Yazar: admin

  • Kızıl Goncalar’a ceza yağmıştı: Gold Film ve FOX TV, RTÜK’e karşı harekete geçti

    Kızıl Goncalar’a ceza yağmıştı: Gold Film ve FOX TV, RTÜK’e karşı harekete geçti

    RTÜK’ün Kızıl Goncalar dizisinde verdiği idari para cezasının 9 milyon TL olduğu ortaya çıktı. RTÜK’ün “Milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz” ilkesinin ihlali nedeniyle ceza uygulandığı Kızıl Goncalar’ın yapım şirketi Gold Film ve FOX TV, karşı dava açtı.

    Ekrana geldiği ilk bölümden beri hedef alınan ve RTÜK tarafından soruşturma başlatılan Kızıl Goncalar dizisine 9 milyon TL’lik para cezası ve 2 kez yayın durdurma cezası verdiği ortaya çıktı.

    RTÜK’ün cezasına karşı çıkan FOX TV ve dizinin yapım şirketi Gold Film, karşı dava açtı.

    Gazeteci Birsen Altuntaş’ın haberine göre, RTÜK’ün verdiği cezanın gerekçesi yayıncı kuruluş FOX’un sahibi olan Huzur Radyo TV Anonim Şirketi’ne tebliğ edildi. RTÜK’ün diziye kestiği idari para cezasının 9 milyon TL olduğu ortaya çıktı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    RTÜK’ün “Milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz” ilkesinin ihlali nedeniyle ceza uygulandığı belirtilen Kızıl Goncalar için hem FOX, hem de yapım şirketi Gold Film yasal yollara başvurdu.

    Önümüzdeki pazartesi gününe kadar mahkemeden “yürütmenin durdurulması” kararı alınamazsa “Kızıl Goncalar”ın yılbaşı tatili sonrası 8 Ocak’taki 3. Bölümü ekrana gelmeyecek.

  • Faruk Turgut: Bize savaş açtılar ama sonuna kadar mücadele edeceğiz

    Faruk Turgut: Bize savaş açtılar ama sonuna kadar mücadele edeceğiz

    Yayınlandığı günden itibaren hedef gösterilen Kızıl Goncalar dizisinin yapımcısı Faruk Turgut, “Bize savaş açtılar ama sonuna kadar mücadele edeceğiz. Aslanlar gibi yeni mekanlar bulacağız” ifadelerini kullandı.

    blank

    Fox’ta yayınlanan Özgü Namal ve Özcan Deniz’in başrolünde yer aldığı Kızıl Goncalar dizisine yönelik engellemeler devam ediyor.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı milyonlarca lira harcanarak yeniden dekore edilen iki mekanındaki çekim izinleri bütün ödemeleri yapıldığı halde iptal edildi. Ardından dizinin Okmeydanı Darülaceze’deki çekim izinleri, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan gelen talimatla iptal edildi.
    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    ‘BU ENGELLEMELER 10 MİLYONLUK ZARARA UĞRATACAK AMA SAĞLIK OLSUN’
    Kızıl Goncalar’ın yapımcısı Faruk Turgut, 12punto’dan Arif Hür’e konuştu. Turgut, “Bu mekanların ücretlerini ödedik, kontratlar yaptık ama sorunlar yaşıyoruz.

    Aslına bakarsanız bu bana ders oldu. Bir daha devletle bağlantılı hiçbir yere girmeyeceğim. Bize savaş açtılar ama sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu engellemeler beri 10 milyon TL’lik zarara uğratacak ama sağlık olsun. Aslanlar gibi yeni mekanlar bulacağız” açıklamasında bulundu.

    ‘EĞER KORKAK OLSAYDIM İNSANLARI UYUTAN DİZİLER ÇEKERDİM’
    Diziye yönelik engellemelerin kendisini olumsuz etkilemediğini söyleyen Turgut, “Bu durum beni motive ediyor. Olacakları hesaplayarak yola çıktım. Yılmayacağız ve mücadeleye devam edeceğiz. Zaten korkuyla veya tehditle yılacak bir adam değilim. Eğer korkak olsaydım bu işleri yapmazdım. İnsanları uyutan diziler çeker, suya sabuna dokunmadan bu mesleği yapabilirdim. Ama karakterime yakışmazdı” dedi.

    Özgü Namal ve Özcan Deniz’in başrolü paylaştığı dizi film Fox’un en çok ilgi gören dizilerinin başına yerleşti. Mekân çekim izinlerinin iptal edilmesinin ardından yapımcı Faruk Turgut yeni mekân arayışına girdi.

    Faruk Turgut, Darülaceze’ye ayda 200 Bin TL ödeyerek çekim yaptıklarını belirten anlaşmayı sosyal medya hesabından yayınladı.

  • Yürüme engelli adam eski eşini sokak ortasında vurdu

    Yürüme engelli adam eski eşini sokak ortasında vurdu

    Yürüme engelli adam eski eşini sokak ortasında vurduİstanbul Fatih’te uzun süre önce ayrıldığı eski eşini sokak ortasında silahla vurarak ağır yaralayan adamın yürüme engelli olduğu ortaya çıktı. Eski eşini vuran adamın akülü tekerlekli sandalyeyle kaçtığı anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.

    blank

    Fatih’te uzun süre önce ayrıldığı eski eşini sokak ortasında silahla vurarak ağır yaralayan adamın yürüme engelli olduğu ortaya çıktı. Eski eşini vuran adamın akülü tekerlekli sandalyeyle kaçtığı anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı.

    SİLAHINA SARILARAK ESKİ EŞİNE KURŞUN YAĞDIRDI

    Dün saat 14.00 sıralarında Fatih Ayvansaray Mahallesi’nde meydana gelen olayda İddiaya göre, ara ara rahatsız ettiği ve uzun süre önce boşandığı eski eşi Halide Birtaş ile sokakta karşı karşıya gelen Mehmet Ali Gülerli çıkan tartışmada silahına sarılarak ateş açmış, kurşunların hedefi olan Birtaş karın ve kasık bölgesinden ağır yaralanmıştı. Mehmet Ali Gülerli ardından olay yerinden kaçarak uzaklaşmış, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralanan Halide Birtaş ambulansla hastaneye kaldırılmıştı.

    DEHŞET ANLARI KAMERADA

    Kadının hastanedeki tedavisi sürerken, dehşete düşüren olayla ilgili yeni ayrıntılar çıktı. Mehmet Ali Gülerli’nin bir bacağının olmadığı öğrenildi. Halide Birtaş’ı vuran akülü sandalyeli eski kocanın kaçtığı anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde engelli adamın yokuş aşağı hızla indiği görülüyor. Bu sırada sokaktan çığlık seslerinin yükseldiği duyuluyor.

  • Resimdeki gizli harfi kaç saniyede buldunuz? Sadece süper zekiler bu testi 7 saniyede çözebiliyor!

    Resimdeki gizli harfi kaç saniyede buldunuz? Sadece süper zekiler bu testi 7 saniyede çözebiliyor!

    Zeka testleri, insanların zihinsel hızlarını ve farkındalıklarını ölçmek için kullanılan ilginç bir araçtır. Bu tür testler, görsel algı, odaklanma ve hızlı düşünme yeteneklerini ölçmede kullanılır. Zorlayıcı ve eğlenceli olan bu testler, sadece birkaç saniye içinde gizli detayı bulmayı gerektirir. İşte sadece süper zekilerin 7 saniyede çözebildiği iddia edilen zeka testi ve testin cevabı…

    Zeka testleri, insanların dikkat seviyelerini ve hızlı düşünme yeteneklerini ölçmek için kullanılan popüler araçlardan biridir. Resimdeki gizli harfi bulma testi, sadece süper zekilerin iddia edildiği gibi bu testi 7 saniyede çözebildiği öne sürülüyor. Bu tarz testler, hızlı düşünme, görsel algı ve odaklanma yeteneklerini geliştirmekte yardımcı olabilir. Testin bu iddiasını doğrulamak ve kendi zekanızı test etmek için bu zorlayıcı görsel bulmacayı çözmelisiniz.

