doktorla ve yetkili kimse onunla görüşmek istediğimi söyledim. Bana Dr. Fırat Sarı için randevu verdiler. Odasına gittiğimde hemşirelerin tehdidinin anlamsız olduğunu söyledim. “Erken doğumlar konusunda fikrim var, bu bebekler neden bu kadar kalıyor, sıkıntıları ne?” diye sordum. “Bana raporlarını, tahlillerini verirseniz ben kendi doktoruma (özellikle tanırsınız diyerek adını da verip) göstermek istiyorum” dedim. Bana birkaç tıbbi terimle laf kalabalığı yaptı, bebeklerin durumunun iyiye gittiğini söyledi. “Endişelenecek bir şey yok, anne istediği zaman bebeklerini görebilir” dedi. Israrla tahlilleri istedik, kibarca ve olumlu cümlelerle ilgileneceğini söyledi. -
Hakemlikten men edilmişti: Elif Karaarslan yeni mesleğini açıkladı
İnternette dolaşıma sokulan uygunsuz görüntüleri gerekçesiyle Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından hakemlikten men edilen Elif Karaarslan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile yeni mesleğini duyurdu.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) bağlı gözlemci Orhan Erdemir ile cinsel ilişki videolarının ortaya çıktığı iddialarıyla hakemlikten ömür boyu men edilen Elif Karaarslan, sosyal medya paylaşımlarına devam ediyor.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Türkiye’nin konuştuğu haberlerin ardından kısa süre içerisinde 500 binin üzerinde takipçi kazanan Karaarslan, dikkat çeken bir paylaşıma imza attı. Hakkında ortaya atılan iddialar ve men kararına ilişkin yaptığı ilk açıklamalarda hakemlik mesleğini özel organizasyonlarda sürdüreceğini belirten Karaarslan, sosyal medyadaki takipçi sayısının hızla artmasının ardından yeni bir karar aldı.
İÇERİKLERİNİ ÜCRETLİ OLARAK PAYLAŞACAK
Sosyal medya uygulaması Instagram’ın son günlerde popüler olan ‘abonelik’ hizmetine geçiş yaptığını duyuran Karaarslan, özel içeriklerini artık herkese açık şekilde değil, yalnızca aboneleriyle paylaşacağını belirtti. Hakemlik mesleğini hobi olarak yaptığını belirten ve artık tam zamanlı olarak sosyal medya fenomenliğine devam edeceğini aktaran Karaarslan’ın paylaşacağı özel içerikler, yalnızca ayda 32.99 TL ödeme yapan abonelerine gösterilecek.
-
Büyükçekmece’de savcıya tehditte Mustafa Kemal Zengin kendisini böyle savundu! İyi niyetinden kaynaklanmış
İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı Y.E’nin makamında ölümle tehdit edildiği iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Mustafa Kemal Zengin’in ifadesi ortaya çıktı. Mustafa Kemal Zengin, ‘Benim oraya gitmekteki amacım, hastane soruşturması kapsamında tutuklanan T.T’nin akrabalarından duyduklarımı ve çevremden bu adamlar hakkında duyduklarımı savcı beye anlatmaktı. İçeride yaptığım görüşmede kesinlikle cumhuriyet savcısını tehdit etmedim. Olay tamamen iyi niyetimden kaynaklanmıştır.’ şeklinde kendini savundu.
Özel hastanelere nakledilen 10 bebeğin ölümüne sebep olunması ve haksız kazanç sağlanmasına yönelik soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı Y.E’nin makam odasında tehdit edildiği iddiasıyla ilgili Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturmada gözaltına alınan ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “örgüt kapsamında kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan hakimlikçe tutuklanan Zengin’in ifadesine ulaşıldı.
Zengin, tarihini hatırlamadığı bir gün arabasını yıkatmak için bir otoparka gittiğini, buranın sahibi Y.Ç’nin kendisine baldızı T.T’nin hemşire olduğunu, bir hastane soruşturması kapsamında tutuklandığını anlattığını belirtti.
