Yazar: admin
-

Beton mikseri gelin arabasının üzerine devrildi: 1 ölü
İstanbul Kağıthane’de virajı alamayan beton mikseri, düğün konvoyundaki gelin arabasının üzerine devrildi.
-
Özel hastanedeki doğumda skandal: ‘Para teklif ettiler, bu konu burada kapansın’ dediler
İstanbul Ümraniye’de yaşayan Frangiz Ergashova, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında 34 haftalık oğlunu dünyaya getirmek için özel bir hastanede doğuma girdi.
Sezaryen ile doğumu gerçekleştirilen Frangiz Ergashova, 2 gün sonra hastaneden taburcu edildi. Doğumdan sonra karnındaki ağrıların lohusalık döneminde görülmesi normal olduğunu düşünen Ergashova yaklaşık 3 ay sonra devam eden ağrı şikayetiyle hastaneye başvurdu.
Gittiği hastanede yaşadığı sıkıntıları anlatan Ergashova, doktordan ‘Kabız olabilirsin’ cevabını aldı. Frangiz Ergashova, ısrarla ağrısı olduğunu söylemesine rağmen, doktor antibiyotik yazdıktan sonra hastaneden ayrıldı. Ergashova, uzun bir süre aldığı antibiyotikler nedeniyle emziremediği çocuğunu mamayla besledi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Ağrıları artarak devam eden Ergashova, geçtiğimiz Mayıs ayında farklı bir hastaneye başvurdu. Şikayetlerini doktora anlatan Ergashova’dan tomografi çektirilmesi istendi.
Tomografiye bakan doktor, Ergashova’nın karnın sol tarafında yabancı bir cisim olduğunu fark etti. Sonuçlardan sonra Ergashova’nın karnındaki cisim 10 ay sonra ameliyat ile alındı.
Kendi krallığınızın yükselişine hayran kalın. Tarih boyunca oynayın.İHMAL YÜZÜNDEN 10 AY AĞRI ÇEKTİ
Hastanede yapılan kontrollerde ve çekilen tomografide sonra Frangiz Ergashova ameliyata alındı. Ameliyattan sonra Ergashova’nın karnında doğum sonrası unutulan 15 santimetre büyüklüğünde gazlı bez olduğu ortaya çıktı. Frangiz Ergashova, 10 aydır yaşadığı ağrılara ihmalin neden olduğunu öğrendi. Umut Can ismini verdikleri oğlunun doğumdan sonra 12 gün boyunca küvezde kaldığını söyleyen aile, durumunun şu an iyi olduğunu belirterek hastaneden ve doktordan şikayetçi oldu.
“ÇOCUĞUN ÇIKIŞINI YAPABİLMEK İÇİN PARANIN TAMAMINI İSTEDİLER”
Yaşadıkları zorlu süreci anlatan Ergashova’nın eşi Serkan Demir, “Eşim 34 haftalık hamileydi, kontrol amaçlı gittik hastaneye kaydımızı yaptılar. Özel bir hastaneydi. Doktor eşimi muayene etti, ‘doğum başlamış, zaten çocuk 36-37 haftalık. Bir açılma var, acil doğuma almamız gerekiyor’ dedi. Eşimin herhangi bir sancısı yoktu. Apar topar eve gelip eşimin elbiselerini aldım. O sırada eşimi ameliyata almışlar doğum gerçekleşmiş.
Çocuğun nefes darlığı olduğunu söylediler ve acil küveze almaları gerekiyormuş. İlk önce kayıt açtırmamız gerekiyormuş ücreti yatırıp. Ben de hızlıca kayıt yaptırdım. Çocuğu gördüm o sırada mosmordu, 3 saat sonra küvezde bir daha gördüm. Günlüğüne bir belirlediler yüksek bir meblağda, çocuk dedikleri gibi nefes alamıyordu. Doğumu 34 haftalıkken olmuş bize 36-37 haftalık dedi. 9 gün küvezde yattıktan sonra benden paranın tamamını yatırmamı istediler. O süreçte biraz sıkıştım sağdan soldan borç aldım. Çocuğun çıkışını yapabilmek için paranın tamamını yatırmamı istediler.
12. gün çocuğu bıraktılar o süreçte her gün Sultanbeyli’ye gidiyordum, eşim süt sağıyordu süt götürüyordum. Çocukta sarılık hastalığı vardı bu sefer Ümraniye’de bir hastaneye götürdük. kontrolleri yapıldı ilaç tedavisi uygulandı. Yaklaşık bir ay sürdü iyileşmesi. Huzursuzuz çocuğumuz iyi büyümedi, eşimin estetik olması gerekiyor, psikolojisi bozuldu. Hastanelere karşı çok acı çektik. Dava açtık şu an süreç devam ediyor. Elimizden geleni yapacağız, bizim canımız yandı başkasının canı yanmasın. Başhekimliğe gittik bize ameliyat masrafı, çocuk masrafları için 300 bin liralık bir para teklif ettiler. Bu konu burada kapansın dediler. Bizden önce 4-5 kişi dava açmışlar hastaneye, biraz vurdumduymazlık, sorumsuzluk var hastanede. Sağlık Bakanlığı’ndan bunun önüne geçmesine talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
“ÖLÜMDEN DÖNDÜM”
Konuyla ilgili konuşan anne Farangiz Ergashova, “Ağrılarım başladı, akıntı oluyordu sürekli, doğumdan sonra normal olabileceğini düşündüm. 2. doğumumdu. 2-3 ay geçti hala devam ediyor ve iyi değilim, belim ağrıyor. Sonra eşim beni hastaneye götürdü hastanede de aynı şekilde anlattım. Yabancı cismi hissettiğimi söyledim bir ağırlık var dedim, kabız olabilirsin dediler. Bana antibiyotik yazdılar. İlaçlar antibiyotik olduğu için emziremedim çocuğu ve sürekli mamayla besledik. Ağrılarım olduğu için çocuklarımı bakamıyordum. Başka bir hastaneye gittik sertliği söyledim, tomografi çekildi, ameliyat olmanız gerekiyor dediler. Ameliyatta sargı bezi gibi bir şey çıktı ve iltihaplanmış. 15 cm sargı bezi var dediler. Sargı beziyle gezmişim, İçimde iltihaplanmış. İki çocuğum annesiz kalabilirdi. Ölümden döndüm diyebilirim” dedi. Hastane yönetimi ise iddialara cevap vermedi.