    TEST
    Birbirinin tıpatıp aynısı olan F harflerinden biri diğerlerinden farklı. Sizlerden istenen ise farklı harfi 7 saniyede bulmanız. Sadece bir dahi bu görseldeki farklı harfi 7 saniyede buluyor.
    blank

    TESTİN CEVABI
    Bu testte başarılı olmak, görsel algıyı ve detaylara odaklanma yeteneğini gerektirir. Test sonuçları, hızlı düşünme yeteneğinin yüksek zeka ile ilişkilendirildiği üzerinde yapılan araştırmalarla destekleniyor.

    Oyuncak bebeklerin arasında gizlenmiş olan farklı E harfi Ekranın sağ alt köşesinde yer alıyor.
    blank

  • 2025’ün en şanslı burçları belli oldu! Para, kariyer ve aşk dolu bir yıla hazır olun

    2025’ün en şanslı burçları belli oldu! Para, kariyer ve aşk dolu bir yıla hazır olun

    blank

    Astrolojiye göre günlük, haftalık ve aylık burç yorumları yakından takip ediliyor. Hayatımıza büyük oranda etkileri olan burcumuz bazen yol gösterici olabiliyor. 2025 yılını aşk, para ver kariyer gibi önemli konularda daha şanslı geçirecek burçlar belli oldu. 2025’de şansın ve bahtın kendilerinden yana olacağı burçlar haberimizde.

    İşte 2025 şanslı geçirecek burçlar ve dikkat etmesi gerekenler…

    2025 YILININ EN ŞANSLI BURÇLARI! (Burcunuzun üzerine tıklayarak okumaya devam edin)

    Astrolojiye göre burçlar kişinin karakteristik özelliklerinin yanında aşk, iş ve parasal konularını da etkileyebiliyor. Bu bağlamda günlük, haftalık ve aylık burç yorumları ile olabilecekleri önceden öngörebilirsiniz. Yeni yıla az bir zaman kala 2025 burç yorumları da merak edilmeye başladı.

  • Huzurevinde korkunç ölüm! Adli tıp raporu dehşeti ortaya çıkardı

    Huzurevinde korkunç ölüm! Adli tıp raporu dehşeti ortaya çıkardı

    blank

    İzmir’de bulunan bir yaşlı bakımevindeki Fatma Uraz’ın hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında adli tıp raporu gerçeği ortaya çıkardı. İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde yaşlı bakımevindeki Fatma Uraz’ın (86), banyo yaptırıldıktan sonra vücudunda oluşan kızarıklar nedeniyle hastanede kaldırılıp, ardından hayatını kaybetmesi ile ilgili açılan dava sonuçlandı. Tutuksuz sanıklardan Nesrin Ö. 2 yıl 6 ay, Tuğçe A. ise 3 yıl 4 ay hapis cezası aldı.

    PEMFİGUS DEDİLER YANIK ÇIKTI!

    Olay, 16 Eylül 2018’de özel bir yaşlı bakımevinde meydana geldi. Nesrin Ö. (56) ve Tuğçe A. (57) tarafından banyo yaptırılan Fatma Uraz’ın vücudunda kızarıklıklar oluştu, derisinin bazı bölümleri soyuldu. Çalışanlar, Uraz’a merhem sürdü. Daha sonra kızarıkları fark eden yakınları, kadını hastaneye götürdü. Uraz, 21 Eylül 2018’de hayatını kaybetti. Uraz’ın kızı Zehra Yılmazer, çalışanlardan şikayetçi oldu. Başlatılan soruşturmada ifadeleri alınan Nesrin Ö. ve Tuğçe A., suçlamaları reddetti. 2 çalışan, Uraz’ın nadir görülen Pemfigus hastalığı sonucu öldüğünü ve vücutlarındaki izlerin de buna bağlı geliştiğini savundu. Adli tıp kurumundan istenen raporda Uraz’ın ölümünün yanık ve gelişen komplikasyonlar (sıvı-elektrolit dengesizliği) sonucu olduğu belirtildi.

    TAKSİRLE ADAM ÖLDÜRME SUÇLAMASI

    İddianamede Tuğçe A. asli, Nesrin Ö. ise tali kusurlu bulunurken, 2 tutuksuz sanık hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İzmir 43’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılamada Adli Tıp Kurumu 1’inci İhtisas Dairesi’nden gelen raporda; Uraz’ın yanık dışında travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, ölümünün yanık ve gelişen komplikasyonlar (sıvı-elektrolit dengesizliği) sonucu meydana geldiği, Uraz’ın ölümüne yol açabilecek herhangi bir dermatolojik hastalığının tespit edilmediği belirtildi. İddia makamı, esas hakkında sanıkların ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Content Video – Bakımevinde şiddet! İlk ifadeleri ortaya çıktı: Sadece samimi şekilde şakalaşıyorduk…

    blank

    İŞİMİ ÇOK İYİ YAPMAYA ÇALIŞTIM

    Sanıkların yargılanmalarına bugün İzmir 43’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuksuz sanık Nesrin Ö.’nün yanı sıra Uraz’ın kızı Zehra Yılmazer ve taraf avukatları katıldı. Sanık avukatları, esas hakkında mütalaaya karşı savunma yaptı, müvekkillerinin beraatini talep etti. Duruşmada söz verilen Nesrin Ö., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda 25 yıl görev yaptım. 10 yıldır da bu özel kurumun hem müdürlüğünü hem de kuruculuğunu yapıyordum. İşimi memur olmamdan dolayı en hassas noktalara dikkat ederek yapıyordum. Yaşanan olay ile ilgili üzgünüm. Kusurum yoktur. O gün orada bulunmuyordum. Zehra hanımın bana telefonla haber vermesi üzerine gittim, 112’yi kendim çağırdım. İşimi çok iyi yapmaya çalıştım. Kendimden çok fazla fedakarlık yaparak hizmet ettim. Suçlamayı kabul etmiyorum dedi.

    SANIKLARA İNDİRİM YAPILDI

    Sanığın savunmasının ardından karar açıklandı. Hakim, sanık Nesrin Ö.’ye ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 3 yıl hapis cezası verdi, ardından sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle ceza 2 yıl 6 ay hapse çevrildi. Diğer sanık Tuğçe A. da ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve verilen cezanın sanık üzerindeki etkileri nedeniyle indirim uygulandı ve ceza 3 yıl 4 ay hapis cezasına çevrildi.

  • ‘Bacağımı kesin’ diye yalvardı! Delirten ağrı ve şişlik hayatını böyle mahvetti

    ‘Bacağımı kesin’ diye yalvardı! Delirten ağrı ve şişlik hayatını böyle mahvetti

    Birleşik Krallık’a bağlı dört ülkeden biri olan Galler’de yaşayan 29 yaşındaki Nicky Neil, bacağında oluşan ağrı nedeniyle evinden bile çıkamaz hale geldi.

    blank

    Dört duvar arasında 5 yıl boyunca bir tutsak hayatı yaşamaya başlayan kadın, yaşadığı ağrı nedeniyle büyük acılar çekmeye başladı.

    Kompleks bveouml;lgesel ağrı sendromuna (CRPS) yakalanan genveccedil; kadın, hayatında hiveccedil; yaşamadığı bir ağrıyla karşı karşıya kaldı. Bu sendrom, genellikle bir uzvu derinden etkileyen doğum sancısından daha şiddetli bir ağrıya neden olan bir rahatsızlık olarak biliniyor.

    Sendrom, genellikle bir travma veya yaralanma sonrasında bireylerde gveouml;rveuuml;lebiliyor. Kronik ağrı durumunu tanımlayan bu rahatsızlığı yaşayan Nicky Neil iveccedil;in net bir travma sebebi bulunamadı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Yıllardır yatağa bağımlı olduğunu söyleyen genç kadın, aynı zamanda bir çocuk annesi. Bu durumun çocuğuyla geçirmesi gereken vakti çok etkilediğini belirten anne, ağrılarının şiddetlenmesi sonucunda hiç düşünmediği bir karar aldı.

    TEŞHİSİ 16 YAŞINDA KONULDU

    Sol bacağında hissettiği ani ağrı sonucunda teşhisi belirlenen Nicky, ilk zamanlarda hayatını olumsuz etkileyen bu faktörlerin açığa çıkmadığını belirtiyor. Ancak zamanla kötüleşen sol bacağı, diğerine oranla şişmeye de başladı.