Bu görüşmeden bir süre sonra Y.Ç. ve ağabeyi B.Ç. ile tekrar görüştüğünü, kendisinden iyi bir ceza avukatı bulmasını istediklerini anlatan Zengin, daha sonra konuyu avukat olan diğer tutuklu şüpheli A.A’ya aktardığını anlattı.
Tutuklu Zengin, T.T’nin akrabaları olan B.Ç. ve Y.Ç’nin sokakta hatırı sayılır kişiler olduğunu, bu kişilerin savcıya zarar verebileceğini, savcının ailesinin de bu kişilerce araştırıldığını, bunların mafyatik kişiler olduğunu da söylediğini iddia ederek, “Bunun üzerine A.A. bana dosyaya bakıp döneceğini söyledi. Birkaç gün sonra bana dönen A.A, dosyaya bakan savcının arkadaşı olduğunu ve bu dosyayı alamayacağını söyledi. Ben de kendisinden savcı beyi uyarmasını istedim.” ifadelerine yer verdi.
Bir süre sonra kendisiyle görüştüğünü belirttiği A.A’nın sosyal medya üzerinden dosyanın savcısıyla görüştüğünü, baktığı dosya hakkında tedirgin olduğunu, tehdit edildiğini ve kendisiyle görüşmek istediğini anlattığını ifade etti.
Büyükçekmecede savcıya tehditte Mustafa Kemal Zengin kendisini böyle savundu İyi niyetinden kaynaklanmış“CUMHURİYET SAVCISINI TEHDİT ETMEDİM”
Zengin, bu görüşmenin ardından A.A. ile 1 Ekim’de Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı Y.E’yi ziyarete gittiklerini belirterek, “Benim oraya gitmekteki amacım, hastane soruşturması kapsamında tutuklanan T.T’nin akrabalarından duyduklarımı ve çevremden bu adamlar hakkında duyduklarımı savcı beye anlatmaktı. İçeride yaptığım görüşmede kesinlikle cumhuriyet savcısını tehdit etmedim. Görüşme zaten çok samimi bir ortamda gerçekleşti.” ifadesini kullandı.
Büyükçekmecede savcıya tehditte Mustafa Kemal Zengin kendisini böyle savundu İyi niyetinden kaynaklanmış
Haberin DevamıİYİ NİYETİNDEN KAYNAKLANMIŞ!
Tutuklu T.T’nin tahliye edilmesi için dosya savcısı ve ailesi hakkında bilgiyi kendisinin toplamadığını savunan Zengin, şunları kaydetti:
“Bu bilgileri Y.Ç’den öğrendim. Ben de konunun ciddiyet taşıdığını fark edince savcı beyi bilgilendirme amaçlı görüşme yaptım. Kimseden talimat almadım. Bu konu hakkında kimseden maddi ve manevi talebim olmadı. Ayrıca kimsenin sözcülüğünü yapmadım. Olay tamamen iyi niyetimden kaynaklanmıştır. Cumhuriyet savcısıyla yaptığım görüşmedeki üslubum yanlıştır. Savcı beyi uyarmak istedim. Maksadımı aşan ifadeler kullanmışım. Niyetim kesinlikle tehdit etmek değildir. Çevrem ne kadar devletçi ve vatansever biri olduğumu bilir.”
Soruşturmayı yürütülen Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Savcısı Y.E. ile 30 Ağustos’ta önce telefonla sonra da makamında görüşen avukat A.A, bazı şüphelilerin tahliyelerini gerçekleştirmezse suikast yapılacağı ve ailesine zarar verilebileceği tehdidinde bulunmuştu.
Bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, savcının yakınlarına ve yaşadıkları yerlere ilişkin bilgilerin ne şekilde sızdırıldığına dair araştırma yapılmış, savcının odasına kayıt cihazı yerleştirilmişti. Avukat A.A’nın irtibatı tespit edilen M.K.Z’nin görüştüğü savcıyı
Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. Jandarma’daki işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüphelilerden 8’i adliyeye sevk edilirken, 4’ü kolluktan serbest bırakılmıştı.