Aracınıza kaynar su dökmeyi hiç düşündünüz mü?
-
Demet Şener üçüncü kez ‘evet’ dedi
İBRAHİM Kutluay’la boşandıktan sonra Cenk Küpeli ile evlenen ancak bu mutluluğu kısa süren Demet Şener üçüncü kez nikâh masasına oturacak.
Eski model, yaklaşık 4 yıldır aşk yaşadığı Tolga Arman’dan evlilik teklifi aldı. Sevgilisinin Bodrum Türkbükü’de kiraladığı evde ettiği evlilik teklifine, ‘evet’ diyen Demet Şener mutluluğunu sosyal medya hesabında takipçileriyle de paylaştı.
Tektaş yüzüğüyle dikkat çeken Şener, fotoğraflara “Dün gece birtakım kutlamalar yapıldı” notunu düştü. Demet Şener, takipçilerinden gelen tebrik mesajlarına cevapsız kalmadı ve tek tek teşekkür etti.
Demet Şener, 2005-2018 arasında İbrahim Kutluay, 2019-2021 arasında ise Cenk Küpeli ile evli kalmıştı. Tolga Arman da daha önce bir evlilik yaşamıştı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
-
Kardeşinin çırpınışlarına kayıtsız kalamayıp kendi canını feda etti
Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde baraj gölünde boğulan 18 yaşındaki Ömer Faruk Tarhan’ın, 16 yaşındaki kardeşi Fatih Mehmet Tarhan’ı kurtarmak isterken yaşamını yitirdiği öğrenildi.
SERİNLEMEK İÇİN BARAJ GÖLÜNE GİRDİLER
Olay, dün akşam saatlerinde ilçeye bağlı Hamidiye Mahallesi’nde meydana geldi. Ömer Faruk Tarhan ile kardeşi Fatih Mehmet Tarhan, serinlemek için baraj gölüne girdi. Bir süre sonra iki kardeşin suda çırpındığını gören çevredekiler, yardıma koştu.KARDEŞ SUDAN ÇIKARILDI AĞABEYE ULAŞILAMADI
Fatih Mehmet Tarhan’ı sudan çıkaran çevredekiler, Ömer Faruk Tarhan’a ise ulaşamadı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ve Jandarma Kurtarma (JAK) ekipleri yönlendirildi.CANSIZ BEDENİ 5 SAATİN SONUNDA BULUNDU
Ekiplerin su altındaki 5 saatlik arama çalışmasıyla Ömer Faruk Tarhan’ın cansız bedenine ulaşıldı. Gaziantep Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesine kaldırılan Fatih Mehmet Tarhan’ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, Ömer Faruk’un cenazesi ise Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.SUDA ÇIRPINAN KARDEŞİNİN YARDIMINA KOŞUNCA CAN VERDİ
Olaya ilişkin detaylar da ortaya çıkmaya başladı. Ömer Faruk Tarhan’ın yüzdükten sonra kıyıya çıktığı, kardeşinin boğulma tehlikesi geçirdiğini görünce yardıma koştuğu, ancak kendisinin de suda çırpınmaya başladığı ardından da kaybolduğu belirtildi. -
Nihat Doğan neden boşandıklarını anlattı: Aslanı evcilleştiremezsin!
İranlı eşi Arezoo Gharlar ile ihanet nedeniyle boşandığı iddia edilen Nihat Doğan, modacı Pınar Kerimoğlu’nun YouTube kanalına konuk oldu.
İhanet iddiasına yanıt veren ünlü şarkıcı, “Ben iyi bir eş olamadım. Belki iyi bir sevgili oldum ama iyi bir eş, iyi bir baba olamadım. Yaptım bir hata, ben evlilik adamı değilim. Aslanı evcilleştiremezsin” dedi.Mert Demir-Mabel Matiz düeti “Antidepresan”ı kendi yorumuyla söyleyen Doğan, şarkının kendisi okuduktan sonra dinlenme rekorları kırdığını da öne sürerek sitem etti: “Mabel’e kırgınım. Benim üzerimden reklam yaptı ama şarkıyı bana vermedi. Zaten şarkısı da çalıntı çıktı. Mahkeme sonlanıp karşı taraf davayı kazanırsa, parası neyse verip şarkıyı alacağım ve ben söyleyeceğim.”
-
17 sene sonra çocuklarının kendisinden olmadığını öğrenmişti… Mahkemeden ‘soy bağı’ kararı
Konyalı Hüseyin A.’nın, 17 yıllık evliliğini anlaşmalı boşanmayla noktaladıktan sonra yaptırdığı DNA testinde 3 çocuğundan 2’sinin biyolojik babası olmadığının ortaya çıkmasıyla açtığı soy bağı reddi davası sonuçlandı…
Antalya’da bir otelin mutfağında çalışan Hüseyin A., 17 yıldır evli olduğu eşi 3 çocuk annesi Ş.T. (33) ile geçen yıl ekim ayında anlaşmalı olarak boşandı.Boşanmanın ardından Hüseyin A, komşularının, çocukları için DNA testi yaptırmasını söylemesi üzerine avukatı aracılığıyla Antalya 13’üncü Aile Mahkemesi’ne babalık davası açtı.
Mahkeme, çocuklar E.A. (15), H.A. (12) ve E.A.’nın (9) DNA testlerinin yapılması için Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı’ndan inceleme istedi.
Çocuklardan alınan örnekleri inceleyen biyoloji ihtisas dairesi, DNA profil karşılaştırması sonucunu geçen şubat ayında mahkemeye gönderdi.
Sonuçlara göre Hüseyin A.’nın, oğlu E.A.’nın yüzde 99,99 ihtimalle biyolojik babası olduğu tespit edildi. Hüseyin A.’nın kızları H.A. ile E.A. için ise biyolojik babalığı reddedildi.
DNA test sonuçlarına göre çocuklarından 2’sinin biyolojik babası olmadığının ortaya çıkmasıyla Hüseyin A.’nın açtığı soy bağı reddi davası sonuçlandı.