    Bacağı boyut olarak iki katına veccedil;ıkan ve mavimsi bir renge dveouml;nmeye başlayan kadın hayatını ağrılı ve sancılı bir şekilde devam ettirememeye başladı. Eğer ayağının veuuml;zerine ağırlığını verip durmaya kalkışırsa, bacağı patlayacakmış gibi hissettiğini belirtti.

    Genç kadın, hayatını geri kazanmak ve yaşamını sürdürebilmek istiyordu. Doktorlara bacağının kesilmesi için yalvaran kadın, ağrılarına dayanamaz hale gelmişti. CRPS tedavisinde ise son çare olarak görülen ampütasyon yapıldı.

    ‘HAYATIMDAKİ EN İYİ KARARDI’

    Operasyonun ardından üç gün hastanede kalan Nicky, bu kararının hayatındaki en iyi karar olduğunu belirtiyor.

    “Beş yıl boyunca yatağa bağlı kalmaya kıyasla artık dolu ve aktif bir yaşam sürüyorum. Bacağımı kaybetmiş olabilirim ama artık hayatımı geri kazandım” diye konuştu.

    İlk aşamada doktorları bacağının kesilmesi iveccedil;in ikna edemediğini anlatan genveccedil; kadın, en sonunda kabul ettirdiğini belirtiyor. Nicky’e gveouml;re işlerini platin bir bacakla halletmek, şiş bir bacakla ve şiddetli ağrısıyla yatalak olmaktan veccedil;ok daha iyi.

  • Doktor sevgilisinin rezidansında balkondan düşmüştü! İşte adli tıp raporu!

    Doktor sevgilisinin rezidansında balkondan düşmüştü! İşte adli tıp raporu!

    Doktor sevgilisinin rezidansında balkondan düşmüştü! İşte adli tıp raporu!

    blank

    Aksarayda, özel bir hastanede çalışan hemşire Saliha Tuncel (25), 24 Mayısta aynı hastanede görevli doktor sevgilisi Halil İbrahim A.nın (43) oturduğu rezidansın 7nci katındaki dairenin Fransız model balkonundan düştü.

    DOKTOR SEVGİLİ SERBEST BIRAKILDI

    DHAda yer alan habere göre hastaneye kaldırılan Tuncel, kurtarılamadı. Soruşturmada gözaltına alınıp ifadesinde, O sırada içerideydim, düştüğünü görmedim” diyen Halil İbrahim A., serbest bırakıldı. Daha sonra ikinci kez gözaltına alınan Halil İbrahim A., bu defa adli kontrolle salıverildi.

    “TEHDİT VE ŞANTAJ İDDİASI”

    Soruşturmada çiftin çalıştığı hastanenin mali işler uzmanı ve icra kurulu üyesi Çiğdem Özkan da gözaltına alındı. Tehdit ve şantaj suçlamasıyla tutuklanan Özkanın, hastanenin sahibi ve başhekimi olan doktor T.C. ile sevgili oldukları belirtildi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Özkanın, T.C. ile Saliha Tuncelin birlikte villaya girdiklerine dair görüntülerle hemşireyi tehdit ettiği öne sürüldü. Daha önce ifadesine başvurulan T.C. de yeniden gözaltına alındı. T.C., işlemlerinin ardından adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

    ADLİ TIP BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLADI

    Olayın ardından tüm delil ve alınan doku örnekleri üzerinde Ankara Adli Tıp Kurumu tarafından da bilirkişi raporu hazırlandı. Bilirkişi raporunda, fiziksel darp ve zorlama nedeniyle çığlık atan veya mukavemet gösteren kadın sesi duyulduğunu gösterir dosyada herhangi bir ifadeye rastlanmadığı belirtildi.

    PENCERE VE KORKULUKTA PARMAK İZİNE RASTLANMADI

    Düşmenin yaşandığı pencere ve korkuluk üzerinde herhangi bir parmak izi ve DNA örneği bulunmadığı kaydedildi. Raporda, Halil İbrahim A.nın da düşmenin hemen ardından, düşmeyi duyarak veya görerek bir telaşa kapıldığının, kamera görüntüleri ve ifade tutanaklarından anlaşıldığına yer verildi.

    GENÇ KADIN İNTİHARA MEYİLLİ DEĞİLDİ

    Bilirkişi raporunda, Saliha Tuncelin, intihara meyilli bir kişiliği olduğuna yönelik psikolojik sorunu olduğunu gösteren belgeye veya tanık ifadelerine rastlanmadığı belirtildi.

    ÖLÜM NEDENİ: KIRIKLAR VE İÇ KANAMA

    Hemşirenin ölümünün, künt genel beden travmasına bağlı kafatası, boyun omuru ve kemik kırıklarıyla, beyin ve iç kanama sonucu meydana geldiği anlatıldı. Hemşire Tuncelin, ölümünde zehirlenmeye bağlı herhangi bir tıbbi bulguya da rastlanmadığı ifade edildi.

    TIRNAK SÜRÜNTÜLERİNDEKİ DNALAR
    Saliha Tuncelden alınan tırnak sürüntülerinde hem kendisine hem de Halil İbrahim A.nın DNA örneklerinin birlikte bulunmasının da aynı iş yerinde çalışmaları, 4 yıldır birlikte olmaları, olay tarihinden önceki 3 gün içerisinde birkaç kez buluşmaları, olay anında aynı evde bulunmaları ve olay sonrası Halil İbrahim A.nın yanına inerek yardımda bulunmasından kaynaklanabileceğinin değerlendirildiği anlatıldı.

    DENGESİNİ KAYBEDİP DÜŞTÜ
    Olay yerinde yapılan fiziki incelemelerin de değerlendirildiği raporda, Düşme pozisyonu ve bedenin binadan çok ileri doğru bir menzille ayrılmaması, eşikte bulunduğu düşünülen müteveffa Saliha Tuncelin vücudunun dengesini kaybetmesi sonrası yeterince yüksek olmayan balkon korkuluğunun üzerinden düştüğü yönünde bulgu olduğu, zorlamaya bağlı bir düşme bulgusunun olmadığı değerlendirilmektedir denildi.

    ŞANTAJ DAVASI BAŞLADI
    Olayın ardından, Tehdit ve şantaj suçundan tutuklanan Çiğdem Özkanın, Asliye Ceza Mahkemesindeki yargılanmasına da başlandı. Davada, Özkanın tutukluluk halinin devam etmesine karar verilirken, duruşma ertelendi.

    “BAŞKA KIZ ÇOCUKLARI YANMASIN”
    Niğdeden eşi ve kızıyla duruşmayı izlemeye gelen baba Salim Tuncel, duruşma sonrası açıklamada bulundu. Tuncel, Çok sağ olsun hakim, savcılarımız, avukatım ile devletimiz bizden yana oldular. Bir kadının, bir kız çocuğunun Aksaray iline emanet edilebileceğini gördüm. Aksarayda iyi kişilerin de olduğu biliyorum.

    Devletimizden Allah razı olsun. Biz her zaman devletimizin yanındayız. Bugün karar çıkmadı, ileriki aşamada ne çıkar biz de bilmiyoruz. Tek dileğim benim kızımdan başka kız çocukları yanmasın. Devletimiz de burada bir kız çocuğuna sahip çıktı. Hastane müdürü Çiğdem Özkanın, tutukluluğunun devam etmesi bizim içimizi az da olsa rahatlattı” dedi.

    “ÜÇ KİŞİ KIZIMI OYUNCAK ETMİŞLER”
    Hacer Tuncel de Benim 25 yaşındaki kızımla 40 yaş üstü 3 kişi ortada oynamışlar. Benim kızım böyle birisi değildi. Hayatı yaşamayı seven birisiydi. 3 kişi kızımı oyuncak etmişler. Benim içimi yakanların da içi yansın. Adalet istiyoruz. Sabah 10dan gece 20.30 kadar davadaydık. Ben kendi kızım için ayakta durmak zorundayım. Çünkü arkamda daha çocuklarım var” diye konuştu.