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği 8 şüpheliden 5’inin tutuklanmasına, 3’ü hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Cumhuriyet savcısı Y.E’nin, özel hastanelere nakledilen 10 bebeğin ölümüne sebep olunması ve haksız kazanç sağlanmasına yönelik 22’si tutuklu 47 şüpheli hakkında hazırladığı fezleke, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti.
-
Erden Alkan ile Annika Björnson 45 yıl sonra kavuştu
Ünlü oyuncu Erden Alkan, 1967 yılında tanıştığı ve 5 yıl nişanlı kaldıktan sonra ayrıldığı İsveçli Annika Björnson ile 45 yıl sonra kavuştu. İsveçli nişanlısıyla yıllar sonra nikâh masasına oturan sanatçı “Annika çok iyi bir insandı. Tüm hata bendeydi. Yıllarca vicdan yaptım, sonunda buldum ve evlendik” dedi.
USTA oyuncu Erden Alkan’ın filmleri aratmayacak aşk hikâyesi ortaya çıktı. Uzun yıllardır Almanya’da yaşamını sürdüren Alkan, 45 yıl sonra İsveçli nişanlısı Annika Björnson nasıl kavuştuğunu anlattı. Almanya’ya lisan öğrenmeye giden Erden Alkan, orada tanıştığı Annika Björnson ile 1967 yılında nişanlandı. İsveç’te psikoloji eğitimi gören Annika Björnsön, Erden Alkan’ın peşinden Türkiye’ye geldi. Ancak 1971 yılında ünlü aktör, sevgilisini eğitimini tamamlaması için ülkesine gönderdi. İkilinin yolları 5 yıl sonra 1972’de ayrıldı.
SOSYAL MEDYADAN BULDU
Alkan daha sonra Almanya’da 1977 yılında evlendi ve eşi 2004 yılında vefat etti. O günden sonra hiç unutamadığı İsveçli nişanlısını bulmak için arayışa giren sanatçı, sosyal medya hesabından Annika’nın akrabasıyla iletişime geçti. Büyük uğraşlar sonucu eski nişanlısına kavuşan Alkan, 2017 yılında yeniden buluştuklarını söyledi: “Ben onu hiç unutmadım ve telefonla arayarak sesini duydum. O da 2012 yılında İsveçli yazar olan eşini kaybetmiş. Sonra buluştuk. Buluştuğumuzda ilk günkü gibi bakışları vardı. O gözler o neşeli hallerinden bir şey kaybetmemiş. 2018 yılında nikâh masasına oturduk.”
AŞKLARINI FİLM YAPMAK İSTİYOR
Sanatçı sözlerini şöyle sürdürdü: “Annika çok iyi bir insandı. Tüm hata bendeydi. Hiçbir şey yokken neden nişanı bitirdiğimi ben de anlamadım. Yıllarca vicdan yaptım ve sonunda buldum, evlendik. Çok mutluyuz. Tek amacım bu aşkımızı anlatacak bir sinema filmi yapmak. Bunun için de çalışmalar yapıyorum” diye konuştu.
ÜLKESİNE GÖNDERDİ
Erden Alkan ve İsveçli Annika Björnson’ın aşkı 12 Kasım 1971 yılında Hürriyet gazetesine haber olmuştu. “Önce tahsil dedi, İsveçli nişanlısını yurduna gönderdi” başlığıyla yayımlanan haberde şu ifadeler yer aldı: “Sinema oyuncusu Erden Alkan evlenmek için İstanbul’a gelen ve bu sırada birçok film teklifi alan İsveçli güzel Annika, psikoloji öğrenimini tamamlamak için büyük aşkını şimdilik bağrına gömerek Stockholm’a uçtu. İstanbul’da kalmayı arzu ederken Erden Alkan’ın ısrarla öğrenimi tamamlamasını istediği Annika nemli gözlerle İstanbul’dan ayrılırken en geç 1 yıl sonra buraya yerleşeceğini bildirdi.”