Mahkeme, Hüseyin A.’nın kızları H.A. ile E.A.’nın soy bağının reddedilmesine karar verdi.
Karardan sonra çocukların geleceğinden endişe duyduğunu söyleyen Hüseyin A., “17 yıllık evliliğimde kuzenimle dost hayatı yaşayan, kendi fotoğraflarımla bana kumpas kurarak anlaşmalı boşanmaya zorlayan eşimden olan 3 çocuğumdan 2’sinin benden olmadığı DNA testiyle kanıtlanmasıyla, soy bağı reddi davam karara bağlandı. Bu çocuklar benim üstümden silindi. Bu çocukların geleceğinden endişe duyduğumdan dolayı, çocukların devlet korumasına alınması için CİMER’e ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na başvuruda bulundum. Ancak bir sonuç alamadım. Bu çocuklara 13 yıl babalık yaptım. Karşı taraf bu çocuklarla ilgilenmiyor. Devletimizin bu konuyla ilgilenmesini istiyorum” diye konuştu.
-
Bir dönemin ünlü spikeri yıllar sonra ortaya çıktı
Güler Kazmacı önceki akşam Cihangir’de görüntülendi.
Duayen spiker, sorular üzerine yeni bir proje hazırlığında olduğunu açıkladı:
“Uzun yıllardır ekranlardan uzağım. Şimdilerde kitap yazıyorum, diksiyon eğitmenliğine devam ediyorum. Güzel bir televizyon projem var, yakın zamanda onu hayata geçireceğim.” (Sayit DURMAZ)RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
-
Kayıp çocuktan acı haber
Bahçesarayın İslam Mahallesinde Han ile Sündüz yaylaları yol ayrımında, 4 yaşındaki Mehmet Ali Çapurun kaybolduğu ihbarı yapıldı.
Bunun üzerine çocuğun bulunması amacıyla vatandaşlar ile AFAD ve jandarma ekipleri çalışma başlattı.
Yaylada yürütülen çalışmalardan sonuç alınamaması üzerine bölgeye yönlendirilen İl Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma Timi de yayladan geçen akarsuda arama yaptı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
2 KİLOMETRE UZAKLIKTA BULUNDU
Akarsuda yapılan aramada kaybolduğu belirtilen noktadan 2 kilometre uzaklıkta çocuğun cesedi bulundu.
Jandarma Sualtı Timi görevlilerince sudan çıkarılan Mehmet Ali Çapurun cenazesi, bölgede bekleyen sağlık ekipleri tarafından Bahçesaray Devlet Hastanesine götürüldü.
-
Liseli Furkan Samet Göktürk’ten kahreden haber: Babasının hediyesi sonu oldu!
İstanbul’da 16 yaşındaki Furkan Samet Göktürk, babasının hediye ettiği motosiklet ile kaza yaptı. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Talihsiz genç doğum gününe 3 gün kala toprağa verilirken o detay, yürek yaktı!
Feci kaza, 14 Haziran Cuma günü, saat 12.30 sıralarında, Tahtakale Mahallesi Melisa Sokak’ta meydana geldi. Borusan Asım Kocabıyık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Furkan Samet Göktürk (16), okulun Ayyıldız robotik takımı mekanik kaptanı olarak ekibiyle birlikte katıldığı yarışmalardan derecelere girdi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Baba Şahin Göktürk, oğlu Furkan Samet’in başarısını tebrik etmek için yaklaşık 7 ay önce bir motosiklet hediye etti.
İddiaya göre; 7 ay boyunca oturduğu siteden motosikletle hiç dışarı çıkamayan Furkan Samet, 14 Haziran Cuma günü karnesini aldıktan sonra eve geldi. Karne sevincini ailesiyle paylaşan Furkan Samet, babasının hediye olarak aldığı 34 HRT 442 plakalı motosikletle arkadaşlarının yanına gitmek için yola çıktı.
Esenyurt istikametine doğru seyir halindeki genç sürücü, virajı döndüğü esnada bilinmeyen nedenle direksiyon hâkimiyetini kaybederek bariyerlere çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan Furkan Samet’e ilk müdahaleyi çevredekiler yaptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kalbi duran Furkan Samet’e sağlık ekipleri dakikalarca kalp mesajı yaptı. Furkan Samet Göktürk, yapılan tüm müdahalelere rağmen olay yerinde hayatını kaybetti.
DOĞUM GÜNÜNE 3 GÜN KALA TOPRAĞA VERİLDİ
Doğum günü olan 17 Haziran’a 3 gün kala hayata veda eden Furkan Samet’in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınarak Avcılar’a getirildi. 15 Haziran Cumartesi günü Ispartakule Şehit Tahsin Gerekli Camii’nde cenaze namazı kılındı. Namazın ardından memleketi Zonguldak’a götürülen Furkan Samet’in cenazesi, doğum gününe 1 gün kala Çaycuma ilçesine bağlı Şeyhoğlu Köyü’nde toprağa verildi.
OKULUN ROBOTİK TAKIMIYLA ABD’DE YARIŞMAYI HEDEFLİYORDU
Borusan Asım Kocabıyık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin 7444 Ayyıldız Robotik Takımı Mekanik Kaptanı Furkan Samet, yaptığı projelerle ekip arkadaşlarıyla birlikte ABD’nin California Eyaletinde düzenlenen FIRST Robotics Competition Aerospace Valley Regional yarışmasında 40 takımın katıldığı yarışmada, finallere kalarak yarışmayı 6’ıncı tamamladı.
Bu başarının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Furkan Samet ve takım arkadaşlarını bakanlıkta ağırladı. Robotik çalışmalarına devam eden Furkan Samet, gelecek yıl yine ABD’de yarışmalara katılmayı planlıyordu.
OKULDAN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
Furkan Samet’in 10. sınıf öğrencisi olduğu Borusan Asım Kocabıyık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yönetimi, sosyal medya hesabı üzerinden başsağlığı mesajı yayınladı. Yapılan paylaşımda, “Okulumuz 7444 Ayyıldız robotik takımı mekanik kaptanı arkadaşımız Furkan Samet Göktürk’ün vefat haberini büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayız. Arkadaşımıza Allah’tan rahmet, kederli ailesi başta olmak üzere, yakınlarına ve tüm FRC camiamıza başsağlığı diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.