  • 2 çocuk babası komşu, 18 yaşındaki kızı kaçırdı… Anneye şok telefon: Kızın yanımda; aldım, gidiyorum

    2 çocuk babası komşu, 18 yaşındaki kızı kaçırdı… Anneye şok telefon: Kızın yanımda; aldım, gidiyorum

    Kocaeli’de 28 yaşındaki evli ve 2 çocuk babası M.K., komşusunun 18 yaşındaki kızını da yanına alarak kayıplara karıştı.

    blank

    5 Aralık’ta M.K. eşi Büşra K.’ya “Ben yola çıktım, gidiyorum. Haberin olsun” şeklinde mesaj attı, genç kızın annesi Emine Soylu’ya ise “Kızın benim yanımda. Onu da aldım, gidiyorum” dedi. Üniversite sınavına hazırlanan ve veteriner hekim olmak isteyen kızına kavuşacağı günü bekleyen acılı anne, gözyaşlarıyla yardım çığlığında bulundu.

    Çukurbağ Mahallesi’ndeki apartmanda 2 kızıyla birlikte yaşamını sürdüren Emine Soylu’nun ve üst kat komşusu 2 çocuk annesi Büşra K.’nın hayatları 5 Aralık’ta adeta kabusa döndü. Üniversite sınavına hazırlanan 18 yaşındaki kızı M.Ö.’nün son günlerde hareketlerinden şüphelenen Soylu, bir süre davranışlarını gözlemledi.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    “KIZIN BENİM YANIMDA. ONU DA ALDIM, GİDİYORUM”

    Soylu, dershanedeki öğretmenlerin de “M.Ö.’de dikkat eksikliği olabilir” uyarısının ardından kızını psikoloğa götürdü. Yapılan testlerde genç kıza “dürtüsellik” teşhisi konuldu.

    Bunun üzerine kızını psikiyatriye götürmeye karar veren Emine Soylu, 5 Aralık’ta üst kat komşusu Büşra K.’nın eşi M.K.’dan bir telefon çağrısı aldı. M.K.’nın “Kızın benim yanımda. Onu da aldım, gidiyorum” demesiyle dünyası başına yıkılan Soylu, vakit kaybetmeden polis merkezine giderek şikayetçi oldu ancak kızı reşit olduğu için netice alamadı. Aynı gün M.K. eşi Büşra K.’ya da “Ben yola çıktım, gidiyorum. Haberin olsun” şeklinde mesaj attı.

    ANNE VESAYET DAVASI AÇTI

    Pes etmeyen anne hukuk mücadelesi başlattı. Emine Soylu, kızının mantıklı kararlar alamadığı gerekçesiyle vesayet davası açtı. M.Ö.’nün eve dönmesi ve eğitimine devam etmesi için yardım bekleyen anne, günlerdir kızının odasında oyuncaklarına sarılıp, ders notlarına bakarak gözyaşı döküyor. 2 çocuğu ile babasının yanına sığınan Büşra K. ise M.K.’dan boşanmak istiyor.

    ANNE SOYLU: “KIZIM VETERİNER HEKİM OLMAK İSTİYORDU”

    M.Ö.’nün annesi Emin Soylu, “2 çocuk annesiyim. Eşimden ayrıyım. Kızlarımla birlikte yaşıyorum. En küçüğüm geçen sene üniversite sınavına girdi. İyi bir derece yapamadığı için bu sene yeniden hazırlanma kararı aldı. Veteriner hekim olmak istiyordu. Dershaneye yazdırdık. Benim kızım dershaneye gidip geliyordu. Kızımı; üst katımızda oturan, evli, 2 çocuk babası, biri 2, diğeri 2 aylık 2 çocuğu olan komşumuz kaçırdı. Hiç böyle bir şeyden şüphelenmiyorduk. Benim çocuğum ona ‘Abi’, o da kızıma ‘Abiciğim’ diyordu” dedi.


    “ÇOCUĞUMU TANIYAMAZ OLDUM”

    Emine Soylu, kızının son 1 ayda davranışlarının değiştiğini ve hareketlerinden şüphelenmeye başladığını ifade ederek, “Çocuğumu tanıyamaz oldum. Bir arkadaşını çağırdım. ‘Ben kızımın hareketlerinden şüpheleniyorum. O yasaklı maddeler kullanıyor olabilir mi? Bana söyle. Siz doğruyu yanlışı bilemezsiniz. Ben onu ne zorluklarla büyüttüm’ dedim. Arkadaşı da bana ‘Yok Emine Teyze. O bir şey kullanmıyor’ dedi. Ben de bunun üzerine ‘Sakın bu konuştuklarımızı ona söyleme’ dedim ama arkadaşı bunları söylemiş. Biz de bu yüzden kızımla tartıştık” diye konuştu.

    “18 YAŞINDAKİ ÇOCUK KOCAYA BÖYLE Mİ GİDER”

    Dershanedeki öğretmenlerinin “Kızınızın dikkat dağınıklığı olabilir” uyarısı üzerine psikolog ile görüştüğünü, yapılan testlerde M.Ö.’ye “dürtüsellik” teşhisi konulduğunu dile getiren Emine Soylu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Dürtüselliğinin çok yüksek olduğu ortaya çıktı. Yüksekliğin anlamı ise tek başına mantıklı karar verememek, yolun sonunun uçurum olduğunu bile bile gitmek, kararlarını doğru verememek. Psikolog bizi psikiyatriye yönlendirdi. Ben de onu psikiyatriye götürecektim ama o adam bütün bilgileri kızımdan alıyordu. Onu psikiyatriye götüreceğimin ertesi günü ben ve büyük kızım işteyken, kızımı dershaneden alıp, yanına da kız kardeşini vermiş. Benim kızım 18 yaşını gireli 4 ay oldu ama uyku oyuncaklarıyla uyuyan bir çocuk. Benim çocuğumu kız kardeşiyle eve gönderiyor. 18 yaşında dediğiniz çocuk uyku oyuncaklarını alıyor, geyikli taçlarını alıyor, bir iki parça kıyafetini alıp gidiyor. 18 yaşındaki çocuk kocaya böyle mi gider? O gün kızımı aradım. Kızım dershane çıkışı hep beni arardı. Bana ‘Servetim’, ‘Anneciğim’ diye hitap ederdi. Biz hep böyle konuşurduk. Aradım aradım ulaşamadım. Telefonu kapalıydı. Ulaşamayınca ablasını aradım. O da ulaşamadığını söyledi”


    “BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM”

    Kızına ulaşamayınca işten izin alıp otobüsle eve gittiği sırada M.K.’nın kendisini aradığını anlatan Soylu, “O adam beni aradı. ‘Kızın benim yanımda. Ben kafayı kırdım. Her şeyi göze aldım. Onu bırakamam. Onu da aldım, gidiyorum’ dedi. Bende ‘Benim çocuğumu bırak. 2 çocuğuna bak’ dedim. ‘Bırakamam onu. O benim kız arkadaşım’ dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm. O yol bitmek bilmedi. Karakola gittim. ‘Senin kızın reşit’ dediler. Devletim ‘Çocukları okutun’ diyor, kanunlarım ‘Çocukları küçük yaşta evlendirmeyin’ diyor. Ben çocuğumu okutup devletime, milletime yararlı evlat yapmak istiyorum. Okutmak istiyorum bu çocuğu, evlendirmek istemiyorum. Okusun istiyorum” ifadelerini kullandı.

    “CIVIL CIVILDI”

    Kızının etki altına alındığını ve doğru kararlar veremediğini kaydeden Emine Soylu, “Kızım o adam ne derse onu diyor. ‘Onun can güvenliği yok. Bizi böyle kabullenin, bizi destekleyin’ diyor. Dediği tek şey bu. Başka bir şey demiyor. Benim çocuğum bir şeyin etkisi altında. Ben çocuğumu tanıyorum. Sadece son 1 aydır onu tanıyamıyordum. İçine kapanıktı, odadan dışarıya çıkmıyordu. Öncesinde cıvıl cıvıldı. Anne kız günü yapardık, sinema günü yapardık, ablasıyla kız kardeş günü yaparlardı. Bizim öyle güzel günlerimiz vardı” dedi.