-
Amerika’ya yerleşen Meltem Miraloğlu yardım istedi: Burada rehin tutuluyorum!
Kendisinden 48 yaş büyük Patrick Grady ile evlenerek Amerika’ya yerleşen oyuncu Meltem Miraloğlu, kimliklerinin çalındığını ve bu sebeple Türkiye’ye dönemediği söyledi.
“Hayat Devam Ediyor” dizisinde canlandırdığı “Çocuk Gelin” karakteri ile ünlenen Meltem Miraloğlu, Amerika’ya yerleşmiş ve burada kendisindeN 48 yaş büyük Patrick Grady ile sürpriz bir evliliğe imza atmıştı.Daha sonra evliliğinde yaşadığı sıkıntılarla gündeme gelen Miraloğlu kimlik ve belgelerinin çalındığını, Amerika’da rehin tutulduğunu söyledi.
AMERİKA’DA REHİN TUTULUYORUM
“Ben Meltem Miraloğlu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Diyarbakır’da doğdum. Çocukluğumdan beri ayrılmaz bir bütün olan tiyatro, sinema, dizi üçgenine emek vermekteyim. Başrolünü oynadığım dizi sinema karakteriyle 13 ülkede her hafta milyonlar tarafından sürekli izlenme rekorları kırarak sanat dünyasında kendime yer buldum. Ben bu konuşmayı basına röportajdan ziyade tüm televizyonlara suç duyurusunda bulunduğum için yaptığımı belirtmek isterim.
Amacım tüm bu videolarımın İngilizce altyazı yapılarak bir bütün halinde Immigration Federal Supreme Court İnsan Hakları hakimine ulaştırılmasıdır. Tarafıma avukat sağlanması ve haklarımı savunmak istiyorum. Kimliklerim çalınarak rehin tutulduğum Amerika’da Türkiye’ye girişim engelleniyor. Amerikan vatandaşlığımı alıp özgürlüğüme kavuşmak istiyorum.”
ŞİDDET GÖRDÜĞÜNÜ YALANLAMIŞTI
Yaptığı evlilik sonrası sık sık farklı iddialarla gündeme gelen Meltem Miraloğlu’nun hamileyken eşi tarafından şiddet gördüğü ve darp edildiği öne sürülmüştü. Söylentilere Instagram’dan cevap veren Miraloğlu, “Son kez topluca cevaplıyorum, ‘Hamile değilim’. Hiç çocuğum yok” şeklinde konuşmuştu.
‘TEKLİF GELMİYOR’ DEYİP ABD’YE GİTMİŞTİ!
2019 yılında Amerika’ya yerleşen Meltem Miraloğlu ‘Beni ekranda görememenizin sebebi, şu an bir proje teklifi gelmiyor ve proje teklifi alamadığım için ben Amerika’dayım ve beni ekranda göremiyorsunuz.” ifadelerini kullanmıştı.
-
Yolda tanıştığı ünlü şarkıcıyla hiç düşünmeden evlenmişti… ‘O genç kadını şimdi görsem kaç kendini kurtar derdim’
Gösteri dünyasının en ünlü ailelerinden biri son aylarda özel hayatlarında art arda yaşanan skandallarla gündemden düşmüyor.
Kendisi de gelmiş geçmiş en büyük country şarkıcılarından biri sayılan, Miley Cyrus’un babası Billy Ray Cyrus, neredeyse 30 yıl evli kaldığı eşi ve şarkıcı kızları Miley ve Noah Cyrus’un da yıllarca menajerliğini yapmış olan eşi Tish Cyrus’tan boşanır boşanmaz yarı yaşındaki bir şarkıcıyla evlenmişti.
Billy Ray Cyrus ve yarı yaşındaki Firerose’un evliliği sadece 7 ay sürdü
“RÜYA” DÜĞÜNLE BAŞLAYAN EVLİLİK 7 AYDA BİTTİPandemi sürecinde yakınlaşan ve sonrasında sürpriz bir düğünle evlenen Billy Ray Cyrus ve Avustralyalı şarkıcı Firerose sadece 7 ay süren bu evliliğin ardından ayrılık kararı aldı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Asıl adı Johanna Rosie Hodges olan Sidney doğumlu 36 yaşındaki Firerose, 63 yaşındaki Billy Ray Cyrus’la olan evliliğini anlatırken yaptığı çarpıcı itirafla gündeme geldi.