“YOLUN DÜZELTİLMESİNİ İSTİYORUM, BAŞKA İNSANLARIN CANI YANMASIN”
Furkan Samet’in acılı babası Şahin Göktürk, “Başarılı bir öğrenciydi, okuduğu okul da çok güzel bir okul. Robotik çalışmalara başladılar. Mekanik takımın kaptanıydı ve uluslararası yarışmalara katılıyorlardı. 6 ülke ve 56 okulun katıldığı bir yarışmada 6. olup inovasyon ödülü kazandılar. Takım arkadaşları onu Amerika’da temsil etti. Bu sene kendisi de Amerika’ya gitmeyi hedefliyordu. Vize pasaport başvuruları yapıyorduk, hazırlık aşamasındaydık, nasip olmadı. Kaza günü; karne aldığı gündü. Neşeliydi, gayet mutluydu. Eve gelmiş, üstünü değiştirmiş, anahtarları alıp çıkmış.
Motosikleti 2023 yılının 10. ayında aldık. Kullandırtmıyorduk, ehliyet başvurusunda bulunmak için doğum gününü bekliyorduk. Ayın 17’si doğum günüydü. Doğum gününde ehliyet sınavlarına başvuracaktı, olmadı. Normal şartlarda hiçbir yere çıkmıyordu. Motosiklet ile sadece site içerisinde sürmesine izin veriyorduk. Almış gitmiş, ondan sonra da haberi geldi, çok üzüldük. Oğlumun kaza yaptığı yolda bir sorun var. Bu kazadan önce yine aynı noktada bir otomobil bariyerlere çarparak iki kişi hayatını kaybetmiş. O yolun düzeltilmesini istiyorum, başka insanların başka gençlerin canı yanmasın.” ifadelerine yer verdi.
“O YOLDA CİDDİ BİR MÜHENDİSLİK HATASI VAR”
Kazanın olduğu çevrede oturan Göktürk ailesinin komşusu Ergül Balcı, “20 gün içinde iki üzücü haber aldık. Aynı noktada iki kaza gerçekleşti. Ne yazık ki 3 tane gencimizi kaybettik. Görülen o ki o yolda; Ispartakule ile Bahçeşehir’i bağlayan tek ana arter. O yolda ciddi bir mühendislik hatası var. Aynı yolda, aynı noktada bu kadar sık kaza olması bunu gösteriyor. İlgililerin o işe bir el atması lazım başka canlar kaybetmemek adına.” dedi.
-
Mehmet Ali Erbil hem güldürdü hem de ağladı
Ünlü sunucu Mehmet Ali Erbil, ekranlara Kanal D ile dönen Turnike yarışmasına ‘güldürürken ağlayarak’ başladı. 7 yıl önce aramızdan ayrılan sunucu Vatan Şaşmaz’ın eski bir açılış anonsuyla stüdyoya giren Erbil, yarışma sırasında yaptığı esprilerle yarışmacıları ve izleyicileri güldürürken, Şaşmaz’ın anonsu sırasında gözyaşlarını tutamadı. Ünlü sunucunun bu duygusal anları ilk programa damga vurdu.
BAYRAMDA TURNİKE HEYECANI
Kanal D, yaz sezonunda ses getirecek bir işe imza attı. Televizyon tarihinin en uzun soluklu yarışmalarından olan Turnike, Kurban Bayramı ile birlikte ekranlara yeniden ‘Merhaba’ dedi. Turnike, bayramın ilk gününden itibaren seyircileri ekran başına kilitlemeyi başardı.
DEMEK Kİ UNUTMAMIŞSINIZ
Dillere pelesenk olan “Ay ay ay ay” ve “Amanın amanın” sözleriyle stüdyoya giren Erbil, “Demek ki unutmamışsınız. Bugün çok özel çok güzel bir gün, mübarek bir gün. Türkiye’nin ilk yerli yarışma programı Turnike ile Kanal D ekranlarındayız.” dedi.
TORUN SÜRPRİZİ
Birbirinden güzel 13 hostes de yarışmada Erbil’e yardımcı oldu. Erbil, zaman zaman hosteslere takılarak izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Erbil’in kızı Sezin Erbil’den olan torunu Elisa, ilk programda dedesine sürpriz yaptı. Dede torun stüdyoda eğlenceli bir dansa da imza attı.
90’LARIN POP STARLARI
Turnike’nin Bayram Özel bölümünün konukları, 90’lar Pop’un unutulmaz isimlerinden Eda Özülkü, Reyhan Karaca, Elif Karlı, Sibel Alaş, Metin Özülkü, Çelik, Ferda Anıl Yarkın ve Ümit Sayın oldu. “Kapı Açtırma”, “Çağrışım”, “Evet-Hayır” cevaplarıyla oynanan “Kulaklık Oyunu” ve “Final” bölümünün yer aldığı yarışma programında Mali’nin esprileriyle kahkaha dolu anlar yaşandı.
DUYGUSAL ANLAR
Erbil, program süresince yarışmacıları ve izleyicileri güldürürken kendisi de zaman zaman duygusal anlar yaşadı. Programın başında kendisini anons eden dış sesin Vatan Şaşmaz’a ait olduğunu anlatan Erbil, Şaşmaz’a rahmet dilerken gözleri yaşla doldu. Erbil, Ferda Anıl Yarkın’ın “Üzülme” şarkısına eşlik ederken de gözyaşlarına hakim olamadı.
-
Kurban pazarında feci olay! Kendisini elektrik direğine astı
Kayseri’deki bir kurban pazarında meydana gelen korkunç olayda, Zabıta ile tartışan bir kişi kendini direğe asmak istedi. Pazardaki kişilerin kurtardığı kişi hastaneye kaldırıldı. İşte detayları…
Kayseri’nin Talas ilçesinde kurulan kurban pazarına sakatat ve et toplamak için geldiği öne sürülen Ali B. zabıta görevlileri ile tartışınca elektrik direğine bağladığı iple kendini astığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı.Edinilen bilgiye göre, Reşadiye Mahallesi’nde bulunan kurban kesim alanında meydana gelen olayda A.D. isimli Roman vatandaş, iddiaya göre kurban eti alamadı.