    “KARISINA NAĞMELER ATAN ADAM NE ARA BENİM KIZIMA AŞIK OLDU

    Emine Soylu, çocuklarına M.K.’dan uzak durmaları için sürekli uyarılarda bulunduğunu da kaydederek, “Ben çocuklarıma ‘O normal bir insan değil. O sabıkalı, berduş’ diyordum. Çevresini biliyorum. İçip içip geliyor. Karısını dövüyor. Kaç kere elinden aldım. Cümle alem biliyor. İçip içip alemler yapıyor. Arabanın sesini son ses açıp ‘Karımı seviyorum’ diyordu. Daha 1 hafta önce ‘Karımı seviyorum’ diye nağmeler atan adam ne ara benim kızıma aşık oldu? Akrabalarını arayıp ‘Karımla aramızı düzeltin’ diyordu” cümlelerini kullandı.


    ANNENİN YARDIM ÇIĞLIĞI

    Yetkililere seslenen ve yardım isteyen anne Soylu, “Hepinizin çocuğu var. Bu çocuğun aklı baliğ mi? Verdiği kararlar normal mi? Ben çocuğumu okutmak istiyorum. Evlendirmek istemiyorum. Benim çocuğum kuma gitsin istemiyorum. Ben çocuğumu bırakmam. Devletimden yardım istiyorum. Benden daha iyi kim korur? O 2 çocuğunu, karısını korusun. Benim çocuğumu bana versin. 18 yaşında olabilir ama oyuncaklarla oynayan bir çocuktu. Kuzenlerinin oyuncak bisikletlerine binen bir çocuktu. Bana yardım edin. Cumhurbaşkanım lütfen bana yardım edin. Beni perişan etmeyin” diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.

    BÜŞRA K: “EŞİMDE GARİPLİKLER VARDI”

    M.K. ile 3 yıl önce evlendiğini söyleyen Büşra K. ise “M.’de bu yılın başlarında gariplikler vardı. İlk evlendiğimizde pandemiden dolayı çok fazla dışarıya çıkamıyordu ama pandemi bittikten sonra daha fazla çıkmaya, alkol içmeye başladı. Çocuk olduktan sonra biraz toparlandı gibi oldu. Çocuğumuz 2 yaşında gelmeye yakınken bocaladı. Hamile olduğumu öğrendiğinde de sevindi gibiydi. Herhalde sorumluluğu alamadı” dedi.

    “BAŞKA KIZLARA DA TACİZDE BULUNUYORMUŞ”

    M.K.’nın düzenli bir işi olmadığını ifade eden Büşra K., “Beni kandırdı. İşe gittiğine dair, mesaiye kalacağına dair şeyler söyledi. Ben de şikayetlerde bulunduğum içi bana saldırıyordu. Sonrasında yine birkaç işe girmeye başladı. Kavgalarımız oluyordu. Düzenli işi yoktu. İşten çıkma sebeplerinin birileriyle tartıştığı için olduğunu söylerdi ama asıl nedeni başka kızlara da tacizde bulunuyormuş” diye konuştu.

    “KOLLARIMI SIKIP İTTİRİYORDU, KAFAMA ÇOK VURUYORDU”

    Zaman zaman eşinin sözlü ve fiziksel şiddetine maruz kaldığını belirten Büşra K., “Telefonlarına bakmak istediğimde kollarımı sıkıp ittiriyordu, kafama çok vuruyordu. Evden gitmeden önce daha fazla saldırmaya başlamıştı. ‘Sıkılıyorum, evde huzurum yok’ deyip içmeye gidiyordu. Geldiğinde de kavgalarımız oluyordu. ‘Neden içiyorsun?’ dediğimde saldırıyordu. 2 aydır boşlukta gibiydi. Dümdüz bakıyordu, duyguları yoktu. Çocuğu da sevmiyordu. ‘Hayattan zevk almıyorum. Bir tek kızım için hayattayım’ gibi şeyler söylüyordu” şeklinde konuştu.

    “BOŞANMAK İÇİN AYAKLARINA KAPANIYORDUM”

    Eşinin 18 yaşındaki genç bir kızı da yanına alarak kayıplara karışacağını hiç düşünmediğini ifade eden Büşra K., “Hiç şüphelenmezdim. Ben yaşı büyük kadınlarla takıldığını düşünüyordum. Hatta kanıtlamaya çalışıyordum bunu ama çocuklarım olduğu için bir şey yapamıyordum. Sorduğumda ‘Biri yok, olamaz’ diyordu. Boşanmak için ayaklarına kapanıyordum. ‘Dilekçe veririz’ deyip geçiştiriyordu. Gitmeden önce ‘Çocuklarıma son kez sarılacağım. Tek başıma gideceğim. Gittiğim yerde hep ağlayacağım’ dedi. Bende kendine bir şey yapacak diye düşündüm, pek umursamadım. Evde de hep ağlıyor gibi yapıyordu” ifadelerini kullandı.

  • TikTok’ta canlı yayın açan Nazmiye Müge Anlı’ya demediğini bırakmadı

    TikTok’ta canlı yayın açan Nazmiye Müge Anlı’ya demediğini bırakmadı

    Zeytin ağacına asılı halde ölü bulunan Nevrigül Alan olayı, haftalardır gündemden düşmezken, Nevrigül’ün kardeşi Nazmiye TikTok hesabından açtığı canlı yayında Müge Anlı’ya demediğini bırakmadı.

    blank

    Müge Anlı ile Tatlı Sert programında absürt tavırlarıyla gündem olan Nevrigül Alan’ın kız kardeşi Nazmiye, TitTok’ta açtığı canlı yayında Müge Anlı hakkında söyledikleri herkesi şoke etti.

    blank

    “REYTİNG KIRMANIN PEŞİNDE”

    TikTok’ta açtığı canlı yayınlarla sosyal medyanın gündemine oturan Nazmiye Tutaner açtığı canlı yayında Müge Anlı’ya sarfettiği sözler şaşkına uğrattı.

    Nazmiye, Anlı için “Gidin gidin Müge’ye her şeyi yetiştirin çabuk. Ay ne yapayım izlenmişse zaten o yüzden tutuyor ya reyting kırmanın peşinde. Çok da tın Müge” ifadelerini kullandı.

  • 700 bin Euro’dan başlıyor… Ezgi Mola ve Mustafa Aksakallı, Barcelona’dan ev aldı

    700 bin Euro’dan başlıyor… Ezgi Mola ve Mustafa Aksakallı, Barcelona’dan ev aldı

    Mayıs ayında evlenen ve ilk bebeklerini kucaklarına almak için gün sayan ünlü çift Ezgi Mola ve Mustafa Aksakallı İspanya’nın meşhur şehri Barcelona’dan ev aldılar.

    blank

    Ezgi Mola dört yıldır aşk yaşadığı işletmeci Mustafa Aksakallı ile geçen mayısta nikah masasına oturmuştu. Mola bir süre sonra hamile olduğunu açıklamış, erkek bebek müjdesi vermişti.

    Çift şu sıralar yeni ev heyecanı yaşıyor. Posta’dan Kamil Sümer’in haberine göre; Mutlu çift İspanya’nın meşhur şehri Barcelona’dan ev aldı. Tercihlerini de tarihi 13. yüzyıla dayanan Barcelona’nın El Born bölgesinden yaptı.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    700 BİN EURO’DAN BAŞLIYOR

    Orta Çağ mimarisiyle inşa edilmiş sokakları ve hareketli gece yaşamıyla bilinen bu bölgede ev fiyatları 700 bin Euro’dan (21.5 milyon TL) başlayıp milyonlarca Euro’ya kadar çıkıyor.

    İspanya en az 500 bin Euro’luk ev satın alan yabancılara oturma izni veriyor. Bu izin Avrupa Birliği ülkelerinde de serbest dolaşım hakkı anlamına geliyor.

    Erkek bebek bekleyen oyuncu geçtiğimiz günlerde yüzü olduğu markanın lansmanına katılmış ve şu açıklamaları yapmıştı:

    ‘HERKES TAVSİYE VERİYOR’

    “Herkes tavsiye veriyor. Bilmediğim bir dünyaya girdim. İnsanın kendi annelik sezgilerine dayanarak ilerlemesi gerekiyor.”

    BEBEĞİNİ REKLAMLARDA OYNATMAYACAK

    Bebeğini reklamda oynatmayacağını söyleyen Mola “Onun adına karar vermek istemem, ileride bana ‘Neden böyle yaptın?’ diyebilir” diye konuşmuştu.