“GEÇMİŞE DÖNEBİLSEM KENDİ GENÇLİĞİME ‘KAÇ KURTUL’ DERDİM”
“Yaşadıklarımı düşündüğümde, 22 yaşındaki halime ters yöne koşmasını ve asla arkasına bakmamasını söylerdim,” diyen Firerose Billy Ray Cyrus ile ilk tanışmasına atıfta bulundu.
Firerose, Cyrus’la Ekim 2023’teki düğünlerinden on yıldan fazla bir süre önce, Billy Ray ve kızı Miley Cyrus’un rol aldığı çok izlenen “Hannah Montana” dizisinin çekildiği Hollywood’daki bir seçmeden çıkarken tanışmıştı.
Ünlü şarkıcıyla 10 yıldan fazla bir zaman önce yolda tesadüfen tanışan Firerose şimdi o güne dönebilse kendisine “arkana bakmadan geri dön ve kaç” diyeceğini itiraf etti
“O zamanlar açlık çeken bir sanatçıydım. Televizyonum yoktu çünkü param yetmiyordu. Billy Ray Cyrus’u tanıyordum, bir zamanlar bir şarkısı olduğunu biliyordum. Ama fazla bir şey bilmiyordum” diyen Firerose’u sete davet eden ünlü şarkıcı olmuş…Firerose o günleri “Bana, ‘Seni herkesle tanıştıracağım ve günün geri kalanında takılabiliriz,’ dedi. Dürüst olmak gerekirse içgüdülerim şöyleydi: Bu adam ne istiyor? Muhtemelen sınırlarımı çok daha iyi belirlemeliydim” sözleriyle anıyor.
Cyrus ailesi geçen yıl aile içinde yaşananlarla gündemden düşmemişti… Miley Cyrus babasının düğününe gitmeyerek tavır koymuş, küçük kardeşi Noah ise annesini sevgilisini elinden alıp evlenmekle suçlamıştı
O sırada Billy Ray, Nisan 2022’de ona boşanma davası açan ikinci eşi Tish Cyrus ile hâlâ evliydi.Billy Ray ve Firerose, koronavirüs salgını sırasında Grammy ödüllü ünlü şarkıcının kendisini bulup görüşmek istemesinin ardından romantik bir ilişki yaşamaya başladı.
Ortak müzik sevgileri üzerine bağ kurduktan ve birkaç projede iş birliği yaptıktan sonra, aralarında bir aşk doğan çift ani bir kararla evlenmişti.
AŞIK OLDUĞU ADAM BAMBAŞKA BİRİNE DÖNÜŞTÜ
“Tek yapmaya çalıştığım bu kişiyi sevmek ve ona güvenmekti ki bu benim için çok cahilceydi. Onun aşık olduğum adamın iyi bir versiyonu olduğuna gerçekten inanmak istedim,” diyor Firerose…
Ancak 63 yaşındaki Billy Ray’in yedi aylık evliliğin ardından mayıs ayında boşanma davası açması ve ayrılma nedeni olarak şiddetli geçimsizliğin yanı sıra karısının “uygunsuz” davranışlarını göstermesiyle balayı dönemi hızla sona erdi.
Billy Ray Cyrus boşanmak için mahkemeye gittiğinde genç eşini “evliliğe uygun olmayan” davranışlar sergilemekle suçlamıştı… Firerose ise bu kısa evlilik süresince duygusal ve psikolojik istismar gördüğünü iddia ediyor
Bununla da yetinmeyen Cyrus ayrıca dolandırıcılık gerekçesiyle evliliğin iptalini istedi.Kısa bir süre sonra, Firerose’u kredi kartından 96.000 dolar çekmekle suçladı ve parasını harcamasını önlemek için ona karşı geçici bir kısıtlama emri talep etti.