KENDİNİ ASMAYA ÇALIŞTI!
Bunalıma giren A.D., kendisini orada bulunan elektrik direğine iple asmaya çalıştı. Durumu fark eden kurban kesim alanındaki kasaplar, ipi keserek A.D.’yi kurtardı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan A.D., burada tedavi altına alındı. Polis ekipleri ise olayın meydana geldiği yerde inceleme yaptı.Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
-
Baba-kız kavuştu… ‘Ayşe’nin yeni hayatının ilk günü’
Manken Deniz Akkaya’nın sosyal hizmetler yurdunda kalan kızı Ayşe’nin mahkeme kararıyla babası Efe Önbilgin’e teslim edilmesine karar verildi.
Kararda, Ayşe’nin babası Efe Önbilgin ile kalmak ve eğitimine babasının yanında devam etmek istediği belirtildi. Mahkeme, geçici velayetin babaya verilmesi talebini daha sonra değerlendirecek.Manken Deniz Akkaya’nın sosyal medya hesabından, eski eşi iş insanı Efe Önbilgin ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Ayşe Önbilgin’in saldırısına uğradığını açıklaması üzerine Ayşe Önbilgin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koruma altına alınarak sosyal hizmetler yurduna yerleştirilmişti.
VELAYET İÇİN DAVA AÇTI
Bunun üzerine Efe Önbilgin, Deniz Akkaya hakkında 1 ay konuşmama kararı aldırarak, Deniz Akkaya’nın kendi zevkleri uğruna velayet hakkını kötüye kullandığı ve kızının psikolojik ve fiziksel bütünlüğünü tehlikeye attığı gerekçesiyle çocuğunun velayetinin kendisine verilmesi için 29 Mayıs’ta dava açtı.
KARAR SONRA VERİLECEKEfe Önbilgin’in başvurusundan 16 gün sonra mahkeme ara karar oluşturdu. İstanbul 4’üncü Aile Mahkemesi kararında, Ayşe Önbilgin hakkında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 12 Haziran 2024 tarihinde hazırlanan raporun mahkemeye sunulduğunu belirtilerek, “Rapora göre küçük Ayşe’nin babası Efe Önbilgin ile kalmak istediğini ve eğitimine babasının yanında devam etmek istediğini bildirmesi üzerine, küçük Ayşe’nin babası Efe Önbilgin’e teslimine, geçici velayete ilişkin talebin dosya kapsamı dikkate alınarak deliller toplandıktan sonra değerlendirilmesine karar vermek gerekmiştir” denildi.
Mahkeme, Ayşe Önbilgin’in babası Efe Özbilgin’e teslim edilmesine ve çocuğun teslimi hususunda Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına karar verdi. Mahkeme, velayete ilişkin kararını daha sonra verecek.
BABA-KIZ KAVUŞTU
Zorlu süreci babasının yayında geçirmek isteyen Ayşe Önbilgin dün gece Efe Önbilgin tarafından teslim alındı. Bu anın görüntüsünü Avukat Şeyda Yıldırım yayınladı. Yıldırım şunları yazdı:
28.05.2024 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı üzerine Sarıyer Çocuk Büro Amirliğince Marmara Çocuk Destek Merkezi’ne teslim edilen Ayşe İstanbul 4. Aile Mahkemesi ve İstanbul 3. Çocuk Mahkemesi’nin 14.06.2024 tarihli kararları doğrultusunda az önce babası Efe Önbilgin tarafından teslim alındı. Devam eden yargılama süreçleri ve mevcut yayın yasağı kararları nedeniyle sadece bu kadar bilgi vermekle yetiniyor ve mutluluğumuzun resmini sizlerle paylaşmak istiyorum. Başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Marmara Çocuk Destek Birimi, değerli hocalarımız, tüm personel ve Ayşe’nin üstün yararı için emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Henüz hiçbir şey bitmiş değil ama bugünün Ayşe’nin yeni hayatının ilk günü olması ve önündeki uzun yıllarda yüzünün hep gülmesi tek dileğimizdir…
-
15 yaşındaki eski nişanlısını öldürüp babasını yaralamıştı… Cezası belli oldu
Aksaray’da katıldıkları bir düğünde eski nişanlısı Melike Arıbaş’ı (15) öldürüp, babası Doğanay Arıbaş’ı (44) yaralayan ve davetlilerin üzerine ateş açan Muhammet Kılıç (24), ağırlaştırılmış müebbet hapis ile toplam 72 hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, 3 Aralık 2022’de saat 14.00 sıralarında Taş Pazar Mahallesi’nde meydana geldi. Çimeli köyünde oturan Melike Arıbaş, ailesiyle konvoy eşliğinde bir yakınının düğüne gitti. Arıbaş, otomobilden indiği sırada bir markette çalışan aynı köy nüfusuna kayıtlı, olaydan 1 yıl önce 10 ay nişanlı kalıp ayrıldığı Muhammet Kılıç’ın silahlı saldırısına uğradı.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Tabancayla başından vurulan Melike Arıbaş, kanlar içinde yere yığılırken, peş peşe açılan ateş sonucu babası Doğanay Arıbaş da boynundan yaralandı. Kılıç, ardından tutukluk yapan tabancasının şarjörünü değiştirip, diğer davetlilerin üzerine ateş etmeye devam etti. Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Melike Arıbaş, kurtarılamadı. Doğanay Arıbaş da tedavisinin ardından taburcu oldu. Saldırının ardından olay yerinde 12 adet boş kovan bulunurken, kaçan Muhammet Kılıç yakalanıp, tutuklandı.