    Ezgi Mola konuşmasına şöyle devam etmişti:

    “Eğleniyoruz birlikte. Odayı hazırlamadık. Zaman içerisinde yapacağım. Psikolojik desteği bu süreçte değil her zaman alıyordum, bu hepimiz için önemli.”

    Eşinin Kuruçeşme’de işlettiği mekânda konuşan Ezgi Mola hamileliğin ilk günlerinde sürekli uyuduğunu söyledi.

  • Sosyal medya fenomeni Ayşenur Parlak, hayatını kaybetti

    Sosyal medya fenomeni Ayşenur Parlak, hayatını kaybetti


    Sosyal medyada yayınladığı videolarla tanınan ve tedavi sürecini paylaşan fenomen Ayşenur Parlak, hayatını kaybetti.
    blank
    12 yaşından beri kanserle mücadele eden fenomen Ayşenur Parlak vefat etti.

    12 yaşında ikinci evre kemik kanserini, 27 yaşında birinci evre meme kanserini, 30 yaşında da üçüncü evre lenfomayı yenen Ayşenur Parlak, 33 yaşında kolon kanserine yakalandığını öğrendi.

    Dördüncü evreyle mücadele eden Parlak, tedavi süreçlerini sosyal medya hesabından yayınlıyordu. Parlak dün akşam saatlerinde kaldırıldığı yoğun bakımda yaşamını yitirdi.

    Savaş Parlak, eşinin hayatını kaybettiğini şu sözlerle duyurdu:

    “Hüküm Allah’ın. Ben yıllardır bu bildirimi atmamak için çok dua ettim keşke önce ben gitseydim. Sayfalarca yazsam da anlatamayacağım nasıl olsa hislerimi. Maalesef Allah bu kadar yazmış. Yanımızda olan dua eden seven herkesten Allah razı olsun. Ruhuna duayı kesmeyin Allah rızası için. Tek tesellim ben yeminimi tuttum hastalıkta sağlıkta iyi günde kötü günde ölüm bizi ayırana dek.”


    Dün akşam eşi Ayşenur Parlak’ın solunumunun durduğunu ve yoğun bakıma alındığını duyuran Parlak, şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Yoğun bakım doktoru ile görüştük. Biz sadece solunumu durdu diye biliyorduk kalbi de durmuş. Tekrar çalışmaya başlamış, entübe etmişler. Günde bir sefer bilgi vereceklermiş, yarın akşamüstü tekrar görüşeceğiz yoğun bakım doktoru ile. Benim de bildiğim bu kadar. Lütfen benim telefonumu aramayın, bir gelişme olursa benim telefonumu arayacaklar, meşgul olmasın. Allah rızası için çokça dua.”

  • 2000 ve 2008 arası sigortalı olanlara erken emeklilik müjdesi! İşte yaşa göre kademeli emeklilik tablosu

    2000 ve 2008 arası sigortalı olanlara erken emeklilik müjdesi! İşte yaşa göre kademeli emeklilik tablosu

    2000 ve 2008 arası sigortalı olanlara müjde! Türkiye’deki sosyal güvenlik mevzuatında yapılan reformlar sonrası erken emeklilik çalışmaları kapsamında planlanan düzenlemenin hayata geçmesiyle birlikte 2000 ve 2008 arası sigorta girişi olanlara emeklilik imkanı tanınacak.

    blank

    Kademeli emeklilik sisteminde; Prim günü, yaş ve sigortalılık süresi koşullarını sağlayan çalışanlar erken emekli olabilecekler. İşte 2000 – 2008 arası sigortalı olanlar için kademeli emeklilik şartları

    2000 VE 2008 ARASI SİGORTALI OLANLARA ERKEN EMEKLİLİK!
    EYT düzenlemesinden yararlanamayan ve kapsam dışında kalanlar için yeni emeklilik reformu geliyor. Kademeli emeklilik sisteminin onaylanması halinde EYT düzenlemesi sonrasında güncellenen prim-yaş listesine göre 2000 ve 2008 arası sigortalı olanlar erken emekli olabilecekler.

    EYT düzenlemesi sonrasında 5 milyonu aşkın 8 Eylül 1999 ve öncesi sigortalı emekli oldu. Prim gününü dolduramayanlar ise borçlanma formülü ile emeklilik hakkı kazandı.

    Sigorta başlangıç tarihleri 1999 sonrası olanlar için ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan çalışma kapsamında Kademeli emeklilik sisteminin onaylanması halinde 2000 ve 2008 arası sigorta girişi olanlar, istenen koşulları sağladıkları taktirde emekli olabilecekler.

    blank

    YAŞA GÖRE KADEMELİ EMEKLİLİK ŞARTLARI NEDİR?

    Kademli emeklilikte SSK’lı çalışanlar belirli yaşa ve prim sayısına ulaştıktan sonra kademeli olarak emekli olmalarını sağlayan sistemdir.

    Kademeli emeklilikte şartlar çalışanın sigorta türüne ve başlangıç tarihine göre değişebilir. Kademeli emeklilikte çalışanlar daha erken emekli olma fırsatı yakalayabilir fakat bu emekliliğin maaşlarda düşüş gibi dezavantajları da bulunmaktadır. İşte sigortalılık süresi ve prim günü sayısına göre emeklilik şartları:

    SSK’lı kadınlar: 20 yıl sigortalılık süresi ve 5000 – 5975 arası prim günü.

    SSK’lı erkekler: 25 yıl sigortalılık süresi ve 5000 – 5975 arası prim günü.

    BAĞ-KUR’lu kadınlar: 7200 prim günü.

    BAĞ-KUR’lu erkekler: 9000 prim günü.

    Emekli Sandığı’na tabi kadınlar: 7200 prim günü.

    Emekli Sandığı’na tabi erkekler: 9000 prim günü.

    KADEMELİ EMEKLİLİK TABLOSU
    blank

    2000 VE 2008 ARASI SİGORTALI OLANLAR NE ZAMAN EMEKLİ OLUR?

    9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında olan kişiler 7000 gün prim ödeyerek 60 yaşını doldurduklarında emekli olmaya hak kazanırlar. Ayrıca 23.05.2002 tarihinden önce kişi 3600 günü ve 15 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış olursa 50 yaşında emekli olmaya hak kazanır. 24.05.2002 ile 25.05.2005 yılları arasında bu şartları yerine getiren kişi 52 yaşında emekli olabilirler.

    blank

    Kısmi emeklilikte prim 2008’e kadar 4.500 gün oluyor. Bu da 12.5 yıla denk geliyor. 01.05.2008’den sonra işe girenler için ise 5.400 gün olarak uygulanıyor. Bu da 15 yıla tekabül ediyor. Burada ise 25 yıllık sigorta şartı da devreye giriyor. Yani 12.5 yıl ve 15 yıl çalışmak emeklilik primi için yetiyor.

    09.09.1999 ile 30.04.2008 tarihleri arasında işe giren kadınların 4.500 gün (12.5 yıl) ile emekli olabilmeleri için 58 yaşını tamamlamış, 25 yıldan beri sigortalı olması gerekiyor. Erkeklerde ise yaş şartı 60’a çıkıyor.

    01.05.2008 sonrasında ilk defa sigortalı olan kadınlarda çalışma süresi 5.400 gün (15 yıl) olarak belirleniyor. Yine sigortalılık süresi 25 yıla tamamlanıyor. Yaş ise 01.01.2036’dan sonra kademeli olarak artırılıyor. Erkeklerde de yaşlar 5.400 günün tamamlandığı tarihe göre belirleniyor.

  • İki kardeş abladan alınan ilikle iyileşti, şimdi sıra en küçük kardeşte

    İki kardeş abladan alınan ilikle iyileşti, şimdi sıra en küçük kardeşte

    Akdeniz anemisi hastalığının en ağır seyreden türü olan “talasemi majör” teşhisi konulan Batmanlı üç kardeşten ikisi, İzmir’de ablalarından yapılan kemik iliği nakli sayesinde hayata tutundu.

    blank

    Aynı hastalıkla mücadele eden ve ablayla kan örneği uyumlu çıkmadığı için bu operasyona dahil edilemeyen ailenin en küçüğü 3 yaşındaki Emir’e ise TÜRKÖK tarafından bulunan kemik iliği önümüzdeki günlerde nakledilecek.