Firerose ise 7ay evli kaldığı Billy Ray Cyrus’u aynı şekilde duygusal ve psikolojik istismarla suçladı. Haziran ayında verdiği bir röportajda Firerose, Billy Ray’in boşanma başvurusuyla gafil avlandığını ve çift mastektomi ameliyatı olacağı gün Billy Ray’in kendisini evlilik evinden çıkmaya zorladığını iddia etti.
Cyrus ve Firerose düğünlerini “Hayal edebileceğimiz en mükemmel, ruhani aşk kutlamasıydı.” diyerek duyurmuşlardı
KENDİNDE AYRILACAK CESARETİ BİLE BULAMADIÜnlü şarkıcıyı çok ciddi şeylerle suçlayan Firerose “Billy’nin çok katı kuralları vardı. Arabam yoktu. Sadece yerel masöre gitmeme ve ayda bir kez tırnaklarımı yaptırmama izin veriliyordu. … Bu sistematik bir izolasyondu ve ayrılmak için cesaret bulamıyordum” diyor.
Çiftin boşanması 5 Ağustos’ta sonuçlanmıştı. Evlenmeden önce yaptıkları anlaşmanın bir parçası olarak Firerose eski eşinden para almadı, ancak Billy Ray’in birlikte yazdıkları ve yayınladıkları şarkılar için kredi ve telif hakkı taleplerini cevapsız bıraktığını açıkladı.
Billy Ray Cyrus’ın eski eşi Tish Cyrus da aşağı yukarı aynı tarihte ünlü oyuncu Dominic Purcell’le evlenmişti. Çiftin kızları Noah Cyrus ise Purcell ile önceden birlikte olduklarını söyleyerek “annem sevgilimi elimden alıp evlendi” açıklamasıyla büyük bir skandala yol açmıştı
-
Mehmet Ali Erbil ve Gülseren Ceylan’ın paylaşımlarını gören Yasmin Erbil’e sinir bastı!
Mehmet Ali Erbil ve Nergis Kumbasar’ın kızı Yasmin Erbil (28), bir küs bir barışık olarak devam eden babası Mehmet Ali Erbil (67) ve Gülseren Ceylan (26) ilişkisine en başından beri tepkiliydi! Yasmin Erbil ‘Ona karşı mesafemi koruyorum. Bazı hareketleri sinirlendiriyor beni’ dedi.
Kendisinden 40 yaş küçük sevgilisi Gülseren Ceylan ile yaşadığı aşkla gündem olan Mehmet Ali Erbil, ailesinden de oldukça sert tepki almıştı. Geçtiğimiz aylarda film galasına katılan aşık çift, kamera karşısına geçip basın mensuplarının sorularını yanıtlamıştı. Ünlü komedyen yaşadığı aşkı evlatlarının da kabullenmesi gerektiğini net bir şekilde dile getirmişti.
‘Hep Yek’ serisinin sekizincisi ‘Hep Yek Loto’ için başrol oyuncuları Ulaş İnan Torun, Önder Açıkbaş, Cansu Büşra Tuman, Erkan Meriç ve yapımcı-yönetmen Bilal Kalyoncu kamera karşısına geçti. Projede yer alan Mehmet Ali Erbil ve 40 yaş küçük sevgilisi Gülseren Ceylan da gazetecilerle buluşmuştu.