‘YARI MÜSTEHCEN FOTOĞRAFLARINI İNTERNETE ATTIM’
Tutuklu Muhammet Kılıç, Aksaray 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘tasarlayarak kasten öldürme ve yaralama’ suçlarından yargılanmaya başladı. Kılıç, 12 Ocak’ta yapılan ilk duruşmada, Melike Arıbaş ile evlenmek istediğini belirterek, “Kızları ile evlenmek istiyordum ancak ailesi buna müsaade etmedi. Bu yüzden kızdım, yanlış şeyler de yaptım. Bu sefer de sağda, solda iftira attılar. Güya nişanlıyken kızlarını dövüyormuşum, ‘Ahıra girme, annenin, babanın işini görme’ diye tehdit ediyormuşum. Dedikoduları duydum, M.Ö. aracılığıyla uyardım. Sonrasında da kızlarının fotoğrafını kızgınlıkla internete attım. Yarı müstehcen ama kapalı bir şekilde fotoğraflardı. Fazla durmadı. 5- 10 dakika kadar bile durmadı, sonra da sildim” dedi.
‘SİLAHIM HER ZAMAN ÜSTÜMDE OLUR’
Kılıç, “Olay gününe gelirsek de 1 gün öncesinden kararlaştırmıştık, kız arkadaşımla buluşacaktık. Berberde tıraş oldum, çorba içmeye gittim. Araçları geçerken tesadüfen gördüm. Peşlerine takıldım, kalktım, yürüyerek gittim. Yanımda silahım vardı. Düşman sahibiyim, koyunlarım var. Silahım her zaman üstümde olur. Arabanın yanına gittim. Kızları araçtan indi. Tam dönüp gidecektim, öfkeme yenildim. Sol omzunun üstüne ateş ettiğimi hatırlıyorum. Başka da bir şey hatırlamıyorum.
Doğanay Arıbaş’ın ‘Dur yapma, ne olur’ dediğini hatırlıyorum. Annesi zaten dibimdeydi, ona hiçbir şekilde eylemde bulunmadım. Doğanay’a da niyetim yoktu ama direksiyon başında olduğu için isabet etmiş. 4 el ateş ettiğimi hatırlıyorum. Sonuncu mermiyi de dışarıya doğru attım. İstemiş olsaydım Doğanay’ı da vurabilirdim” diye konuştu. Olay sırasında küfrettikleri gerekçesiyle diğer davetlilere de ateş açtığını belirten Kılıç, “Şarjörüm bitti. Yolda şarjörü değiştirdim. Küfredince de ateş etmeye devam ettim. Peşimden gelmemeleri için şarjörü taktım. Havaya da yere de ateş etmedim. Nişan alarak karşı tarafa ateş ettim. Kızgınlıkla, korkutmak amacıyla ateş ettiğimi söylemiştim. Direkt onları hedef alarak ateş ettim” dedi.
DAVADA KARAR ÇIKTI
Tutuklu Kılıç, 12 Haziran’da son kez hakim karşısına çıktı. Kılıç, öldürdüğü Melike Arıbaş’a yönelik olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis, yaraladığı Doğanay Arıbaş’a yönelik olarak da 15 yıl hapis cezası aldı. Kılıç’a ayrıca ‘kasten öldürme teşebbüs’ suçundan olay müdahale polis memuru Şahin Ay’a yönelik 14 yıl, davetliler Bayram Ali Arıbaş, Tekin Aygün ve düğün sahibi Davut Yavaş’a yönelik 13 yıl 6’şar ay hapis cezası verildi. Kılıç, ‘6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu’na muhalefet’ suçundan da 2,5 yıl daha hapis cezasına çarptırıldı.
‘ADALET YERİNİ BULDU’
Mahkeme sonrası DHA’ya açıklama yapan Doğanay Arıbaş, “Aldığı ceza sonrası aile olarak bir nebze olsun içimiz ferahladı. Bu ceza, çocuk katillerine örnek olsun. Başka Melike’lerin başına böyle bir olay gelmesin. Adalet yerine buldu” dedi.
-
Oyuncu çiftin büyük mutluluğu… Ege liseyi bitirdi!
Ünlü isimler çocuklarının mezuniyet törenlerinde gururlu anlar yaşadı. Anne ve babalar, sosyal medya hesaplarından duygusal paylaşımlar gerçekleştirdi.
Bir ömür unutmayacağım
Ahu ve Suat Sungur’un oğlu Ege liseden mezun oldu. Ahu Sungur, mezuniyet töreninden ailecek verdikleri eğlenceli pozları ve oğlu ile vals yaptığı anları beğeniye sundu. Sungur ayrıca duygusal bir not da yazdı:
“Doğduğun gün, dün gibi aklımda… Lise mezuniyetinde seninle vals yapmak. Bir ömür yüreğimin en güzel yerinde saklayacağım bu 2 dakikayı. Tekrar tekrar hatırlayacağım. Seni o kadar çok seviyorum ki… Sen benim her şeyimsin… yaşama sebebimsin. Ben ve baban her zaman senin yanında olacağız.”
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Yolun açık olsun
Bülent ve Selvi Serttaş’ın oğlu Bahadır liseden mezun oldu. Bülent Serttaş, oğlunun bu mutlu gününden anlarını da sosyal medya hesabından şu notla paylaştı: “Oğlum hayatın boyunca insana ve doğaya saygıyı unutma. Yolun, şansın, bahtın açık olsun.”
Yeni başlangıçlara
Emine Ün’ün Emre Kınay ile evliliğinden dünyaya gelen kızı Duru Kınay, liseden mezun oldu. Büyük heyecan yaşayan Emine Ün yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Seninle gurur duyuyorum benim canım kızım. Seni çok seviyorum. Yeni başlangıçlarda, tüm güzellikler tüm iyilikler seninle olsun, yolun ve şansın hayat boyu açık olsun.”
Gururlarım benim
Demet Şener’in İbrahim Kutluay’la evliliğinden olan kızı İrem, liseden mezun oldu. Eski eşler mezuniyet töreninde bir araya geldi. Şener ise oğlu Ömer ve kızı ile pozlarını sosyal medya hesabından şu notla paylaştı: “Gururlarım benim.”
-
Lise mezuniyet töreninde kıyafet skandalı
Gebze’deki bir lisede düzenlenen mezuniyet töreninde ‘uygunsuz kıyafet’ krizi çıktı. Bazı kız öğrenciler, ‘yönetmeliğe uymayan’ kıyafetler giydikleri gerekçesiyle törene alınmadı.