    Batman’da yaşayan Salih ve Ayşe Oğuz çiftinin 7 çocuğundan, 11 yaşındaki Muhammet’e, 6 yaşındaki Berat’a ve 3 yaşındaki Emir’e doğumlarının ardından talasemi majör (kansızlık hastalığı) teşhisi konuldu.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    Düzenli kan nakli yapılan ancak sağlık sorunları artan kardeşler bir süre Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördü. Sağlık durumları kötüleşen Muhammet ve Berat’ın kemik iliği nakliyle sağlıklarına kavuşması için yakınlarından örnek alındı. 17 yaşındaki abla Zeynep Oğuz’un kemik iliğinin kardeşleriyle tam uyumlu olduğu belirlenince nakil için aile bu kez İzmir’deki Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesine başvurdu.

    Abladan alınan kemik iliği örnekleri 6 ay arayla gerçekleştirilen ameliyatla iki kardeşine nakledildi.

    İki kardeş abladan alınan ilikle sağlıklarına kavuşurken, küçük Emir’e ise müjdeli haber Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezinden (TÜRKÖK) geldi.

     

    TÜRKÖK aracılığıyla bulunan ilik, önümüzdeki günlerde tıpkı ablaları gibi Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesinde Emir Oğuz’a nakledilecek.

    Kardeşler, kirası İzmir Kan Ordusu Kanser Derneği tarafından karşılanan Bornova’daki evde yaşamlarını sürdürüyor.

    “Keşke bir kardeşime daha uysaydı”
    Abla Zeynep Oğuz, AA muhabirine, ailece çok zor günler geçirdiklerini, bu süreçte kardeşlerini kaybetme korkusu yaşadığını söyledi.

    Kemik iliğinin kardeşleriyle tam uyumlu olduğunu öğrendiğinde çok mutlu olduğunu anlatan Oğuz, “Yeter ki kardeşlerim mutlu olsun, başka bir şey istemiyorum, çünkü onlara hayatımı adadım. İki kardeşimle kemik iliklerimiz uydu, keşke Emir’e de uysaydı. Kardeşlerimin sağlık durumları iyi, çok mutluyuz şimdi Emir’in ameliyatını bekliyoruz.” diye konuştu.

     

    Annesinin Batman’daki diğer kardeşleriyle kaldığını belirten Oğuz, İzmir’de ise babasının kendilerine eşlik ettiğini dile getirdi.

    Kardeşlerinin tüm sorunlarıyla yakından ilgilendiğini vurgulayan Oğuz, “İzmir’de kardeşlerime bakarak zaman geçiriyorum. Hastaneye gidiyorum, yanlarında refakatçı olarak kalıyorum. Onlar da beni çok seviyor. Sürekli bana ‘iyi ki varsın abla’ diyorlar. Onlar yeter ki sağlıklarına kavuşsunlar ve biz sağ salim memleketimize dönelim başka bir şey istemiyorum.” ifadelerini kullandı.

    Oğuz, kardeşlerinin nakil süreci nedeniyle eğitim hayatını açık lisede sürdürmek zorunda kaldığını anlattı.

    Herkesi ilik nakli bağışı konusunda duyarlı olmaya çağıran Zeynep Oğuz, “İlik nakli konusunda hiç korkmasınlar. Güzel bir şey, uyutulup uyanıyorsun zaten bir şey hatırlamıyorsun. Kardeşlerime ilik verdim bir günde toparladım. Herkes ilik bağışında bulunsun ve hayat kurtarsın. Bundan güzel başka bir şey yok. İyi ki de yapmışım ve onların hayatını kurtarmışım. Her sabah onları sağlıklı görüyorum, çok mutluyum.” dedi.

     

    “İyi ki böyle ablamız var”
    Ablasından yapılan kemik iliği nakli sayesinde sağlığına kavuşan 11 yaşındaki Muhammet Oğuz da kardeşiyle artık yüzlerinin güldüğünü söyledi.

    Zor günler geçirdiklerini anlatan Muhammet Oğuz, “Ablam bana ve kardeşime hayat verdi. Onunla gurur duyuyoruz. İyi ki böyle bir ablamız var.” diye konuştu.

    Baba Salih Oğuz da kızının kardeşlerini sağlığına kavuşturmak için bir an bile düşünmeden nakil ameliyatına onay verdiğini anlattı.

    İzmir Kan Ordusu Kanser Derneği Başkan Serhat Aytan ise kanser ve organ nakli tedavisi süren çocuklara ve ailelerine destek verdiklerini dile getirdi.

    Kemik iliği naklinin önemine değinen Aytan, “Son dakikada kemik iliği donörü olmaktan vazgeçenler var. Ya donör olmayın, olduysanız da sonuna kadar devamını getirin. Tam her şey yoluna girdi denirken donör vazgeçiyor. Bu durum aileleri çok üzüyor.” diye konuştu.

  • Koltukta uyuyan iki kaplan arasındaki 3 fark

    Koltukta uyuyan iki kaplan arasındaki 3 fark

    3 farkı sadece yüksek IQ’su olanlar 9 saniyede buluyor
    blank

    Zeka oyunları, bilişsel işlevi artırmaya ve beyni sağlıklı tutmaya yardımcı olan araçlardır. İşte IQ’su yüksek olanları en fazla 9 saniye oyalayabilecek bir test daha.İşte kafanızı karıştıracak yeni bir bulmacayla karşınızdayız. Koltukta uyuyan kaplanı gösteren bu iki fotoğraf arasında 3 fark var. Bulmak için ise 9 saniyeniz var.

    3 FARKI GÖRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ KÜÇÜK RESME TIKLAYIN

  • Çetin Tekindor’un gözünden sakındığı oğlu bakın kim çıktı

    Çetin Tekindor’un gözünden sakındığı oğlu bakın kim çıktı

    Yalı Çapkını dizisinde canlandırdığı Halis Ağa karakteriyle izleyici karşısına çıkan 77 yaşındaki Çetin Tekindor’un hayatı merak konusu oldu.

    blank

    Star Tv’nin yeni dizisi Yalı Çapkını bu akşam ilk bölümüyle izleyicisi karşısına çıkarken Halis Ağa karakteriyle başrolü üstlenen Çetin Tekindor’un hayatı merak edilip başlatıldı…

    Babam ve Oğlum, Dedemin İnsanları, Av Mevsimi gibi yapımlarda rol alan oyuncunun özellikle ailesi merak konusu oldu. 1988-2000 yılları arasında meslektaşı Zerrin Tekindor ile evli kalan Çetin Tekindor’un gözünden sakındığı oğlunun kim olduğunu ilk kez duyanlar ise inanamadı. İşte Zerrin Tekindor ile Çetin Tekindor’un anne-babası gibi sanat camiasından olan oğulları…

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Babam ve Oğlum, Dedemin İnsanları, Av Mevsimi gibi yapımlarda rol alan o ve oyunculuğuyla büyük beğeni toplayan Tekindor’un özellikle ailesi merak edildi. Annesini Cannes Film Festivalinde yalnız bırakmayan Hira Tekindor, sosyal medyanın gündemine oturdu. Zerrin Tekindor ve Çetin Tekindor’un oğlu olan Hira Tekindor, başarılı eğitim hayatı ve mesleki kariyeri ile dikkatleri üzerine topluyor. Peki ünlü çiftin oğlu Hira Tekindor kimdir, kaç yaşında? Hira Tekindor’un eğitimi, mesleği ne? Sizler için Hira Tekindor’un yaşamını ele aldık.

    Hira Tekindor, Zerrin Tekindor ve Çetin Tekindor’un oğludur.Çevirmenlik, tiyatro ve kısa film yönetmenliği gibi işler yapmaktadır.23 Eylül 1989 doğumu olan Hira Tekindor, şu anda 32 yaşındadır.Hira Tekindor’un doğum yeri ise Ankara.Hira Tekindor, Lycée Français Charles de Gaulle’de ilkokul okudu. Daha sonra İstanbul’da Lycée Français Pierre Loti’de ortaöğrenimini tamamladı.Lisedeki plastik sanatlar dersi için yönettiği, senaryosunu babası Çetin Tekindor’un yazdığı Örümcek adlı kısa film ona Uluslararası Şili Kısa Film Festivali’nde ‘En İyi Film’ ödülü kazandırdı.