“CADIYI OYNUYOR”
Erbil, “Sekizincisine yetişebildim. Başarılı bir arkadaş grubu… Anı olsun diye Gülseren Hanım bir sahnede bizimle olacak. Gerçek kimliğiyle rolü canlandıracak, cadıyı oynuyor” diyerek, espri yapmıştı.“AĞIR ABİYİ OYNUYORUM”
Komedyen, “Teklifi kabul etmemizdeki sebep neydi?” sorusuna, “Bilal Kalyoncu ile bir yılda ikinci projemiz. Daha çok iş yapacağız. Bir aile gibi olduk. Senaryoları güzel yazıyorlar. Ben ağır abiyi oynuyorum bu filmde. Sürprizli bir rol. Filmin kötü adamı” yanıtını vermişti.“KURALLARI VAR ÖPÜŞMÜYOR”
Ceylan, evde sevgilisi Mehmet Ali Erbil’den oyunculuk dersi aldığını belirtti. Ceylan, “İzlemeye gelmiştim. Yönetmenimiz, ‘Anı olsun ister misin?’ dedi. Mehmet Ali de uygun gördü” dedi. Erbil ise, “Kuralları var ama öpüşmüyor” diyerek, espri yapmıştı.“GÜLSEREN KINALI KUZU”
Projede Cadılar Bayramı’na katılan cadıyı canlandıracak sevgilisi için Erbil, “Gülseren Hanım cadı rolünde oynayacak evde de cadı mı?” sorusuna, “Kuzu ama kınası var. Kınalı kuzu” yanıtını vermişti.“ANLAYIŞLI OLMAYA ÇALIŞIYOR”
Ceylan, “Mehmet Ali Bey evde nasıl?” sorusuna, “Kuzu… Evde o ne derse o oluyor. Biraz baskın” cevabını verirken komedyen, “Bir günün onun bir gün benim söylediğim olur. Herkesin psikolojisine göre. Gece uyku problemim var. Gece uyumadığım zaman sabahları atmosfer benim için zor geçiyor. Anlayışlı olmaya çalışıyor” ifadelerini kullanmıştı.“BEN SOSYAL MEDYAMDAN PAYLAŞACAĞIM”
Dilber şarkısıyla dans edip paraları saçmasına Erbil, “Paraları arkadaşlar attı. Kendi kendime para mı atacağım? Dilber dansı Ramazan Ayı’nda olmayacak. Ben sosyal medyamdan paylaşacağım” esprisini yapmıştı.“ONUN İLİŞKİSİNE SAYGI DUYUYORUM”
Kızı Yasmin Erbil’in, “Babamın evlenmesini istemiyorum” sözlerine komedyen, “Kendi psikolojisiyle öyle yaklaşıyor. Babasına karşı gelmiş değil. Eninde sonunda ben ne dersem babası olduğum için saygı duyacak ve kabullenecek. Ben de onun ilişkisine saygı duyuyorum. Modern bir aileyiz ama bazı şeylerde tutucuyuz. Annesi çok iyi yetişirdi. Anne-baba ünlüyse avantaj gibi görünüyor ama aslında dezavantaj oluyor çocuk için…” açıklamasını yapmıştı.“BOŞLUĞUNA DENK GELİYOR”
Komedyen, “Gülseren Hanım ile Yasmin Hanım’ın ilişkisi nasıl?” sorusuna, “Doğum gününde bir kere gördüler. Diğer büyük kızım torunumla haftada bir geliyor. Oğlumla iyi, yaşları birbirine yakın olduğu için… Onun dışında yaramaz bir şey yok. Yasmin röportajlarda boşluğuna denk geliyor ve içindekileri birden bire döküyor genç olduğundan” demişti.“BAZI HAREKETLERİ SİNİRLENDİRİYOR BENİ”
Son olarak babasının sevgilisiyle barışmak istese de Gülseren Ceylan’ın bazı paylaşımlarından rahatsızlık duyduğunu söyleyen Yasmin Erbil, “Ona karşı mesafemi koruyorum. Bazı hareketleri sinirlendiriyor beni” dedi. -
Ormanda kaybolan emekli öğretmen 14 saat sonra bulundu
Kocaeli’de armut toplamak için evden çıkan ve kaybolan 74 yaşındaki emekli öğretmen için ekipler seferber oldu. Dün akşam saatlerinde başlayan arama çalışmaları 14 saat sonra sonuç verdi. Yaşlı adam ormanda halsiz vaziyette bulundu.Edinilen bilgiye göre, dün Gölcük ilçesi Mamuriye köyünde armut toplamak için evinden ayrılan 74 yaşındaki emekli öğretmen Neşet Gürsoy’un uzun süre eve gelmemesi üzerine ailesi endişeye kapıldı. Armut bahçesine giden aile, Gürsoy’u bulamayınca ekiplere haber verdi. İhbar üzerine olay yerine Jandarma Arama Kurtarma (JAK) Timleri, AFAD, GESOTİM, UMKE, polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Saat 20.30 itibari ile arama çalışmaları başladı.