İlçe Milli Eğitim Müdürü olaya el koyup öğrencileri törene aldırdı. Kocaeli Valiliği de müfettiş görevlendirdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de “İhmal varsa gereken yapılır” açıklamasında bulundu.
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan Alaettin Kurt Anadolu Lisesi’nde önceki gün okul yönetimi tarafından bahçede mezuniyet töreni düzenlendi. Velileriyle birlikte okula gelen bazı kız öğrenciler giydikleri elbiselerin ‘uygunsuz’ olduğu gerekçe gösterilerek törene alınmadı. Öğrencilere kapı kapatılırken veliler, okul yönetimine tepki gösterdi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
JANDARMA GELDİ
Veliler ve okul yönetimi arasında yaşanan gerginlik üzerine okula jandarma ekibi sevk edildi. Olayın bildirilmesi üzerine Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürü Şener Doğan okula geldi. Doğan, veliler ve öğrencilerle konuştuktan sonra okul kapısını açtırarak dışarıda bekleyenlerin de mezuniyet törenine katılmasını sağladı.
‘İLETİŞİM KAZASI’
Okul ve öğrenciler arasında yaşanan olayın bir iletişim kazası olduğunu ve sonuçta tüm öğrencilerin törene katıldığını belirten Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine göre olay şöyle gelişti: “Velilere öğrencilerin kılık kıyafetleri ile ilgili bir form imzalatıldı. Formda öğrencilerin okul ortamına uygun davranışlarda bulunması ve aile yakınları dışında dışarıdan kimseyi getirmemeleri de isteniyordu. Bu amaçla törene öğrenciyle birlikte katılacak yakınlarının isimleri de formda yer aldı. Daha önceden bilgi vermeyenler de içeri girmeye çalışınca kapıdaki görevli engel oldu. Ortadaki iddianın aydınlatılması için de okul müdürüne soruşturma başlatıldı.” Kocaeli Valiliği de bir yazılı açıklamayla olayla ilgili 2 müfettişin görevlendirildiğini duyurdu. Alaettin Kurt Anadolu Lisesi’nin Mü-dürü Ahmet Korkmaz ise herhangi bir açıklamada bulunmadı.
BAKAN TEKİN: İHMAL VARSA GEREKEN YAPILIR
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Haber Türk televizyonunda yaptığı açıklamada “Şimdi okul müdürümüz gayet mantıklı başlangıç yapmış. Velilere ‘mezuniyet programı yapıyoruz, öğrencilerle beraber kimler katılacak?’ diye sormuş. Zaten olay da kısa zamanda çözülmüş. Müdürün başlangıçta yönetmeye çalıştığı ama farklı bir boyuta ulaşınca onun da kontrolü kaybettiği bir olay. Biz de gerekli incelemeleri yapıyoruz. Eğer bir ihmal varsa gereken yapılır, ihmal yoksa bir sürü insan zan altında kalıyor” dedi.
OLMADI MÜDÜR BEY
İddiaya göre okul yönetimi, öğrencilerin mezuniyet törenine askılı elbise, yırtık kot pantolon, kolsuz bluzla gelmemeleri konusunda velilere bir kâğıt imzalattı. Okul Müdürü Ahmet Korkmaz da törende bunu uygulamaya koydu. En mutlu günlerinde öğrencileri ağlatan Müdür Korkmaz’a inceleme başlatıldı. Korkmaz, 2022 yılında Gebze Alaettin Kurt Anadolu Lisesi’nde göreve başlamıştı.
BELGE İMZALATMIŞLAR ‘ASKILIYLA, YIRTIK KOTLA GELMEYİN’
Öğrencilerden birinin yakını olayı şöyle anlattı: “Çocuklar aslında balo düzenlemek istemişti. Okul yönetimi buna izin vermediği için okulda mezuniyet töreni düzenlenmesine karar verildi. Ancak bu tören için velilere, öğrencilerin törene askılı elbise, yırtık kot pantolon, kolsuz bluzla gelmemeleri konusunda bir kâğıt imzalattırıldı. Aileler de çocuklarının törene kabul edilmesi için bu belgeyi imzalamak zorunda kaldı. 17.00 ile 21.00 saatleri arasında yapılacak tören için okul bahçesine gelen öğrencilerin bir kısımı içeri alınıp geri kalan kısmı kıyafeti uygun olmadığı gerekçesiyle geri çevrildi. Sonra içeri giren bazı erkek öğrenciler de arkadaşlarına destek olmak için dışarı çıktı. Haliyle veliler sinirlendi, jandarma çağırıldı. Çok üzüldük. Bu çocuklar okulun öğrencisi, terörist değil. Neden jandarma gelip okulun kapısını tutsun?”
-
Yeşilçam’dan bir yıldız daha kaydı… Usta oyuncu Murat Soydan vefat etti!
Türk sinemasına damga vuran usta oyuncu Murat Soydan hayatını kaybetti.
Yeşilçam’ın yıldız oyuncusu Murat Soydan 83 yaşında hayatını kaybetti. Acı haberi Soydan’ın kızı Mehveş Soydan duyurdu;
“Canım babamı kaybettik. Başımız sağ olsun”
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
GÜLE GÜLE ARKADAŞIM
Usta oyuncu Murat Soydan’ın vefatı sanat camiasını yasa boğdu. Soydan’ın dostları üzüntülerini paylaştıkları mesajlarla dile getirdi…
HÜLYA KOÇYİĞİT
Türk sinemasından bir yıldız daha kaydı bugün… Yeşilçam’ın yıldızlarından sevgili arkadaşım Murat Soydan’ın vefat haberini üzülerek öğrendim. Murat ile birlikte sayısız film yaptık, birbirimizi her zaman kolladık; saydık, sevdik, ailelerimizle unutulmaz anları paylaştık. Paylaştığımız tüm o güzel anılar ve sinemamıza bıraktıkların için sana sonsuz teşekkürler benim yakın dostum, canım arkadaşım.
Allahtan rahmet, tüm aileye sabır diliyorum. Başımız sağ olsun.
FİLİZ AKIN
Yeşilçam dönem arkadaşlarımızdan Murat Soydan’ın vefatını öğrenmenin hüznüyleyim… Sevenlerine sabır diliyorum. Resimdeki yakışıklı Murat’ımız maalesef yok artık…
HAMDİ ALKAN
Canım Murat ağabey mekanın cennet olsun… Huzur içinde uyu…
MELEK BAYKAL
Bir yıldız daha kaydı… Başımız sağ olsun.