    The University of Kent’in Film Studies bölümünü kazanan Hira Tekindor, 2010’da buradan mezun oldu.

    Jez Butterworth’ün Nehir isimli oyunu, Haluk Bilginer rejisi ile Oyun Atölyesinde sahnelendi. Köprüden Görünüş, yönetmenliğini üstlendiği ikinci oyunudur.

    Tennessee Williams’ın Arzu Tramvayı, BKM ve ID İletişim yapımcılığı ile prömiyer yaptı ve sahnelenmeye başladı.

    Murat Mahmutyazıcıoğlu tarafından kaleme alınan Toz adlı oyunun yönetmenliğini ise 2021’de üstlendi.

  • Kedisinin bir hareketi hayatını kurtardı

    Kedisinin bir hareketi hayatını kurtardı

    Tedavi sürecinde kedisinin desteğiyle güçlendi

    blank

    Sokakta Bulduğu Kediye Sıcak Bir Yuva Sundu

    Seden Baş, 6 yıl önce sokakta bir manav tezgahının altında bulduğu yavru kediyi sahiplenerek ona sıcak bir yuva sundu. Şans ismini verdiği kedisinin, kendisine ikinci bir yaşam şansı vereceğini bilmediğini söyleyen Baş, “Bana böyle bir hayat şansı vereceğini asla bilmiyordum.” dedi.

    İzmir’de sağlık memuru olarak çalışan Seden Baş, sokakta bulduğu ve Şans ismini verdiği kedisinin sürekli sağ göğsüne yatması nedeniyle doktora başvurdu. Yapılan tetkikler sonucu meme kanseri olduğunu öğrenen Baş, tedavi sürecinde kedisinin desteğiyle hastalığı yendi.

    Şans’ın çok hırçın bir kedi olduğunu ve kimseye yaklaşmadığını anlatan Baş, “Anneleri ölmüş yavrulardan bir tanesini sahiplendim. Çok zor bir dönemden geçiyordum. Bana uğur getirmesini istediğim için ona Şans adını verdim.” diye konuştu.Kedisi Tümörü Haber Verdi

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

    Seden Baş, kedisi Şans’ın sürekli sağ memesinin üstüne yatması veya atlaması nedeniyle oluştuğunu düşündüğü şişlik nedeniyle hastaneye başvurdu. Doktorlar, şişliğin kedi tırmığı olarak bilinen enfeksiyöz granülomatöz mastit olabileceğini söylediler. Ancak yapılan biyopsi sonucunda meme kanseri olduğu ortaya çıktı.

    Baş, “Şans oradaki tümörü bana haber verdi aslında. Geçen sene ekim ayında başladı ağrılarım. Ocak ayında evre 3 C meme kanseri tanısı aldım. Şans benim gerçekten şansım oldu. Adının karşılığını verdi.” dedi.

    Tedavi Sürecinde Kedisinin Desteğiyle Güçlendi

    Seden Baş, kemoterapi ve immünoterapi ile meme kanserini yenmeyi başardı. Tedavi sürecinde kedisinin hiç yanından ayrılmadığını ve tümörden kurtulunca kedisinin de normale döndüğünü ifade etti.

  • Kenan İmirzalıoğlu: Rabbim aklımı aldı, yerine Sinem’i koydu!

    Kenan İmirzalıoğlu: Rabbim aklımı aldı, yerine Sinem’i koydu!

    Oyuncu Kenan İmirzalıoğlu, geçtiğimiz gün Etiler’de görüntülendi. 2016’da dünyaevine girdiği meslektaşı hakkında dikkat çeken ifadeler kullanan İmirzalıoğlu, Sinem Kobal’a ilk değil; dördüncü görüşte vurulduğunu açıkladı. Ünlü isim, üçüncü çocuğa da yeşil ışık yaktı.

    blank

    Kenan İmirzalıoğlu önceki gün Etiler’de kuaföründen çıkarken görüntülendi. Mekandan çıktığı esnada kendisini bekleyen gazetecilere “Koşun gelin, özledim sizi” diyerek seslenen oyuncu herkesi gülümsetti. Geçtiğimiz günlerde eşi Sinem Kobal’ın, “Kenan görür görmez çarpıldığım biri. İlk karşılaştığımızda da tabii ki kendisi enerjisiyle çarpmıştı. Farkında da değildim o kadar” açıklaması hakkında ki düşünceleri sorulan İmirzalıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

    Bu durumu ayaküstü konuşmak istemiyorum. İlk görüşte değil ama dördüncü görüşte çarpılma olayı oldu bende. 20 yaşında falan olsaydım ilk görüşte olurdu ama o zaman 40’lı yaşların tecrübesiyle dördüncü görüşte oldu. Daha sonra kendi kendime ‘Tamam, beraber yaşayacağım insanı buldum’ dedim.

    RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN

     

    “SİNEM ORALARDA DEĞİLDİ BEN BUNLARI DÜŞÜNÜRKEN”

    “Sinem hiç oralarda değildi ben bunları düşünürken. Onunla konuşurken Rabbim aklımı aldı, yerine Sinem’i koydu. Sinem latife yapmış, olayın başlaması benimle oluyor. Üzerinden çok zaman geçtiği ve iki çocuk sahibi olduğumuz için çok rahat konuşabiliyorum. Gözden ve nazardan korkuyorum, bunları böyle konuşuyorum ama daha sonra evde tansiyon yükseliyor.”

    Muhabirlerin, “Lalin ve Leyla nasıl?” sorusuna ünlü isim, “İkisi de iyiler. Lalin okula gidiyor, Leyla da ‘Baba, baba’ diye dolaşıyor. İki çocuk olduğu için mutluyum. Aslında Sinem tek çocuğa tamamdı ama dört kişilik aile başka bir keyifli oluyor” diyerek cevap verdi.

    “KISKANIYORLAR BİRBİRLERİNİ”

    “Lalin’e kardeş fikrini aşılamanız nasıl oldu?” sorusuna da yanıt veren oyuncu, “Tabii ki elimizden geldiğince konuştuk onunla bu durumu, pedagoglardan destek aldık. Lalin kısa vadede kardeşinin olmasının iyi bir şey olmadığını düşünür ama orta ve uzun vadede güzel bir şey olduğunu anlayacaktır. Kıskanıyorlar birbirlerini” dedi.

     

    Lalin’in annesine, Leyla’nın ise kendisine düşkün olduğunu söyleyen oyuncu; “Lalin’in annesi ile çok özel bir bağı var. Ben de ilgisiz değilim, anne ile iyi olsunlar o daha çok önemli. Ben yedek kulübesinde bekliyorum, ihtiyaç olunca çıkıyorum sahaya” diye konuştu.

    Sinema filmi ve dizi projesi olduğunu da söyleyen 49 yaşındaki Kenan İmirzalıoğlu, henüz bazı şeylerin netleşmediğini söyleyerek, “Beklemedeyim, sizinle paylaşırım ama özledim tabii ki” ifadelerini kullandı.

    “ÇOCUKLARIMLA VAKİT GEÇİRİYORUM”

    Boş zamanlarını çocuklarla geçirdiğini söyleyen ünlü isim, “Onları izlemekten ve onlarla birlikte olmaktan daha zevkli bir şey yok bence. Bizim yaptığımız diziler ya da sinemalar onlarınkinin önüne geçemez. İleride işler başlayınca zaten çocuklarla çok zaman geçiremeyeceğiz, o yüzden şimdiden onlarla elimden geldiğince zaman geçiriyorum. Onun harici doğadan, bitkiden, sebze ve meyveden elimi çekmiyorum. Spor yapıyorum” dedi.

    Çocuklarından en çok etkilendiğini şeyin ilk kez “Baba” demeleri olduğunu söyleyen oyuncu, “Lalin ilk ‘Anne’, Leyla da ‘Baba’ dedi. Üçüncü çocuk artık ilk kimin adını söyler bilemem, onu Sinem’e sorarsınız” derken; muhabirlerin “Üçüncü çocuk için ışık var mı? sorusuna ise “Bizde ışık hiç sönmez!” şeklinde yanıt verdi.