Orman, kuyu ve kuytu alanda arama çalışmaları sabaha kadar devam etti. Ekiplerin yaptığı çalışmalar neticesinde emekli öğretmen Neşet Gürsoy, bugün saat 10.30’da ormanlık alanda halsiz şekilde bulundu. Ekipler yaşlı adamın bulunmasını siren çalarak ve alkış tutarak kutladı. Gürsoy, bulunan ekiplerce sağlık ekiplerine teslim edilerek kontrolleri yapılmak üzere hastaneye kaldırıldı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN -
Hazal Kaya: Biri eşime asılsa çok eğlenirim
Hazal Kaya konuk olduğu programda dikkat çekici açıklamalar yaptı. Meslektaşı Ali Atay’la evli olan oyuncu, “Aynı masada oturduğum biri Ali’ye asılırsa çok eğlenirim” dedi.KOCAMA MI ASILIYORSUN?
Sibel Arna’nın programına konuk olan Hazal Kaya, eşi Ali Atay’la ilişkisini anlattı:
“Biz birbirine hiç benzemeyen iki insanız. Ama çok seviyoruz birbirimizi. Çok âşığız ve kabul ettik bunu.”Oyuncu, eşine asılanların olduğunu söyledi:
“Aynı masada oturduğum biri Ali’ye asılırsa çok eğlenirim. ‘Doğru mu görüyorum, kocama mı asılıyorsun’ diye sorarım. Ali de o kadar tatlı ki, o durumlarda iltifat alıyormuş gibi davranıyor. Biz oralarda çok eğleniyoruz.”
BALPORSUĞU OLMAK İSTERDİM
Oyuncu, korkak biri olduğunu da söyledi:
“Bir hayvan olma şansım olsa, balporsuğu olmak isterdim. Çünkü korku duygusu yok. Yılan yiyor, aslanlara saldırıyor. Ben çok korkak olduğum için bu beni mutlu ediyor. Çok korktuğum için bu kadar korkusuz zannediliyorum. En çok da insanlardan korkuyorum.”
1 senedir şiddete maruz kalıyorumHazal Kaya, yaklaşık 1 yıldır bir hayranı tarafından tacize uğradığını açıkladı:
“Detaylı anlatıp yeni vakaları tetiklemek istemiyorum ama yaklaşık 1 senedir ben de şiddete maruz kalıyorum. ‘İmdat’ dediğim, çare bulamadım durumlar var. Lütfen yasalar uygulansın. Ölmeyelim artık.”
Çok zor bir yerdeyiz
Hazal Kaya, başrolünü üstlendiği “Sorgu” dizisi üzerinden son dönemde artan şiddet olaylarına değindi: “Şiddete dair çok ciddi cümleleri olan bir dizi. 10 bölüm boyunca çok ağır şeyler izleyeceğiz. Bir taraftan ülkemizde canlısına tanık oluyoruz. Çok zor bir yerdeyiz. Ölenlerin bir sayı olmadığını, insan olduğunu, birilerinin kızı, birilerinin sevgilisi, birilerinin en yakın arkadaşı olduğunu hatırlatmamız gerekiyor. Şu an yapılması gereken tek şey kanunların uygulanmasını sağlamak.”
















































































































