ARMAĞAN ÇAĞLAYAN
Önce hayatımızın en renkli Yeşilçam filmlerini, sonra Yeşilçam sokağını kaybettik… Şimdi tek tek, Yeşilçam yıldızlarını uğurluyoruz maalesef…. Nur içinde uyuyun Murat Bey…. Huzurla uyuyun…
MURAT SOYDAN KİMDİR?
Gerçek adı Rüçhan Tercan olan usta oyuncu Murat Soydan, 2 Ekim 1940 tarihinde İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Lüleburgaz’da, liseyi Edirne’de okudu. Üniversite için İstanbul’a geldi. İktisadi İlimler Akademisi’nde okurken bir yandan da İstanbul Belediye Konservatuvarı Türk Musikisi bölümünü bitirdi.
1966 yılında “Perde” mecmuasının açtığı yarışmayı Tanju Korel ile birlikte kazanarak sinemaya geçti.
Sanat hayatına sinemada 1966 yılında “Kolsuz Kahraman” adlı filmle başlayan Murat Soydan, 200’e yakın filmde rol aldı. Dizi filmlerde de oynayan sanatçı, bir dönem Sinema Oyuncuları Derneği başkanlığı yaptı. 1970’li yılların “Jön” oyuncularından olan Murat Soydan, birçok filmde Türkân Şoray ve Hülya Koçyiğit’le baş rolü paylaşmıştı.
1972 yılında 9. Antalya Altın Portakal Film Festivalinde “Zulüm” filmindeki rolü ile En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü kazandı.
Murat Soydan, 2016 yılında hayatını ve filmlerini konu alan bir kitap çıkardı.
-
Sinop’ta korkunç kaza: 2’si doktor 4 kişi hayatını kaybetti
Sinop’ta, otomobille sağlık personelinin olduğu hafif ticari aracın çarpışması sonucu 2’si doktor 4 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.
Sinop’ta, içinde sağlık personelinin de olduğu hafif ticari aracın çarpışması sonucu 2’si doktor 4 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Kaza, saat 08.00 sıralarında Sinop-Boyabat yolu Tıngıroğlu mevkisinde meydana geldi.RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Edinilen bilgiye göre, Ender Çoraklı’nın kullandığı 26 GR 435 plakalı otomobil, karşı yönden gelen S.B. hakimiyetindeki 34 FA 3602 plakalı otomobil ile çarpıştı.
Kazada 26 GR 435 plakalı araçta bulunan Dr. Mehmet Turan Yazlak ve Ender Çoraklı hayatını kaybederken, Dr. Beyza Nur Çetin yaralandı. 34 FA 3602 plakalı araçta bulunan şoför S.B. yaralanırken, R.T. hayatını kaybetti. Ayrıca 26 GR 435 plakalı araçta bulunan Dr. Sena Sakin kaldırıldığı Sinop Atatürk Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı.
BAKAN KOCA’DAN AÇIKLAMA
Sağlık Bakanı Koca’dan da kazaya ilişkin açıklama geldi. Bakan Koca, “Sinop’un Boyabat ilçesinde hekimlerimizi taşıyan hastane hizmet aracıyla başka bir aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada iki hekim arkadaşımız ve hizmet aracı şoförümüz, karşıdan gelen araçta bulunan bir vatandaşımız hayatını kaybetti, iki kişi yaralandı. Yaralılardan biri hizmet aracında bulunan bir hekim arkadaşımız, biri ise diğer araçtan vatandaşımızdır.
Yaralı hekim arkadaşımız Sinop Atatürk Devlet Hastanesinde ameliyata alındı, diğer araçtaki vatandaşımızsa yoğun bakımda takip ediliyor. İki hekim arkadaşımıza ve diğer araçta bulunan vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyor ve acil şifalar diliyorum. Camiamızın başı sağ olsun.” dedi.
-
Eski Türkiye güzelinin mutlu günü… Benim iyi huylu, güzel kızım! Ne ara büyüdün, daha dün gibi bu halin!
Yeryüzündeki bütün anneler için bir mucize evlatlarını dünyaya getirmekte diğeri de onların her geçen yıl bir yaş daha büyümelerini görmek…
Kimi zaman öyle olur ki, daha dün kucağında sallayıp ninniler söylediği o minicik bebeği, büyüyüp artık kendi ayakları üzerinde durabilen bir yetişkin olur… İşte o da özellikle anneler için biraz şaşkınlıkla karışık bir gurur duygusu getirir….
İşte tam da böyle bir duyguyu yaşadı Demet Şener. Eski eşi İbrahim Kutluay ile evliliğinden dünyaya gelen ilk göz ağrısı, kızı İrem Kutluay, 18 yaşına girdi.
RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYIN
Artık bir yetişkin olan İrem’in yeni yaşını Demet Şener, bir dizi fotoğraf ve duygu dolu satırlar eşliğinde kutladı.
1995 yılının Türkiye güzeli olan Demet Şener, İrem’in bebekliğinden bu yana geçirdiği değişimi ve büyümesini gözler eren fotoğraflarına mutluluğunu ve gururunu yansıtan satırlar ekledi.
Demet Şener, “Benim iyi huylu, zarif, güzel kızım” diyerek başladı paylaşımına. Sonra da şöyle devam etti: ” Yeni yaşın sana mucizelerle gelsin. Seni dünyadaki her şeyden çok seviyorum. İyi ki benim kızımsın… Hep çok mutlu ol. İyi ki doğdun annem.”
İrem Kutluay’ın, yıllar geçtikçe annesine benzemeye başladığı da dikkatlerden kaçmadı. Demet Şener’in bu duygu dolu paylaşımına takipçilerinden çok sayıda tebrik mesajı ve beğeni geldi.





































































































